BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2013

NEZAFET İMANDANDIR

İslâm dîni temizliğe çok ehemmiyet vermiştir. Temizlik bir kısım ibadetlerin şartıdır, anahtarıdır. Temizlik bulunmadıkça bu ibadetler yerine getirilemez, temizlik bulunmadıkça insan, Hak Teâlâ’nın manevi huzuruna giremez. Nitekim hadîs-i şerîflerde: “Nezâfet imandandır.” “Namazın anahtarı temizliktir.” buyurulmuştur.

Vücûdumuza bir pislik bulaşırsa onu yıkamadan namaz sahîh olmaz. İnsanlar kabirlerinde en önce temizlikten sorulurlar. Binâenaleyh küçük veya büyük abdestten sonra bunların çıkmış olduğu yerleri tamamen temizlemek gerekir ki, buna “istincâ” denir. Bu temizleme su ile yapılır.

İstincâ'da temizliğe fazla dikkat edip idrar ve benzeri pislik eseri bırakmamağa “istinkâ” denir. İstincâ’dan sonra ayağa kalkmadan temiz bir bez veya benzeri ile ve sol el ile kurulanmalı; temizlik için kullanılan suyun kalıntılarını gidermeğe çalışmalıdır.

Erkekler idrar yaptıktan sonra, idrar sızıntısının kesilmesini beklemelidir ki, buna “istibrâ” denir. İstibrâ her insana göre değişebilir. Bekleyerek, biraz yürüyerek, ayakları hareket ettirerek veya öksürerek yapılır. İdrarın kesildiğine kâni olunca, istincâ yapılır, su ile yıkanır.

Bir hadîs-i şerîfte “İdrar (sıçramasın)dan çok korununuz; çünkü kabir azabının çoğu ondandır.” buyuruldu.

Kadınlarda istibrâ yoktur.

Helâya girmenin bazı âdâbı vardır: Helâya sol ayakla girmek ve girmeden evvel “Eûzü billâhi mine’l-hubusi ve’l-habâis” duâsını okumak, sağ ayakla çıkmak ve çıkınca “Elhamdülillâhillezî ezhebe anne'l-ezâ ve âfânî min zâlik” duâsını okumak âdabdandır.

Helâda kıbleye karşı veyâhut kıbleye arka vererek bulunmak ve dışarıda ise rüzgâra karşı, oturulacak yerlere, yol üzerine, mescit civarına, mezarlığa, durgun ve akar sulara, ırmak kenarlarına abdest bozmak da mekruhtur.

Bir özür olmadıkça idrarı ayakta yapmak da mekruhtur.

Helâda iken konuşmamalı, din veya âhiret işleri düşünmemeli, avret yerine ve pisliklere bakmamalı, helâya tükürmemelidir.

08 Haziran 2011

Elleriniz sağlığınız hakkında neler söylüyor?

Eğer tırnaklarınız farklı renklerdeyse, avuç içleriniz kırmızıysa ya da parmaklarınız şişmişse bunlar mutlaka bir hastalığın belirtisidir. Peki hangi belirti hangi hastalığa işaret ediyor?
California Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, parmaklarınız sağlığınız hakkında çok şey söylüyor. İşte belli başlı belirtiler ve hastalıklar:
1. Şiş parmaklar: Tuzlu atıştırmalıklar şişmeye neden olabilir. Parmaklardaki şişlikler, hipotiroidizmi (tiroid bezinin az çalışması) gösterebilir. Tiroid problemleri de metabolizmanızın düşmesine, kilo alımına ve su birikmesine yol açabilir. Tedavi edilmeyen hipotiroidizm yorgunluğa, hatta kalp yetmezliğine yol açabiliyor. Tiroidinizin düşük olduğunu gösteren basit bir kan testi sayesinde doktor tarafından önerilen sentetik hormon hapları, hormonlarınızın (parmaklarınızın) normale dönmesine yardım edecektir.
2. Kırmızı avuç içleri: Kaşınan ve yanan avuç içleri egzamayı işaret edebilir. Ya da bu kırmızılıklar nikele, ürünlerdeki ya da antibiyotiklerdeki kimyasallara karşı alerjinin de göstergesi olabilir. Ancak hamilelik boyunca kan akışı tüm vücutta artar ve hamile kadınların yarısından fazlasında geçici kızarıklıklar oluşuyor.
3. Uyuşmuş, karıncalanmış mor parmaklar: Morarmış parmaklar Raynaud hastalığının habercisi olabilir. Bu hastalık insanların yüzde 5 ile 10'u arasında geçici kan damarı spazmı nedeniyle parmaklara giden kan akışının parmaklara doğru daralmasıdır. Hastalık kadınlarda daha yaygındır ve tipik olarak düşük sıcaklık veya stres hastalığı tetikler. Hastalık kroniktir, fakat hissizlik 1 saatten fazla sürmüyorsa, acil servise gitmenize gerek yok.
4. Rengi bozulmuş tırnaklar: Bu tür tırnaklar mantar nedeniyle bu hale gelebiliyor. Ya da şeker hastalığının belirtisi olabiliyor. Şeker hastalarının bağışıklığı ve damar sistemi zarar görmüştür.
5. Kısa işaret parmağı: İşaret parmağı yüzük parmağından daha küçük olan kadınlar kemik erimesi ve Polikistik over sendromu riskini artırıyor. Parmak uzunluğuna bakmaksızın kilonuzu kontrol altında tutarsanız, eklemlerinizi, kalbinizi, korursunuz. Bu nedenle Vücut kütle indeksinizi 18,5 ile 25 arasında tutmaya çalışın.

06 Ocak 2009

HZ.MUHAMMED(SAV)GİBİ YAŞAMADIKÇA...

Rasulüllah (s.a.v.)'ın şahsını, yaşam tarzını çok iyi bilmemiz gerekiyor. Aile efradımızı konuyla ilgili olarak bilgilendirmemiz gerekiyor.

O'nun yaşam tarzına (sünnetine) şöyle bir bakalım.

Fahr-i Kainat Efendimiz (s.a.v.):

* İnsanların en cömerdi idi.

* Sıkıntılara göğüs germe bakımından göğsü, en geniş olanı idi.

* İnsanların, sözü en doğru olanı idi.

* Üzerine aldığı işi en iyi şekilde yerine getireni idi.

Akrabalarına en çok ikramda bulunanı idi.

* Kendisinden bir şeyi istendiğinde istenilen şey varsa verirdi. Yoksa, eğer bulabilecekse vereceğine dair söz verirdi. İmkânı olmadığı taktirde susardı.

* İnsanların en cesuru idi.

* Az söyler, az konuşurdu.

* İnsanların en mütevâzısı idi.

* Hastaları ziyâret ederdi.

* Kölelerin bile davetine icabet ederdi.

* Evde zevcelerinin işlerine katılır ve onlara yardım ederdi.

* Çocuklara selâm verirdi.

* Kendisini çağıran (seslenen kişiye) "buyurun" diye cevap verirdi.

* Bir meclise girdiği zaman orada hangi konu konuşuluyorsa bu yönden onların sohbetine katılırdı.

* Gülmez, dâima gülümserdi.

* Yürürken sallanmaz ve adımlarını fazla açmazdı.

* Tedbirlerini muntazaman alırdı.

* Hâlis bir çöl Arabı O'nu ilk gördüğünde;

"- Vallahi gördüğüm şu simâ yalancı olamaz" derdi. Görünüşü itibariyle de doğruluğuna şahâdet ederdi.

* Yaşayışı gayet sâde idi.

* Kendi işlerini kendi görmeye çalışır, kimseye yük olmak istemezlerdi.

* Daima şefkat ve merhametli olurdu. Şefkat ve merhametten yoksun olanlar, tevazudan da mahrumdurlar.

* Son derece mütevazı idi.

* Bir meclise girdiğinde başköşeye geçmez, orada boş olan yer neresi ise oraya otururdu.

* Kendisi için ayağa kalkıp ta'zim edilmesini istemezdi.

* Övülmekten hoşlanmazlardı.

* İnsanlar arasında ayırım yapmazdı.

* İnsanların en adaletlisiydi.

* Günün ilk saatlerinde uyanır, bir daha uykuya yatmazlardı.

* Öğlen vaktinde kısa bir kaylule (öğle uykusu) yaparlardı.

* Az yer, az konuşur, az uyurlardı.

* Eve girdiklerinde selâm verirlerdi.

* Dişlerinin, tırnaklarının ve vücutlarının temizliğine çok önem verirlerdi.

* Sağlığı yerinde olduğu müddetçe, kimseden emir verip yardım istemezdi.

Hz. Aişe anamız diyor ki:

- Kalkar suyunu kendisi içerdi. İçtikten sonra da bana dönüp:

"- Ya Aişe su ister misin? İstiyorsan sana da su vereyim" diye sorarlardı. İstersem getirip su verirlerdi.

* Söz verdiğinde kesinlikle sözünü yerine getirirlerdi.

* Kimseyi asla aldatmazdı. "Aldatan bizden değildir" diye buyurmuşlardır.

* Daima tebessüm ederlerdi. "Gülümsemenin de bir çeşit sadaka olduğu"nu emir buyururlardı.

Ey Müslümanlar!

Peygamberimiz Efendimizin sözünü tutalım, sünnetini yaşayalım ve yaşatalım.

NOT :MİLLİ GAZETE YAZARI MEVLÜT ÖZCAN'dan alıntıdır.

MİLLİ GAZETE TIKLAYIN

04 Aralık 2008

TEMİZLİK İMANDANDIR

HABER YENİToplumumuzun % 95'inin üzerinde müslüman olan ülkede yaşıyoruz.Temizliğinin imandan olduğunu biliyoruz.Her hususta temizliğe önem vermeliyiz. Evinizde, elbiselerinizde, vücudunuzda, iş yerinizde. Çünkü bu din, temizlik üzerine kurulmuştur.Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
İnsanlar beden temizliğine ve çevre temizliğine yeterince önem vermiyor.Bu kanıya nerden vardım?
Umumi tuvaletlerin kullanımı ve çevreye dökülen çöplerden.Türkiyede birçok şehir gezdim,gözlemledim.Eğitimci olmam sebebbiyle de başta okul, cami, askeriye, hastahane tuvaletlerinin ortak kullanılmasına umumi tuvalet denir.Bu tuvaletlerin hepsinde aynı şeyi gözlemledim:
TUVALETLER PİSLİKTEN KULLANILAMAZ DURUMDALAR
İnsan evindeki tuvaleti nasıl kullanıyorsa umumi tuvaletleri de öyle kullanmalı.Tuvalet adabını da bilmediğimizi ifade edebilirim.Kısaca tuvalet adabından bahsedelim.
Tuvalete girmeden önce elbisemize dikkat etmeliyiz.
Gerekli önlemi aldıktan sonra tuvalet taşına oturmalıyız.
İhtiyacımızı giderdikten sonra temizlik(taharet)yapmalıyız.İlk önce tuvalet kağıdı sonra sol elimizin işaret ve baş parmağı hariç kalan üç parmağımızla temizliği yapmalıyız. Ardından tekrar tuvalet kağıdı kullanmalıyız.
Sonra hedefi on ikiden vuramamışsak tuvalet fırçasıyla tuvalet taşını temizlemeliyiz.
Bol bol su dökmeliyiz.
Tuvaletten çıktıktan sonra ellerimizi mutlaka sabun ya da sıvı sabunla yıkamalıyız
Tuvalette bir şey yememmeliyiz,içmemeliyiz ve çiğnememeliyiz.
Tuvaletin kapılarına "şafak 135, seni seviyorum aşkım, gecelerin kralı25,boya badana yapılır 0535 123 45 67 ,bu yazıyı buraya yazmayın,aşk bir sudur onu iç kudur yazıları ile ünlü ressam edasıyla resim" çizmeyin.Tuvaleti kulananlara sorsan ben yapmadım cevabını verirler.Kimse kabul etmez.Çünkü kapıya yazılanları ve çizilenleri cinler ve periler yapar. :):):)
Ayakta idrar yapılmamalıdır.
En büyük yanlışlığı da şurada yapıyoruz:Kendi evimizde ve toplum içinde yapmadıklarımızı tek başımızayken yapıyoruz.
Evimizdeki tuvaleti itinayla kullanıyoruz,evimizin odasına, mutfağına ve salonuna çöp atmıyoruz.Ama umumi tuvaletleri kullanırken dikkat etmiyoruz.Halbuki evdeki tuvaleti 4-5 kişi kullanırken umumi tuvaleti herkes kullandığı için daha çok dikkat etmeliyiz.Evdeki çöpleri evden uzaklaştırmakla temizlik olmaz.Eğer mutfakta yumurta kırıp kabuğunu camdan sallarsan,pet yağ şişesini atarsan, limon kabuğunu fırlatırsan,demlikteki çay otunu serpersen ve çöp bidonuna yaklaştığında elindeki çöpleri basket atmaya çalışırken atamayıp çöpleri yere savurup hiçbir şey olmamış gibi gidersen sonra da temizlikten,müslümanlıktan dem vurursan bu sana yakışmaz. Temizliğe insan ilk önce kendinden başlamalıdır.
Başta anne babaya,öğretmenlere ve din görevlerine büyük görev düşüyor.Geleceğimizin teminatı olan sevgili gençleri iyi bir şekilde yetiştirmezseniz büyük vebal altındasınız haberiniz olsun.

Bu arada başta köyümüz muhtarı Ömer Kaya 'ya, Ehreklilere ve öldükten sonra amel defterim kapanmasın diyen Ehrekli hayırsevere de iletişim adresimize gelen bir maili(elektronik mektubu)sansürsüz yayınladıktan sonra bir önerim olacak.İşte mail:
EHREKTE OTURAN EHREKLİLER!
KÖYÜMÜZ GÜZEL HOŞ DA BU YAZ TEMMUZ AYINDA BURSA'DAN BURSALI BİR MİSAFİRİ KÖYÜMÜZÜ GEZDİRMEK ÜZERE GETİRDİM.
CAMİNİN TUVALETLERİNE GÖTÜRMEK ZORUNDA KALDIM.İNANIN ÇOK UTANDIM. BÖYLE BAKIMSIZ BİR TUVALETLE HİÇ KARŞILAŞMAMIŞTIM.
  • SAÇ KAPILARI YARIYA KADAR ÇÜRÜMÜŞ DÖKÜLMÜŞ
  • SULARI KESİK AKMIYOR
  • TUVALETİN HER TARAFI PİSLİK İÇİNDE
İNSAN HELE BİR MİSAFİR GELDİĞİNDE ÇOK MAHCUP OLUYOR.
SELAMLAR
Bu maili aldıktan sonra iki hafta sonra köyümüzde kanalizasyon boruları değişiyor.Köy muhtarımız Ömer Kaya'ya ve yapılamasında emeği geçen herkese teşekkür ederim.Hane başına 13 metre kanal kazmak için gittim.Bu maili yazan kişiye hak vermek durumunda kaldım.
ÖNERİ:Geliniz.Birlik olalım. İlkbahar ayında köyümüzün umumi tuvaleti olan camimizin tuvaletini yaptıralım.Ehreklilere önemle duyurulur.Hane başı 20 YTL verilirse lüks tuvalet yapılır.
Köyümüzden çıkan esnaflardan destek bekliyoruz.
Esnaflarımızı görmek için tıklayınız




ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ