BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

 photo indir.jpgBursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor. YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz de ...

6 Aralık 2016 Salı

Başımızı örttük mü?

Türkiye'de laikçiliğin zalim baskısı altında kızlarımızın ve kadınlarımızın bir kısmı inandıkları gibi yaşama konusunda büyük sıkıntılar ve mahrumiyetlere katlandılar. Devlette çalışamadılar, üniversitelere okuyamadılar, diploma merasimlerinden yaka paça kovuldular, uydurulan kamusal alan içinde açılmaya veya olmamaya zorlandılar, önünü sonunu hesaplamadan başı örtülü bir hanımı milletvekili yapıp Meclis'e sokan partiye savaş açtılar, o parti de vekilini koruyamadı, tarihe geçen bir rezillik ile o dindar bayanı Meclis'ten kovdular…

İslam, insan hakları, demokrasi diyerek bu zalim uygulamaya direnen ve nefes almak isteyen Müslümanlara karşı ilkeleri, kadın haklarını, çağdaşçılığı (modernizmi), sözde milli birlik ve bütünlüğü, laikliği… ileri sürerek mücadele veren insafsız, vicdansız, iddialarına rağmen ilkel ve bağnaz bir kesim vardı. 

Neler söylüyorlardı?

Kamu hizmeti veren bayanlar başlarını örterlerse hizmet alanlar onlara karşı güven içinde olamazlar.

Kamusal alanda başörtüsü devlet düzenini şeriata göre değiştirmek manasına gelir.

Öğrenciler başlarını örterlerse örtmeyen öğrenciler ile araları açılır, ayrımcılık olur, çatışmalar meydana gelir…

Başörtüsü dinî, değil, siyasi bir semboldür, radikal İslamcılığı temsil eder, bu sembollerin kamusal alanda görünür olması kabul edilemez…

Sonra AK Parti iktidara geldi, ilk elde ondan beklenen icraat arasında başörtüsü kullanmanın serbest bırakılması da vardı, o da bu talebi son sınırlarına kadar yerine getirdi, yasakları kaldırdı, isteyen bayanın örtünmesini isteyenin de açılmasını serbest kıldı.

Peki başörtüsünü dindarlık sebebiyle talep etmek ne manaya geliyordu?

Ülkenin düzeni ne olursa olsun Müslümanca yaşamak isteyen insanların bu hakka sahip olmaları, başkalarının hak ve özgürlüklerine açık ve kesin zarar vermedikçe inandıkları gibi yaşamalarının önüne engeller konmaması, bu yüzden bazı hak ve hürriyetlerinin gasp edilmemesi manasına geliyordu.

Bu hak ve hürriyet elde edildikten sonra onu gerektiği gibi kullananları istisna ediyorum, genel olarak başörtüsü serbestliği Müslümanca yaşamanın bir parçası oldu mu?

Başlarını bir şekilde örten, oradan aşağıya doğru bakıldığında şeffaf kumaşlar, dar elbiseler, “başım örtük ama sen yüzüme bak” dercesine boyanmış yüzler ve gözler, davranışlardaki hafiflikler, zorunlu olmayan birliktelikler, olmayacak yerlerde bulunmalar, hatta “aşka gelip” oynamalar, parklarda bahçelerde el ele, baş başa, sarmaş dolaş oturmalar ve gezmeler, sağa sola sigara dumanını üfleyerek yakışıksız görüntüler sunmalar… göz önüne alındığında karşımıza “kısmen örtülü çıplaklar”ın çıktığını üzülerek ve ibretle görüyoruz.

Son birkaç yazımda bu iktidarın engellerini kaldırdığı imam hatip okulları, seçmeli din dersleri bugün de kıyafet serbestliği nimetlerini hatırlattım. Bu nimetlerin şükrünü eda etmezsek kaybedebiliriz. Şükrünü eda etmek ise onları, amacına uygun olarak kullanmaktır.

Birçok kimsenin tepkisine sebep olmayı göze alarak şunu söyleyeceğim:

Edep, ahlak, nezaket ve zarafet olmayacaksa ne sakalınız olsun ne de başörtünüz! 
YENİ ŞAFAK GAZETESİNDEN ALINTIDIR

30 Kasım 2016 Çarşamba

O günler ne güzel günlerdi

Bismillahirramanirrahim
O günler ne güzel günlerdi

Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinatın zerresi adedince, Salât ve selam Âlemlerin Efendisi, Hz. Muhammed Mustafa  (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun.
Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed
Değerli okurlarım!. Yıl 1990- İstanbul Güngören ilçesi, Söğütlü cami in’de görev yaparken, “Beyazıt camii imam hatibi merhum kurra hafız İsmail Biçer hocamdan öğrendiğim maharici huruf “ dersini sizlerle paylaşıyorum.
Meharici huruf harflerin ağızdan çıkışları. Kuran-ı Kerim Arapça bir kitaptır. 
Arap alfabesine göre yazılmıştır. Kur’an-ı Kerim’in yazıldığı Arap alfabesinde, yer alan 28-harf vardır.
Bu harfler genizden-dudaktan-boğazdan-dilden- ve ağız boşluğundan olmak üzere 5-azadan çıkmaktadır.

Rahmetli hocam kendisinden meharici huruf dersi almaya gelen her öğrencisine Hafızmısın diye sorardı. Hafız değilse, hafız olmasını tavsiye ederdi. Öğrencilerin ekseriyeti hafızdı. Bu derslere diğer illerden gelen arkadaşlarda vardı.

Öğrencilerin bir kısmı, cami görevlisi, bir kısmı kuran kursu öğrencisi, bir kısmı orta, lise ve yüksek okul öğrencileriydi. İlk gelen öğrencisine İhlâs suresini okurmusun derdi, öğrencisi’de okurdu, bu fakirede ihlâs suresini okutmuştu.

Bir arkadaş yine okumak için gelmişti onada ihlâs suresini

29 Kasım 2016 Salı

23 - 24 KASIM 2016 8. SINIF 1. DÖNEM MERKEZİ ORTAK SINAV SORULARI

TÜRKÇE DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız. 
MATEMATİK DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız.
FEN BİLİMLERİ DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız.
T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız.
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız.
İNGİLİZCE DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız.
ALMANCA DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız.
FRANSIZCA DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız.
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ (ERMENİ OKULLARI İÇİN) Soru Kitapçığı için tıklayınız.
İTALYANCA DERSİ Soru Kitapçığı için tıklayınız.
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ (MUSEVİLİK) Soru Kitapçığı için tıklayınız.

Kabe 11 defa yıkılıp yapılmıştır.

Bismillahirramanirrahim
Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun. 

Allahumme salli alaMuhammed’in ve ala ali Muhammed”

Değerli okurlarım! Kâbe-i Muazzama: Yeryüzünde yapılan ilk mabed, Müslümanların kıblesi.  Kur’an-ı Kerim-de adı iki defa geçmektedir. Haccın sebebi ve bütün Müslümanların kıblegâhı olan. Kâbe, ye Beytullah ve Beyt-i Atik de denir..

Hz. Peygamber (s.a.v.) Ashab-ı Kiramdan Ebu Zer (r.a)' in sorularına cevap olarak yeryüzünde ilk inşa edilen mesciddir. "Mescid-i Haram", ikinci inşa edilenin"Mescid-i Aksa" olduğunu ve bu ikisi arasında kırk yıl süre bulunduğunu beyan buyurmuştur (Buhârî, Enbiya.).

Yukarıdaki ayet ve hadis-i şerif, yeryüzünde yapılan ilk mescidin Kâbe olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Kur'an-ı Kerim'de Kâbe'yi inşa edenin Hz. İbrahim (a.s.) ile oğlu İsmail olduğu bildirilir.

Bu iki peygamberin Hicaz bölgesine intikali şöyle olmuştur. Hz. İbrahim (a.s.) Filistin yöresinde peygamberlik görevini yürütürken, ilk eşi Sâre ile sonradan evlendiği Hacer arasındaki duygusal rekabet ve kıskançlık sonucunda Hz. Hac er’i (r.anha.) başka bir yöreye yerleştirmesi gerekti.

Hz. İbrahim (a.s.) Hac er’i ve süt emmekte olan küçük çocukları İsmail (a.s)'i alarak şimdiki Zemzem kuyusunun bulunduğu yere getirdi. Henüz Mekke şehri ve o yörede insan yoktu. Bir kırba su ve bir miktar yiyecekle onları orada bırakıp, Filistin'e dönmek isteyince; Hz. Hacer,(r.anha.) bu hicretin Allah'ın emri ile olup olmadığını sordu. Hz. İbrahim (a.s.) vahiyle bıraktığını söyleyince Hacer; (r.anha.) "Allah (c.c.) kulunu zayi etmez, gidebilirsin" diyerek tevekkül ve teslimiyet gösterdi. Bir kadın ve kucağında süt emen, bebek yaştaki çocuk, çölün ortasında, insanın bulunmadığı bir yörede yalnız kalıyordu. Kâbe inşa edilirken Hz. İsmail (a.s.) çevreden taş taşır,
Hz. İbrahim (a.s.) de Kâbe'nin duvarlarını örerdi. Duvarlar yükselip yerden erişilmez olunca Hz. İsmail (a.s.) halen "Makam-ı İbrahim"adı ile ziyaret edilen taşı getirdi.

Hz. İbrahim (a.s.) bu taşı iskele olarak kullandı. Ebû Kubeys dağından getirilen ve "Hacer-i Esved” (siyah taş)" adı verilen taş da, tavafa başlama yerine işaret olmak üzere, halen bulunduğu köşeye yerleştirildi.
Yer ile göğün yaratılmasından önce Kâbe,

TORTUM GENEL GÖRÜNÜM

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47