BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

21 Temmuz 2017 Cuma

Huzurun adresi İslam

Bismillahirrahmanirrahim
                                               
Bizleri Müslüman olarak yaratan, peygamber ve sahabe sevgisiyle donatan, Mevla Tealaya sonsuz hamd olsun. Âşıkların gözyaşları adedince, denizlerin damlaları adedinde, Salât ve selam Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline olsun.
Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed.

Değerli okurlarım! İslam: Allahu Azimüşşan’ın emir ve yasaklarına teslim olmaktır. Müslüman’ın görevi, İslami bütünüyle yaşamaktır.

İslam, insanın bütün hayatını idare etmek ve bütün davranışlarını düzenlemek için gelmiştir. islamın emrettiği, yapılmasını istediği her şey güzeldir.

Yasakladığı, kaçınılmasını istediği her şey de çirkindir. İslamın olduğu yerde güzel vardır. Olmadığı yerde ise, çirkin vardır.

Elimiz, ayağımız, gözümüz, kulağımız, dilimiz, aklımız ve kısaca Mevla Teala’nın verdiği her şey bizim için birer emanettir. Allahu Tela’nın verdiğini O’nun istediği şekilde kullanamk, her müslümanın kaçınılmaz vazifesidir.

Bu vazifeyi yerine getirmeden dünya ve ahiret saadetine kavuşmak mümkün değildir. İlgili ayeti kerimede Rabbimiz şöyle buyurur.

”Kıyamet günü, aleyhlerinde kendi dilleri, kendi elleri, kendi ayakları, onların bütün yaptıklarına şahitlik edecektir.” (Nur Suresi, 24.)

Eğer, güzel huylu olgun bir Müslüman olmak istiyorsanız, ailenize, çocuklarınıza, akrabalarınıza, komşularınıza ve bütün insanlara karşı şahsınızla ilgili meselelerde bağışlayıcı ve hoşgörü sahibi olacaksınız..

Sevgili Peygamberim (s.a.v.) şöyle buyuruyor. ”Müslüman, insanlarla iyi geçinen ve kendisiyle de iyi ilişkiler kurulabilen kimsedir. Geçimi iyi olmayan kimseden hayır gelmez.” (Ahmed, Müsned,)

İlahi emrini bütün hareketlerine tatbik eden Kâinat’ın efendisi (s.a.v.) kendisine yıllarca hakaret eden, işkence eden, boykot yapan, öldürmek isteyen, vatanından kovan Mekke Müşriklerini, Mekke’nin fethinden sonra eline düştükleri zaman, sizi Allah ef etsin buyurarak serbest bırakmış, şahsına yaptıklarından dolayı cezalandırmamış, bağışlamıştır.

Sizde sevgilinin bu davranışlarını örnek edineceksiniz. Eğer olgun bir Müslüman olmak istiyorsanız, edep ve haya sahibi olacaksınız. Edep ve hayâ sahibi olmayan bir kimseden hayır beklemek mümkün değildir.

Terbiye ve utanma duygusundan mahrum kimseler, hem kendileri için hem de yaşadıkları cemiyet için  sıkıntıdır..

Bu sıkıntıdan kurtulmak için, İslami edep ve hayâ ile donatılmış imanlı bir gençlik yetiştireceksiniz. Bunu yaptığınız an, geleceğinizi kurtarmış olacaksınız.

Güzellerin en güzeli şöyle buyurur. ”Hayâ imandandır. İman Cennettedir cennete götürür. Çirkin ve edepsiz konuşmak cefadandır. Cefa ise Cehennemdedir. Cehenneme götürür.”  (Tirmizi.)

Yaptığınız her işte

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Yapmayın, etmeyin

Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. (Bakara 83) 

Hakkı batıla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin. (Bakara süresi ayet 2/42)
 
Birbirinizin kanını dökmeyin. (Bakara 84)
 
İnsanlardan korkmayınız, Benden korkunuz. (Bakara 150)
 
Allaha şükredin, küfretmeyin. (Bakara 152)
 
Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin (Bakara 154)
 
Haram yemeyin, rüşvet vermeyin (Bakara 188)
 
Haddi aşmayın, haddi aşanları Allah sevmez. (Bakara 190)
 
Ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. (Bakara 195)
 
Şeytanın izinden gitmeyin. (Bakara 208)
 
Müşrik kadınları iman edinceye kadar nikahlamayın (Bakara 221)
 
Müşrik erkekleri iman edinceye kadar nikahlamayın (Bakara 221)
 
Temizleninceye kadar (eşinize cinsi temas için) yaklaşmayın. (Bakara 222)
 
Allah’ın çizdiği sınırları aşmayın. (Bakara 229)
 
Boşadığınız kadınların başkasıyla evlenmesine engel olmayın. (Bakara 232)
 
Boşadığınız eşle aranızdaki iyiliği de unutmayın. (Bakara 237)
 
Yaptığınız iyilikleri başa kakmayınız (Bakara 264)
 
Kendinizin almayacağı şeyleri sadaka olarak vermeyin. (Bakara 267)
 
Borçlarınızı yazmaya üşenmeyin (Bakara 282)
 
Şahitliği gizlemeyin (Bakara 282)
 
Allah’ın ipi (Kur’an’a) sarılın, parçalanmayın. (Al-i Imran 103)
 
Kafirleri sırdaş edinmeyin. (Al-i Imran 118)
 
Faiz yemeyin (Al-i Imran 130)
 
Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer mü’min iseniz mutlaka en üstün sizsiniz. (Al-i Imran 139)
 
Yetim malı yemeyin. (Nisa 2)
 
Size selam verene “Sen mü’min değilsin” demeyin. (Nisa 94)
 
Allah’ın ayetlerinin inkar ve alaya alındığı yerde oturmayın. (Nisa 140)
 
Kafirlerin yönetici dost edinmeyin. (Nisa 144)
 
Günahta ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. (Maide 2)
 
Para karşılığında ayetleri satmayın. (Maide 44)
 
Yahudi ve Hıristiyanları yönetici dost edinmeyin. (Maide 51)
 
Dininizi oyun ve eğlenceye alanlarla, kâfirleri dost ve yönetici edinmeyin. (Maide 57)
 
Helalleri haram kılmayın. (Maide 87)
 
Başkalarının tapındıklarına sövmeyin. (En’am 108)
 
Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın. (En’am 151)
 
İslam’dan başka yollara uymayın; sizi Allah’ın yolundan ayırır. (En’am 153)
 
Yiyin için israf etmeyin (A’raf 31)
 
Bozgunculuk yapmayın. (A’raf 56)
 
Ölçü ve tartıyı tam yapın (A’raf 85)
 
Harpten kaçmayın (Enfal 15)
 
Allah’a ve Rasülüne hainlik yapmayın. (Enfal 27)
 
Birbirinizle çekişmeyiniz (Enfal 46)
 
Zalimlere boyun eğmeyin (Hud 113)
 
Yeminlerini bozmayın (Nahl 91)   
 
Eğirdiğini çözen kadın gibi olmayın. (Nahl 92)
 
Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. (İsra 31)
 
Zinaya yaklaşmayın. (İsra 32)
 
Haksız yere adam öldürmeyin (İsra 33)
 
Kızlarınızı fuhşa zorlamayın. (Nur 34)
 
Müşriklerden olmayın. (Rum 31)
 
Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin (Zümer 53)
 
Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin (Şura 13)
 
 (Söz, görüş ve fikirlerinizle) Allah ve Rasülü’nün önüne geçmeyin. (Hucurat 1)
 
Birbirinizin ayıbını arayan casus olmayın. Gıybet yapmayın. (Hucurat 11)

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Ailecek Ezberleyiverin.

15 Ekim 2004 tarihinden bugüne kadar haftanın beş mesai gününde TV5’de saat 09.45 de başlayıp 10.15’de biten Tefsir günlüğüne başlarken tekrarladığım şu aşağıdaki cümleleri ezberlemek isteyenlere yönelik olarak birkaç defa broşür halinde basıldı ama ihtiyaç karşılanamadı.
Bugün Milli Gazeteden tekrar yayınlıyorum. Evde, tatilde, kampta olanlar, ailenin bütün fertlerinin bir arada olduğu bir zamanda, en güzel okuma yarışmasını bu metin üzerinde yapsalar, hepsi birer defa okusalar, birinci, ikinci, üçüncüyü seçmeseler ve hepsinin birinci olduğunu ilan etseler.
Sonunda bu metnin her akşam okunmasına karar verseler ve ezberleyenler ödüllendirilse iyi olur.
Buyurun metni okuyun:
Rabbimiz, Allah,
Dinimiz, İslâm,
Peygamberimiz, Hz. Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem,
Kıblemiz, Ka’be,
Ademin neslindeniz,
Bütün insanlarla kardeşiz,
Kalü beladan beri Müslüman’ız,
Her sözü duyan, en güzeline uyanlardanız.
İçini Hak için, dışını halk için süsleyenlerdeniz.
Kitabımız, sözlerin en güzeli,
Kalbimizin kandili, aklımızın delili, gönlümüzün baharı, gözümüzün nuru, kulağımızın nağmesi, dilimizin zikri olan Kur’an-ı Kerim’dir.
Ufkumuzu, yedi kat semanın üstüne çıkaran, ötelerin ötesinden haber getiren, bizlere edebi ve edebiyatı öğreten Kur’an.
İmanla İnkârı, hayırla şerri, hak ile batılı, iyiyle kötüyü ayırt eden, kitapların anası Kur’an.
Bize öğütler veren, öğüdünü tutanların şanını yücelten, arkadan gelenlere doğru bir ün bırakan, dilimizin zikri Kur’an.
Ana sütü gibi, okuyanın yaşına, kültürüne, anlayışına uygun gıdalar veren, her türlü derdine derman olan Kur’an.
Ve her çağın kitabı olan Kur’an, bizim kitabımız, sizin kitabınız ve bütün insanlığın kitabıdır.
Özetle Hakkın halka hitabı olan Kur’an.”
Bir de benim elimde el yazması küçük bir kitapta şu aşağıda yazacaklarım beş sayfa içinde verili vermiş.
Yazılış tarihi yok ama kâğıdın duruşundan iki yüz yıllık olduğu tahmin edilebiliyor. Çocuğunuz nerede okursa okusun, siz de şu aşağıya aldığım bilgileri yavrularınızla beraber ezberleyiniz:
Rabbim Allah,
Dinim İslâm,
Kitabım Kur’an,
Peygamberim Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve selem.
Kıblem Ka’be,
İtikadda Mezhebim, Ehli sünnet vel cemaat
Milletim İbrahim’in milleti
Âdem aleyhisselamın neslindenim,
“Kalü belâ”dan beri Müslüman’ım,
“Kalü belâ” şuna derler ki, Allah bütün ruhları yarattı. Ve “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sordu. Bütün ruhlar da “Kalü belâ/Evet sen bizim Rabbimizsin” dediler. İşte o günden beri Müslüman’ım.
İslâm, beş şey üzerine kuruldu.
Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak, Muhammed’in onun peygamberi olduğuna şahitlik yapmak.
Namazı dosdoğru kılmak,
Oruç tutmak,
Zekât vermek,
Hacca gitmek
İmanın şartı altıdır:
1- Allah’a iman.
Allah vardır, birdir, eşi ve benzeri yoktur.
2- Meleklere iman.
Melekler: Yemeyen, içmeyen, erkeklik ve dişiliği olmayan, Allah’ın emrettiğini yerine getiren, nurdan yaratılmış varlıklardır. Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail büyük meleklerdirler.
3- Kitablara iman.
Allah’ın, peygamberlerine indirdiği yüz dört kitap vardır. Dördü büyük kitap, yüzü sahifedir. Dört büyük kitaptan Tevrat Musa’ya, Zebur Davud’a, İncil İsa’ya, Kur’an Hz. Muhammed Mustafa’ya indirildi. Yüz sahifenin, on sahifesi Adem aleyhisselama, elli sahife Şit aleyhisselama, otuzu İdris aleyhisselama, on sahife İbrahim aleyhisselama indirildi.
4- Peygamberlere iman.
Allah-ü Teâlâ’nın, dinini kullarına bildirmek için görevlendirdiği değerli insanlara peygamber denir. Peygamberlerin 1- Sıdk/doğruluk, 2- Emanet/güvenilirlilik, 3- Fetanet/kuvvetli bir akıl, 4- İsmet/büyük günahlardan korunmak, 5- Tebliğ/kendilerine gelen dini olduğu gibi insanlara tebliğ etme sıfatları vardır.
5- Ahirete iman,
6- Kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna iman.
Not: Bu sütunu kesip, her gün her an görebileceğiniz yere asıp, günde birkaç defa okuyarak çocuklarımızla beraber biz de ezberleyelim.

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU

الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)
 Köylümüz ALİ HAYDAR POLAT'IN eşi ASİYE POLAT 02 TEMMUZ 2017 PAZAR rahmetli oldu. iZMİR'DE defnedilmiştir.Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım.

KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
2017'DEN SONRA KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

TORTUM GENEL GÖRÜNÜM

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47