BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN
2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi 55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...
30 Mart 2010
DEDİĞİMİ DENEYİN(DEVAMI)
Şunları ise hiçbir zaman ihmal etmemeli:
Sabah kalkarken Bismillah çekerek kalkmalı.
Abdest alırken önce dişleri fırçalamalı.
Sabah namazını kılmalı.
O günlük işlerini ihmal etmemeli.
Verdiği sözleri yerine getirmeli.
Yolda giderken tanıdığına tanımadığına selam vermeli.
Büyüklere saygılı, küçüklere sevgili olmalı.
Gülümsemenin sadaka vermek gibi olduğu bilinmeli ve insanlara bakarken taciz bakışıyla değil, huzur ve güven veren bir bakışla bakmalı.
Güçlülere yaltaklanmaktan, zayıflara efelenmekten uzak durmalı.
İnsan içinde burnuyla oynamamalı.
Tükürüğünü mendiline atmalı.
Toplum içinde gerinerek esnemekten kaçınmalı.
Esnemeyi gerektiren tembellikten sakınmalı.
Öksürük ve geğirme esnasında ağzını eliyle kapamalı.
Gıybet ve iftiradan uzak durmalı.
İnsanları üzecek, utandıracak kelimeler konuşmamalı.
Fakirlik, hastalık gibi kötü durumlarını ehli olan zengin ve doktor gibi insanlardan ve Allah'tan başka kimseye söylememeli.
Söylerseniz, dostlarınızı bir şey yapamadığı için üzersiniz, düşmanlarınızı sevindirirsiniz.
Kızdığınız kişiye karşı hemen dilinizi tutunuz. O halde iken bir kötü söz çıkar ki geriye dönüşü olmaz.
Kazandığınızın bir kısmını fakirlere yardım ediniz. Verdiğiniz şey malınızın en iyilerinden olsun.
Kazandığınızda şımarmayın, kaybettiğinizde üzülmeyin.
Metin olun çalışmaya devam edin.
"Olanda hayır vardır" deyip kazaya rızayı devam ettirin.
Yemekten önce elleri yıkayın. Yemekten sonra da ağzınızla beraber yıkayın.
Acıkmadan yemek yemeyin.
İyice doymadan yemekten kalkın.
Lokmanız küçük olsun, çokça çiğneyin.
Yemeğin başında Bismillah çekin, sonunda Elhamdülillah deyin.
Günlük Kur'an'dan bir bölüm okuyunuz.
Yakınınızdaki camide vaaz varsa günde bir vaaz veya bir konferans dinleyiniz.
Alim ve salih insanlarla beraber olun. "İslinin yanında is kokar, mislinin yanında mis kokar demişler.
Kötü huy, bulaşıcı hastalık gibidir. Onlarla ilişki, doktorun hastasıyla olan ilişkisi gibi olmalıdır.
Herkes hakkında iyimser olunuz ama tedbiri elden bırakmayınız.
İşinizi sağlam yapınız.
Hastalıkta ve sağlıkta dost ziyaretlerini ihmal etmeyiniz.
Hediyeler götürünüz.
Ana-babanızın gönlünü alınız, nasihatlerine kulak veriniz.
Dostlarınızı severken göklere çıkarmayınız, düşmanlarınızı yererken yere batırmayınız. Ayıp araştırıcısı olmayınız.
Burnunuz kötü kokulara değil iyi kokulara alışkın olsun.
Yolda giderken bakışınızla, ayak sesinizle veya yüksekten konuşarak kimseyi rahatsız etmeyiniz.
Çocuklarınıza beddua etmeyiniz.
Hayır dua ediniz.
Sevgiyle büyütünüz.
Kimseye haset etmeyiniz.
Çalışınız.
Kimseye yük olmayınız.
Kendi işinizi kendiniz görünüz.
Sahip olduğunuz mal veya makam üzerinden sohbet etmeyiniz.
Başkasının malını veya makamınıı aşağılamayınız.
Yapılan yanlışları usulüne uygun olarak gidermeye çalışınız.
Çarşıdan aldığınız eşyayı açık olarak getirmeyiniz.
Komşunuz aç iken tok sabahlamayınız.
Evinize güleç yüzle dönünüz.
Küçücük de olsa bir hediyeniz olsun.
İş sorunlarınızı anlatarak evin tadını kaçırmayınız.
Helal yiyeceklerle bedeninizi, ibadetle ruhunuzu gıdalandırdıktan sonra abdestli olarak dualarla yatağınıza giriniz.
Kafaya bir şey takmayınız.
İş, olacağına varır.
Allah'ın dediği olur.
MİLLİ GAZETE YAZARI MAHMUT TOPBAŞ'TAN ALINTIDIR.
29 Mart 2010
DEDİĞİMİ DENEYİN
Sevginizi artıracak hediyeleşmelere ağırlık verin. Yaratılmışlar arasında en çok Peygamberimizi sevin. Çünkü o, sevdiklerimize nasıl davranacağımızın mükemmel örneği ve önderimizdir.
Bizi yaratan, yaşatan, yöneten ve gözeten Allah'ımızın yarattıklarına Allah rızası için sevgiyle bakın. Allah'ın bize iyilikleri güzel bir şekilde sunduğu gibi Onun yarattıklarına yapacağınız iyilikleri güzel bir şekilde sunun.
Hiçbir kimsenin şahsiyetini törpülemeyin, aşağılamayın, alçaltmayın. Biz, insanların üzerindeki inkâr pisliğinin düşmanıyız. İyilikleri görün, yayılması için gayret gösterin. Kötülükleri de yara gibi sargı altında tedavi edin.
Cerahati patlatın ama milletin midesini bulandıracak şekilde ortalığa yaymayın.
Doktorun yardığı çıbanı sargıyla sardığı gibi tedavi amaçlı gizleyin. Hastanın doktoruna güvendiği sırlarını doktorun gizlediği gibi siz de sırlarınızı ve başkalarının sırlarını gizleyin.
Küsünce daha fazla gizleyin.
Dosta düşmana güven verin.
İşinizi, sözünüzü güzel, faydalı ve sağlam yapın. Zalimin zulmünü engelleyerek, mazlumun yanında yer alarak hem zalime hem mazluma yardım edin. Elinizi, dövmede değil sevmede kullanın. Alan el değil, veren el olun.
Yük olmayın ama yük taşımaya yardım edin. Gözünüzü açın, gönül açıcı işler yapın, sözler söyleyin ama açıkgöz olmayın.
Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen olun. Malıyla, unuyla ünlenenlerden değil, ilmiyle, irfanıyla, haliyle, çevreye karşı güzel davranışlarıyla güzel bir ün bırakın.
İnsan ağzından çıkan her söze önem verin. Her sözü duyun en güzeline uyun. Bakışlarınız güven versin, gönül açsın, taciz etmesin, gönül karartmasın.
Gönlün kirlenmesi, denizlerin kirlenmesinden daha tehlikelidir. Göz ve kulaklarınızdan içeriye kirli şeyler girmesin.
Ağzınızdan çıkan kelimeler, sarraf terazisinden daha hassas teraziyle tartıldıktan sonra çıksın ağzınızdan. İnceliğe, nezakete önem verin.
Yumuşak huylu, tatlı dilli, güler yüzlü, geniş, yanık ve yazık yürekli olun.
Her şeyden haberdar olun. Kötü haberleri yaymayın, ilgilisine bildirin.
Büyük alim, büyük komutan, büyük sanatkar, büyük işadamı olmaya çalışın.
Vermeyene verin, gelmeyene gidin.
Mü'minin önüne hiçbir kâfiri geçirmeyin.
Göz ve gönlünüzde Allah'ı büyütün, düşmanlarını küçültün. Kendinizi, ailenizi ve insanlık ailesini şirkten, kötülüklerden koruyun. Gönlünüzü imanla, midenizi helak rızıkla doyurun.
Hesaba çekileceğinizi bilin.
Ölmeden önce kendinizi hesaba çekin.
Zalimlere hesap sorun.
Düşmanın çokluğundan korkmayın "Hasbunallah" deyin ve yürüyün.
Cömert olun. Başkasının sırtından veya devlerin imkanlarından saçıp savuranlar cömert sayılmazlar. Özellikle Ramazan günlerinde daha çok cömert olun.
"Allah'ın sana verdiği gibi sen de güzel bir şekilde ver" (Kasas 77)
"Yok ki ne vereyim?" deme. Ekmeğinin yarısını ver. Efendimizin ifadesiyle bir tek hurman varsa onun yarısını vermek servetin yarısını vermek gibidir. Her zaman cömert olan sevgili peygamberimiz, Ramazan ayında daha cömert olurmuş. Hatta devamlı esen ve her şeye faydalı olan ve her şeyi etkileyen tatlı rüzgardan daha cömert olurmuş. (Buhari, savm, hadis 1795, 1807) Birileri devletin fişlemesinden korkar. Siz, korkmayın. O devlet babaysa her vatandaşının nerede ne yaptığını, yemesini, içmesini, hastalığını, tedavisini, eğitimini her şeyini takip etmelidir.
Siz her an Rabbimiz tarafından gözetildiğinize iman etmişsiniz. Kiramen katibin melekleri tarafından yirmi dört saat gözetildiğinize iman ediyorsunuz.
Gözetildiğini bilen, dostlarını gözetir. Düşmanlarını gözetim altında tutar ve arkasından onu korur. Davetlere icabet ediniz, Sevginiz artar, Dostluklar takviye edilir. Sevdiklerinize sevdiğinizi bir şekilde bildiriniz. Edepli olunuz. Edebinizi halinizle gösterirken nazik olunuz, dille ifade ederken nezakete dikkat ediniz.
Daima hakkın ve haklının yanında yer alınız. En hakiki dostun Allah olduğunu biliniz, Allah dostlarını da dost edininiz.
İman eden imanında samimi olan herkesi Allah dostu olarak görünüz. Allah'a hamd ediniz, Rasulüne salavata devam ediniz.
Övülmeye layık olanları taltif ediniz.
Yerilmeye layık olanları da yerilmekten övülmeye layık hale getiriniz. Çevrenizi iyi tanıyınız. İyilerin, güzellerin, cömertlerin, alimlerin, nerede ne iş yaptığını biliniz ve gücünüz yettiğince onlara yardımcı olunuz.
İnkarcılığı yayan, kötülük yapan, zarar veren, rahatsız edenleri de tanıyınız ve kanser hastalığından, AIDS'ten daha tehlikeli hastalığa yakalanan bu insanları tedavi ettiriniz. Yolcunun yoldaşı, gariplerin arkadaşı, hastaların ilacı, kimsesizlerin kimsesi olunuz. Siz, ihtiyacınızı yalnız Allah'a arz ediniz ama ihtiyaç sahiplerini geri çevirmeyiniz. Gücünüzün farkında olunuz. Kullanmasını biliniz. Hayırlı işlerde en önde olunuz.
Kimi öne geçireceğinizi, kimi geriye bırakacağınızı iyi biliniz. İnsanlar sizi yaptığınız güzel ve faydalı şeylerle hatırlasın.
Hem nimet, hem hizmet veriniz.
Mazlumların intikamını zalimlerden alınız.
Affedici olunuz.
Birleştirici olunuz, parçalayıcı olmayınız. Arabulucu olunuz, arabozucu olmayınız.
Aydın olunuz. Aydınlatınız.
Tehdit etmeyiniz, teklif getirip, yol gösteriniz. İki dünyasına yarayacak kalıcı sözler, kalıcı işler yapınız. Ölünce varislerinize temiz bir isim, helal kazanç bırakınız. Bütün bunları başarırken azminizi, iradenizi sabır taşında bileyleyiniz ve sabırla yürüyünüz. Yarın da devam edecek. Dediğimi deneyin.
MİLLİ GAZETE YAZARI MAHMUT TOPBAŞ'TAN ALINTIDIR.
15 Mayıs 2009
İYİ UYUMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ?
-Cevap hatırlamıyorum.
Güzel,rahat uyku için şunlar yapılabilir:
1- Uyku için geceyi tahsis etmek gerekir. Yatsı namazından sonra, zaruret olmadıkça beklememek sünnettir. Bilhassa mâlâyâni ile meşgul olmamak, sabah namazını ve vücudun hakkını korumak bakımından önemlidir. Erken yatıp erken kalkılmalıdır.
2- Yatmadan önce namaz abdesti gibi bir abdest alınır. Yatağa girildiğinde: "Fatiha, İhlâs, Felak, Nâs" sureleri ve "Ayete'l-Kürsi" okunur. 34 defa tekbir, 33 defa tespih ve 33 defa tahmid yapılıp, avuçların içine üflenir ve vücudun el değen kısımlarına sürülür. Sağ omuz üzerine, yastık ile yüz arasına el koyarak uyunur. Uyku bastırıncaya kadar o günkü ameller düşünülüp istiğfar edilir. Uyku bir nimettir, azaba neden olmamalıdır.
3- Çıplak denecek şekilde yatılmamalıdır. Uyurken de edebimiz korunmalıdır.
4- Eşler hariç, erkeklerle kadınlar aynı odada uyumamalıdır. Edep! İlla edep.
5- Karnın üstüne yatmak mekruhtur. Uyurken de rehberimiz nebi'dir.
6- Uyumadan önce, yanan ateşi söndürmek, kapı-pencereyi kapatmak sünnettir. Tevekkülden önce tedbir alınmalıdır.
7- Dengeli uyunmalıdır. Ne az olmalı ne de çok. İnsandan insana uykunun süresi değişebilir. Ortalama uyku 6 saatten az, 7,5 saatten çok olmamalıdır. Hele 8 saati hiç geçmemelidir. Herkes kendi uyku miktarını kendisi belirler. Uyku miktarında ani değişiklikler yapmak sakıncalı olabilir. Uykunun bir saat azaltılması için aylar süren bir uygulama gerekebilir. Şeytan uyutmasın bizi.
8- Devamlı aynı saatte yatılıp kalkılmalıdır. Uyku da istikrar ister.
9- Uyku saatleri sabah namazı dikkate alınarak ayarlanmalıdır. Uyanır uyanmaz da Allah'ın büyük nimetlerinden birisi ile yeni bir gün ile yeniden yüzleştiğimiz için hemen O'na hamd etmeliyiz.
10- Uyandıktan sonra, yatakta oyalanılmamalı ve hemen abdest alınmalıdır. Namazı eda etmeden, az da olsa yatağa girilmemelidir. Uyurgezerlik gaflettir.
11- Uyku vaktinden 3-4 saat önce yeme ve içme ile ilişki kesilmelidir. Bilhassa uyarıcı görevi yapan içecekler alınmamalı, ağır bir akşam yemeği yenmemelidir.
12- Uyku için müstakil bir oda belirlenmeli ve uyku amacı dışında kullanılmamalıdır. Işık, havalandırma gibi fiziki şartlarına dikkat edilmelidir. Yatak vücudun yapısına uydurulmalıdır.
13- Herhangi bir nedenle gece uykusunun bölünmesi halinde, eksik kalan bölüm için tekrar uyumamalıyız. Bu uyku, sadece gelecek gecenin uykusunu geciktirme, o da geç uyanma, tekrar ilave uyku gibi fasit bir dairenin açılmasına neden olur. Sabahın bereketli saatlerini uykuda geçirmemek gerekir.
14- Rahat bir uyku için uykudan iki saat önce yürüyüş yapılması yararlı olabilir.
15- Yatsı namazından önce uyumayı sevgili Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz kerih görmüşlerdir.
16- Uykunun hoş olmayan rüyalarla bölünmemesi için, uyku öncesinde değersiz şeyleri konuşmamak gerekir. Buna rağmen hoş olmayan bir rüya gören, euzu besmele çekip yattığının ters tarafına dönerek uyumaya devam etmelidir. Sabah olunca da rüyasını anlatmamalıdır.
17- Uyku zayiatımızın ana nedenleri arasında TV, misafirlik ve harcanmış gündüzlerin telafisi ilk sıralarda yer almaktadır. İyi bir uyku programı için bu aksaklıkları gidermek şarttır. Zaruri olmayan misafirlikler, hayatilik yönü bulunmayan, Allah rızası gibi bir amaca yönelik olmayan konuşmalar, okumalar yapılmamalıdır.
18- Mesuliyetini uhdemizde taşıdığımız çocuklarımızın eğitimini düzenlerken, istikrarlı bir uyku düzeninin önemi unutulmamalıdır.
Uyku büyük bir nimettir! Vahim bir azaba dönüştürülmemelidir!
Maddeler Milli Gazete yazarı Nurettin YILDIZ'dan alıntıdır.
18 Mart 2009
İMAM-I GAZELİ'DEN ÇOCUK TERBİYESİ
Çocuğun kalbi, bir mum gibi yumuşaktır.İstenilen her şekle sokulabilen çok kıymetli bir cevherdir.
Çocuk, tertemiz ve verimli bir toprak gibidir. Ne ekersen o biter. Hayır tohumu ekilirse; hem din ve hem de dünya mutluluğuna kavuşur. Anası, babası ve hocası da onun sevabına ortak olur. Eğer kötülük tohumu ekilirse; dünyası da ve ahireti de helak olur. Anası, babası ve hocası da onun günahına ortak olur.
Çocuğu cehennem ateşinden korumak, dünya ateşinden korumaktan daha zordur. Çocuğu korumak, onu güzel bir şekilde terbiye etmekle, ona iyi ahlak ögretmekle ve onu kötü arkadaştan korumakla olur. Çünkü bütün kötülüklerın başı kötü arkadaştır.
Çocuğa helal süt içirmeli, helal lokma yedirmelidir
Çocuğu süslü elbiselere ve her zaman tatlı yemeklere alıştırmamalıdır. Çünkü bunlara alışan çocuk, daha sonra bunlardan ayrılamaz. Ve bütün bir ömür boyu bunların peşinde olur. Çocuğu temizliğe alıştırmalı. Helâl süt içirmeli, helal lokma yedirmelidir. Çünkü kötü huylar, haram süt ve haram gıdalarla bulaşır.
Çocuk konuşmaya başlayınca,ilk sözü Allah olmalıdır. Bu sözü devamlı olarak çocuğa hatırlatmalıdır.
Bazı şeylerden utanmaya başlaması, iyi bir müjdedir. Çünkü akıl nurunun, kendisine geldigi kimse (yani ne yaptıgını bilerek yaşamaya başlayan kimse), utanmayı kendisine muhafız yapar. (Yani kötülüklerden, utanma duygusu sebebi ile uzaklaşır.)
Çocukta yeme arzusu meydana gelmeye başlayınca, ona yemek yemenin edeplerini ögretmelidir.
Bu edepler şöyle sıralanabilir :
*Yemekten önce ve sonra ellerini yıkamasını,
*Yemeğe başlarken bismillah demesini,
*Sağ eli ile yemesini,
*Acele etmeden yemeği yemesini,
*Yemeği iyice çiğneyerek yemesini,
*Karnını tıka basa doyurmamasını,
*Yemeğin sonunda elhamdulillah demesini ögretmelidir.
Çocuğa beyaz elbise giymeyi sevdirmelidir. Zira Allah Resulü de beyaz giymeyi severdi.
İpekli elbiseler giymenin ve altın gibi süs eşyası kullanmanın, kadınlara mahsus olduğunu öğretmelidir.
Kötü arkadaş edinmesine göz yummamalıdır.Çünkü kötü arkadaştan korunmayan çocuklar, küstah, yalancı, saygısız, hırsız ve korkusuz olurlar.
Okuma çağina gelince, kuran okumayı öğretmelidir. Sonra Ashab-ı kiram ve islam büyüklerinin güzel huylarından örnekler anlatılmalıdır.
Çocuk iyi bir iş yaptığında onu takdir ve teşvik etmeli ve hediye vermelidir.
Ara sıra küçük kusurları olursa, onu görmezden gelmelidir. Fakat devamlı yaparsa, ona engel olmalıdır. Babasının büyüklügünü çocuğa hissettirmelidir.
Çocuğu gündüz uyutmamalıdır. (Ögle uykusu "kaylule" bunun dışındadır)
Devamlı olarak yumuşak yataklarda yatırmamalı, ara sıra sert yerlerde yatırmalıdır. Böylece bedeni daha güçlü olur. Sıkıntılara karşı dirençli yetişir.
Her gün bir saat oynamasına izin verilmelidir. Böylece terbiye olur ve sıkılmaz.
Sıkılmaktan ve üzülmekten kötü huy meydana gelir. Ve kalbin körleşmesine sebeb olur.
Herkese karşı alçakgönüllü olmasını ve başka çocuklara karşı kendini övmemesini ve özellikle tanımadığı kimselerden birşey almamasını sık sık tembih etmelidir.
Yerlere tükürmemesini, birisi bir şey sormadan konuşup gevezelik etmemesini, gereksiz yere çokca yemin etmemesini, büyüklere karşı saygılı olmasını, dilini, yalan ve kötü sözlerden korunmasını öğretmelidir.
Hocasına karşı saygılı olmasını ögretmelidir.
Yedi yaşına gelince tatlı dil ve güler yüzle ona abdesti ve namazı ögretmelidir. On yaşına gelince ısrarcı olmalıdır.
Ahiret yurdu ve cennet nimetleri anlatılmalı ve bunların, dünyada iken yapılan güzel ameller ile kazanılacağını ögretmelidir.
Not: Bu dosya, İmam Gazali'nin nin Kimyay-ı Saadet isimli eserinden alıntılanarak oluşturulmuştur.
MİLLİ GAZETEDEN ALINTIDIR