BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN
2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi 55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...
23 Ocak 2010
ATEİST'E GÜZEL CEVAP
- 'Allahım! diye bağırmış.
Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş, bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama;
- 'Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?' demiş.
Adam utanç içinde:
- 'Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama hiç olmazsa ayıyı dindar yapabilir misin?' demiş.
- 'Peki' diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş.
Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış;
- 'Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimetlere.
27 Kasım 2008
DERSİMİZ SEVGİ (SEVGİYE BİR DEBÖYLE BAKIN)
Küçük oğlan annesine geldi ve ona elindeki kağıdı verdi.Annesi elini kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı:
Çimleri biçtiğim için: 5 milyon
Bu hafta odamı temizlediğim için : 1 milyon
Alışverişe gittiğim için: 500 bin
Küçük kardeşime baktığım için : 250 bin
Çöpü döktüğüm için : 1 milyon
İyi bir karne getirdiğim için : 5 milyon
Bahçeyi temizlediğim için : 2 milyon
Toplam borç: 14milyon 750 bin lira…
Annesi umutla kendisini süzen oğluna baktı.eline bir kalem aldı,kağıdın arka yüzünü çevirdi ve şunları yazdı:
Seni 9 ay karnımda taşıdım : Bedava
Hasta olduğunda başında bekledim : Bedava
Senin için dua ettim : Bedeva
Bazen değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm : Bedava
Geceler boyu senin içi kaygı duyupu ykusuz kaldım : Bedava
Oyuncaklarını topladım,yemeğini hazırladım giysilerini yıkayıp ütüledim:Bedava
Ve oğlum şunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün.Bedavadır çünkü.
Oğlu annesinin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.Annesine baktı ve “anneciğim, seni seviyorum.”dedi.
Sonra annesinin elinden kalemi aldı ve kağıda büyük harflerle şunları yazdı:
“HEPSİ ÖDENMİŞTİR”
18 Temmuz 2008
HELAL VE HARAM LOKMA
Gencin birisi Kabe'de hep:" Ey doğruların yardımcısı olan Allahım!Ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allahım,sana hamdü sena ederim."diye dua eder.Biri sorar:"Neden hep aynı duayı ediyorsun,başka dua bilmiyor musun?"
O da şöyle analtır:7-8 sene önce yine Kabe'de iken içinde 1000 altın bulunan bir torba buldum.İçimden bir ses:"Bu altınlarla şunları şunları yaparsın!"diyordu.Kendi kendime :"Hayır bu benim değil başkalarının ,kullanmam haram olur."dedim.Bu sırada birisi,"Şöyle bir torba bulan var mı?"diye bağırıyordu.Çağırdım onu.Torbayı tarif etti."İçinde 1000 altın vardı."dediTorbasını verdim.Adam bana torbadan 30 altın verdi.
Pazara gittim.Temiz yüzlü genç bir esiri döverek satıyorlardı.Gencin temizliği dikkatimi çekti."Bu esir için kaçaltın istiyorsunuz?"dedim.30 altın dediler.Altınları verip genci satın aldım.Bir iki yıl geçti.Genç çalışkan ve edepliydi.
Bir gün onunla giderken karşıdan 3 kişi geliyordu.Genç bana dedi ki:"Efendim,ben Fas emirinin oğluyum.Bu gelenler babamın adamları.Beni buldular.Senden beni stın almak isterler.Sen iyi insansın,30.000 altından aşağı beni satma!O kişiler yanıma geldi."Bu esiri bize satar mısın?"dediler.Satarım;ama 30.000 altın isterim.Uzun bir pazarlıktan sonra kabul ettiler.Altınları verip genci alıp götürdüler.
Ben bu altınlarla iş yeri açtım, ticaret yaptım,çok zengin oldum.Bir gün yakınlarımdan biri:Çok zengin bir ailenin iyi bir kızı var,Babası yeni vefat etti.Onu sana alalım.Ne dersin?Kabul ettim.
Nikah kıyıldı.Deve yükleri ile çeyizini getirirken devenin birindeki torba dikatimi çekti.Karıma:"Bu nedir?"dedim.İçinde 970 altın var,babamKabe'de bir zaman bunu kaybetmiş.Bulan kimse de 30 altın vermiş.Kalanını da bana hediye etti çeyizine koyarsın."dedi.
Demek ki bulduğum altınlar benim rızkımmış,vermeseydim bana haram yoldan gelecekti.Şimdi helal yoldanyine bana geldi.Bana yardım edip haramlardan koruyan,nice nimetler ihsan eden Allahım'a hamd ederim.
Acı da olsa, doğruları söyleyin.
Takdirden ötesi yok.
Nasipten ötesi yok.
06 Haziran 2008
OKS'DE,SBS'DE KPSS'DE OKUNACAK DUA
Adamın biri camide hocadan şöyle bir söz duymuş:"Er rızgu alallah" (Rızık Allah(cc)'tandır.).Tamam .Benim çalışmama gerek yok.deyip bir mağaraya gitmiş.Bir gün geçmiş rızkı gelmemiş,iki gün geçmiş yine yok,üçünçü günün akşamına doğru yine rızkından ümidini kestiği bir anda mağaranın önünden bir kervan geçiyormuş.Gürültüyü duyan adam halsizlikten ses çıkaramamış.Tüm kuvvetini toplayarak öksürmüş.
Kervandaki iki arkadaştan birisi demiş ki bir öksürük sesi duydum. Diğeri demiş ki burası kuş uçmaz kervan geçmez bir yer burada insan olamaz.Bu sesi duyan mağaradaki adam tüm kuvetiyle birkaç kez daha öksürmüş.Nihayet iki arkadaş da mağaradan ses geldiğine emin olmuşlar ve mağaranın içine girmişler.Köşede bir yerde yatan adama yaklaşmışlar,ona su vermişler yiyecek vermişler.Su içip yemek yedikten sonra kendine gelen adam başından geçenleri kervancılara anlatmış.
Şöyle demiş:Rızık Allah(cc)'tandır. Amenna(inandım).Ama öksürtmeden de rızkı vermiyor.Demek ki çalışmadan emek harcamadan bir şey elde edilmiyor.
Sizler elinizden geleni yapıp sonra Allah(cc)'a dua ediniz. Sınava girecek tüm öğrencilere başarılar dilerim.
İhsan AKPINAR
SINAVA GİRMEDEN OKUNACAK DUA:
100 kere hasbünallahu ve niğmel vekil,niğmel mevla ve niğmel nasir.
100 kere la havle vela kuvvete illa billa hil aliyyil azim.
100 kere ya alim ya hakim.
Kaynak:Erzurumlu Eşref Hoca (Allah(cc) ondan razı olsun.)
03 Haziran 2008
ÇOCUĞUNUZDAN GELEN 13 ÖNERİ
Küçük Kevin 'in yazdığı bu öğütler şimdi İngiltere'de doktorların bir numaralı rehberi.
1- Beni şımartmayın. Her istediğim şeyi elde edemeyeceğimi biliyorum, sadece sizi deniyorum. 2- Bana tatlı-sert davranmaktan çekinmeyin. Bunu tercih ederim benim daha güvenli hissetmemi sağlar.
3- Benim kötü huylar edinmemi engelleyin. Bunların erkenden ortaya çıkarılmasında ve önlenmesinde size güveniyorum.
4- Benim yanlışlarımı başkalarının önünde söylemeyin. Benimle yalnız konuşursanız söylediklerinizi daha iyi anlarım.
5- Sizden nefret ettiğimi söylediğimde üzülmeyin. Aslında sizden değil beni engelleme gücünüzden nefret ediyorum.
6- Herhangi bir şeyin sonucunda beni kurtarmayın. Bazen acı veren bu yolla öğrenirim.
7- Benim küçük hastalıklarımı büyütmeyin. Bunları yenecek güçteyim.
8- Düşüncesizce yerine getiremeyeceğiniz şeyleri yapacağınıza söz vermeyin. Bu sözler yerine getirilmediğinde çok kırıldığımı unutmayın.
9- Kendimi istediğim kadar iyi anlatamadığımı unutmayın. Bunun için ara sıra yanlışlarım çıkar. 10- Dürüstlüğümü fazla zorlamayın. Kolayca korkup yalan söyleyebilirim.
11- Tutarsız olmayın. Benim kafamı iyice karıştırır ve size olan güvenimi sarsar.
12- Benden özür dilemeyecek kadar gururlu olmayın. Bazen içten bir özür beni size çok yakınlaştırabilir.
13- Unutmayın ki büyümek için sizin çok ve anlayışlı sevginize muhtacım, ama bunu size söylemem gerekmez değil mi?
SEVGİLİ ANNE BABALAR,ÖĞRETMENLER VE DİN GÖREVLİLERİ ÇOCUKLARDAN GELEN BU ÖNERİLERİ KULAK ARDI ETMEYELİM.
NE DERSİNİZ?
25 Nisan 2008
İYLİKLER KARŞILIKSIZ KALMAZ
Rabbimiz zülcelâl ve tekaddes hazretleri yaptığımız hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmaz. Zamanı gelince iyiliklerimizi değerlendirir.
Bu konu ile ilgili Peygamberimiz Efendimizin önümüzü aydınlatan hadislerinden birini nakledeceğim. Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:
“Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar. Akşam olunca dinlenmek üzere bir mağaraya girdiler. Onlar orada iken yukarıdan bir taş yuvarlandı, mağaranın ağzını kapattı. Oradan çıkmalarının çaresi yoktu.
İçlerinden biri:
– Yaptığımız iyilikleri anlatarak Allah’a duâ etmekten başka bizi buradan kimse kurtaramaz, dedi. Diğer ikisi de onu tasdik ettiler.
İçlerinden biri söze başladı:
“- Allah’ım! Benim yaşlı bir anam ile babam vardı. Onlara yemeklerini yedirmeden evde kimseye bir şey yedirmezdim.
Birgün hayvanlara yiyecek temin etmek için araziye çıktım. Geç vakit geldim. Geldiğimde hayvanların sütünü sağıp anam ile babama götürdüm. Yanlarına vardığımda baktım ki ikisi de uyumuşlar. Onları uyandırmadım. Uyanıp karınlarını doyuruncaya kadar da evdekilere bir şey yedirmedim. Elimde süt kabı seher vaktine kadar başlarında bekledim. Uyandılar. Sütlerini içirdim. Sonra evdekiler yemeklerini yediler.
Ya Rabbî! Eğer ben bunu senin rızanı kazanmak için yaptımsa, şu kaya sıkıntısını başımızdan al...” diye yalvardı. Kaya biraz aralandı. Fakat çıkılacak gibi değildi.
Bir diğeri ellerini açıp şöyle duâ etti:
- “Allah’ım! Benim amcamın bir kızı vardı. Onu delicesine seviyordum. Kendisiyle evlenmek istedim fakat o arzu etmedi.
Bir yıl kıtlık olmuştu. O çok çaresiz kalmıştı. Kendisini bana teslim etmek şartıyla ona 120 altın verdim. Çaresizliğinden kabul etti. Onunla ilişkide bulunacağım sırada bana dedi ki:
Ey amcamoğlu Allah’tan kork! Dinin uygun görmediği bir yolla beni elde etme...
En çok sevip arzu ettiğim o olduğu hâlde arzumdan vazgeçtim. Verdiğim altınları da geri almadım.
Ya Rabbî! Eğer bu davranışımla senin rızanı kazanmışsam, başımızdaki şu sıkıntıyı uzaklaştır...” diye yalvardı. Kaya biraz daha açıldı. Ancak çıkılacak gibi değildi.
Üçüncü adam yalvarmaya başladı:
“- Allah’ım! Vaktiyle benimle benim işimde çalışan çok işçilerim vardı. Ücretlerini tam verdim. Ancak biri aniden ücretini de almadan gitti. Onun hakettiği ücreti de ayırdım; veremediğim parasını çalıştırdım. Bu paradan büyük bir servet oluştu.
Bir gün bu alacaklı adam çıkageldi. Benden alamadan gittiği ücretini istedi. Kendisine:
Şu gördüğün develer, sığırlar, koyunlar senin almadan gittiğin ücretinden oluştu, dedim.
Benimle alay etme, dedi.
Alay etmediğimi, ciddi olduğumu söyleyince gösterdiğim hayvanları önüne kattı, hiçbir şey bırakmadan alıp götürdü.
Ya Rabbî! Bu yaptığımı Senin rızanı kazmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan bizi kurtar...” diye yalvardı.
Mağaranın ağzını tıkayan kaya iyice açıldı. Onlar da çıkıp gittiler... (Buhari, Büyû 98, İcâre 12, Hars ve’l-müzâraa 13, Enbiyâ’ 53, Edeb 5; Müslim, Zikir 100.)
Muhterem cemaat!
Bu hadis-i şerif bize ne anlatıyor? Neleri telkin ediyor? Burası çok önemli.
Efendimiz bize diyor ki:
• Anne-babaya herkesten çok itaat ve hürmet ediniz. Onlara hürmette ve hizmette kusur etmeyiniz. Onları bütün sevdiklerinize tercih ediniz.
• Nefsinizin arzu ettiği şeyleri yapabilecek imkânı ele geçirdiğinizde, sırf Allah’ın azabından korkarak ve O’nun rızasını kazanmak için isteklerden vazgeçmek insana büyük fazilet ve imkânlar kazandırır.
• Sosyal ve beşeri münasebetlerde dürüst, anlayışlı ve fedakâr davranmak, emânete riâyet etmek Allah’ı memnun eder. O’nun rızasını kazandırır.
• Rabb’imiz yaptığımız hiçbir iyiliğimizi zâyi etmez. Zamanı gelince karşılığını ikram eder.
• Mü’min ihlâs ve iyi niyetinin karşılığını hem dünyâda hem de âhirette görür.Bütün bunları kavramamız gerekiyor muhterem cemaat!
MEVLÜT ÖZCAN HOCAMIZDAN ALLAH(CC)RAZI OLSUN.
24 Nisan 2008
KARDEŞİNİ KENDİN GİBİ BİLECEKSİN
Emekliliğini isteyen ustabaşına patron şöyle der:
-“Seninle yıllardır beraberiz. En iyi ustamsın. Çok sevdiğim bir dostuma ev yapma sözü verdim. Bu evi de yap ve emekliliğini iste” der.
Usta gönülsüz işe başlar. Çimento az ise üç gün sonra gelecek çimentoyu beklemez ve idare eder diyerek az çimento çok kumla betonu döker. İstediği demir yoksa geleceği beklemeden ince demirleri kullanır. Fırınlanmamış kereste yoksa beklemez ve yeni keresteden kapı pencere yaptırır. En kötü malzeme ile işi bitirir ve patrona tek katlı bahçeli evin anahtarını teslim eder. Patron, o anahtarı eline aldıktan sonra ustabaşına geri verir ve müessesemizin size hediyesidir” der.
Sevgili Peygamberimiz buyurur: “Sizden biri kendisi için arzu ettiğini kardeşi için de arzu etmedikçe (gerçekten) iman etmiş olmaz” buyurmuş. (Buhari, Sahih, İman, Müslim, İman, Ahmet, Müsned, 3/176, 272, 278)
HİKAYEDEKİ USTA GİBİ OLMAMAK İÇİN; ÖZÜ SÖZÜ BİR OLMALI ,İŞLERİMİZİ İYİ YAPMALIYIZ.
NE DERSİNİZ?
05 Nisan 2008
AYNANI KIRMAYACAKSIN
Evinizde, dairenizde, işyerinizde bulunan aynanın karşısına geçiniz ve kendinize bakınız. Aynadakine gülümserseniz, aynadaki de size gülümser. Aynadakine kaş çatarsanız, aynadaki de size kaş çatar. Aynadakine sırt dönerseniz, aynadaki de size sırt döner. Aynadakinin yüzünde leke görseniz, elinize bir bez alıp günlerce silseniz aynayı temizleyemezsiniz. Ama o bezle kendi yüzünüzü temizlerseniz aynadakinin yüzü de temizlenir.
Birisinin yüzüne gülümserseniz, bu gülümsemeniz karşınızdakinden size yansıyacaktır. Ona güzel bir şekilde hitab ederseniz güzel bir şekilde karşılık alacaksınız. Rabbimiz “İnsanlara güzel söyleyin” (K. Kerim el Bakara 2/83) buyurmuş. Allah her şeye güzel davranmayı emrettiğine göre tabiata yaklaşımımız da güzel olmalıdır.
Dağ yolunda giderken düşen bir çocuk, acıyla bağırır:
-Aaaahhhhhh
Uzaklardan:
-Aaaahhhhhh diye bir ses gelir.
Çocuk:
Sen Kimsin? diye bağırır.
Uzaktan gelen ses de:
-Sen kimsin? olur.
Çocuk:
-Benimle dalga geçme deyince
Uzaktan:
-Benimle dalga geçme sesi gelir.
Çocuk babasına döner ve bu sesi sorar.
Babası: “Seni seviyorum diye bağır” der.
Çocuk:
-Seni seviyorum.
Uzaktan:
-Seni seviyorum.
Çocuk:
-Sen çok güzelsin.
Uzaktan:
-Sen çok güzelsin.
Baba oğluna olayı açıklar;
-“Oğlum, hayat bir yansımadan ibarettir. Buna yankı derler. Seversen sevilirsin, sayarsan sayılırsın, satarsan satılırsın, üzersen üzülürsün, yerersen yerilirsin. Yani sen ettiğini bulursun, ektiğini biçersin” der.
Rabbimiz buyurur:
“İyilik yaparsanız kendinize iyilik yapmış olursunuz.” (K. Kerim el İsra 17/7)