BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN
2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi 55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...
12 Kasım 2009
10 KASIM 2009'DA HAKK'A YÜRÜDÜ
MERHUMEYE ALLAH(cc) RAHMET EYLESİN. YAKINLARINA DA SABIR VERSİN.
Enver AKPINAR TLF:0 530 344 86 82
Hasan YILDIZ TLF:0 537 414 81 66
MERHUMEYE VE CÜMLE GEÇMİŞLERİMİZİN RUHUNA BİR FATİHA OKUMAYI UNUTMAYALIM.
02 Kasım 2009
O ARTIK NİŞANLI
01 Kasım 2009
ERZURUM'DA DUMUZ GRİBİ ŞÜPHESİ
DÜĞÜNÜMÜZ OLDU
Ömür boyu mutluluklar dileriz.
16 Ekim 2009
6 SORUDA DOMUZ GRİBİ
Sağlık Bakanlığı kararıyla, okullarda tek bir w vaka bile görülürse salgın kabul edilip tatil edilecek. Devamsızlık ve öğretmenlerin ihbarı hastalığın tespitinde esas oluşturacak
OKULLARDA HANGİ DURUM SALGIN SAYILACAK? Sağlık Bakanlığı'nın aldığı kararla; okullarda öğrenci, öğretmen veya görevli personelden birinde bile domuz gribi görülmesi halinde salgın sayılacak. Okul
OKULLARDA HASTALIK OLDUĞU NASIL TESPİT EDİLECEK? Okul öğrencilerinin devamsızlıkları ve öğretmenlerin öğrencilerle
AİLELER NE YAPMALI? Çocuğunda grip belirtisi gören ebeveyn, çocuğunu gözlem altına almalı. Hastalık hafif seyrediyorsa ateş düşürücü ağrı kesici ile tedavi edilmeli, sulu gıdalar tüketilerek dinlenilmeli. Gribal vakalarda, karaciğer yetmezliğine neden olduğu için kesinlikle aspirin kullanılmamalı.
ATEŞ, KUSMA İLK BELİRTİ... Çocuk küçükse ve ateş, kusma gibi belirtileri gösteriyorsa hemen hastaneye götürmeli. Kişi yetişkinse de, solunum sıkıntısı yaşanması ve kendini kötü hissetme durumunda hastaneye başvurmalı.
GÜNLÜK YAŞAMDA NE YAPILMALI? Eller sık sık sabun ve
AŞI NEREDE VE NASIL YAPILACAK? A gribi (domuz gribi) aşısı bu ay sonundan itibaren yapılmaya başlanacak. Aşı
15 Ekim 2009
BİR MUHASEBE YAPALIM
Gelin, hemen şimdi şöyle bir muhasebe yapalım. Hepimiz müdrikiz, elhamdülillah...
. Her sabah yeni bir başlangıçtır.
. Her gün bir bütündür.
. Öyle ise, her sabah uyanınca, bugün nasıl iyilik, hizmet ve hayırlı faaliyet yapabilirim, diye düşünüp plânlayalım.
. Yeri geldiğinde elimizden geliyorsa iyilik yapmayı, hizmet yapmayı ertelemeyelim...
Her sabah uyanınca:
. Nefsimizi engelleyeceğimize,
. Kin beslemeyeceğimize,
. Haset etmeyeceğimize,
. Kibirlenmeyeceğimize,
. Kıskançlıktan uzak duracağımıza
. Kimseye kem (kötü) gözle bakmayacağımıza,
. Kimseyi kırmayacağımıza,
. Kimseyi aldatmayacağımıza,
. Yalan konuşmayacağımıza,
. Tanıdık, tanımadık herkese selâm vereceğimize,
. Herkese tebessümle bakacağımıza,
. İbâdetlerimizi yapacağımıza,
. Namazlarımızı vaktinde kılacağımıza,
. Haramlara tevessül etmeyeceğimize,
. Helâl olanlarla iktifa edeceğimize,
. Hilekârlık yapmayacamıza SÖZ VERELİM...
. Sadece yediklerimizle yaşayamayız. O hâlde, hergün kültürümüzü, bilgimizi artıralım... Ahlâkımızı yüceltip güzelleştirmeye gayret edelim...
. Ülkemizin hâli yürekler acısı, "Onu nasıl düzeltebiliriz? Bozulmada bizim payımıza düşen nedir? Bozukluğu gidermenin çaresi nedir?" sorularının cevabını bulalım... Gereğini mutlaka yerine getirelim...
. Her gün kitap okuyalım. Çünkü kültürün, ilmin, hikmetin kaynağı kitaplardır.
. Eskiden Müslümanlar, bugünkü kadar göz ve kulak günahı işlemezlerdi. Şimdi televizyon, radyo, basın, kalabalık şehirler bu günahların patlamasına yol açtı. Her yer günah galerisi hâline geldi. Günah arenaları oluşturuldu. Bunlardan nasıl korunacağız? Bu konu üzerinde asla ihmalkârlık etmeden durmalıyız. Çareleri mutlaka tatbik etmeliyiz.
. Çevremize iyi örnek güzel önder olmaya söz vermeliyiz... Sözümüzün eri olmalıyız...
. Az sadaka çok belâyı def eder. Sadaka vermeyi ihmal etmemeliyiz. Hiç olmazsa karşılaştıklarımıza güler yüzle bakmalıyız... Bu da bir çeşit sadakadır.
. Sadaka deyince sokak başlarında, caddelerde, köşelerde bucaklarda dilenen profesyonel isteyicileri anlamayalım. Bunlara verilenler sadaka sayılmaz. Yardıma muhtaç gerçek fakirler hayâlarından dolayı bir şey isteyemezler. Bizler onları arayıp bulmalıyız... Gerekeni de bunlar için yapmalıyız...
Her sabah, bu gün en az:
. Bir yetimi sevindirmeye,
. Bir fakiri memnun etmeye,
. Bir akrabamızı bizzat (veya telefonla ya da diğer ileşitim vasıtalarıyla) arayıp hatırını sormaya,
. Bir komşunun durumunu öğrenmeye,
. Bir muhtacı arayıp bulmaya, bulup da ihtiyacını gidermeye,
. Hiç olmazsa bir kişinin sıkıntısını gidermeye,
. Bir kişiye iyiliği tavsiye edip kötülükten vaz geçirmeye,
. Bir kişiye nasihat etmeye,
. Bir kişiye Kur'an'dan bir âyet nakletmeye,
. Bir kişiye Peygamberimiz efendimiz (S.A.V.) bir hadisini tebliğ etmeye KENDİ KENDİMİZE SÖZ VERELİM...
Var mısınız böyle delikanlı, hakiki müslüman olmaya?
İşte hodri meydan...
YAZAR: MEVLÜT ÖZCAN
07 Ekim 2009
PATATES(KARTOL)SÖKÜMÜ BAŞLADI
Patatesi haşlayacaksın.Böyle patlam patlam olacak.Taze taze soyacaksın, ellerin yananacak.Sonra tuza banıp yiyeceksin.
Ya da soyacaksın köy ekmeğinin içine ellerinle dağitıp üzerine de Demirciler Köyü'nün basma peynirinden koyup dürüm yapıp yiyeceksin.
Ya da patatesi kafana göre bir sahana doğrayıp üzerine halis muhlis köyümüzün yoğurdunu dökeceksin.Ardında mis gibi tereyağını döküceksin.O cıs sesini duyacaksın.Sonra da kaşıkla dalacaksın.
Yazarken benim ağzımın suyu aktı.Sizlerin de ağzının suyu akmıştır, akacaktır.
-Ne duruyorsunuz?
-Ne yapalım?
-Tarifleri verdim. Patates yemeği yapsana,Patates yemeği yapsana.