BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

14 Mart 2014

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ İLE İLGİLİ KONUŞMA

Muhterem Müslümanlar!
Milletlerin tarihleri varsa gelecekleri de var demektir.
Müslüman Türk milleti olarak bizim şanlı bir geçmişimiz, yüzümüzü güldüren, başımızı dik tutturan şerefli bir ecdadımız var. Geçmişimizden hep sitayişle/övgüyle bahsediyor onlara Allah’tan daima rahmet diliyoruz.
Ecdadımızdan bahsederken duyduğumuz haz önümüzü aydınlatmalı. Yiğitliğin, kahramanlığın, kılı kırk yararcasına hassasiyet gösterilen İslâmî inancın yaşanmasının, helâl-haram hususunda gösterilen dikkatin, dedelerimizi, ninelerimizi kahramanlaştırıp destanlar yazdırmasının önemini hepimize gayemizin ne olması lazım geldiğini idrak ettirmelidir. Aksi hâl mezar taşlarıyla övünmek olur ki, bu da anlamsız, boş bir iddiadan başka bir şey olmaz.
Muhterem Müslümanlar!
Bizim tarihimiz zaferlerle doldur.
Ecdadımızı kahraman yapan Müslümanlıklarıdır/İslâmi yaşantıdaki hassasiyetleridir. Bugün, tarihimizdeki zaferlerden biri olan Çanakkale Zaferi üzerinde duracağım:
Çanakkale muharebeleri, tarihin akışı içinde yalnız Türkiye açısından değil, siyasi, ekonomik ve kültürel yönleriyle dünya tarihini etkileyen birçok gelişmelerin ve sonuçların önemli bir dönüm noktası olmuştur. Çanakkale Zaferi ile ilgili değerlendirmesinde Sami Paşazâde Sezai der ki:
“Çanakkale müdafaası üç mucizeler muharebesidir. Bu zafer ile Müslüman Türk milleti:
•          İçinde yaşadığı konumu (yani hâli) kurtardı.
•          Mâziye hamâset/kahramanlık ve azâmetini/büyüklüğünü iade etti.
•          Vatanımızı bir vatân-ı ebedi/ebediyyen bize ve nesillerimize vatan yaptı.
Batılıların “Hasta adam” dediği bu millet, Çanakkale zaferiyle Balkan harbinden kalma ezikliği üstünden atmış; kahraman bir milletin varlığını bütün dünyaya ispat etmiştir.
Çanakkale Zaferi, kurtuluş savaşımızın başlangıcı olmuştur. Kazanılan bu zaferle:
•          Osmanlı Devleti anî çöküşten kurtarılmıştır.
•          Rusya’da rejim değişikliği olmuştur.
•          Avrupa süper güçlerinin yenilmezliği efsanesi son bulmuştur.
Bu mücadelelerin temelinde sarsılmaz bir imanın olduğu bize kendini gösteriyor. 270 kiloluk mermiyi “Ya Allah” diyerek kaldıran Seyyid Çavuş’lar bize sağlam imanın ne büyük destanlar yazdırdığını en anlamlı şekilde anlatmaya yetiyor.
Muhterem Müslümanlar!
Birinci Dünya Savaşı içerisinde 3 Kasım 1914–9 Ocak 1916 tarihleri arasında, Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden savaşlara, Çanakkale Muharebeleri adı verilmiştir. Biz savaşta 253 bin şehit verdik. Bir yıldan fazla süren bu savaşa 700.000 (yediyüzbin) insanımız katılmıştır.
Çanakkale, bir ölüm-kalım savaşıdır. “Ya ölüm ya kalım” kararının verilişidir. Acımasızlığa, canavarlığa, yalan yanlış ön yargılara karşı, insanlığın, vicdanın ve merhametin adıdır.
Çanakkale Zaferi, insanlığın son insani savaşıdır. Bu savaştan ecdadımız yüz akıyla çıkıp canlarıyla koruduğu bu vatanı bizden sonraki nesillerimize ulaştırılmak üzere bizlere vatan olarak bırakmışlardır. Onlar vazifelerini yaptılar. Bizler ne yapıyoruz? Meselemiz budur. Bizler imanlı, namuslu ve insanca yaşayalım diye onlar canlarını verdiler. Onların canlarını verdiği hedefte biz imanımızı muhafaza edebiliyor muyuz? Millet olarak namuslu yaşayabiliyor muyuz? İnsani vasıflarımızı koruyabiliyor muyuz?
•          İmanlı olmanın ve kalmanın ateşten bir gömlek hâline geldiği;
•          Televizyon ekranlarına varıncaya kadar kadınların bir kısmının pazarlandığı;
•          Sokaklarının şehvet panayırı yapıldığı;
•          İnançlı-inançsız insanlarının akıl almaz usullerle fişlenmeye tâbi tutulduğu;
•          İnançlı yaşamanın dezavantaj olduğu;
•          Vatana hizmeti ibadet aşkıyla yapanların tepelenmeye çalışıldığı;
•          İşkencelerin dayanılmaz boyutlara ulaştığı;
•          İhanet şebekelerinin şer güçlerle işbirliği yaparak zulümlerini sınır tanımazlıklarla icra ettiği bir ülkede bizler/millet olarak Çanakkale ruhunu muhafaza ediyoruz, emanetlere sahip oluyoruz dersek dünyanın en yalancıları ve insan olma özelliğinin de yabancıları konumuna düşeriz.
Muhterem Müslümanlar!
Ecdada lâyık olmanın şartı İslâm itikadı üzere olmak ve yaşamaktır. Gerisi palavra olur, ihanet olur, düşmana çanak tutmak olur. Çanak değil Çanakkale ruhuna sahip çıkalım.
Fetih ve Nasr surelerini okumayı da ihmal etmeyelim...


Müslümanın 45 Hasleti


1. MÜSLÜMAN ıslah (iyileştirmek, düzeltmek) için çalışır, ifsad (bozmak) için çalışmaz.
2. Müslüman fitne fesat çıkartmaz.
3. Müslüman askerî veya sivil darbe yapmaz, darbeleri ve darbecileri desteklemez.
4. Müslüman terörist değildir.
5. Müslüman büyüklerine saygı gösterir, küçüklerine şefkatli ve merhametli olur.
6. Müslüman haram yemez, haram gelir elde etmez, kirli ve kara para zengini olmaz.
7. Müslüman haramlardan kaçtığı gibi şüphelilerden de uzak durur.
8. Müslüman rüşvet almaz ve vermez.
9. Müslüman adaletsizlik ve insafsızlık yapmaz.
10. Müslüman haram rant yemez.
11. Müslüman riba yemez, ribaya bulaşmaz, riba katipliği ve memurluğu, riba muhasebeciliği yapmaz.
12. Müslüman gazeteler, dergiler ve tv’ler riba kurumlarının ilan ve reklamlarını basmaz.
13. Müslüman kafirleri, münafıkları dost ve velî edinmez.
14. Müslüman mesken ve dekorasyon konusunda israf etmez. İsraf haramdır.
15. Müslüman otomobil konusunda israf etmez.
16. Müslüman lüks evin, lüks otonun, lüks giyim kuşamın, lüks hayat tarzının fazilet değil, redaet olduğunu iyi bilir.
17. Müslüman, Allahın kendisine lütf etmiş olduğu nimetlerin bir kısmını ihtiyaç sahiplerine tasadduk ve infak eder.
18. Müslüman zekatını Kur’ana, Sünnete, Şeriata, fıkha uygun şekilde hak eden gerçek şahıslara verir, tüzel kişilere (Cemaat, tarikat, dernek, vakıf vs) vermez.
19. Müslüman itikadını tashih eder, doğru inançlı olur.
20. Müslüman beş vakit namazı dosdoğru kılar.
21. Müslüman, iyi veya kötü bütün mü’minleri kardeş bilir. İyi Müslüman iyi kardeş, kötü Müslüman, kötü olmasına rağmen yine kardeş.
22. Müslüman kendisini kurtaracak, kendisine yetecek derecede ilmihalini ve İslam ahlakını öğrenir, ezberler ve hayata uygular.
23. Müslüman parçayı (cemaat, tarikat, hizip, fırka, grup…) bütünle (Ümmet) özdeşleştirmez, parça ile bütünü eşit görmez, hele parçayı bütünden büyük görmek akılsızlığını hiç yapmaz.
24. Müslüman o kimsedir ki, İslam dünyasının en uzak yerindeki bir kardeşinin ayağına diken batsa, acısını yüreğinde hisseder.
25. Müslüman, kendi günah, ayıp, kusurlarına üzülüp ağlamaktan, başkalarınınkileri göremez.
26. Müslüman, şayet başkalarının günah ve ayıplarını ez-kaza öğrenirse onları ifşa etmez, tam aksine gizler.
27. Müslüman dünya hizmetlerini, dünya imarını yapar ama ahirete dönüktür.
28. Müslüman Allah için sever, Allah için buğz eder.
29. Müslüman sokakta, çarşı pazarda, kaldırımda, nakil vasıtalarında açıkta yemez içmez, kimseyi imrendirmez.
30. Müslüman meşreb, cemaat, tarikat, grup, parça holiganlığı, militanlığı, fanatizmi yapmaz.
31. Müslüman babasını, kardeşini, dostunu kayırmak için yalancı şahitlik yapmaz.
32. Müslüman İslam Şeriatinin kabul etmediği, küfür olarak gördüğü bâtıl yeminleri etmez.
33. Müslüman aklı, kültürü, imkanları derecesinde ya doğrudan doğruya, ya dolaylı olarak, yapanları destekleyerek emr-i mâruf ve nehy-i münker yapar.
34. Müslüman riyasete, vazifeye talip olmaz. Matlub (istenen) olursa, ehliyeti yoksa yine kabul etmez.
35. Müslüman kendi günah ve hatalarına, İslam aleminin feci’ durumuna, insanlığın haline, dünyanın kötülüklerle dolu olmasına, âhir zaman alametlerine bakar ve ya göz yaşı dökerek, yahut kalbinden ağlar.
36. Müslüman, zamandan ve mekandan münezzeh olan Allahü Teala hazretlerine dönüktür.
37. Müslümanın seyyidi, sultanı, reisi, âmiri, imamı, değişmez başkanı Resul-i Kibriya aleyhi ekmelüttahaya Efendimiz (Salat ve selam olsun ona) hazretleridir.
38. Müslümanın dünya ve hukuk nizamı Şeriat-i Garra-i Ahmediyyedir.
39. Müslümanın yüreğinde hüsn-i hâtime korkusu ve endişesi vardır.
40. Müslüman kıldığı namazlar, tuttuğu oruçlar ve diğer ibadetler dolayısı ile ‘ucba ve gurura kapılmaz, aksine istiğfar eder. Çünkü Allaha layık kulluk edememektedir.
41. Müslüman Allahın, Resulünün, İslamın, imanın, Kur’anın, Sünnetin, Şeriatin, fıkhın, İslam ahlakının düşmanı olan Kezzablara, Deccallara, Süfyanlara düşmandır. Onlara zerrece muhabbet etmez, onları zerrece desteklemez.
42. Müslüman bütün insanlığı Resulullahın ümmeti kabul eder. Müslümanlar Ümmet-i İcabet’tir, gayr-i müslimler Ümmet-i Davet’tir.
43. Müslüman yeryüzünde Allahın şahididir.
44. Müslüman şarlatanlık ve soytarılık yapmaz.

45. Müslümanın güzel ahlakına, iyi ahvaline, faziletlerine, güvenilir bir insan olduğuna, adaletine, doğruluk ve dürüstlüğüne düşmanları ve karşıtları bile şahitlik eder.

13 Mart 2014

2014 YGS GİRİŞ YERLERİ



2014 YGS'ye giriş yerleri açıklandı. Sınava hazırlanan adaylar YGS'ye giriş yerlerini ÖSYM'nin www.osym.gov.tr internet adresinden öğrenebilecek.

Sınav yerlerini aşağıda yer alan ÖSYM'nin sitesinden öğrenebilirsiniz...

TIKLA ÖĞREN....

2014 YGS 23 Mart Pazar günü yapılacak ve Adaylar Sınav giriş yerleri ve sınav giriş belgesi bilgilerini 13 Mart 2014 tarihinden itibaren Aday işlemleri servisi ais.osym.gov.tr adresinden öğrenebilecektir. 2014 YGS sınavı aday işlemlerini aşağıdaki linke tıklayarak ais.osym.gov.tr adresinden öğrenebilirsiniz.

Yükseköğretime Geçiş Sınavı; Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri olmak üzere 4 bölümden oluşur. Her bölümden 40 soru olmak üzere toplamda 160 soru sorulmaktadır. Sınav süresi, tek oturumda 160 dakikadan oluşmaktadır.

 

Lisans Yerleştirme Sınavı'na girmeye hak kazanabilmek için herhangi bir puan türünde 180 puanın geçilmesi gerekir. Sınava giren adayın sınav sonuçları; YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5, YGS-6 olmak üzere 6 farklı puan olarak açıklanır.

 

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) Tarihi, Saati ve Süresi: 23 Mart 2014 (Pazar), 10.00, 160 dakika Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) Başvuru Tarihleri: 21-30 Nisan 2014

 

LYS-1: Lisans Yerleştirme Sınavı-1 (Matematik) Tarihi, Saati ve Süresi: 15 Haziran 2014 (Pazar),10.00, 135 dakika LYS-5: Lisans Yerleştirme Sınavı-5 (Yabancı Dil) Tarihi, Saati ve Süresi: 15 Haziran 2014 (Pazar), 14.30, 120 dakika

 

LYS-2: Lisans Yerleştirme Sınavı-2 (Fen Bilimleri) Tarihi, Saati ve Süresi: 21 Haziran 2014 (Cumartesi), 10.00, 135 dakika

 

LYS-3:Lisans Yerleştirme Sınavı-3 (Edebiyat-Coğrafya) Tarihi, Saati ve Süresi: 22 Haziran 2014 (Pazar), 10.00, 120 dakika

 

LYS-4: Lisans Yerleştirme Sınavı-4 (Sosyal Bilimler) Tarihi, Saati ve Süresi: 14 Haziran 2014 (Cumartesi), 10.00, 135 dakika

 

2014 ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME SİSTEMİ - GİRİŞ BELGESİ DÖKÜMÜ

09 Mart 2014

TELEFON VERİCİSİ SU DEPOSUNUN ÇAPRAZINDA

TURKCELL, VODAFONE VE AVEA KÖYÜMÜZDE  ÇEKİYOR

Hangi il ne zaman oy verecek

Yüksek Seçim Kurulu 30 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde oy verme işlemleri ile ilgili bilgileri yayımladı.
YSK'dan oy verme işlemleri sırasında dikkat edilecek hususlarla ilgili bilgiler şöyle sıralandı:
OY VERME SAATLERİ;
07.00 - 16.00 saatleri arasında;
Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüshane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis
08.00 - 17.00 saatleri arasında;
Yukarıda adları yazılı illerin dışında kalan diğer iller
KİMLER HANGİ SEÇİM TÜRLERİ İÇİN OY KULLANACAK?
Köyde; İl genel meclisi üyeliği seçimi, Köy muhtarlığı ve köy ihtiyar meclisi üyeliği seçimi,
Büyükşehir olmayan illerde; İl genel meclisi üyeliği seçimi, Belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği seçimi, Mahalle muhtarlığı ve mahalle ihtiyar heyeti üyeliği seçimi,
Büyükşehirlerde; Büyükşehir belediye başkanlığı seçimi, Belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği seçimi, Mahalle muhtarlığı ve mahalle ihtiyar heyeti üyeliği seçimi,
Büyükşehir olan iller: Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskisehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdag, Trabzon Ve Van
SEÇMENİN KİMLİK TESPİTİNDE
Seçmenin kimlik tespitinde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşıyan; Nüfus cüzdanı, Resmî daireler veya iktisadi devlet teşekküllerince verilen soğuk damgalı kimlik kartı, Pasaport, Evlenme cüzdanı, Askerlik belgesi, Sürücü belgesi, Avukatlık kimlik belgesi gibi kimliğini tereddütsüz ortaya koyan resimli, resmî nitelikteki belgelerden birinin ibrazı gerekmektedir.
Üzerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası olmayan resimli ve resmî bir kimlik belgesi ibraz eden seçmenin oy kullanabilmesi için bu belgelerin yanında ayrıca seçmen bilgi kâgıdını veya nüfus müdürlüklerince verilmiş nüfus kayıt örneğini ibraz etmesi sarttır.
CEZA İNFAZ KURUMLARINDA
Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde tutuklu ya da taksirli suçlardan hükümlü bulunan seçmenlerden yukarıda sayılan kimlik belgeleri bulunmayanlar için cezaevi idaresince verilmiş belge kimlik belgesi yerine geçer.
Belediyeler ile köy veya mahalle muhtarlarınca düzenlenip onaylanan kimlik belgeleri seçmenin kimliğinin tespitinde geçerli değildir.
Seçmenler oylarını aşağıdaki sırada kullanacaklardır;
TURUNCU ZARF: İl genel meclisi üyeliklerine ilişkin TURUNCU renkli birleşik oy pusulası TURUNCU renkli zarfa;
MAVİ ZARF: Belediye başkanlığına ilişkin MAVİ renkli birleşik oy pusulası ile belediye meclis üyeliğine ilişkin SARI renkli birleşik oy pusulası ile Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin BEYAZ renkli birleşik oy pusulası MAVİ renkli zarfa;
MOR ZARF: Köy seçimlerinde köy muhtarı ile köy ihtiyar meclisi üyelerinin birlikte yazılı oldugu oy pusulası, mahalle seçimlerinde mahalle muhtarı ile mahalle ihtiyar heyeti üyelerinin birlikte yazılı oldugu oy pusulası MOR renkli zarfa.

06 Mart 2014

Erzurum'da Kadın Hafızlar Taç Giydi

Erzurum'da beş Kur'an kursundan 26'sı bayan 28 hafıza taç giydirmek için düzenlenen törende, aileleler gözyaşlarını tutamadı Vali Altıparmak: "2 milyara yakın Müslüman var ama öldüren Yahudi, öldüren Hristiyan, öldüren Pagan hatta öldüren Müslüman, ölen hep Müslüman. Demek ki bir yanlışlık var, bu.
Erzurum'da beş Kur'an kursundan 26'sı bayan 28 hafıza taç giydirmek için düzenlenen törende, aileler gözyaşlarını tutamadı. Sertifikaları verilen hafızlar, altınla ödüllendirildi.
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Hafızların Taç Giyme" programına, Vali Ahmet Altıparmak, AK Parti Erzurum milletvekilleri Fazilet Dağcı Çığlık ve Cengiz Yavilioğlu, Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Eyüp Tavlaşoğlu, İl Müftüsü Hasan Çınar ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Solakzade Camisi imam hatibi Ali Turhan'ın Ku'an-ı Kerim tilavetinin ardından kadınlardan oluşan grup, ilahiler okudu. Palandöken ilçesindeki 36 Kur'an kursu içerisinden 5 kurstan 26'sı bayan, 28 hafız çıktı. 2 bin 529 kişinin eğitim gördüğü kurslardan hafızlığı kazanan 28 kişiye, törende sertifikaları verilerek, altınla ödüllendirildi. Hafızların aileleri, çocukları sahneye çıktığında gözyaşlarını tutamadı. 
Vali Altıparmak, burada yaptığı konuşmada, Müslüman bir ailede doğmanın büyük bir şans olduğunu belirterek, bugünleri yaşamanın önemli olduğunu ifade etti.
Maneviyat arttığı zaman sevginin de arttığını vurgulayan Altıparmak, şunları kaydetti:
"2 milyara yakın Müslüman var ama öldüren Yahudi, öldüren Hristiyan, öldüren Pagan hatta öldüren Müslüman, ölen hep Müslüman. Demek ki bir yanlışlık var, bu işte. Okuyoruz, öğreniyoruz, inanıyoruz ama hayatımıza, dünyamıza tesir etmiyor. Şu anda Türkiye'nin yaşadığı durum ve ölen Müslümanlar dünyanın her bir yanında. Demek ki bir yanlışımız var. Bir yanlış yola gidiyoruz. Etkileyecek şekilde, yönlendirecek şekilde doğruyu algılamakta biraz kusurluyuz herhalde. Bu manada inancımız., ölçülerimizi belirlemiş." 
Altıparmak, "Vali olabilir, hakim olabilir, doktor olabilirsiniz ama merhamet sahibi, vicdan sahibi olması çok çok önemli" diye konuştu.
Palandöken Müftüsü Mustafa Baytar da Kur'an kurslarının din eğitiminin yanı sıra milli ve manevi değerlerin öğretildiği, Kur'an-ı Kerim'in doğru öğrenildiği eğitim kurumları olduğunu söyledi.
Kur'an kurslarına devam eden gençlerin, aynı zamanda ortaokul ve lisedeki eğitimlerini de aksatmadan devam ettirdiklerini vurgulayan Baytar, "Kurslarımızda geçen yıl Kırgızistan'dan 4 kişi hafız oldu. Ülkelerine dönerek, orada bu hizmeti veriyorlar" dedi. - Erzurum

05 Mart 2014

TEREYAĞI YUMURTA VE KIRMIZI ETİ EKSİK ETMEYİN

Uzmanlar, yüksek kalori içerdiği için diyet programlarına dahil edilmeyen tereyağı, yumurta ve kırmızı etin öğünlerden çıkarılmaması gerektiği konusunda rejime girenleri uyarıyor.

DÜ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, protein ve yağın zararlı ve kanserojen gösterilmesi konusunda kırmızı etle bağırsak kanseri arasında bağlantı kurulduğunu belirtti.

Her türlü yanmış, kömürleşmiş, fazla pişirildiği için proteinleri denature olmuş, bozulmuş besinin kanserojen etkileri olduğunu vurgulayan Arslanoğlu, şunları söyledi:

"Tabii ki besinlerle ilk karşılaşan kısımlarımızdan biri de bağırsak olduğu için risk altında ama bu pişirme şekliyle, dengesiz beslenme, bir tarafa doğru beslenmeyle ilgili. Ne kırmızı eti, ne yumurtayı, ne tereyağını hayatımızdan uzaklaştırmamamız lazım. Bu üçlü adeta günah keçisi olarak ilan edildi. Sakatat ve deniz kabuklularının da 'kolesterolü yüksek' diyerek, diyetten uzaklaştırılması doğru değil. Kolesterol tabii ki besinlerde var. Yumurta sarısında yoğun. Kırmızı etin ve tereyağın içerisinde yüksek oranda doymuş yağlar var. Biz 'kalp krizinden kurtulalım' diye doymuş yağlardan ve kolesterolden kaçacak olursak, hem kalp kasımızın en önemli besleyicilerinden hem değerli aminoasitlerden hem de yine kalp kasını destekleyen, çalışmasını kolaylaştıran, zarlarını stabilize eden hatta sinir sisteminin, beynin, nöronların ve tüm diğer değerli dokularımızın korunmasını sağlayan esansiyel yağlardan da kaçmış oluyoruz.

Sadece doymamış yağ ile beslenmek sanıldığı gibi organizma için sağlıklı değil. Doğru oranı tutturmak gerekiyor."

Kolesterolün besinlerdeki yağlar nedeniyle yükseldiği tezine karşı olduğuna dikkati çeken Arslanoğlu, kolesterolü, karaciğerde sentez edilen molekül bulunduğunu, ihtiyaç duyulduğunda vücudun üretme yeteneği varsa yükseleceğini sözlerine ekledi.

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ