BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN
2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi 55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...
13 Ocak 2010
HALİL İBRAHİM BEREKETİYLE BEREKETLENDİR BİZİ
Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.
Büyüğü Halil, küçüğü ise İbrahim.
Halil, evli çocuklu, İbrahim ise bekârmış.
Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin.
Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş,bununla geçinip giderlermiş.
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı,ikiye ayırmışlar.
İş kalmış taşımaya.
Halil, bir teklif yapmış :
"İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle".
Peki, abi demiş İbrahim...
Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .
O gidince, düşünmüş İbrahim:
Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine
Böyle demiş ve
Kendi payından bir miktar atmış onunkine...
Az sonra Halil çıkagelmiş.
Haydi İbrahim. De miş, önce sen doldur da taşı ambara.
"Peki abi".
İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.
O gidince, Halil düşünür bu defa:
Der ki: "Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek".
Böyle düşünerek, kendi payından atar onunkine birkaç kürek.
Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.
Bu, böyle sürüp gider.
Ama birbirlerinden habersizdirler.
Nihayet akşam olur,karanlık basar.
Görürler ki, bitmiyor buğdaylar,hatta azalmıyor bile.
Hak Teala bu hali çok beğenir.
Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...
Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.
Şaşarlar bu işe...
Aksine çoğalır buğdayları,dolar taşar ambarları.
Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı: Halil İbrahim bereketidir.
EVİNİZE VE HAYATINIZA, CENAB-I ALLAH'TAN HALİL İBRAHİM BEREKETİ DİLERİM.
Büyüğü Halil, küçüğü ise İbrahim.
Halil, evli çocuklu, İbrahim ise bekârmış.
Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin.
Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş,bununla geçinip giderlermiş.
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı,ikiye ayırmışlar.
İş kalmış taşımaya.
Halil, bir teklif yapmış :
"İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle".
Peki, abi demiş İbrahim...
Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .
O gidince, düşünmüş İbrahim:
Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine
Böyle demiş ve
Kendi payından bir miktar atmış onunkine...
Az sonra Halil çıkagelmiş.
Haydi İbrahim. De miş, önce sen doldur da taşı ambara.
"Peki abi".
İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.
O gidince, Halil düşünür bu defa:
Der ki: "Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek".
Böyle düşünerek, kendi payından atar onunkine birkaç kürek.
Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.
Bu, böyle sürüp gider.
Ama birbirlerinden habersizdirler.
Nihayet akşam olur,karanlık basar.
Görürler ki, bitmiyor buğdaylar,hatta azalmıyor bile.
Hak Teala bu hali çok beğenir.
Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...
Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.
Şaşarlar bu işe...
Aksine çoğalır buğdayları,dolar taşar ambarları.
Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı: Halil İbrahim bereketidir.
EVİNİZE VE HAYATINIZA, CENAB-I ALLAH'TAN HALİL İBRAHİM BEREKETİ DİLERİM.
12 Ocak 2010
DEMİRCİLER KÖYÜNDEN DÜĞÜN VİDEOSU
Köylümüz Bilal YILLDIZ'ın düğününden bir görünüm.Kısır gecesi olarak Tortum'da tertiplenen düğüne az sonra videoda izleyeceğiniz-düğünlerin olmazsa olmazı köyümüzün medar-ı iftiharı,üstat Mustafa ağabeyi- ve köylülerimizi tulum eşliğinde izleyeceksiniz.
Allah (cc) mesut etsin.
Bilal YILDIZ'ın diğer videosunu izlemek için TIKLAYINIZ
Allah (cc) mesut etsin.
Bilal YILDIZ'ın diğer videosunu izlemek için TIKLAYINIZ
11 Ocak 2010
DERS ALINMIŞ BAŞARISIZLIK EN BÜYÜK BAŞARIDIR.
Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer.
Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır.
En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten
kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar
verir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Herbiri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığına, sesini keser.
Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra, çiftci kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz. Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta, toprağı aşağıya silkeleyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır.
Bir süre sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır!
Hayat üzerinize hep toprak atacaktır; her türlü pislik ile.
Kuyudan çıkmanın sırrı, bu pisliği silkeleyip bir adım yükselmektir.
Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır. En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkabiliriz.
Silkelenin ve biraz daha yukarı çıkın.
Mutlulugun 5 basit kuralını unutmayınız:
1. Kalbinizi nefretten arındırın - Affedin.
2. Düşüncelerinizi endişelerinizden arındırın - Çoğu zaten hiç gerçekleşmez.
3. Basit yaşayın ve elinizdekilerin kıymetini bilin.
4. Daha çok verin.
5. Daha az bekleyin.
Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır.
En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten
kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar
verir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Herbiri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığına, sesini keser.
Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra, çiftci kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz. Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta, toprağı aşağıya silkeleyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır.
Bir süre sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır!
Hayat üzerinize hep toprak atacaktır; her türlü pislik ile.
Kuyudan çıkmanın sırrı, bu pisliği silkeleyip bir adım yükselmektir.
Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır. En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkabiliriz.
Silkelenin ve biraz daha yukarı çıkın.
Mutlulugun 5 basit kuralını unutmayınız:
1. Kalbinizi nefretten arındırın - Affedin.
2. Düşüncelerinizi endişelerinizden arındırın - Çoğu zaten hiç gerçekleşmez.
3. Basit yaşayın ve elinizdekilerin kıymetini bilin.
4. Daha çok verin.
5. Daha az bekleyin.
04 Ocak 2010
İŞE GİRİŞ MÜLAKATINDA ÇIKABİLECEK SORULAR
İşe giriş mülakatında çıkabilecek soruları mutlaka okumalısınız.
İşe giriş mülakatında yönetici adayları için hazırlanmış ve dünyanın her yerinde geçerli şu 30 olası (hatta kaçınılmaz) soruya hazırlıksız yakalanmamakta fayda var:
ÖSS geçirmiş gençler, ’eski sınavlarda çıkmış, yeniden çıkabilecek sorulara hazırlanmak’ konusunda zaten tecrübeli. İşe giriş mülakatında karşınıza çıkabilecek soruların tamamını tahmin hatta hayal etmek tabii ki mümkün değil. Ama en azından, Le Journal du Net’in hazırladığı, yönetici adayları için hazırlanmış ve dünyanın her yerinde geçerli şu 30 olası (hatta kaçınılmaz) soruya hazırlıksız yakalanmamakta fayda var:
1- Niçin bizimle çalışmak istiyorsunuz?
2- Kendi hakkınızda bize ne anlatabilirsiniz?
3- Şirketimiz hakkında ne biliyorsunuz?
4- Şirketimize pozitif katkınızın ortaya çıkması için sizce ne kadar bir süreye ihtiyacınız var?
5- Çalışma / yönetim şeklinizi bize biraz anlatabilir misiniz?
6- Şu anki (en son) işinizde, sizi en çok mutlu / mutsuz eden neydi?
7- Siz bize başkalarının veremeyeceği ne verebilirsiniz?
8- Yönetici pozisyonunun en zor yanı nedir sizce?
9- CV’nize bakınca bu görev için fazla nitelikli (kalifiye) görünüyorsunuz. Ne dersiniz?
10- Size, yapmakta olduğunuz görevin bütün avantajlarını terk ederek yeni bir görev önerilse, ne yapardınız?
11- İşe alımlarda yanıldığınız oldu mu?
12- Riski sever misiniz?
13- Stresli bir insan olduğunuzu söyleyebilir misiniz? Acil bir durum, ciddi bir sorun karşısında tutumunuz ne olur genelde?
14- Başvurduğunuz pozisyonu bize tarif eder misiniz.
15- Gereğinde otoriter olmayı bilir misiniz?
16- Uzun dönemli hedefleriniz neler?
17- Şirketimizde ne kadar süreyle çalışmayı hedefliyorsunuz?
18- İyi bir yönetici misiniz? Bir kaç örnek verebilir misiniz?
19- Önceki işinizi niye terk ettiğinizi (terk etmeyi düşündüğünüzü) söyler misiniz.
20- Tepe yönetici olacak potansiyele sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?
21- Bu görevin sizce ’artısı’ nedir? Ve ’eksisi’ nedir?
22- Sizi niye işe alalım sizce? (Siz olsanız sizi işe alır mıydınız? Niye?)
23- Birini işe alırken, neye bakarsınız, ne ararsınız?
24- Bir işte, bir görevde ne ararsınız? Beklentileriniz neler?
25- Sektörümüzde ileriye dönük hangi büyük eğilimleri gözlemliyorsunuz?
26- Başvurduğunuz iş / görev için doğru maaş ne kadardır sizce?
27- Şu anki (veya işe kabulünüz halinde çalışacağınız) üst yöneticiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?
28- Bu yaşta gelirinizin daha yüksek olması gerekmez miydi?
29- Geçmişte personel çıkarmanız gerekti mi? Gerektiyse niçin ve bu süreci nasıl yönettiniz?
30- Küçükken, nasıl bir gelecek, nasıl bir çalışma hayatı hayal ederdiniz?
İşe giriş mülakatında yönetici adayları için hazırlanmış ve dünyanın her yerinde geçerli şu 30 olası (hatta kaçınılmaz) soruya hazırlıksız yakalanmamakta fayda var:
ÖSS geçirmiş gençler, ’eski sınavlarda çıkmış, yeniden çıkabilecek sorulara hazırlanmak’ konusunda zaten tecrübeli. İşe giriş mülakatında karşınıza çıkabilecek soruların tamamını tahmin hatta hayal etmek tabii ki mümkün değil. Ama en azından, Le Journal du Net’in hazırladığı, yönetici adayları için hazırlanmış ve dünyanın her yerinde geçerli şu 30 olası (hatta kaçınılmaz) soruya hazırlıksız yakalanmamakta fayda var:
1- Niçin bizimle çalışmak istiyorsunuz?
2- Kendi hakkınızda bize ne anlatabilirsiniz?
3- Şirketimiz hakkında ne biliyorsunuz?
4- Şirketimize pozitif katkınızın ortaya çıkması için sizce ne kadar bir süreye ihtiyacınız var?
5- Çalışma / yönetim şeklinizi bize biraz anlatabilir misiniz?
6- Şu anki (en son) işinizde, sizi en çok mutlu / mutsuz eden neydi?
7- Siz bize başkalarının veremeyeceği ne verebilirsiniz?
8- Yönetici pozisyonunun en zor yanı nedir sizce?
9- CV’nize bakınca bu görev için fazla nitelikli (kalifiye) görünüyorsunuz. Ne dersiniz?
10- Size, yapmakta olduğunuz görevin bütün avantajlarını terk ederek yeni bir görev önerilse, ne yapardınız?
11- İşe alımlarda yanıldığınız oldu mu?
12- Riski sever misiniz?
13- Stresli bir insan olduğunuzu söyleyebilir misiniz? Acil bir durum, ciddi bir sorun karşısında tutumunuz ne olur genelde?
14- Başvurduğunuz pozisyonu bize tarif eder misiniz.
15- Gereğinde otoriter olmayı bilir misiniz?
16- Uzun dönemli hedefleriniz neler?
17- Şirketimizde ne kadar süreyle çalışmayı hedefliyorsunuz?
18- İyi bir yönetici misiniz? Bir kaç örnek verebilir misiniz?
19- Önceki işinizi niye terk ettiğinizi (terk etmeyi düşündüğünüzü) söyler misiniz.
20- Tepe yönetici olacak potansiyele sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?
21- Bu görevin sizce ’artısı’ nedir? Ve ’eksisi’ nedir?
22- Sizi niye işe alalım sizce? (Siz olsanız sizi işe alır mıydınız? Niye?)
23- Birini işe alırken, neye bakarsınız, ne ararsınız?
24- Bir işte, bir görevde ne ararsınız? Beklentileriniz neler?
25- Sektörümüzde ileriye dönük hangi büyük eğilimleri gözlemliyorsunuz?
26- Başvurduğunuz iş / görev için doğru maaş ne kadardır sizce?
27- Şu anki (veya işe kabulünüz halinde çalışacağınız) üst yöneticiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?
28- Bu yaşta gelirinizin daha yüksek olması gerekmez miydi?
29- Geçmişte personel çıkarmanız gerekti mi? Gerektiyse niçin ve bu süreci nasıl yönettiniz?
30- Küçükken, nasıl bir gelecek, nasıl bir çalışma hayatı hayal ederdiniz?
03 Ocak 2010
ŞÜKÜR ERZURUM'A KAR YAĞDI
Ocak ayının üçüncü gününde Allah(cc)'a şükür kar yağdı.Uzun zamandır kar yağmamıştı.Kar saflığı, temizliği, merhameti simgeler.Gündüz hava sıcaktı bir taraftan da erimeye başladı.Akşam, sürücülere biraz zor oldu.Buz üstünde araba sürüyorsun.Yani dans ediyorsun.Allah(cc)'ım yazımızı yaz ede, kışımızı kış ede.(Amin)Şimdi Erzurum'dan birkaç kış resmi seyredelim.


01 Ocak 2010
2010 YILI ÇOCUKLARI SEVME YILI OLSUN
Çocukları yetiştirmek anne ve babaların başta gelen görevlerindendir.Ama günümüzde bazı anne ve babalar çocuklarını maddi olarak doyurduklarında zannediyorlar ki çocuklarımızı iyi yetiştirdik.Malesef çocuklarımızı manevi olarak iyi yetiştirmek için gayret etmeliyiz.Çocukalrımıza Allah, peygamber, vatan, millet, devlet sevgisini vermeliyiz.Çocuklarınıza merhamet ediniz.Bu konuda bakın Peygamber Efendimiz Hz. Muhammet (SAV) bir bedevi arasında şöyle bir konuşma geçmiştir.
Adamın biri efendimize "benim on çocuğum var ama hiçbirini şimdiye kadar öpmedim" demiş Bunun üzerine efendimiz "Allah senin kalbinden merhameti çıkarmışsa ben ne yapabilirim" demiş .Umarım merhameti Allah(cc)bizden almamıştır.
ÇOCUKLARI,ÇOCUKLARINIZI SEVİN.
ŞİMDİ BİR ÇOCUK VİDEOSU İZLEYELİM
İzlediğiniz videodaki çocuk Hasan & Tuba YIDIZ'ın kızı Rümeysa Yıldız.
Adamın biri efendimize "benim on çocuğum var ama hiçbirini şimdiye kadar öpmedim" demiş Bunun üzerine efendimiz "Allah senin kalbinden merhameti çıkarmışsa ben ne yapabilirim" demiş .Umarım merhameti Allah(cc)bizden almamıştır.
ÇOCUKLARI,ÇOCUKLARINIZI SEVİN.
ŞİMDİ BİR ÇOCUK VİDEOSU İZLEYELİM
İzlediğiniz videodaki çocuk Hasan & Tuba YIDIZ'ın kızı Rümeysa Yıldız.
HER DERDE DEVA SALEP
Kışın sevilen içeceği salepin yararları saymakla bitmiyor...
Kış günlerinin geleneksel içeceği salepin nelere iyi geldiğini biliyor musunuz?
Bir kilogramı, 2 bin 500 yabani orkideden elde edilen salep, öksürüğe ve sindirim sistemine iyi geliyor, enerji veriyor, zihni açtığı biliniyor.
Yabani orkidelerin köklerinden elde edilen toz ile sütün muhteşem bileşimi... Üzerine tarçınla, kış mevsiminin sevilen içeceği haline geliyor.
Salepin yararlarını anlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Mehlika Öktem şu bilgileri veriyor: "Soğuk algınlığı ve solunum yolu enfeksiyonlarında almanız gereken içeceklerden bir tanesidir. Çünkü içindeki müsilaj, dokuların üzerinde katman oluşturarak öksürüğümüzün kesilmesinde görev alır."
Toz salep, aktarda kilosu 200 liradan alıcı buluyor. Bir kilogram süte, bir tatlı kaşığı kullanılarak evde hazırlanması da mümkün.
Türkiye, dünyanın sayılı salep üreticilerinden...
"Tüketimde Aşırıya Kaçmayın"
Beslenme uzmanları, Anadolu insanının bu avantajdan yararlanmasını öneriyor. Ancak"Tüketimde aşırıya kaçmayın, haftada bir kaç fincanı geçmeyin" uyarısında da bulunuyorlar.
Günümüzde kahve ve çaylar o kadar hayatımıza girdi ki, salebi unuttuk. Halbuki beslenme uzmanları; "Yazın dondurma kışın salep" diyor.
Kış günlerinin geleneksel içeceği salepin nelere iyi geldiğini biliyor musunuz?
Bir kilogramı, 2 bin 500 yabani orkideden elde edilen salep, öksürüğe ve sindirim sistemine iyi geliyor, enerji veriyor, zihni açtığı biliniyor.
Yabani orkidelerin köklerinden elde edilen toz ile sütün muhteşem bileşimi... Üzerine tarçınla, kış mevsiminin sevilen içeceği haline geliyor.
Salepin yararlarını anlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Mehlika Öktem şu bilgileri veriyor: "Soğuk algınlığı ve solunum yolu enfeksiyonlarında almanız gereken içeceklerden bir tanesidir. Çünkü içindeki müsilaj, dokuların üzerinde katman oluşturarak öksürüğümüzün kesilmesinde görev alır."
Toz salep, aktarda kilosu 200 liradan alıcı buluyor. Bir kilogram süte, bir tatlı kaşığı kullanılarak evde hazırlanması da mümkün.
Türkiye, dünyanın sayılı salep üreticilerinden...
"Tüketimde Aşırıya Kaçmayın"
Beslenme uzmanları, Anadolu insanının bu avantajdan yararlanmasını öneriyor. Ancak"Tüketimde aşırıya kaçmayın, haftada bir kaç fincanı geçmeyin" uyarısında da bulunuyorlar.
Günümüzde kahve ve çaylar o kadar hayatımıza girdi ki, salebi unuttuk. Halbuki beslenme uzmanları; "Yazın dondurma kışın salep" diyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN
TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33
IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414
POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47
BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ
Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ