BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

18 Aralık 2022

Bunları Yapıyorsak Başka Günaha Gerek Yok

Tembellik ve nefse esir olmak:



Günahlarımızın çoğalmasına rağmen bir türlü tevbeyi hatırlayamıyorsak, uykuya, yemeğe ve tembelliğe aşırı bir düşkünlüğümüz varsa, sürekli mazeret üretip sızlanıyor ve hiçbir işin ucundan tutmuyorsak bütün hayatımızı kuşatabilecek bir tehlikenin içindeyiz demektir.

Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Kişinin hatalarının ve günahlarının çok olması, yumuşak huyluluğunun ve güzel ahlakının eksik, doğruluğunun da az olması, gece boyu leş gibi uyuması, gündüz de boş boş oturması, tembel olması, sürekli sızlanması ve şikâyet etmesi, cimri ve aç gözlü olması kişiye dindeki kötülü¬ğü bakımından yeter.”
(Camiu’s-Sağir)

***
Aileyi ihmal etmek:


Ailemizi ve çoluk çocuğumuzu ihmal ediyorsak, onlara gerekli vakti ayırmıyorsak, maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamıyorsak dünyamızı da ahiretimizi de tehlikeye atıyoruz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, günah olarak kendi¬sine yeter.”
(Müslim)
***

Dedikoducu olmak ve laf taşımak:


Hiçbir sırrı saklayamıyorsak, her duyduğumuzun peşine takılıp onu başkalarına da duyuruyorsak, sosyal medya da her gördüğümüzü paylaşıyorsak, yanında bir şey konuşulamayacak insanlar haline gelmişsek kendimizi, kendi dilimizle tehlikeye atıyoruz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Her duyduğunu gidip başka birilerine söylemesi, kişiye günah olarak yeter.” (Ebu Davud)
***


Nimete nankörlük etmek:

Elimizdeki nimetlerin kıymetini bilmiyorsak, Allah’ın verdiği nimetlere nankörlük yapıyorsak, önümüze konan nimetlere burun kıvırıyorsak büyük bir nankörlük fırtınası bizi tehdit ediyor demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Kendisine ikram edilen yemeğe burun kıvırması, kişiye kötülük olarak yeter.” (Camiu’s-Sağir)
***

Tartışmacı ve düşmanca bir karaktere sahip olmak:


Her girdiğimiz ortamdan kavga, tartışma, sürtüşme ve kırgınlıklarla ayrılıyorsak, dostlarımızı bile kendimize düşman ediyorsak, çevremizde kimse kalmadıysa bu kötü ahlakımız bizim için tehlike olarak yeter demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki “Devamlı düşmanlık yapan, sürekli sürtüşen ve tartışan bir karakterde olmak kişiye günah olarak yeter.”
(Tirmizi)

***
Gevezelik, cimrilik ve hayasızlık:


Bir türlü dilimize hâkim olamıyorsak, müstehcen ve küfürlü konuşmaların müptelası olmuşsak, utanma duygumuzu iyice yıpratmışsak, ne zamanımızdan ne de paramızdan fedakârlık yapamıyorsak tehlikeli bir uçurumdan düşmek üzereyiz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki “Geveze, utanmaz ve cimri bir karaktere sahip olmak kişiye kötülük olarak yeter.” “Kişinin kötü davranışlı, dili bozuk ve korkak olması kötülük olarak ona yeter.” (Beyhaki)
***


Müslümanı hor görmek:


İnsanlara malına ve makamına göre değer veriyorsak, garipleri ve kimsesizleri hor görüyorsak, Müslüman kardeşlerimize hakaret edip onları küçük düşürüyorsak kendimizi büyük bir kul hakkı fırtınasının içine atıyoruz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki “Din kardeşini hor ve hakir görmek kişiye kötülük olarak yeter. Müslümanın her şeyi, malı, namusu ve kanı da Müslümana haramdır.”
(Müslim)

***

Ayıp araştırmak:


Sürekli ayıp araştırıp duruyorsak, başkalarının kusurlarını konuşmaktan ve gizli hallerini araştırmaktan büyük bir zevk duyuyorsak, insanlar elimizden ve dilimizden emin değillerse bize bir ömür günah olarak yetecek işler yapıyoruz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki “Şu üç şey kişiye ayıp olarak yeter. Kendi kusurunu görmeyip başkalarındaki aynı kusuru görmesi. Kendi utanç verici hâlini görmeyip başkalarının aynı durumundan utanç duyması. Oturup kalktığı kimselere sıkıntı vermesi.” (Camiu’s-Sağir)

Abdulaziz KIRANŞAL
Milli Gazete

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU

   O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)


 Köylümüz İbrahim KAPLAN 23 Eylül 2022  Cuma günü rahmetli oldu. Cenazesi 23 Eylül 2022 öğle namazına müteakkip köyden kaldırılacaktır. Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin.
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım. 

12 Eylül 2022

6 ÖĞÜT

105 yaşında hayata gözlerini yuman Japon bir doktorun, tüm insanlık için sıraladığı 6 öğüt de hayli ilgi görüyor. Söz konusu öğütler, sosyal medyada bir kez daha gündeme geldi.

 İşte Japon doktorun ölmeden önce uzun yaşam için verdiği 6 öğüt:

  1. Mümkün oldukça geç emekli ol
  2. Kilona dikkat et
  3. Mutlu olacağın şeyler yap
  4. Öğrendiklerini başkaları ile paylaş
  5. Mal ve mülk sahibi olacağım takıntısı yapma
  6.  Merdivenleri çık, kaslarını daima çalıştır

02 Eylül 2022

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU

  O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)


 Köylümüz Lokman Bektaş 29 Ağustos 2022  Pazartesi günü rahmetli oldu. Cenazesi 30 Ağustos 2022 öğle namazına müteakkip köyden kaldırılacaktır. Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin.
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım. 

22 Ağustos 2022

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU

 O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)


 Köylümüz Fevzi Dürlü 16 Ağustos 2022  Salı günü rahmetli oldu. Cenazesi ikindi namazına müteakkip köyden kaldırılacaktır. Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin.
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım. 

04 Ağustos 2022

TATİLDE MÜSLÜMAN OLDUĞUMUZU UNUTMAYALIM

 Tatilde de Müslüman Olduğumuzu Unutmayalım


Tatil bize değerlerimizi unutturmasın:

Müslüman şahsiyet, camide Allah’ın huzurunda hangi bilinçle duruyorsa tatilde de, sahilde de, otelde de, yaylada da, AVM’de de aynı bilinçle hareket eder. Ortamların, mekânların, şartların değişmesiyle asla değerlerinin tahrip olmasına, erimesine müsaade etmez.

***

Tatil Allah’a yakınlaşmak için bir fırsattır:

Müslüman şahsiyet, modern kültürün büyüsüne kapılıp, diniyle, kültürüyle ve değerleriyle uyuşmayan tatil planlarına asla prim vermez. Onun için tatil, kendisini yenilemek, Allah’a yakınlaşmak, tefekkürünü arttırmak, ailesine ve çocuklarına vakit ayırabilmek, bolca okuyabilmek, kendi iç muhasebesini yapabilmek, ihmal ettiği akraba ziyaretlerini gerçekleştirebilmek demektir. 

***

Tatilde arayacağımız ilk şart helal bir zemindir:

Müslüman şahsiyet, tatil için plan ve program yaparken fiyat, şartlar ve zamandan önce helal bir tatil planı için gayret eder. Tatil adı altında yapacağı yolculukların, ziyaretlerin ve konaklamaların sonunda kendisini, ailesini ve çoluk çocuğunu büyük haram ve günah yükleriyle karşı karşıya bırakacak tatil planlarından şiddetle kaçınır.

***

Tatil ailemiz için doğal bir eğitimdir:

Müslüman şahsiyet, tatil yolculuğu vesilesiyle namazlarını, İslami görev ve vazifelerini asla ihmal etmez. Yolculuğu doğal bir eğitim fırsatına çevirerek, yolculuk esnasında namazların nasıl kılınacağına, bir Müslüman olarak yolculukta, seferde nelere dikkat edileceğine dair eş ve çocuklarına doğal bir eğitim ortamı oluşturur. Yolculuk esnasından diğer haramlardan uzak durduğu gibi israf haramından da uzak durur.

***

Tatil çocuklarımıza ideallerimizi hatırlatma fırsatıdır:  

Müslüman şahsiyet, tatil planını yaparken yaz tatili boyunca İslami eğitim alması gereken çocuklarının, bu eğitimlerden mahrum kalmaması için büyük önem gösterir ve tüm tatil planlarının merkezine çocuklarının Kur’an eğitimi başta olmak üzere onlara yönelik İslami eğitim programını yerleştirir. Onlara islami hedef ve idealler konusunda özel nasihatler eder.

***

Tatil asla emperyalist kültüre teslimiyet değildir:

Müslüman şahsiyet, tatil planı yaparken modern kültüründe etkisiyle kendisini İslami tatil adı altında otellerin insafına terk etmemek için direnir. Öncelikle akraba ziyareti yapabileceği, çocuklarını kendi kültürleriyle, toprakla, doğayla, akrabalarıyla buluşturabileceği bir tatil programı için gayret eder.  

***

Tatil haremlik-selamlık ve mahremiyet prensiplerimizi yok etmesin:

Müslüman şahsiyet, Rahat bir tatil yapmak adına ailesini haremlik-selamlık ve mahremiyet prensiplerinin dikkate alınmadığı otellere ve mekânlara götürüp, kendi değerlerini kendi elleriyle mahvetmez. 

***

Tatil helal gıda hassasiyetimizi zayıflatmasın:

Müslüman şahsiyet, kalacağı otellerde ve tatil mekânlarında ailesinin boğazından tek bir lokma haram bile geçmemesi için sürekli teyakküz halindedir. Bu mekanlarda kendisine ve ailesine servis edilen yemeklerin helalliğini, sunulan etlerin helal kesim olup olmadığını, gıdaların içerisinde haram olan katkı maddelerin olup olmadığını güvenilir kaynaklardan öğrenmeye ve ona göre hareket etmeye gayret eder.

***

Tatil yüksek bir maneviyat biriktirme fırsatıdır:

Müslüman şahsiyet, tatil için ziyaret ettiği ve geçtiği yerlerdeki manevi şahsiyetleri ziyaret ederek onların sohbetlerinden ve dualarından da faydalanmaya gayret eder. Gittiği yerlerde kabirleri bulunan sahabileri,  manevi şahsiyetleri ve Allah dostlarının kabirlerini ziyaret edip, hiç olmazsa bir fatiha okumayı ihmal etmez.

***

Tatil okumak için büyük bir fırsattır:

Müslüman şahsiyet, planladığı tatil süresince başta kendisi olmak üzere eşinin ve çocuklarının da en az bir kitap okuyup, bitirebilmesi için büyük gayret sarfeder ve gittiği yerlerde camiyi, cemaatle namazı asla ihmal etmez. 

Abdulaziz KIRANŞAL

Milli Gazete

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ