BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

15 Kasım 2016

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU


الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)
 Köylümüz Osman TİRYAKİ 15 Kasım 2016 Salı rahmetli oldu. 16 Kasım 2016 Çarşamba günü  Tortum Demirciler Köyü Camisinden Öğle namazı sonrasında kaldırılacaktır.Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım.
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

12 Kasım 2016

ZEKÂ BULMACASI BİLMECELER



1
Bembeyazdır görünce,
Serilir gündüz, gece,
Ay varken kalır ama, 
Gider güneş gelince.
2
Bu gelen aslan mıdır?
Gagası taştan mıdır?
Kanadı mora çalar,
Kendi gülistan mıdır?
3
Karadır katran gibi,
Sarıdır safran gibi,
Ucu var düdük gibi,
Biz bunu yedik gibi.
4
Ak şekerdir tadı yok,
Uçuşur kanadı yok.
Tül tül olur örter yeri,
Sıcak olur biter teri.
5
Az gitti, uz gitti,
Dere tepe düz gitti,
Altı ay bir güz gitti.
Uyanınca hepsi bitti.
6
Kan kırmızı, süt beyaz.
Fındık kabuğuna girer.
Kale kapısına sığmaz.
7
Bir kaşığa un koydum,
Ortasına kan koydum.
8
Mavi tarla üstünde,
Beyaz güvercin yürür.
9
Kestim kapı açıldı,
Boncuk boncuk saçıldı.
10
Bir kırmızı minare,
Göğe çıkmaz, girer yere.
11
Ufacık mil taşı,
Dolaşır dağı taşı.
12
Kabuğu var, içi yok,
Dayak yer, suçu yok.
13
İçi taş, dışı taş,
Ha dolaş, ha dolaş.
14
Hak teâlânın işi,
Tepesindedir dişi.

CEVAPLAR
1- Kar
2- Güvercin
3- Kara ciğer
4-Kar
5-Rüyâ
6-Cevabı sorunun  içinde; kan, süt, kale
7-Mangal, Kül, Ateş
8-Yelkenli
9-Nar
10-Havuç
11-Göz
12-Davul
13-Minare
14-Haşhaş

 

10 Kasım 2016

Sabahın sahibi var

Allah var keder yok” inancıyla yolumuzdan geri adım atmadan yürüyelim. “Sabahın sahibi var” sözünü hatırlayalım.
 
Kral, demirciyi çağırtıp “Yarına kadar bin tane çivi yapmazsan şafakta asılacaksın” demiş. Bir günde Bin çivinin yapılamayacağını bilen demirci hiçbir endişe duymadan çivi yapmaya başlamış. Yakınları ağlayıp sızlarken o çalışmaktan ağlamaya zaman bulamazmış. Kaygısızlığını hatırlatanlara da “Sabahın sahibi var” dermiş. Şafak yaklaşırken saraydan bir adam koşarak gelir. Yakınları ağlamayı hızlandırır. Saraydan gelen adam “Ne kadar yaptınsa hemen ver. Kral öldü tabutuna çakacağız” der.
 

07 Kasım 2016

Seçin birini veya birkaçını

Dört inanmış adam bir araya gelmişler ve ilçenin bütün mahalle ve köylerini dolaşarak ilköğretimden mezun olanların birincilerini ikincilerini ve üçüncülerini hedefe alarak İmam-Hatip okuluna kaydettirmeye başlamışlar ve illerinin öğrencisinden fazla öğrencinin bütün masraflarını da karşılamaya devam ediyorlar. Siz de bulunduğunuz il veya ilçede bunu yapabilirsiniz.

 
***
İslami kesimden uzak yaşadığı halde “Müslümanım” demekten keyif alan ama hiçbir bilgisi olmayan insanlarımız var. Bunlarla temasa geçip başta Kur’an okumasını anlamını ve ilmihal bilgilerini ücretsiz olarak öğretebilirsiniz ve bu yaptığınız eğitim işini kimseye söylemeden yapmalısınız. Açıklama işini o kişinin kendisi yapsın. Bu işleri yapan bazı arkadaşları dinleyince solmaya yüz tutan umut çiçeklerimin üzerine çiy düşüyor.
 
***
Bu yaşa gelinceye kadar haram yiyen kişiler haramiliği bırakmakla kalmasınlar, kimlerin hakkını yemişlerse onları ziyaret ederek güçleri oranında sahiplerine bu günkü değerinden haklarını geri versinler ve af dilesinler.
Bu yapılan bir taraftan tebliğdir, bir taraftan tevbedir.
 
***
Birilerini yanlış yollara çekmişseniz ve şimdi pişmansanız, yalnız pişmanlık yeterli değildir.
Kimleri yanlış yola çekmişseniz ulaşabildiğiniz kadar onlara ulaşmaya ve yanlış yoldan döndürmeye çalışınız.
“Yüzüm yok” demeyiniz. Ahirette yüzleşmek daha tehlikelidir.
 
***
Dernek başkanları, vakıf başkanları, ticaretle uğraşanlar, yakınınızdaki camiyi Kur’an kursu yapabilirsiniz.
Ben denedim, maddi durumları iyi olan iki kişi, liseye giden iki çocuklarına her gün akşam namazı ile yatsı namazı arasında Kur’an öğretmesi isteğine olumlu bakmamış. Ben de onlara “İmama deyin ki bu iki çocuk için ayda iki yüz lira vereceğiz. Ayrıca okuttuğun her öğrenci için on lira vereceğiz deyin” dedim, dediğimi yapmışlar, imam seksen öğrenci bulmuş ve her ay bin lira alıyor.
Emekli imam ve öğretmenler, emekli bir öğretmen gibi yapınız. Emekli öğretmen her gün okula gider gibi tren istasyonuna gidiyor, kara trenden indirimli biletini alıyor, üç saat ilerdeki şehre varıncaya kadar makinistten başlayarak her kompartımana girerek onlara otuz iki farzı saydırıyor. O şehirde iniyor tekrar biletini alıyor ve üç saatlik dersini yine devam ettiriyor. Siz de yapabilirsiniz. Bilet parasından başka para harcamamaya dikkat ediyor.
 
***
Borçlarınızı zamanında, sabahın erken saatinde ödeyiniz veya bir gün önce ödeyiniz. Alacaklı olduğunuz kişi zamanında ödeyememişse o günlerde onun evinin önünden veya işyerinin önünden geçmemeye ve ona görünmemeye dikkat ediniz.
Siz sıkıntıya düşmeyecekseniz, ona zaman tanıdığınızı bildiriniz ki rahatlasın.
 
***
16 evde kiracı olarak oturdum, hiç birinin kira parasını ayın beşinden sonrasına bırakmadığım için hepsiyle dostluğumuz devam eder.
 
Geçen sene evine ilk kiracı olarak girdiğim hanımefendinin felç olduğunu duydum 46 yıl sonra evinde ziyaret ettim.
 
Zenginken fakir düşenleri de görünüz, gözetiniz. Aç insanın dinine, rengine, ırkına bakmadan yardım ediniz.
 
Doğruluktan ayrılmayın.
 
Doğruluğun ölçüsü Allah’ın Kitabı, Rasülünün Sünneti olsun.
 
Doğruluğunuzun zararı kendi aleyhinize, anne ve babanızın aleyhine, akrabalarınızın aleyhine bile olsa doğruluktan ayrılmayalım.

06 Kasım 2016

Şakiki Belhi'nin Kızından Babasına vasiyet

Bismillahirrahmanirrahim

Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun.
Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed
Değerli okurlarım!   Şakiki Belhin bir kızı vardı ki o diyarda bulunan kadınların içinde en abide, zahide, Saliha bir kadındı, İsmi Emineydi

Günlerden bir gün babasına:   “Babacığım, benim ismimi niçin Emine koydun?” diye sordu. Üç korkudan emin olana Emine derler.

 Hâlbuki ben bu üç korkunun hiç birisinden emin değilim.

 1-Her nefis, ölümü tadıcıdır. Bu ölüm bana acı mı tatlı mı gelecektir? Acaba, ben ismim gibi ölüm acısından emin olabilecek miyim?

 2- Şeytan bize apaçık düşmandır. Acaba, ben onun şerrinden kurtulur, emin olabilir miyim?

 3-Son nefesimden korkarım.

 Bu dünyadan, imanla mı imansız mı göçeceğim? İmanla göçeceğimden emin olabilir miyim ki, Emine adına hak kazanmış bulunayım. Kaldı ki, peygamberler bile: “Ya Rabbi! Beni Müslüman olarak öldür, Salihlere ilhak eyle diye dua buyurmuşlardır. Onlar masum Nebi iken böyle dua ederlerse, ben su-i hatimeden nasıl emin olabilirim?”

Babası kendisine bir cevap veremedi ve aradan kısa bir zaman geçtikten sonra bu sultan hastalandı. Şakik-i Belhi kızının yanına vararak:

Evladım, neden gülmüyorsun? Gençlik senin, güzellik senin gelecek iyi günler senin, neden böyle durgunsun?” diye sordu. Emine sultan, içini çekerek cevap verdi:

“Babacığım” dedi. “Ben öyle şeyler görüyorum ki, gülmek değil ağlamak zamanıdır.

*Altımda cehennemler tutuşmuş, gülmeme imkân var mı? *Üstümde cennetler süslenmiş, oraya girebilecek miyim? *Melek-ül mevt canımı almağa hazır vaziyette, emir bekliyor Nasıl güvenir nasıl gülerim?”

Babası başının altındaki sert yastığı alarak daha yumuşak bir yastık koymak istedi. Emine sultan buna da itiraz etti:

“Babacığım” dedi. “Yumuşak yastığa ne lüzum var? Yarın başımın altına, bu sert yastıktan daha sert bir kerpiç koymayacaklar mı?”

Vaktaki ölümü yaklaştı, babasını yanına çağırarak üç şey vasiyet etti:  “Sevgili babacığım” dedi.

1- Öldüğüm zaman ellerimi göğsümün üzerine bağla. Günahkârlar tevazudan, kabahatlerinden ötürü ellerini göğüslerine bağlarlar.

2-Bende kulluk vazifemi tam ve eksiksiz yapamadım. Onun için ellerim göğsümde bulunsun. Olabilir ki, çocukluk ve gençlik saik asiyle babalık hakkını tam olarak eda edemedim.

3-Beni kefene sar. Fakat kabirde yüzümü aç ve benim için dua et. Çünkü babanın evladına duası, peygamberinin ümmetine duası gibidir.

Ey benin canım babam. Sana zahmet olmazsa ve seni ezmezse üç vasiyetim daha var:

1-İnsanları, toplu olarak bir arada gördüğün zaman, kabirde cesedimi yemeğe hazırlanan kurtları hatırla.

2-Her ne zaman kitaba bakarsan, o bembeyaz sahifeler üzerinde o siyah yazılar gördüğünde, yüzümün ve gözümün beyazını ve siyahını hatırla.

3-Gecelerin karanlığı basınca kabrimin karanlığını hatırla

Bu sözleri bitirdikten ve kelime-i şahadet getirerek dünyadan göçtü. 

Alla hu Teâlâ bizede son nefeste imanla Kur’anla hafız olarak ölmeyi nasip eylesin. Amiiin.

Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed






20 Ekim 2016

Üniversitelerimizin Genç Müslümanlarına

Genç kardeşim! Alnında secde izi, her adımında izzet, her adımında iffet, İbrahim gibi geçeceksin put dolu meydanlardan ve bakışlar sana çevrilecek kampüslerde “Sizin en hayırlılarınız görüldüklerinde Allah’ı hatırlatanlarınızdır” nebevi müjdesi yankılanacak tüm zihinlerde…

Malcom X olacaksın kimi zaman “Bir Müslüman olarak yeryüzünde Allah’ın huzurunda secde etmeyen tek bir fert kalmayıncaya kadar İslam’ın hâkim kılınması yolunda kendimi görevli hissediyorum…” diyeceksin. Geceler senin okumalarına şahitlik edecek, yüce dağları aşar gibi aşacaksın dev gibi kitapları, seherler zikirlerinle inleyecek, sokaklar sabah namazına cemaate koşan adımlarınla şenlenecek ve gündüzler bildiriler, afişler, eylemler ve mitingler… 
Hasan el Benna olacaksın belki de “Yarınlar yorgun olanların değil, rahatından vazgeçenlerin olacaktır” diyeceksin sen de… Yılmadan, yıkılmadan, yorulmadan yürüyeceksin. Kırgınlık, dargınlık, küskünlük nedir bilmeyeceksin bu yolda… Görsünler, bilsinler, sevsinler, övsünler için değil sadece ve sadece Alemlerin rabbi olan Allah için koşacaksın….
“Hayat, inanan ve salih amel işleyenlerin dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur” diyen Aliya olacaksın bazen de… Bilgece, vakarlı, salihce ve sakince yürüyeceksin, adımlarını takip eden adımlar çoğalacak ve bereket verecek Allah, parmaklar seni gösterecek, örnek olacaksın ve öne düşeceksin bir gün, ardında binler yürüyecek…
“Sizler bir lokma pilavı, bir yudum pepsi olmadan yutamayacak kadar dünyaya bağlısınız. Sonra masanız kenarında sütlü kahve, deri koltuğa yaslanmış kitap yazıyorsunuz ve diyorsunuz ki ben büyük bir mücahidim. Vallahi bu yalandır!” diyen Şehit Abdullah Azzam’ı hatırlayacaksın ve çileye talip olacaksın… Lüks ve pahalı yurtların teras katlarında,  nargile kafelerin kızlı erkekli kitap tahlillerinde, devlet destekli proje salonlarında değil, bir öğrenci evinin yer sofrasında kuracaksın hayallerini, sokak ışıklarını bayraklarken, şehrin meydanlarına pankart asarken büyüteceksin sevdanı…
 “Onlar Amerikancı İslam’ı istiyorlar. Onlar abdesti bozan şeylere fetva veren, ama Müslümanların siyasi, iktisadi ve ictimai durumlarına fetva vermeyen İslam’ı istiyorlar.”  diye haykıran Şehit SeyidKutub’u unutmayacaksın! Ümmetin öncelikli dertleriyle dertleneceksin, bir adım öne çıkabilecek cesaretin olacak, zalimlere karşı şiddetli mü’minlere karşı merhametli olacaksın. Karşılığı Allah’tan gelecekse eğer bedel ödemekten korkmayacaksın…
Seni günah yangınlarında yakıp kül etmek isteyen nefsin karşına dikildiği zamanlar “Büyük yangınlara sebep olan bir küçük kıvılcımdır.O yüzden günahın küçüğünü de hafife alma.” diyen MehmedZahid Kotku’yu (k.s) hatırlayacaksın, bu yolda en büyük düşmanın seni zillet çukurlarına sürükleyecek günahlar olduğunu unutmayacaksın. Günahın her türlüsünden yangından kaçar gibi kaçacaksın…
Ve Necmettin Erbakan olacaksın “Hakkın hakimiyeti için çalışmamak neyse batılın hakimiyeti için çalışmak da odur” diyeceksin, üniversite kampüslerinde gafletle geçirdiğin her dakikanın aslında batılın hakim olması yolunda atılan bir adım olduğunu unutmayacaksın. Takatinin sonuna kadar hakka, adalete ve tevhide dayalı Yeni Bir Dünyanın kurulması için çalışacaksın.
Ve Metin Yüksel olacaksın “En büyük ibadet hakkı müdafaa etmektir diyeceksin” ve bu uğurda “Şehadet bir çağrıdır tüm nesillere ve çağlara” bilinciyle sana verilen emaneti bir cuma çıkışında, bir cami avlusunda şerefle teslim etmenin peşinde olacaksın…
MİLLİ GAZETEDEN ALINTIDIR.

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ