BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

Mahmut Topbaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mahmut Topbaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Temmuz 2017

Ailecek Ezberleyiverin.

15 Ekim 2004 tarihinden bugüne kadar haftanın beş mesai gününde TV5’de saat 09.45 de başlayıp 10.15’de biten Tefsir günlüğüne başlarken tekrarladığım şu aşağıdaki cümleleri ezberlemek isteyenlere yönelik olarak birkaç defa broşür halinde basıldı ama ihtiyaç karşılanamadı.
Bugün Milli Gazeteden tekrar yayınlıyorum. Evde, tatilde, kampta olanlar, ailenin bütün fertlerinin bir arada olduğu bir zamanda, en güzel okuma yarışmasını bu metin üzerinde yapsalar, hepsi birer defa okusalar, birinci, ikinci, üçüncüyü seçmeseler ve hepsinin birinci olduğunu ilan etseler.
Sonunda bu metnin her akşam okunmasına karar verseler ve ezberleyenler ödüllendirilse iyi olur.
Buyurun metni okuyun:
Rabbimiz, Allah,
Dinimiz, İslâm,
Peygamberimiz, Hz. Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem,
Kıblemiz, Ka’be,
Ademin neslindeniz,
Bütün insanlarla kardeşiz,
Kalü beladan beri Müslüman’ız,
Her sözü duyan, en güzeline uyanlardanız.
İçini Hak için, dışını halk için süsleyenlerdeniz.
Kitabımız, sözlerin en güzeli,
Kalbimizin kandili, aklımızın delili, gönlümüzün baharı, gözümüzün nuru, kulağımızın nağmesi, dilimizin zikri olan Kur’an-ı Kerim’dir.
Ufkumuzu, yedi kat semanın üstüne çıkaran, ötelerin ötesinden haber getiren, bizlere edebi ve edebiyatı öğreten Kur’an.
İmanla İnkârı, hayırla şerri, hak ile batılı, iyiyle kötüyü ayırt eden, kitapların anası Kur’an.
Bize öğütler veren, öğüdünü tutanların şanını yücelten, arkadan gelenlere doğru bir ün bırakan, dilimizin zikri Kur’an.
Ana sütü gibi, okuyanın yaşına, kültürüne, anlayışına uygun gıdalar veren, her türlü derdine derman olan Kur’an.
Ve her çağın kitabı olan Kur’an, bizim kitabımız, sizin kitabınız ve bütün insanlığın kitabıdır.
Özetle Hakkın halka hitabı olan Kur’an.”
Bir de benim elimde el yazması küçük bir kitapta şu aşağıda yazacaklarım beş sayfa içinde verili vermiş.
Yazılış tarihi yok ama kâğıdın duruşundan iki yüz yıllık olduğu tahmin edilebiliyor. Çocuğunuz nerede okursa okusun, siz de şu aşağıya aldığım bilgileri yavrularınızla beraber ezberleyiniz:
Rabbim Allah,
Dinim İslâm,
Kitabım Kur’an,
Peygamberim Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve selem.
Kıblem Ka’be,
İtikadda Mezhebim, Ehli sünnet vel cemaat
Milletim İbrahim’in milleti
Âdem aleyhisselamın neslindenim,
“Kalü belâ”dan beri Müslüman’ım,
“Kalü belâ” şuna derler ki, Allah bütün ruhları yarattı. Ve “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sordu. Bütün ruhlar da “Kalü belâ/Evet sen bizim Rabbimizsin” dediler. İşte o günden beri Müslüman’ım.
İslâm, beş şey üzerine kuruldu.
Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak, Muhammed’in onun peygamberi olduğuna şahitlik yapmak.
Namazı dosdoğru kılmak,
Oruç tutmak,
Zekât vermek,
Hacca gitmek
İmanın şartı altıdır:
1- Allah’a iman.
Allah vardır, birdir, eşi ve benzeri yoktur.
2- Meleklere iman.
Melekler: Yemeyen, içmeyen, erkeklik ve dişiliği olmayan, Allah’ın emrettiğini yerine getiren, nurdan yaratılmış varlıklardır. Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail büyük meleklerdirler.
3- Kitablara iman.
Allah’ın, peygamberlerine indirdiği yüz dört kitap vardır. Dördü büyük kitap, yüzü sahifedir. Dört büyük kitaptan Tevrat Musa’ya, Zebur Davud’a, İncil İsa’ya, Kur’an Hz. Muhammed Mustafa’ya indirildi. Yüz sahifenin, on sahifesi Adem aleyhisselama, elli sahife Şit aleyhisselama, otuzu İdris aleyhisselama, on sahife İbrahim aleyhisselama indirildi.
4- Peygamberlere iman.
Allah-ü Teâlâ’nın, dinini kullarına bildirmek için görevlendirdiği değerli insanlara peygamber denir. Peygamberlerin 1- Sıdk/doğruluk, 2- Emanet/güvenilirlilik, 3- Fetanet/kuvvetli bir akıl, 4- İsmet/büyük günahlardan korunmak, 5- Tebliğ/kendilerine gelen dini olduğu gibi insanlara tebliğ etme sıfatları vardır.
5- Ahirete iman,
6- Kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna iman.
Not: Bu sütunu kesip, her gün her an görebileceğiniz yere asıp, günde birkaç defa okuyarak çocuklarımızla beraber biz de ezberleyelim.

17 Kasım 2016

Tereciye tere satılmaz

Söz, gücünü önce doğruluğundan alır.
Eğri sözler, gönle girerken kulakları tırmaladığı gibi, gönlü de bulandırır.
Doğru sözün ipek halı gibi dokunduğu gönül ve dışarı çıktığı ağız da tertemiz olmalı.
Çoban çeşmesinin tatlı suyunu kimse kirli bardaktan içmek istemez.
Billur gibi bir bardaktan içilirse güzel olur.
Doğruyu bünyesinde taşıyan o gözle görülemeyen kelimeler, sırtını sağlam bilgiye dayamalı ve herkes tarafından bilinebilecek kelimelerin birbirine uyumu, su damlalarının ırmakta akışı gibi olmalı.
Örnek verilirken tarihi en eski ama müzeye kaldırılmamış kelimeler ve olaylar seçilmeli.
Kur’an’ın hikmetlerinden beslenmeli, Yunan’ın felsefesinden değil.
Yiğitlik ve kahramanlıkta zirve isim olarak her şeyiyle tertemiz Hz. Ali örnek verilmeli.
Adalette Hz. Ömer, dostluk ve sadakatte Hz. Ebu Bekir, edepte ve hayada Hz. Osman örnek verilmeli.
Şiirde, nesirde eğer bir gemi adı geçecekse Nuh’un gemisi denmeli.
Sabır anlatılacaksa Eyüp Aleyhisselam’ın sabrı dile getirilmeli.
İrem bağı, tuba ağacı ve kevser ırmağıyla tasvirlerin ve teşbihlerin zirvesine tırmanılmalı.
Bıçaktan bahsedilecekse “Hz. İbrahim’in bıçağı” gibi denmeli.
Çocukluğumuzda, sorulu cevaplı bir eğitim usûlü ile kültürümüzün temelleri öğretilmişti bize:
Soru: Çiftçilerin pîri kimdir
Cevap: Hz. Ademaleyhisselam.
Soru: Terzilerin pîri kim
Cevap: İdris aleyhisselam.
Soru: Gemicilerin pîri kim
Cevap: Nuh aleyhisselam.
Soru: Cömertliğin pîri kim
Cevap: İbrahim aleyhisselam.
Soru: Marangozların pîri kim
Cevap: Nuh aleyhisselam.
Soru: Sanayinin pîri kim
Cevap: Davud aleyhisselam.
Soru: Doktorların pîri kim
Cevap: Lokman aleyhisselam….
Diye öğretilirdi.
“Kahraman” denilince hatıra, Hayber’i Yahudilerden alan Hz. Ali gelirdi.
Çocuklar, Hz. Ali’nin cenkleri ile büyürdü.
Dünya çapında ünlü bir yazar yetiştiremedik diye yakınıyoruz.
Yazdığımız eserlerde her dil, din ve ırktan insanların bileceği, tarihin derinliklerinde kökü olan kelimelerden uzak kaldığımızdan, bütün insanların tanıyacağı kelimelerden de uzak kaldığımız için tanınamıyoruz.
Halka mal olmuş bir şiirimiz, gücünü tarihin derinliklerinden aldığı için uzun boylu oluyor ve yıllarca dilden düşmüyor.
“Lokman hekim gelse yaram azdırır
Yaramı sarmaya yar kendi gelsin” mısraıyla zirveyi yakalıyor ve bütün dünya şairlerine “haydi geçebilirsen geç” diye meydan okuyor.
Kişinin şanslılığını anlatmak için “anası Kadir Gecesi’nde doğurmuş” sözünden güçlü bir anlatım tarzı bulmak zor.
İşin bereketini ifade etmek için “Hızır eli değmiş” deyimimiz dünyanın yarısında anlaşılabilecek bir ifadedir.
Hastalıklara karşı sabır ve tedavi yolunda çalışma konusunda “Eyüp’ün sabrı” nı örnek verirsek, dünyanın yarıdan fazlası bu örneğimizi anlar.
Hekimlikte Hipokrat’ı değil, Lokman Hekim’i,
Kılıçta Sezar’ın kılıcını değil, Hz. Ali’nin Zülfikar’ını, örnek vererek konu anlatılmalı.
“Halil İbrahim sofrası” deyimimiz, İbrahim Aleyhisselam’ın cömertliğini anlatır.
“Karun’un hazineleri” deyimi ise kapitalistlerin, kan, gözyaşı ve alın terini altına, dolara döndürüp saklamasını, makam ve rütbesini, hazineyi soymada maske olarak kullananları ifade edilirken kullanılmalı.
Hayvan sevgisinden bahsedeceksek Ebu Hureyre’nin kedisinden, köpekle dostluktan bahsedeceksek “Ashab-ı Kehf”in köpeğinden, Salih Aleyhisselam’ın devesinden bahsedelim.
Makalemizin başına mutlaka bir alıntı cümle yazacaksak, o cümleyi sözlerin güzeli Allah kelamı Kur’an’dan veya “Cevami-ul Kelim”/az sözle çok ve güzel manaları ifade eden Sevgili Peygamberimizin sözlerinden alalım.
Şiirlerimizde iktibası, ayet veya hadislerden yapalım.
Böylece hem köklerimiz sağlam olduğundan kolay kolay yıkılmayız, hem de yerelden evrenseli yakalarız.
Yoksa batının değerleriyle batıya tafra satmaya çalışanlara “domuzcuya domuz satılmaz” deyiverirler.

07 Kasım 2016

Seçin birini veya birkaçını

Dört inanmış adam bir araya gelmişler ve ilçenin bütün mahalle ve köylerini dolaşarak ilköğretimden mezun olanların birincilerini ikincilerini ve üçüncülerini hedefe alarak İmam-Hatip okuluna kaydettirmeye başlamışlar ve illerinin öğrencisinden fazla öğrencinin bütün masraflarını da karşılamaya devam ediyorlar. Siz de bulunduğunuz il veya ilçede bunu yapabilirsiniz.

 
***
İslami kesimden uzak yaşadığı halde “Müslümanım” demekten keyif alan ama hiçbir bilgisi olmayan insanlarımız var. Bunlarla temasa geçip başta Kur’an okumasını anlamını ve ilmihal bilgilerini ücretsiz olarak öğretebilirsiniz ve bu yaptığınız eğitim işini kimseye söylemeden yapmalısınız. Açıklama işini o kişinin kendisi yapsın. Bu işleri yapan bazı arkadaşları dinleyince solmaya yüz tutan umut çiçeklerimin üzerine çiy düşüyor.
 
***
Bu yaşa gelinceye kadar haram yiyen kişiler haramiliği bırakmakla kalmasınlar, kimlerin hakkını yemişlerse onları ziyaret ederek güçleri oranında sahiplerine bu günkü değerinden haklarını geri versinler ve af dilesinler.
Bu yapılan bir taraftan tebliğdir, bir taraftan tevbedir.
 
***
Birilerini yanlış yollara çekmişseniz ve şimdi pişmansanız, yalnız pişmanlık yeterli değildir.
Kimleri yanlış yola çekmişseniz ulaşabildiğiniz kadar onlara ulaşmaya ve yanlış yoldan döndürmeye çalışınız.
“Yüzüm yok” demeyiniz. Ahirette yüzleşmek daha tehlikelidir.
 
***
Dernek başkanları, vakıf başkanları, ticaretle uğraşanlar, yakınınızdaki camiyi Kur’an kursu yapabilirsiniz.
Ben denedim, maddi durumları iyi olan iki kişi, liseye giden iki çocuklarına her gün akşam namazı ile yatsı namazı arasında Kur’an öğretmesi isteğine olumlu bakmamış. Ben de onlara “İmama deyin ki bu iki çocuk için ayda iki yüz lira vereceğiz. Ayrıca okuttuğun her öğrenci için on lira vereceğiz deyin” dedim, dediğimi yapmışlar, imam seksen öğrenci bulmuş ve her ay bin lira alıyor.
Emekli imam ve öğretmenler, emekli bir öğretmen gibi yapınız. Emekli öğretmen her gün okula gider gibi tren istasyonuna gidiyor, kara trenden indirimli biletini alıyor, üç saat ilerdeki şehre varıncaya kadar makinistten başlayarak her kompartımana girerek onlara otuz iki farzı saydırıyor. O şehirde iniyor tekrar biletini alıyor ve üç saatlik dersini yine devam ettiriyor. Siz de yapabilirsiniz. Bilet parasından başka para harcamamaya dikkat ediyor.
 
***
Borçlarınızı zamanında, sabahın erken saatinde ödeyiniz veya bir gün önce ödeyiniz. Alacaklı olduğunuz kişi zamanında ödeyememişse o günlerde onun evinin önünden veya işyerinin önünden geçmemeye ve ona görünmemeye dikkat ediniz.
Siz sıkıntıya düşmeyecekseniz, ona zaman tanıdığınızı bildiriniz ki rahatlasın.
 
***
16 evde kiracı olarak oturdum, hiç birinin kira parasını ayın beşinden sonrasına bırakmadığım için hepsiyle dostluğumuz devam eder.
 
Geçen sene evine ilk kiracı olarak girdiğim hanımefendinin felç olduğunu duydum 46 yıl sonra evinde ziyaret ettim.
 
Zenginken fakir düşenleri de görünüz, gözetiniz. Aç insanın dinine, rengine, ırkına bakmadan yardım ediniz.
 
Doğruluktan ayrılmayın.
 
Doğruluğun ölçüsü Allah’ın Kitabı, Rasülünün Sünneti olsun.
 
Doğruluğunuzun zararı kendi aleyhinize, anne ve babanızın aleyhine, akrabalarınızın aleyhine bile olsa doğruluktan ayrılmayalım.

02 Haziran 2014

İLACIMIZ İÇİMİZDE

ĞSinir hastası olmak istemiyorsanız,

Strese girmekten hoşlanmıyorsanız,

“Derdim çoktur hangisine yanayım” türküsünü mırıldanıyorsanız,

Üzülmek, kederlenmek, gezen gam ağacı olmak istemiyorsanız,

Önce erken evlenmeyi tercih ve teşvik ediniz.

Ergenlik çağına gelen çocuklarını sevdikleriyle hemen evlendiriniz.

Genç yaşta çok çocuk sahibi olunuz.

Çocuklarınız ve torunlarınızla en geç hafta sonları bir araya geliniz.

Hiç bir sorunu ortaya dökmeden muhabbet ateşiyle sorunları eritiniz.

Sevgili Peygamberimiz bir gün hoşuna gitmeyen bir haberi getirdiklerinde: “Arkadaşlarımdan hiçbiri diğer biri hakkında hoşlanmayacağım bir şeyi bana getirmesin. Ben sizin yanınıza çıkarken gönül hoşluğuyla çıkmak istiyorum” buyurmuş. ( Ebu Davud , Edeb bab33, hadis 4860, Tirmizi Menakıp hadis 3893)

Dinleyerek çözülecek sorunlar olsa da çoğunlukla sorunu bilip ortaya dökmeden evde veya piknikte sevgi havası içine sorun çözme parfümünü de sıkıverirseniz kimse farkına varmadan sorunsuz hale gelir.

Marko paşa hep sorun dinlemiş ama hiç bir sorunu çözmemiş.

Bazı sorunları anlatmak, sorunun mayalanmasına  ve artmasına da yardımcı olur.

Dili güllü eli bağlılar, haksızken haklı çıkma durumu olabilir.

Sevgili Peygamberimiz: “Benim huzurumda şikâyet ve savunmanızı yaparken ola ki biriniz çevik diliyle haksızken haklı duruma gelebilir. İyi bilin ki, haksız iken haklı olan için ben, o kararımla cehennem ateşinden bir parçayı ona kesmiş olurum” buyurmuş. (Buhari, Sahih, Kitab-ül Şehadat, Bab: Men ekamel beyyine, hadis 2483, Ebu Davud, Sünen, Kitab-ül edeb Hadis no: 5012)

Sorun dinlerken siz de sorun çoğltıcı olabilirsiniz.

Gönlünüz, taraflardan birini tutar ve diğerine zarar verebilirsiniz.

Bu yaptığınız elinizde olmayabilir.

Bozulmuş vicdanınız sizi yanlış yola yöneltir.

Onun için Sevgili Peygamberimiz de “Allahım, kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden, avret mahallimin şerrinden sana sığınırım de” buyurmuş. (Ebu Davud babün fil istiaze)

Tanımadığınız insanların sorunlarını çözmek için dinlemek gerekir ama kendi ailenizin anlatmasına gerek kalmadan bilmeniz ve sorunu bildiğinizi bildirmeden çözüm ilacını sohbet sofrasında kimsenin farkına varmadan sunmanız gerekebilir.

Oğlunuzun veya kızınızın her gün size bir defa gülümsemesi, sizin ona gülümsemeniz sizi psikoloğa veya psikiyatra gitmeyi engeller.

Torunlarınızı koklamanız, ot doktorlarının size tavsıya edeceği birlerce otun kokusundan daha tesirli gelecektir.

Her an yararlanabileceğiniz, canlı, heyecanlı, hayatınıza hayat katacak yakınlarınızdan uzak kalırsanız sağlığınızdan mutluluğunuzdan uzak kalırsınız.

Mutluluk içimizdedir.

Onu dışarı çıkaranlar sevdiklerimiz, canlarımızdır.

Para, araba, ev, makam, rütbe gelin arabası gibi, uçak gibi, tren gibi, otobüs gibi var olan mutlulu sevdiklerimize taşıma aracıdırşlar.

Yakınlarınızdan uzak kalırsanız, içiniz kararır ve sahip olduğunuz bu imkanlar sizin

İçinizi karartır sevdiklerinizden uzaklaşma aleti haline gelir.

Hemen bu günden itibaren yakın aile fertleriyle bir araya gelmeye ve hiç birine ağır gelmeden devam ettirmenin yollarını arayınız ve bulunuz.

Fedakarlığı siz yapınız ama sizin fedakar olduğunuzu hiç hissettirmeyiniz.


Siz isterseniz, Allah yolunu gösterir 

Mahmut Topbaş


ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ