BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

ahmet yıldız. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahmet yıldız. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2012

AKREP VE SARHOŞ

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ


Alla hu Teala’ya Kâinat’ın zerresi adedince hamt, yüz binlerce salât ve selam Âlemlerin efendisi Hazreti. Muhammed Mustafa (SallallahüAleyhi ve Selem)’ e olsun.Allah (c.c.)dostlarından Zünnün el-Mısri (K. S.) Hazretleri anlatıyor:
Bir gün Nil nehrikenarında geziniyordum. Birden bire önümde bir “akrebin” yürüdüğünü gördüm. Yerden bir taş alıp onu öldürmek maksadıyla üzerine fırlattım.
Akrep, can kaygısı ile kendini suya attı. Tam boğulacağı sırada ansızın peyda olan bir kurbağa gördü, sırtına atladı.Tuhafıma giden bu hadiseyi yakından takip etmeğe başladım.

Kurbağa, sırtında taşıdığı mahlûkun tehlikeli oluşuna bakmadan onu karşı sahile çıkardı.
“ Akrep” karaya geldiğini anlayınca yere atladı. Biraz ötede uyuyan bir adama doğru yürüdü ve onun boynuna sarılmak üzere olan bir “yılanı” sokup öldürdü.
Buna hayret ederek adamın kurtulduğundan dolayı Cenab-ı Hakk’a (c.c.) şükrettim.Sonra uyuyan
adamın yanına giderek onu uyandırdım. Birden bire gözlerini açtı. Yerde duran yılanı görünce
korktu. Kaçmak istedi. Onu teselli ederek:
“Korkma! Allah (c.c.) seni bunun şerrinden korudu” dedim ve şahit olduğum hadiseyi anlattım.
Sarhoş adam, başını önüne eğerek bir müddet düşündü. Sonra başını havaya kaldırarak şöyle dedi:
“Allah’ım!”dedi. “Sana isyan eden kuluna böyle yaparsan, kim bilir sana itaat edene neler yapmazsın!”


Ve yüzüme bakarak ilave etti:
“Önünde Allah’ın (Celle Celalühü) izzet ve celaliyle kasem ediyorum. Bundan sonra hiçbir suretle doğru yoldan ayrılmayacağım.”
Ve hakikaten bu adam o günden sonra tövbekâr olmuştur. Selam ve dua ile

08 Mart 2012

KABE'NİN TAŞLARININ SAYISI

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

KÂBE’NİN TAŞLARININ SAYISI

Alla hu Teala’ya Kâinat’ın zerresi adedince hamt, yüz binlerce salât ve selam Âlemlerin efendisi Hazreti. Muhammed Mustafa (Sallallahü Aleyhi ve Selem)’ e olsun
İslam inanışına göre yeryüzünde yapılan ilk mabed, Müslümanların kıblesi. Sözlükte “dört köşeli veya küp şeklinde olmak”anlamındaki kab kökünden gelen Ka’be”küpşeklinde nesne demektir. Kur’an-ı Kerim-de adı iki defa geçmektedir. Haccın sebebi ve bütün Müslümanların kıblegâhı olan. Kâbe, ye Beytullah ve Beyt-i Atik de denir.

Hz.Peygamber (s.a.v.) Ashab-ı Kiramdan Ebu Zer (r.a)'in sorularına cevap olarak yeryüzünde ilk inşa edilen mesciddir. "Mescid-i Haram", ikinci inşa edilenin"Mescid-i Aksa" olduğunu ve bu ikisi arasında 40 yıl süre bulunduğunu beyan buyurmuştur (Buhârî, Enbiya. 10).Yukarıdaki ayet ve hadis-i şerif, yeryüzünde
yapılan ilk mescidin Kâbe olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Kur'an-ı Kerim'de Kâbe'yi inşa edenin Hz. İbrahim (a.s.) ile oğlu İsmail olduğu bildirilir. Bu iki peygamberin Hicaz bölgesine intikali şöyle olmuştur. Hz. İbrahim (a.s.) Filistin yöresinde peygamberlik görevini yürütürken, ilk eşi Sâre ile sonradan evlendiği Hacer arasındaki duygusal rekabet ve kıskançlık sonucunda Hz. Hac er’i (r.anha.) başka bir yöreye yerleştirmesi gerekti. Hz. İbrahim (a.s.) Hac er’i ve süt emmekte olan küçük çocukları İsmail (a.s)'i alarak şimdiki Zemzem kuyusunun bulunduğu yere getirdi.

Henüz Mekke şehri ve o yörede insan yoktu. Bir kırba su ve bir miktar yiyecekle onları orada bırakıp, Filistin'e dönmek isteyince; Hz. Hacer,(r.anha.) bu hicretin Allah'ın emri ile olup olmadığını sordu. Hz. İbrahim (a.s.) vahiyle bıraktığını söyleyince Hacer; (r.anha.) "Allah (c.c.) kulunu zayi etmez, gidebilirsin" diyerek tevekkül ve teslimiyet gösterdi.

Bir kadın ve kucağında süt emen, bebek yaştaki çocuk, çölün ortasında, insanın bulunmadığı bir yörede yalnız kalıyordu. Kâbe inşa edilirken Hz. İsmail (a.s.) çevreden taş taşır, Hazreti İbrahim  (a.s.) de Kâbe'nin duvarlarını örerdi. Duvarlar yükselip yerden erişilmez olunca Hz. İsmail (a.s.) halen "Makam-ı İbrahim" adı ile ziyaret edilen taşı getirdi. Hz. İbrahim (a.s.) bu taşı iskele olarak kullandı.

Ebû Kubeys dağından getirilen ve "Hacer-i Esved (siyah taş)" adı verilen taş da, tavafa başlama yerine işaret olmak üzere, halen bulunduğu köşeye yerleştirildi.Mabedin duvarları duvarları yükselince, Hazreti İbrahim (a.s.) ve Hazreti  İsmail (a.s.) şöyle dua ettiler:
 رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَا أُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُب عَلَيْنَا إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
"Ey Rabbimiz! Bunu bizden kabul buyur. Şüphesiz ki, Sen çok iyi işiten ve çok iyi bilensin. Rabbimiz! İkimizi de sana teslim olan kıl. Soyumuzdan da Sana teslim olan bir ümmet meydana getir. Bize ibadetimizin yollarını göster. Tövbemizi kabul et. Şüphesiz Sen, tövbeleri çok kabul eden ve çok merhamet edensin.(Bakara Suresi.127.)
رَبَّنَا وَابْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمْ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ إِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
“Ey Rabbimiz! Soyumuzdan vücuda getireceğin İslâm ümmetine kendi içlerinden birPeygamber gönder ki, onlara Sen'in ayetlerini okusun, kitabını, hikmetini öğretsin, onları günahlardan temizlesin. Şüphesiz Sen, her şeye galipsin, hüküm ve hikmet sahibisin" (Bakara Suresi. 129).

Hz. İbrahim'in (a.s.) duası kabul olmuş, Cenâb-ı Hak O'nun soyundan Hz. Muhammed'i (s.a.v.) son peygamber olarak göndermiştir. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bu duayı kastederek; "Ben, babam İbrahim'in
duasına ve kardeşim İsa'nın müjdesine, annemin de rüyasına mazhar olmuşumdur"
(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4, 127,) buyurduğu nakledilir. Hz. İbrahim (a.s.) Ebû Kubeys dağına çıkıp dört bir yana seslenerek Allah'ın (c.c) Kâbe'yi hac ve ziyaret etmeyi insanlara farz kıldığını bildirdi (ez-Zebidi, a.g.e, 6,

BEYTULLAH’IN ÖRTÜSÜ: 14 metre, uzunluğunda ve 0, 95 m. genişliğinde 48 parçadan meydana gelir. Tamamı 638, 4 m2 dir. Yukarı kısımdaki Kâbe’nin dört tarafını çevreleyen yazı kuşağı (hizam) birbirine eklenmiş 16 parçadan oluşur. Uzunluğu 45 metre, genişliği 0,95 metredir. Bu kuşağın altında yine 16 parçadan meydana gelmiş, ancak birbirine eklenmeden aralarına içlerine, ayet ve esma-i Hüsna yazılı
daireler konmuş ikinci bir kuşak vardır. Örtünün kendiside kitabeli olarak dokunmuştur.Birbiri içine giren üçgenler arasında, Lafza-i celal (“Allah”) kelimei tevhit “Lailahe illallah Muhammed’ürresülüllah” “Subhanallahi vebihamdihi, subhanallahi’l-azim”ibaresi, yazılıdır. Örtünün üzerindekiyazılarda altın ve gümüş teller kullanılmıştır. Kâbe’i Muazzama’nın örtüsü birbirine tutturulmuş dört parçadanmeydana gelmiştir.

RÜKNÜLYEMANİ:
Birer uçları Kâbe-i Muazzama’nın örtüsüne bağlı olan iki taraftaki kalın ipler, şazervan’daki sarı renkte demir halkalara bağlanarak Kâbe örtüsü’nün dengeli durması sağlanmıştır. Kabe’i Muazzama’yı tavaf etme şekline göre, Hacerülesved köşesinden bir önceki köşe, Rüknülyemanidir.
Ebu Hureyre’’den naklilen bir hadiste “Hz peygamber (s.av.) Rüknülyemanide 70-bin,(bir rivayete göre de yetmiş) melek görevlendirildiğini ve orada “Allahım”! Senden dünyada da ahi rette af ve esenlik dilerim, rabbimiz bize dünyada da ahi rette de güzellik ihsan et ve bizi cehennem azabından koru” diye
dua edilince bu meleklerin “âmin!” dediğini haber vermiştir.( ibni Mac’e,”Medarik”)

Mekke-i Mükerreme’nin çevresindeki dağlardan getirilmiş Bazalt parçalarıyla yapılan Kâbe’nin duvarları dış yüzeylerinde değişik boyutlarda 1614 siyah taş yer almaktadır.
(.M.tahir elkürdi.3.235.)
Selam ve dua ile

09 Aralık 2010

AHMET YILDIZ'IN ESERLERİNE VE KİTAPLARINA ULAŞABİLİRSİNİZ

Ahmet YILDIZ
1956 yılında Erzurum’un Tortum ilçesi, Demirciler köyünde doğdu. 6 yaşında Kur’an-ı Kerim’i hatmetti. 1967’de ilkokulu, 1972’de Kur’an Kursu’nu bitirerek hafızlık diplomasını aldı. 1979 yılında imamlık yeterlilik sınavını kazanarak Kilis iline atandı. Burada ortaokulu bitirdi. 1985-1998 yılları arasında İstanbul’da görev yaparken Hafız İsmail Biçer’den ve çeşitli hocalardan kıraat ve Arapça dersleri aldı. 1992 yılında Pendik İmam-Hatip Lisesi’ni bitirdi. 1998 yılında Sakarya’nın Hendek ilçesinde, 2004 yılında da Sakarya’nın Arifiye ilçesinde Cumhuriyet Mahallesi Merkez Camii’nde göreve başladı. Halen burada görev yapmakta ve açık öğretim İlahiyat fakültesine devam etmektedir. Evli ve 5 çocuk babasıdır.
YAYINLANMIŞ ESERLERİ
Gül Kokulu Muhammed’im-1
Gül Kokulu Muhammed’im-2
Hikmet pırıltıları
Kutsal mekanlar ve faziletleri
YAYINLANACAK ESERLERİ
Güzellerin sözleri sözlerin güzelleri
Güzel dinimi öğreniyorum.
Sonsuza yolculuk
Hz.Ömer (r.a.)
Heybe
İLETİŞİM VE KİTAP İSTEME ADRESİ
Ahmet Yıldız
0539 464 49 91

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ