BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

Cevat akşit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cevat akşit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2016

KURAN OKUMADAN YATMAYIN


Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa, “Kur’an’ı öğreniniz ve sırasına göre okuyunuz” buyuruyor. Yani aşağıdan okumak yanlıştır. Önce Fatiha ardından Bakara gibi tadile göre okumak sünnettir.  Sırasına göre okumamak namazı bozmaz ama usul budur. Peygamber Efendimiz, ayetler nazil oldukça her ayetin yerini bildirmiştir. Hazreti Nebi, “Şu ayeti şu surenin şurasına koyun” diyerek bütün tasnifi yapmıştır.  Tabi bu sıralama vahiy ile gerçekleşmiştir. Onun için biz sıralamayı bozamayız. Kur’an’ın tertibi de vahye dayanır. İşte işin usulü budur. Yine hadisi şerifte, “Her gece yatmadan evvel Kur’an okuyunuz” buyuruluyor. Yani her gece uyumadan önce son işiniz Kur’an okumak olsun. Çünkü Kur’an Allah kelamıdır. İmanı kuvvetlendirir, yüreği ferahlatır. Gerçekten hakkını vererek ve manasını bilerek Kur’an okusa insanlar, kalpleri heyecana gelir. Kur’an’ a bakmak bile sevaptır. Hiç okumasanız bile sevap vardır. Dinlemeniz halinde daha fazla sevap alırsınız. Okursanız daha da sevap alırsınız. Hatta zorlanarak okuyan hepsinden daha fazla sevap kazanır. Çünkü zorlanmasına rağmen Kur’an’dan vazgeçmediği için… Uyumadan önce Kur’an okuma konusunda çok fazla hadis vardır.  En azından yatmadan önce Fatiha Suresi okunmayı alışkanlık haline getirmek lazımdır. Fatiha, Kur’an’ın ilk suresidir. Kur’an’ın tüm manalarını içerir. Aynı zamanda şifa suresidir.  Onun için Fatiha’yı çokça okumak lazımdır. Fatiha’dan sonra da en çok okuduğumuz sure ise Bakara Suresi’dir. Elif, Lam, Mim, diye başlayan ayetler çokça zikredilir.  Onun dışında Bakara Suresinin ortasında Ayet-el Kürsi vardır. Kur’an’daki ayetlerin en muazzamıdır.  Neden? Kur’an’da her ayet Allah kelamıdır. Fakat değişik ayetlerde şeytandan bahsedilir, melekten veya insandan bahsedilir. Ancak Ayet-el Kürsi’de doğrudan doğruya Allah-u Teâlâ’dan bahsediliyor. Onun için ayetlerin en mükemmeli kabul edilmiştir. Bu ayeti evinizde okursanız: Evinizden şeytan kovulur, şeytan o eve giremez. Eviniz yanmaz, yıkılmaz.  Bakara Suresi’nin başında Elif, Lam, Mim; ortasında Ayet-el Kürsi; sonunda ise Amenerresulü var. Miraç’ta hediye edilen Amenerresulü ile bizlere büyük müjdeler verilmiştir. Mesela daha önceki ümmetlerin akıllarından geçirdikleri şeylerden dolayı günah yazılıyordu. Ancak Amenerresulü ile Ümmeti Muhammed bundan muaf tutulmuştur. Ayrıca şer bir işe niyet edilip yapılmadığı takdirde günah yazılmayacağı ve hayırların ise on misliyle yazılacağı müjdesi de Miraç’ta Amenerresulü ile verilmiştir. O yüzden Bakara Suresi’nde yer alan bu üç bölüm ayeti, sıkça okumak lazımdır.
ECDADIN FERASETİ…
Bizim atalarımız çok akıllı ve feraset sahibi insanlarmış. Bizlere büyük iyilik yapmışlar. Şimdi Türkiye’de bütün camilerde yatsı namazının ardından Amenerresulü okunuyor. Elhamdülillah…  Namazlardan sonra tesbihattan önce Ayet-el Kürsi okunuyor. Biz hadisler de zikredilen tavsiyeleri adetleştirmişiz. Bu güzel davranışlar Suudi Arabistan’da yok, Mısır’da yok, İran’da yok. Allah bizleri bu güzel hasletlere alıştıran ecdadımızdan razı olsun. Ayrıca bunlar bidat falan da değil, hadislerde açıkça bahsedilen tavsiyelerdir...
SÜNNET HUZURDUR
Sahabe efendilerimizden birisi Hazreti Peygambere, “Ya Resulallah, şu arkadaşın evine sabaha kadar nur yağdığını gördüm” deyince, diğer sahabeler de, “biz de gördük” diyerek onaylayınca Efendimiz,   o sahabeyi çağırtıp geceleyin ne yaptığını sormuş. Mübarek, “Efendim, Bakara Suresi’ni okudum” diye cevap vermiş. İşte Peygamberin sünnetine uyan böyle kazançlı çıkar. Eğer başımıza bir belanın gelmesini istemiyorsak, evimiz yıkılmasın, hırsız girmesin istiyorsak, Ayet-el Kürsi’yi her gece okumalıyız.  Başka bir hadiste ise, “Amenerresulü’yü okuyup yattığınızda o gece ölürseniz, günahlarınızdan arınmış şekilde ruhunuzu teslim edersiniz” buyuruluyor. Yine gelenek haline getirdiğimiz bir başka sünnet de Hüvallahüllezi ayeti kerimesidir. Hadis-i Şerif’te “Hüvellahüllezi’yi akşam okuyan sabaha kadar, sabah okuyan akşama kadar vefat ederse affedilmiş olarak ölür” buyuruluyor. Elhamdülillah memleketin bütün camilerinde sabah ve akşam namazlarından sonra bu ayeti kerime devamlı okunur. Allah bizlere sünneti takip ederek huzuru gösteren ecdadımızdan razı olsun.
İLAHİ ŞİFADAN NASİBİNİZİ ALIN
Kâfurun Suresini her akşam okuyan kâfirlikten uzak olur, küfre düşmez, imanlı olarak ölür. Müminlerin anası Hazreti Aişe, “Üç ihlas okursanız Kur’an’ı hatmetmiş gibi sevap alırsınız” buyuruyor. Üçer defa Felak ve Nas Surelerini okursanız, dünyanın bütün sihirbazları toplansalar kılınıza zarar veremezler. Bir ton para döküyorsunuz büyücülere, falcılara, düzenbazlara yazık günahtır. Unutmayın: Sihirlerin kaynağı Yahudilerdir. Peygamber Efendimize de sihir yapmışlar ve Felak ve Nas Sureleri o olayın ardından inmiştir. Müslümanlar da bu sureleri okuyarak sihirden, büyüden emin olabilir. Derdi yaratan da dermanı yaratan da Hazreti Allah’tır. Biz Allah’ın izniyle Peygamberin yolunu takip ediyoruz. Onun için her sıkıntınız da ilahi şifadan nasibinizi almayı bilin. Allah bizlerin maddi manevi sıkıntılarına şifa versin. Âmin.

21 Mayıs 2015

Evlat kalbin meyvesidir

Peygamber Efendimiz, ”Evlat kalbin meyvesidir, kalbin bir parçasıdır ve o bir korkaklık sebebidir” buyuruyor. Yine başka bir hadisi şerifte, “Fatma benden bir parçadır” buyurmuştur. İnsanın parçası kıymetli olduğundan evlat  da çok kıymetlidir. Bu yüzden evlat ile imtihan da oldukça zordur.  Çünkü evladı arkada bırakarak cihada gitmek kolay değildir. Ancak Müslüman, evladı sebebiyle cihattan geri kalmamalıdır. Çünkü Allah’ın muhabbeti, evladın muhabbetinden evladır. İşte Hazreti Peygamber bu yüzden evladı korkaklık sebebi sayıyor. Bu yüzden evlenmekten de kaçınmayın.  Peygamber Efendimiz, “Evlenin, ben mahşerde sizin çokluğunuzla övüneceğim, gurur duyacağım” buyurmuştur. Başka bir hadiste ise ”evlenmek benim sünnetimdir, evlenmek benim yolumdur, evlenmeyen bizden değildir” buyuruyor. Burada evlenmeyen bizden değildir derken, kâfirdir manasına değildir. Sadece yolumuzdan gitmiyor, sünnetimize uymuyor demektir.  Evlenmek Allah’ın verdiği nesli devam ettirmektir. Bu dünya düzeninin devamını sağlayan şeydir. İnsan evlenerek bu işe vesile olur.
Evlenmesi Farz Olan Kişiler

02 Aralık 2014

CEVAT AKŞİT İLE RÖPORTAJ

Bu sapkın akımlar bize hep Avrupa’dan geliyor zaten… Batı; Osmanlıyı türlü hilelerle, milliyetçilik akımlarıyla 1. Dünya Savaşı’nda parçaladı. Şimdi de dinimizi yok ederek, ahlakımızı bozarak, bizi içimizden yıkmaya çalışıyorlar. İngiliz Churchill’in bizim için bir sözü var; biliyorsunuz değil mi? “Onların içini boşaltacağız!” diye. Avrupa Birliği sevdasına, batılılaşma sevdasına, dinimizin kurallarından, kendi öz kimliğimizden, namus değerlerimizden kopamayız. Eşcinselliği meşru göremeyiz. Selçukludan, Osmanlıya bin yıldır, ehlisünnet inancına sarılmış niyeti halis bir milletiz. Şimdi Batı bu “mütecanis” milletin mayasını bozmaya çalışıyor. Bizim gücümüz ehli sünnet vel cemaat mayasından geliyor. Batı bunu biliyor. Bizden korkuyor. Çünkü Çanakkale’yi biliyorlar! Orada Türk’ü var, Kürt’ü var, Laz’ı var. İşte şimdi bu Çanakkale ruhunu bu tür lanetli işlerle, toplumumuzu ifsad ederek bozmaya çalışıyorlar.

İnsan neslini ifsat etmeye, yok etmeye çalışıyorlar. Allah’ın (cc) yaratma iradesine muhalefet ediyorlar

-Hocam, sapkınlık içerisinde bulunanların en önemli argümanı Allah bizi böyle yarattı sözü. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Kesinlikle böyle bir şey olmaz! Biz Kur’an’a göre söylüyoruz. O zaman sarhoş da Allah (C.C.) beni böyle yarattı der, benim suçum ne der. Size bir misal anlatayım: Hz. Ömer (R.A.) halifedir. Bir ibadet sırasında herkes kendinden geçmiş dua ederken bir hırsız da ceplerdeki parayı boşaltıyormuş. Hırsızı, oradaki görevliler suçüstü yapmış, yakalamışlar. Bakmışlar ki çaldığı şey de öyle önemli bir şey değil. Ama İslam hukukunda bir şey çalarsan kol kesilir, kol önemli bir şey. Adamı Hz. Ömer’e (R.A.) götürmüşler. Adamın eli gidecek. Hz. Ömer (R.A.) pehlivan; adama bir tokat vurmuş. Adamın canı yanmış tabi. Adam; ‘bana ne vuruyon benim kaderim böyle demiş, ben hırsızlık yapmak üzere yaratılmışım.’ Hz. Ömer (R.A.) de bunun üzerine adama; ‘Allah Teâla beni de tokat vurmak için yarattı’ demiş. Yani oraya gidersek kimse işin içinde çıkamaz. Allah kesinlikle insanoğlunu erkek ve kadın fıtratı üzerine yaratmıştır. Yaradılışı bu! Biz bu yaradılışı kendi kafamıza göre bozamayız. Allah (C.C.) haşa hatalı mı yarattı. Bu yaratılışa aykırı bir şeydir. Kesinkes böyle bir şey olmaz. Bu bir sapkınlıktır. Lanetli bir iştir. Bu eşcinselliğin yürümesi, kalması mümkün değildir. Tekrar başa dönüyorum; Allah’ın  (C.C.) iradesine muhalefettir. Allah (C.C.) insanoğlunun devamı için erkek ve kadını yaratmış. Bunları da birbirlerini ısındırmış. Ve nikâh akdiyle birleşeceksiniz demiş. Onun dışında zina haram… İşte bu lezbiyenlik, homoseksüellik, yaradılışa ters bir şey! Allah’ın  (C.C.) iradesine ters bir şey! Allah (C.C.) insanların birleşmesini ve insan neslinin çoğalmasını istiyor. Erkekler erkeğin birleşmesinden, kadınla kadının birleşmesinden çocuk olur mu? Bunlar insan neslini ifsat etmeye çalışıyorlar. Allah (C.C.) kıyamete kadar insan neslinin devamını istemiş. Bunlar bu kuralı bozuyorlar. Herkes aynı cinsle ilişkiye girse insan nesli devam eder mi? Allah’ın (C.C.) kuralını bozdukları için Allah Teala da bunlara çok gazap ediyor.

Avrupa birliği sevdasına, batılılaşma sevdasına, dinimizin kurallarından, kendi öz kimliğimizden, namus değerlerimizden kopamayız arkadaş!

-Hocam bu sapkınlık Avrupa’nın birçok ülkesinde normal karşılanıyor. Son dönemlerde bizim ülkemizde de dernek kurmalarına izin verildi, birçok faaliyet yürütüyorlar. Bu sapkınlığın Avrupa’dan ülkemize yayıldığını görüyoruz. Bu konuda ve Avrupa Birliği’nin bize dayatmış olduğu konular hakkında ne söylemek istersiniz?

Bu sapkın akımlar bize hep Avrupa’dan geliyor zaten… Batı; Osmanlıyı türlü hilelerle, milliyetçilik akımlarıyla 1. Dünya Savaşı’nda parçaladı. Şimdi de dinimizi yok ederek, ahlakımızı bozarak, bizi içimizden yıkmaya çalışıyorlar. İngiliz Churchill’in bizim için bir sözü var; biliyorsunuz değil mi? “Onların içini boşaltacağız!” diye. Bizim milletimizin bin yıldır İslam’a büyük hizmetleri olmuştur. Bu milletin mayasında İslam var arkadaş! Sarhoşundan tut, berduşuna kadar bu millet namusuna düşkün bir millet.

Namus duygumuz son derece kuvvetli. İşte bunu bozmaya çalışıyorlar. Tamam; dünya bir küre, artık eskisi gibi mesafeler de uzak değil. İstediğin zaman her yere gidebiliyorsun, şimdi bütün dünya evimizin içinde. Dünyadan ayrı yaşayamayız, tamam; ama biz bu Avrupa Birliği sevdasına, batılılaşma sevdasına, dinimizin kurallarından, kendi öz kimliğimizden, namus değerlerimizden kopamayız. Eşcinselliği meşru göremeyiz.

Selçukludan, Osmanlıya bin yıldır, ehlisünnet inancına sarılmış niyeti halis bir milletiz. Şimdi Batı bu “mütecanis” milletin mayasını bozmaya çalışıyor. Bizim gücümüz ehli sünnet vel cemaat mayasından geliyor. Bakın İslam coğrafyası kan ağlıyor. Biz de ise gerek geçmişte İslam’a yapmış olduğumuz hizmetler adına gerekse ehli sünnet vel cemaat oluşumuzdan dolayı birleşmiş bir yumruk olmuşuz. Batı bunu biliyor. Bizden korkuyor. Çünkü Çanakkale’yi biliyorlar! Orada Türk’ü var, Kürt’ü var, Laz’ı var. İşte şimdi bu Çanakkale ruhunu bu tür lanetli işlerle, toplumumuzu ifsad ederek bozmaya çalışıyorlar.

Batı’da namus diye bir şey yok. Zinayı veya eşcinselliği ayıp saymıyorlar. Adamların kültürü bu; bizi de kendileri gibi yapmaya çalışıyorlar. Avrupa birliği hıristiyan birliğidir…

Tanzimat’la başlayan bu yıkım şimdi ise namus kavramını, ahlak kavramını yok ederek devam ediyor. Çünkü Batı’da namus diye bir şey yok. Zinayı veya eşcinselliği ayıp saymıyorlar. Adam eşini ya da kadın kocasını kıskanmıyor. Bizde bu var mıdır?

Yok. Olmaz bizim milletimiz buna razı gelmez. Adamların kültürü bu… Aile diye bir şey yok. Görüyorsunuz Avrupa’nın, Amerika’nın nüfusu yaşlandı. Avrupa’ya Amerika’ya gidin bakın hep yetmişlik, seksenlik… İnsanlar çocuk yapmıyor. Avrupa bas bas bağırıyor. Çocuk yapın diye. Niye? Nesilleri kuruyor da ondan. Şimdi Batı bizim de onlar gibi olmamızı istiyor. Aile yapımızı yıkacaklar. Bu tür ahlaksızlıkları, lanetli işleri meşrulaştıracaklar ki o demin bahsettiğim sarhoşunda bile olan iman mayasını, ahlak, namus mayasını bozabilsinler. Bizim milletimizi Avrupa Birliği milletiyle aynı kefeye koymaya çalışıyorlar.

Avrupa Birliği Hıristiyan birliğidir. Bizi de kendilerine benzetmeye çalışıyorlar. Demin de söyledim çünkü bizden korkuyorlar. Bizim imanımızla, namusumuzla, karakterimizle oynuyorlar. Erkek erkeğe, kadın kadına kanun koyduracaklar. Bu mayayı bozacaklar. İçimizi boşaltacaklar. Bizi Melun bir millet haline getirmeye çalışıyorlar. Korkunç olan tarafı budur. Yine bir anımı anlatayım. Bir gün camide vaaz ediyorum. Vaazda polisler de emekli askerler de hâkimler de var. Televizyonda görmüştüm. Dedim ki benim polisim homoseksüelleri, taşımak için görev yapmaz arkadaş! Canı, namusu korumak için görev yapar dedim… Bir gün ana caddeyi, bu homoseksüeller kapatmış. Polis, beyefendi! Beyefendi! Lütfen! Lütfen! diyor. Beni polisim homoseksüele beyefendi demez! Lütfen demez! dedim. Sonra baktım polisler amirler beni ziyarete geldi. Hay Allah senden razı olsun hocam. Duygularımıza tercüman oldun dediler.  

Biz Avrupalı değiliz. Biz Müslümanız; bizim karakterimiz onlar gibi değil. Biz Müslümanız biz farklıyız

-Hocam, son olarak toplumda eskiden bu tür çirkin işler aleni yapılamazdı. Şimdi ise her şey normalleşti. İnsanlar tepki de vermiyorlar bunu neye bağlıyorsunuz? Ne söylemek istersiniz?

Ben erkek erkeğe kadın kadına sapkın ilişkiler hakkında dinimizin kanununu size anlattım. Dinimizin kanunu böyle. Dini açıdan felaket bir şey bu… Bizim yok olmamıza sebeptir. Bu erkek erkeğe kadın kadına ilişkiyi kabullenirsek, meşru görürsek, yaygınlaştırırsak yok oluruz. Ben toplumda hiç bu tür sapkınlıklar yoktu demiyorum. Ama bu iş yaygınlaşırsa ve meşru görülürse o zaman hepimiz batarız,  yok oluruz; Allah (C.C.) muhafaza buyursun. Bu sapkınlar kolera mikrobu gibidir; yalnız kendine kalmaz toplumu yok eder. Geçmişte toplumları yok eden kolera böyle değil mi? Bir anda koca milleti yok ediyor. Ben şunu söylüyorum: Bu milleti bozmayalım. En yukardan en aşağısına kadar karakterimizi bozmayalım. Benliğimizi dejenere etmeyelim. Biz Avrupalı değiliz. Biz Müslümanız; bizim karakterimiz onlar gibi değil. Biz Müslümanız biz farklıyız. Ama maalesef görüyoruz, toplumumuzu yavaş yavaş bozuyorlar. Dini yaşayış azaldı, dini bilgiler zayıfladı. Batı hayranlığı attı. Yani ilericilik atfediliyor. Medeniyet atfediliyor. Hatta birisi söyledi ya “Batılılar Müslüman olsa bizde Müslüman olacağız” diye. O kadar benliğimizi kaybetmişiz. Benliğini kaybeden adam yok olur. Şimdi iyice benliğimizi kaybediyoruz. İyice onlara benzemeye çalışıyoruz. Sonuç böyle… İnsanlarımıza dinimizi doğru bir şekilde anlatmak lazım. Bilinçlendirmek lazım. Tabi burada hocalara da çok kabahatler buluyorum… Bin yıllık İslam tarihimize uygun hareket etmemiz lazım. Eski öz kimliğimize sahip çıkmamız lazım. Biz dünyaya emir vermiş adamız. Kanuni’yi filmlerde kötü göstermeye çalışıyorlar ama o bir mektupla Fransa’yı hizaya çekmiş, “Hey diyor! Fransa diyor! hizaya gel, yoksa ben gelir seni hizaya çekerim” diyor.  Allah (C.C.) bu millete böyle bir izzet vermiş. Nereden nereye! İşte bu ruhumuzu tekrar kazanmamız lazım. Aksi halde akıbetimiz kötü olur.

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ