1. Hasan Öngel
2. Sara Öncel
3. Mehmet Bilmiş
4. Hediye Bilmiş
5. Yusuf Akpınar
6. Muhlis BİLMİŞ
Allah cc kabul etsin. Bizlere de nasip etsin. Amin
TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜNÜ ( GÜZEL KÖYÜMÜZÜ ) TANIYALIM 16 Kasım 2007'den beri... Tortum,şelale,demirciler,ehrek,köy,cağ,kebap,kadayıf,lgs,pybs,ayt,tyt,kpss,erzurum,ölüm,din,hikaye,vecize,islam,memur,işçi,
1.KABENİN TAŞLARININ SAYISI
2.EFENDİMİZ (S.A.V) RÜYASI
3.GÜZELLER GÜZELİ (S.A.V)'NİN DOĞUMU
4.HABİBULLAH(S.A.V) HİLYE'İ SAADETİ
5.BİR SEVDADIR …….
6. UMRE VE FAZİLETLERİ
7. MUKADDES GÖÇ
8. KIZ VE ÖLÜM
9. YÜRÜYEN KURAN
10. HUZUR İKLİMİNE YOLCULUK
11. BİR TEŞEKKÜR BİR SELAM
12. ÜÇ AYLAR VE FAZİLETLERİ
13. RAMAZAN UMRESİ VE FAZİLETLERİ
14. RAHMET AYI HOŞGELDİN
16.ÖLMEDEN ÖNCE CEHENNEMDE YANAN ÜZÜMCÜ YUSUF
17. UMRE NASIL YAPILIR
Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi 55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...
1. Hasan Öngel
2. Sara Öncel
3. Mehmet Bilmiş
4. Hediye Bilmiş
5. Yusuf Akpınar
6. Muhlis BİLMİŞ
Allah cc kabul etsin. Bizlere de nasip etsin. Amin
✔ Bir iş yaptığında Allah’ın sana baktığını düşün.
✔ Bir şey konuştuğunda,
Allah’ın seni dinlediğini hatırla.
✔ Sükut ettiğinde, Allah’ın senin içindekileri bildiğini aklından çıkarma.
Hatim-i Esam
1. Mustafa HARS
2. Feramuz AKTAŞ
3. Osman UZUN
4. Dursun Ali AĞAÇ
5. Ali AKPINAR
-ESKİDEN KÖYÜMÜZDE ERKEK ÇOCUĞU OLANLARA MÜJDELER OKU
-BOZDOĞAN ARMUDUNDAN VAZGEÇMEK OKU
-SALİH İBRAHİM KÜÇÜK DEDEDEN NASİHAT ÇALIŞIN OĞUL ÇALIŞIN BOŞ DURMAYIN OKU
-FİLİZ MAHMUT AKPINAR DEDEMİN AYI İLE KARŞILAŞMASI OKU
-KÖYLÜLERİMİZDEN ÖZLÜ SÖZLEROKU
-KÖYDEN ERZURUMA GELEN İLK 5 OKU
-CENDERME ALİ MUTİ'DEN ÖZLÜ SÖZOKU
-3 DEFA BAYILMADAN ORUCUMU BOMAM OKU
-KÖYÜM OKU
-GÜLER UMUT'TAN VECİZE OKU
-HACIGİLİN HAYDAR YILDIZDAN VECİZELER OKU
-EHREGİ İZLİREM GÖZLERİM GAPALI OKU
-İREM BAĞI EHREK OKU
-GAR DUT EFSANESİ OKU
-EHREK DERESİNDEN GELİYORUM BEN OKU
-KÖYÜMÜZDE GÜN YÜZÜNE ÇIKMAMIŞ CEVHERLER OKU
....
Bismillahirrahmanirrahim
Nebiler ser veri, “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse, bizim
mescidimize yaklaşmasın”(Müsned, Ahmed bin Hanbel,
Hamt Âlemlerin Rabbi olan Alla hu Teâlâ’ya mahsus, salat ve selam iki
cihanın efendisi Hz. Ahmet (sav) aline ashabına kıyamete kadar onun
yolunda gidenlere olsun
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed’in ve ala ali seyyidina Muhammed
Değerli okurlarım! Kurban, lügat itibarîyle yakın olmak, yaklaşmak
manasınadır. Şer-i şerîf ıstılâhında ise; Rab’ımızın rızâsına yakınlık
kazanmak için, muayyen hayvanların kesilmesi ile îfâ olunan malî bir
ibadettir.
Kurban kesmek, akıl sağlığı yerinde, buluğa ermiş (ergen olmuş), dinen
zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan her
Müslümanın yerine getireceği malî bir ibadettir (Merğînânî,
el-Hidâye,)
Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80.18 gr altın veya değerinde
para ya da eşyaya sahip olan kimselerin kurban kesmesi gerekir..
Ayrıca kurban mükellefiyeti için aranan nisabın üzerinden, zekâtın
aksine bir yıl geçmesi şart değildir.
Kurban, Alla hu Teâlâ’ya yakınlaşma için, ibadet niyeti ile hayvan
kesmektir. Kesilen kurbanın etinden, kanından ziyade, kesme işi
önemlidir. “Mal canın yongası olması” hesabiyle bu şükranın duygusunu
sergileyebilmek, Allahu Teâlâ’nın rızası için O’nun adına malın
iyisini kesebilmek.
Mevla’mız şöyle buyurur. “Onların (kurbanların) ne etleri ne de
kanları Allah’a ulaşır, sadece sizin takvanız, Allah’a olan derin
takvanız O’na ulaşır. Size olan hidayetine karşı Allah’ı büyük
tanımanız içindir ki, O’bunları böylece size ram etmiştir. (Habibim)
iyi hareket edenleri müjdele. (Hac suresi.22)
Kurbanda gaye ihlas imiş..Takva imiş.Hakka yakınlık ve ve rızasına
ulaşma.. Kur’an-ı Kerimde, Kevser süresinin ikinci âyetinde “Rabbın
için namaz kıl, kurban kes” buyurmaktadır..
Her ne kadar hitap peygamberimize (sav) isede ayetin işaretinde bütün
müminlerde sorumludur.
Kurban kesmek Hanifi mezhebinde vacip, diğer mezheplere göre sünnet-i
müekkededir. Kurbanın kesilme zamanı, bayramın birinci ikinci ve
üçüncü günleridir. Fakat birinci günde kesilmesi daha faziletlidir.
Güzeller güzeli (sav) Kim gönül hoşluğu ile, Allahu Teâlâ’dan sevap
umarak, kurban keserse, o kurban o kimse için, ateşten (koruyan) bir
perde olur. Buyurmaktadırlar.
Hz Ali (r.a ) dan şöyle rivayet olunmuştur ki: “Bir kimse evinden
kurbanlık almak için çıksa, o kimsenin her adımı için on sevap
yazılır, on günahı silinir ve o kimseye o on derece verilir. Almak
için konuştuğu zaman o kimsenin sözleri tesbih olur. O kurbanın
parasını verdiğinde, her bir dirhem için 700 hasene yazılır. Kurban
yatırılıp kesilince, kesildiği yerden yedi kat yere varıncaya kadar ne
varsa hepsi o kimse için istiğfar ederler.”
Kanı aktığı zaman Rabbülâlemin her damlasından on melek halk eder. O
melekler kıyamete kadar o kimse için istiğfar eder. Verdiği etin her
lokması için Hak Teâlâ İsmail (as)’ın evlatlarından bir köle azad
etmiş sevabını verir..
Fahri Kâinat (sav) buyuruyor ki, Ya Fatma kalk kurbanının başında
bulun, onun yere düşen ilk damla kanı ile Alla hu Teâlâ günahlarını
bağışlar. Hz. Fatma (ra) Ey sevgili babacığım, bu lütuf sadece
peygamber ailesine mi mahsustur. Efendimiz (sav) hayır, bu lütuf,
bizide bütün Müslümanları da içine alır.
Kurbanlar kıbleye karşı yatırılarak ”Bismillah Allahu Ekber” diye
kesilir. Kurbanı, elinden geliyorsa sahibi kesmeli gelmiyorsa, uygun
gördüğü bir müslümana kestirmeli ve kendisi de başında bulunmalı, Şu
ayeti Kerimeyi de okumalıdır.
“Benim namazım, ibadetlerim, yaşayışım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan
Allah içindir ki, O’nun ortağı yoktur. (Enam Suresi 162.)
Kurban ibadeti, insanlık tarihi ile başlamış ve bütün ilahi dinlerde
uygulamada bazı farklılıklar olmakla birlikte var ola gelmiştir.
Efendimiz (sav) Hicretin 2. yılından itibaren her sene kurban kesmiştir.(Buhari)
“Ayrıca vefatından sonra da kendisi için kurban kesmesini Hz. Ali’ye
vasiyet etmiştir.” (Ebu Davud, Edahi)
Kulluk bilincinin kazanılmasına vesile olan kurban, bencillik ve
cimrilik duygularını ıslah eder, cömertlik duygusunun gelişmesine
vesile olur.
Kurban, kardeşlik ve yardımlaşma ruhunu diriltir ve devam ettirir.
Kişinin Rabbine yaklaşması, günahlarının bağışlanması gibi uhrevi
faydalarının yanında, sosyal ve ekonomik birçok yararları vardır.
Nebiler ser veri, “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse, bizim
mescidimize yaklaşmasın”(Müsned, Ahmed bin Hanbel,) buyurarak, gücü
yettiği halde kurban kesmeyenleri ikaz etmiş ve kurban kesmeyi teşvik
etmiştir.
Bir hadis-i şerifte de “Âdemoğlu, kurban bayramı gününde kurban
kesmekten daha sevimli bir iş ile Allah’a yaklaşabilmiş değildir”
buyurmuş ve kestiğimiz kurbanların kıyamet gününde kurtuluşumuza
vesile olacağını bildirerek “Kurbanlarınızı gönül hoşluğuyla kesiniz”
(Malik,Muvatta,) buyurmuştur.
Hz. Aişe validemiz anlatıyor: "Allah Resulü (sav) buyurdular ki: "Hiç
bir kul, kurban günü, Allah (c.c) indinde kan akıtmaktan daha sevimli
bir iş yapamaz. Kesilen hayvan, kıyamet günü boynuzlarıyla,
kıl1arıyla, tırnaklarıyla gelecektir. Hayvanın kanı yere düşmezden
önce Allah indinde yüce bir mevkie ulaşır. Öyle ise, onu gönül hoşluğu
ile ifa edin."
Bu bakımdan imkânımız varsa kurban kesmeyi ihmal etmeyelim. Dünyevi
zevklerimiz için rahatça harcama yaparken, kurban ibadetine gelince
cimrileşmek, bir takım bahanelere sığınmak doğru değildir.
Rabbimiz kestiğimiz kurbanlarımızı en güzel şekliyle kabul eylesin…
Bir hadisi şerif!
Mümin koku satan kimse gibidir. Yanında Otursan için açılır.
Onunla gezsen veya ortak iş yapsan faydasını görürsün.
Onun her işi faydalıdır..
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed’in ve ala ali seyyidina Muhammed
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Hamt Alla hu Teâlâ’ya mahsustur, yüzbinlerce salat ve selam, iki
cihanın güneşi Hz. Mustafa (sav)’e, aline ve ashabına kıyamete kadar
onun nurlu yolundan gidenlere olsun.
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed’in ve ala ali seyyidina Muhammed
Değerli okurlarım! Cennet: Allahu Teâlâ’nın mümin kulları için
hazırladığı bağlar, bahçeler, köşkler ve sarayların ismidir.
Cennet: Peygamberlerin davetine uyarak iman edip, dünya ve ahir ete
ait işleri, kulluk vazifelerini elden geldiği kadar güzel bir şekilde
yapan temiz ve muttaki kişiler için hazırlanmış bir huzur ve saadet
yurdudur. Kısaca ahi retteki nimetler yurdunun adıdır.
Cennet: Kelime olarak bağ, bahçe ve bostan demektir. Arap dilinde
cennet kelimesi söylendiğinde içinde hurma ve üzüm bağları olan yer
anlaşılır.
Cennet: Ahiret yurdunda nimet ve ikram yeri ve evidir. Ağaçları sık,
gölgesi koyu, ağaç dalları birbirine yakın korunaklı bir yerede cennet
denir.
Kur’an-ı Kerimde ve hadisi şeriflerde cennete ait daha birçok isim
zikredilip bildirilmiştir.
Ebu Musa’dan gelen bir hadisi şerifte Efendimiz (sav) buyurmuşlar ki:
”İki cennet var ki ev gereçleri ve süsleri altındandır ve yine iki
cennet var ki eşyaları ve ziynetleri, gümüştendir.
Oradakilere perde Rab arasında perde sadece Adn cennetinde olan
Kibriya rida ve örtüsüdür”. (Buhari,)
Güzeller güzeli (sav) bir gün ashabına buyurdu ki: ”Yok mu paçalarını
sıvayarak cennete koşacak? Önünde bunun engel yoktur.
Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki cennet parlayan bir nur, etrafa
yayılan bir koku, göz alıcı bir saray, devamlı akan bir ırmak,
olgunlaşmış meyveler, güzel eşler, sayılamayacak süsler, hep devam
edecek güzellikler, heybetle duran yüksek saraylarda ki harikalardır.
Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde cennet çeşitli şekillerde tasvir
edilmiştir. ashaptan bir Zat dedik ki: Ey Allah’ın Resulü bize
cennetten bahsedermisin? Kâinatın efendisi (sav) buyurdular ki:
“Cennetin bir kerpici altın, bir kerpici gümüştür, içindeki harcı ise
koku yayan misktir.
Çakıl taşları inci ve yakut, toprağı zafer andır. Oraya giren nimeti
bulur, ümitsizlikten kurtulur, ölmeyerek ebedi kalır. Elbisesi
eskimez, gençliği bitmez”.
Bilhassa Kur’an-ı Kerim’de ağaçları altından ırmaklar akan cennetler
şeklinde şöyle anlatılmaktadır: “Cennet, takva sahiplerine uzak
olmayarak yaklaştırılmıştır.
“İşte size vazolunan, gördüğünüz şu cennettir ki, O, Allah’ın (c.c)
taatına dönen onun hudut ve ahkâmına riayet eden çok esirgeyici
Sevgili Allah’ımız bütün samimiyetiyle gıyaben saygı gösteren, hakkın
taatına yönelmiş bir kalple gelen kimselere aittir. (Kaf Suresi,31.33)
Tövbe edenler, iyi amel ve harekette bulunanlar öyle değil. Çünkü
bunlar hiç bir şeyle haksızlığa uğratılmayarak cennete, çok esirgeyici
Allah’ın (c.c.) kullarına gıyaben vaat buyurduğu Adn cennetlerine
gireceklerdir. O’nun vaadi şüphesiz yerini bulacaktır.
Yanlarında da gözlerini sadece kocalarına çevirmiş, yumuşak bakışlı,
ceylan gözlü eşler vardır. (Saffat. 48.)
Sanki onlar, gün yüzü görmemiş, toz topraktan korunmuş beyaz ve
pürüzsüz deve kuşu yumurtaları gibidir.(Saffat.49.)
Cennet ehli, bu halde otururken birbirlerine yönelir, candan bir
sohbete dalarlar. (Saffat 49.)
“Orada selâmdan başka boş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah,
akşam rızıkları da ayaklarına gelecektir. O, öyle cennettir ki biz ona
kullarımızdan gerçekten muttaki olanları vâris kılacağız.” (Meryem
Suresi. 60-63.)
Cennet, bu dünyada yapılan iyiliklerin ahir ette Allahu Teala
tarafından verilen karşılığıdır. Kur’an-ı Kerim’de Allahü Teâla şöyle
buyurmaktadır: “Adn cennetleri vardır ki, altlarından ırmaklar akar.
Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. İşte günahlardan temizlenenlerin
mükâfatı budur.”(Taha Suresi.76.)
Kura-n-ı Kerim’de cennetin niteliklerinden bazılarına şu şekilde değinilir:
1-Altlarından ırmaklar akan, birbiri üzerine bina edilmiş yüksek
köşkler, güzel meskenler.
2-Hepsi de örtüleri atlastan minderlere yaslanırlar. İki cennetin de
meyvesinin devşirilmesi yakındır.
3-Gönlün çekeceği her türlü yemek ve etler, türlü kokulu içecekler,
temiz şaraplar ve çeşit çeşit tükenmez nimetleri içeren bir mekân.
“Onlara cennette bir meyve, içlerinin çekeceği bir et verdik .”(Zümer
Suresi. 20.)
“Canların isteyeceği ve gözlerin hoşlanacağı ne varsa hepsi oradadır.
Siz de orada devamlı olarak kalacaksınız. İşte bu, sizin çalıştığınız
ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız cennettir. Sizin için orada çok
meyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz.”(Tövbe Suresi. 72.)
“Cennet şarabından (dünya şarabı gibi) mide ızdırabı yoktur.”(Rahman
Suresi.54.)
4-Cennette hayat sonsuzdur, kin yoktur, boş laf ve günaha sokacak söz
işitilmez. “Biz o cennetliklerin kalplerindeki kinleri çıkarır atarız.
Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar. Orada
kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da
değillerdir.” (Hicir Suresi. 47-48.)
5-Cennet nimetleri insan hayalinin erişemeyeceği güzelliktedir.
Cenneti aslında dünya ölçüleriyle tarif etmek mümkün değildir. Bununla
beraber cennetteki eşsiz nimet ve saltanatı anlayabilmemiz için Allahü
Teâlâ onu bize şu şekilde tasvir etmiştir: “İşte bu yüzden Allah
(c.c.) onları o günün fenalığından esirger. Yüzlerine parlaklık,
gönüllerine sevinç verir. Sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve
oradaki ipekleri lütfeder.
Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar. Ne yakıcı sıcak görürler
orada, ne de dondurucu soğuk. Ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar,
kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.
Yanlarında gümüş kaplar ve billur kâselerle, gümüşî beyazlıkta(billûr
gibi şeffaf kupalarla dolaşılır ki (cennet sakinleri bunlara
dolduracakları cennet şarabını cennetteki insanların iştahları
ölçüsünde tayin ve takdir ederler.
Onlara orada bir kâseden içirilir ki karışımında zencefil vardır. Bu
şarap orada bir pınardandır ki adına Sel sebil denir. Cennettekilerin
etrafında öyle ölümsüz genç neferler dolaşır ki, onları gördüğünde
kendilerini etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
Ne yana bakarsan bak, yığınla nimet ve ulu bir saltanat görürsün.
Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır.
“Gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz içecekler
içirir. Onlara: ‘İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır,
çalışmalarınız şükre değer’ denir.” (İnsan Suresi. 11–22.)
Cennetin tasviri konusunda söylenecek son söz şu kutsi Hadis’in ifade
ettiği durumdur: Allahü Teâlâ buyuruyor ki: “Salih kullarım için
ben, cennette hiç bir gözün görmediği, hiç bir kulağın işitmediği ve
hiç bir insan gönlünün hatırlamadığı bir takım nimetler hazırladım.”
(Tac,Camiül,usül.)
Başka bir hadislerinde de, Nebiyi muhterem (sav) cennetin gümüş ve
altın kerpiçten yapıldığını, harcının misk, taşlarının inci ve yakut
olduğunu, oraya girenlerin bolluk ve refah içinde, üzüntüsüz ve
kedersiz yaşayacağını ebedî kalacaklarını, ölmeyeceklerini,
elbiselerinin eskimeyeceğini ve gençliklerinin yok olmayacağını ifade
eder.
Bu güzel sonuca, cennete yalnızca dünyanın bir imtihan yeri olarak
yaratıldığını bilen, Allahu Teâla ve Resulü (sav) nün emirlerine uyan,
yasaklarından sakınan ve hayırlı işler yaparak Allahu Teâlâ’nın
rızasına uygun yaşayanların ulaşabileceklerini asla unutmayalım.
Yüce Rabbimiz cennette, peygamberimize komşu eylesin. Âmin.
“Kim bana bir kere Salatü selam getirirse, Allahu Teâlâ ona
10-rahmet eder, 10-da hatasını af eder,10-da derecesini yükseltir.
Birde karşılığını verir.” Hz. Muhammed (sav)
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed’in ve ala ali seyyidinaMuhammed
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)
KUPA TÖRENİ, TULUM VE MANGAL KEYFİ
KÖYÜMÜZDEN ÇIKAN DİN GÖREVLİLERİ
-ERZURUMDA YAŞAYAN DEMİRCİLER KÖYLÜLERİ 1 -DEMİRCİLER KÖYÜ TELEFON REHBERİ -DEMİRCİLER KÖYÜ DERESİNDEN GELİYORUM BENKÖYÜMÜZDEN(EHREKTEN)ÇIKAN ESNAFLAR
GURBETTE YAŞAYAN DEMİRCİLER KÖYLÜLERİ
-ERZURUMDA YAŞAYAN DEMİRCİLER KÖYLÜLERİ 3
1.Allahım sen affedicisin affı seversin bizi ve ümmeti muhammedi affet. Allahumme inneke afüffün kerimün rahimün tühibbül affe fe'fu anna 2.Allahım şehadet ve imanla bizi dünyadan çıkar. Allahumme la tuhriçna mined dünya illa maeşşehadeti vel iman