BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

18 Şubat 2023

İSRÂ VE MİRAÇ

 Yüce Rabbimiz İsrâ suresinin ilk ayetinde şöyle buyurur: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, görendir.”  

Bu sureye adını veren İsrâ, Sevgili Pey­gam­be­ri­mizin bir gece, Mekke’deki Mescid-i Harâm’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya yolculuğudur. Miraç ise Resûl-i Ekrem’in (s.a.s) Allah’ın kudret ve azametine şahit; rahmet, mağfiret ve müjdesine nail olduğu kutlu yükseliştir. 

Miracın ilk durağı, Mescid-i Aksâ’dır. 

Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu mukaddes belde Kudüs, bir İslam beldesidir. “Darü’s-selâm” yani barış ve selamet yurdudur. Kudüs, tarih boyunca Müslümanların himayesinde özgürlüğün, adaletin ve huzur içinde birlikte yaşamanın sembolü olmuştur.

Rabbimizin İsrâ suresinde yer alan öğütlerinden bazılarına kulak verelim: Yalnızca Allah’a kulluk et. Anne-babana iyi davran, yaşlanıp sana muhtaç hâle geldiklerinde onlara kol kanat ger, “öf!” bile deme. Akrabaya, yoksula ve darda kalana yardım et. Cimrilikten ve israftan kaçın. Zinaya yaklaşma. Haksız yere cana kıyma, asla kan davası gütme. Yetimin malına el uzatma. Ahde vefa göster. Ölçü ve tartıda hile yapma. Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme.

14 Şubat 2023

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU

 O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)


 Köylümüz  Hacı Mustafa HARS 11 Şubat 2023 Cumartesi günü rahmetli oldu. Cenazesi 12 Şubat 2023 Pazar öğle namazına müteakkip Narmanlı Cami'den  kaldırılacaktır. Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin.
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım. 

29 Ocak 2023

ÇOCUKLARIMIZLA İMTİHAN EDİLMEYE HAZIR MIYIZ?

Çocuk, hem büyük bir nimettir hem de çetin bir imtihandır. Bir evladı olanın hem bir nimeti hem de bir imtihanı olmuş demektir…

Çocuk sahibi olabilmek de bir imtihandır, olamamak da bir imtihandır. Çocuklarımızın sağlıklı olmaları da bir imtihandır, hasta veya engelli olmaları da bir imtihandır. Çocuklarımızın zeki ve hayırlı olmaları da bir imtihandır, asi ve hayırsız olmaları da bir imtihandır…

Allah’ımızın en sevgili peygamberlerini bile kavimlerinden çektiklerinin yanında evlatlarından da çektirerek çetin imtihanlara tabi tuttuğunu bilen mümin anne ve babalar olarak, evlatlarımızla imtihan edilmeye hazır mıyız?

Allah’ımızın bir yandan en büyük düşmanımız şeytanla ve onun fitne, fücuruyla imtihan ettiği Hz. Adem’i (A.S.) bir yandan da evlatlarından birinin diğerini katletmesi gibi acı ve dayanılması güç bir imtihanla da imtihan ettiğini bilerek çocuk imtihanına hazır olacağız…

Allah’ımızın bir yandan müşrik bir kavimle ve bu kavmin zalim şirk sistemiyle tam dokuz yüz elli sene imtihan ettiği Hz. Nuh’u (A.S.) bir yandan da yıllarca kâfir ve asi bir evlatla imtihan ettiğini, sonra o asi fakat her şeye rağmen “yavrucuğum” diye hitap ettiği ciğer paresi evladının, gözlerinin önünde tufan sularına kapılıp gitmesiyle de imtihan ettiğini bilerek çocuk imtihanına hazır olacağız…

Allah’ımızın bir yandan zalim Nemrut’la ve onun zulüm sistemiyle imtihan ettiği Hz. İbrahim’i (A.S.) bir yandan da yıllarca hasretini çektiği biricik oğlu İsmail’i (A.S.) kendi yolunda kurban etmek ve adamakla da imtihan ettiğini bilerek çocuk imtihanına hazır olacağız…

Allah’ımızın bir yandan dur durak bilmeyen tebliğ ve davet imtihanıyla imtihan ettiği Hz. Yakup’u (A.S.) bir yandan da çocuklarının diğer kardeşlerini, Hz. Yusuf’u (A.S.) kuyuya atmalarıyla ve yıllarca onun hasretiyle imtihan ettiğini de bilerek çocuk imtihanına hazır olacağız…

Allah’ımızın bir yandan türlü çile çekerek kavmini İslam’a davetle ve uzun yıllar süren hastalıklarla imtihan ettiği Hz. Eyup’u (A.S.) bir yandan da bütün malını ve çocuklarını kaybetmekle de imtihan ettiğini bilerek çocuk imtihanına hazır olacağız…

Allah’ımızın bir yandan zalim Yahudi kavmiyle ve testereyle kesilerek şehit edilmekle imtihan ettiği Hz. Zekeriya’yı (A.S.) bir yandan da yıllarca süren çocuksuzluk imtihanıyla da imtihan ettiğini bilerek çocuk imtihanına hazır olacağız…

Allah’ımızın bir yandan Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibi kâfirlerle ve onların cahiliye sistemiyle, Yahudilerle, müşriklerle, münafıklarla, ambargoyla, işkenceyle, iftiraya maruz kalmakla, açlık ve yoklukla, memleketinden hicret etmekle imtihan ettiği Efendimiz Hz. Muhammed’i (S.A.V.) bir yandan da altı evladını kendi elleriyle kabre defnetmek gibi büyük, çetin ve çileli bir imtihanla da imtihan ettiğini bilerek çocuk imtihanına hazır olacağız…

Çocuk imtihanı en çetin imtihanlardandır. Çocuklarımızı ne kadar iyi yetiştirirsek yetiştirelim bir Peygamberden daha iyi yetiştiremeyiz. Bir Peygamberden daha iyi koruyamayız, muhafaza edemeyiz. Ne yaparsak yapalım bilelim ki sonuçta takdir Allah’ındır…

Mümin anne ve babalar olarak bize düşen evlatlarımız için elimizden geleni yapıp Allah’ın takdirine razı olmak ve Allah’ımızın bizi evlatlarımızla ağır imtihanlara, feryat ettirecek, çökertecek, yıkacak, amansız ve çaresiz imtihanlara tabi tutmaması için gece gündüz dua etmektir…

19 Ocak 2023

Anne babalara uyarı: Karneye 5 doğru yaklaşım önerisi

 Kıyaslamak, dinlemeden yargılamak, ceza vermek, ‘tembelsin, başarısızsın’ gibi etiketler yapıştırmak, ses tonunu yükseltmek ya da umursamaz davranmak! Herhangi bir başarısızlığınızda sizin için çok önemli birinin bu tür tepkileri verdiğini düşünün, ne hissedersiniz? İlk söyleyeceğiniz; kızgınlık ya da kırgınlık olacaktır öyle değil mi? Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç işte bu hisleri çocukların çok daha yoğun hissettiklerini ve daha kötüsü, sadece bir duygu olarak yaşamayıp bu duyguyu genellediklerini belirterek “Ailesinden karnesine bu tür yaklaşımlarla karşılaşan çocuk ister istemiz kendisini reddedilmiş, dışlanmış ya da sevilmeyen bir birey olarak hissedecektir. Bu duyguları ailesine karşı hissetmesi başarı ihtimalini değil başarısızlık ihtimalini artıracaktır. Bu da aileden uzaklaşmayı tetikleyecektir” diyor. Peki ailelerin zayıf karneye doğru yaklaşımı nasıl olmalı? Uzman Psikolog Dilara Yamanlar önerilerini şu şekilde sıralıyor;

Yargılamadan düşük notların nedenini bulun!

13 Ocak 2023

𝟏𝟎𝟎𝟏 𝐇𝐚𝐭𝐢𝐦 𝐃𝐮𝐚 𝐏𝐫𝐨𝐠𝐫𝐚𝐦ı 2023

❝Binbir hatim nur-ı arşı doldurmuş
Bela musibeti yerden kaldırmış
Düşmanları kahreylemiş öldürmüş
Mevlâ'ya emanet olsun Erzurum❞

Hâce Muhammed Lutfi Efendi


Dua: Rüstem Can - Erzurum Müftüsü

2023 okunan hatim sayısı 64.219 Allah kabul etsin.

18 Aralık 2022

Bunları Yapıyorsak Başka Günaha Gerek Yok

Tembellik ve nefse esir olmak:



Günahlarımızın çoğalmasına rağmen bir türlü tevbeyi hatırlayamıyorsak, uykuya, yemeğe ve tembelliğe aşırı bir düşkünlüğümüz varsa, sürekli mazeret üretip sızlanıyor ve hiçbir işin ucundan tutmuyorsak bütün hayatımızı kuşatabilecek bir tehlikenin içindeyiz demektir.

Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Kişinin hatalarının ve günahlarının çok olması, yumuşak huyluluğunun ve güzel ahlakının eksik, doğruluğunun da az olması, gece boyu leş gibi uyuması, gündüz de boş boş oturması, tembel olması, sürekli sızlanması ve şikâyet etmesi, cimri ve aç gözlü olması kişiye dindeki kötülü¬ğü bakımından yeter.”
(Camiu’s-Sağir)

***
Aileyi ihmal etmek:


Ailemizi ve çoluk çocuğumuzu ihmal ediyorsak, onlara gerekli vakti ayırmıyorsak, maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamıyorsak dünyamızı da ahiretimizi de tehlikeye atıyoruz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, günah olarak kendi¬sine yeter.”
(Müslim)
***

Dedikoducu olmak ve laf taşımak:


Hiçbir sırrı saklayamıyorsak, her duyduğumuzun peşine takılıp onu başkalarına da duyuruyorsak, sosyal medya da her gördüğümüzü paylaşıyorsak, yanında bir şey konuşulamayacak insanlar haline gelmişsek kendimizi, kendi dilimizle tehlikeye atıyoruz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Her duyduğunu gidip başka birilerine söylemesi, kişiye günah olarak yeter.” (Ebu Davud)
***


Nimete nankörlük etmek:

Elimizdeki nimetlerin kıymetini bilmiyorsak, Allah’ın verdiği nimetlere nankörlük yapıyorsak, önümüze konan nimetlere burun kıvırıyorsak büyük bir nankörlük fırtınası bizi tehdit ediyor demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Kendisine ikram edilen yemeğe burun kıvırması, kişiye kötülük olarak yeter.” (Camiu’s-Sağir)
***

Tartışmacı ve düşmanca bir karaktere sahip olmak:


Her girdiğimiz ortamdan kavga, tartışma, sürtüşme ve kırgınlıklarla ayrılıyorsak, dostlarımızı bile kendimize düşman ediyorsak, çevremizde kimse kalmadıysa bu kötü ahlakımız bizim için tehlike olarak yeter demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki “Devamlı düşmanlık yapan, sürekli sürtüşen ve tartışan bir karakterde olmak kişiye günah olarak yeter.”
(Tirmizi)

***
Gevezelik, cimrilik ve hayasızlık:


Bir türlü dilimize hâkim olamıyorsak, müstehcen ve küfürlü konuşmaların müptelası olmuşsak, utanma duygumuzu iyice yıpratmışsak, ne zamanımızdan ne de paramızdan fedakârlık yapamıyorsak tehlikeli bir uçurumdan düşmek üzereyiz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki “Geveze, utanmaz ve cimri bir karaktere sahip olmak kişiye kötülük olarak yeter.” “Kişinin kötü davranışlı, dili bozuk ve korkak olması kötülük olarak ona yeter.” (Beyhaki)
***


Müslümanı hor görmek:


İnsanlara malına ve makamına göre değer veriyorsak, garipleri ve kimsesizleri hor görüyorsak, Müslüman kardeşlerimize hakaret edip onları küçük düşürüyorsak kendimizi büyük bir kul hakkı fırtınasının içine atıyoruz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki “Din kardeşini hor ve hakir görmek kişiye kötülük olarak yeter. Müslümanın her şeyi, malı, namusu ve kanı da Müslümana haramdır.”
(Müslim)

***

Ayıp araştırmak:


Sürekli ayıp araştırıp duruyorsak, başkalarının kusurlarını konuşmaktan ve gizli hallerini araştırmaktan büyük bir zevk duyuyorsak, insanlar elimizden ve dilimizden emin değillerse bize bir ömür günah olarak yetecek işler yapıyoruz demektir.


Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki “Şu üç şey kişiye ayıp olarak yeter. Kendi kusurunu görmeyip başkalarındaki aynı kusuru görmesi. Kendi utanç verici hâlini görmeyip başkalarının aynı durumundan utanç duyması. Oturup kalktığı kimselere sıkıntı vermesi.” (Camiu’s-Sağir)

Abdulaziz KIRANŞAL
Milli Gazete

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU

   O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)


 Köylümüz İbrahim KAPLAN 23 Eylül 2022  Cuma günü rahmetli oldu. Cenazesi 23 Eylül 2022 öğle namazına müteakkip köyden kaldırılacaktır. Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin.
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım. 

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ