BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

30 Haziran 2016

MEHMET GÖRMEZ' DEN KADİR GECESİ MESAJI

Görmez, Kadir Gecesi dolayısıyla yayımladığı mesajda, Hz. Muhammed'in dilinde "evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluş" olarak ifade edilen ramazan-ı şerifin son günlerine yaklaşırken, 1 Temmuz Cuma'yı 2 Temmuz Cumartesi'ye bağlayan gece, Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı Kadir Gecesi'ne bir kez daha kavuşmanın sevinç ve mutluluğunun yaşanacağını dile getirdi.
 
Kadir Gecesi'nin, değerini bizzat Kur’an-ı Kerim'den aldığını ve Kur'an-ı Kerim'in bu geceye müstakil bir sure tahsis ederek, gecenin en güzel biçimde tasvirini yaptığını ifade eden Görmez, her sene Allah'tan bir bağış, Peygamber'den bir armağan gibi gelen Kadir Gecesi'nin anlatıldığı Kadir suresinde üç mesaj getirildiğini bildirdi.
 
Bu mesajlardan ilkinin Kadir Gecesi'ni değerli kılan "yaradılış bilgisinin ders kitabı" Kur'an'ın ilk inişine şahitlik olduğunu anlatan Görmez, "Bu gece biz müminlere düşen en büyük vazife, kalbimizin semasına Kur'an-ı Kerim'i yeniden indirmektir." değerlendirmesinde bulundu.
 
Görmez, ikinci mesajın, her Kadir Gecesi'nin müminlere her yıl bir ömürlük fırsat sunması olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
 
"(Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır) ayeti, Kadir Gecesi'nin bir ömürlük zamana eş değer olduğunu anlatmaktadır. Eğer şu ana kadar yaşadığımız ömrü iyi değerlendiremediysek bu gece bize bir ömre bedel imkan sunmaktadır. Bu yönüyle Kadir Gecesi diğer bütün kutlu zamanların üstünde ve önündedir; Yüce Rabbimizin insanlığa bir rahmet ve umut kapısı olarak bahşettiği mübarek bir gecedir. Bu gece, hayatımızın çok hızlı seyreden akışı içinde geçmişimizi değerlendirerek gafletle geçen günlerimizi sorgulama, günahlardan arınma, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz hatalara tövbe edip af ve bağışlanma dileme zamanıdır."
 
Kadir suresinin üçüncü mesajının, vahiy meleği Cebrail Aleyhisselam ile Allah'ın meleklerinin Kadir Gecesi'nde yeryüzüne selam ve esenlik getirmek üzere inmeleri olduğunu vurgulayan Görmez, Kur'an'ın inişinin hürmetine yaşanan bu hadisenin, Allah'ın müminlere çok büyük bir ikramı, ihsanı ve lütfu olarak her sene tekerrür ettiğini belirtti.
 
"Kadir Gecesi'ni ancak Kur’an’ın kadrini, kıymetini bildiğimiz oranda hakiki anlamda ihya etmiş oluruz. Kur’an’ın hak, hakikat, ahlak ve adalet ilkelerine sarıldığımız ölçüde bu gecede bir ömre bedel manevi gelişmeler yaşayabiliriz." ifadelerini kullanan Görmez, Kur'an'ın barış ve esenlik mesajlarına değer verildiği nispette, Allah'ın meleklerinin yeryüzüne barış ve esenlik getirmek üzere indiklerinin idrakine varılabileceğini dile getirdi.
 
Görmez, Müslümanların "Her geleni Hızır, her geceyi Kadir bil" şuuruyla hayatını sürdürdüğü müddetçe Kadir Gecesi'nden hakkıyla istifade edebileceğini vurgulayarak, mesajında şunları paylaştı:
 
"Kadir Gecesi'ni idrak ederken Müslümanlar olarak bilmeliyiz ki bizlerin, tüm insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olmak gibi bir vazifesi vardır. Dünyanın neresinde olursa olsun topyekun açların, yoksulların, mahrumların, mağdurların, zayıf bırakılmışların, zulme uğramışların, mültecilerin yaralarını sarmak, aziz şehitlerimizin emaneti olan ailelerine sahip çıkmak, terör mağduru insanımıza kol kanat germek, toplumdaki yetimlerin, yaşlıların, engellilerin ve ihtiyaç sahiplerinin gönüllerini yapmak, kısacası tüm dünyaya sevgi ve merhamet taşımak, bu vazifenin en önemli unsurudur. Bu vazife, bu gece yeryüzüne inen meleklere ve Cebrail Aleyhisselama eşlik edecek maneviyata uygun bir kulluğa sahip olmak için de yerine getirilmesi gereken bir ödevdir."
 
Terör ve cinayet şebekelerinin İstanbul'da tüm insanlığı bir kez daha canevinden vurmaya kalkıştığını ifade eden Görmez, terör saldırısında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa diledi.
 
Görmez, tüm İslam aleminin Kadir Gecesi'ni tebrik etti

23 Haziran 2016

SUSAYAN ÇOCUK

Bismillahirrahmanirrahim

Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun.

Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed
Ramazan-ı Şerif ayı, o sene kışa denk gelmişti. Yedi yaşında namaza başlamıştım, ramazan-ı şerif orucunu tutmaya sayılı günler kala kendi kendime söz vermiştim.
Bu sene orucu hiç ara vermeden tutacağım, hazırlığımı yapmış ilk ramazan-ı şerif davulunu duymak için bir an evvel yatağıma yatmıştım uyuyacaktım ki annem geldi.

Oğlum inat etme yaşın daha küçük bedeninde zayıf,
Gelecek yıl oruç tutmaya başlarsın ne dersin? Ben anneciğim namaza başlamışsam oruç tutmam gerek annem gülümseyerek başımı okşadı ve iyi geceler diyerek odamdan çıktı.

Bende uykuya dalmıştım ramazan-ı şerif davulcusunun güzel şiirleriyle uykudan uyandım mutfağa koştum annem ve babamla sahur yemeğini yedim arkadan da sabah ezanı okundu.
Namaz kıldıktan sonra uyumak için yatağa yattık ve mışıl mışıl uyumuşum. Sabah uyandığımda aklıma bazı soru gelmişti.

İlk sorumu anneme sordum orucu niçin tutuyoruz?

Bak oğlum İbadetler bir kulluk görevimizdir, nasıl ki günde beş vakit namazı kılıyoruz, malımızın zekâtını veriyoruz, ömrümüzde bir defa olmak üzere dinen zengin sayılan bir Müslüman da hacca gidiyor.

Aynen bunlar gibi, Mevla Teala emrettiği için yılda bir ay ramazanı-ı şerifte oruç tutmayı da, Müslüman, akıllı, buluğ çağına giren her erkek ve kadının tutması Allahu Tela’nın bir emridir.

Biz birer aciz günahkâr kuluz, kulluğumuzu yerine getiriyoruz. Anladım benim güzel anneciğim.

İkinci sorumu da babama sordum babacım sahabe kime denir. Oğlum sahabe Efendimiz (s.a.v) gören Müslümanlara ve Müslüman olarak ölenlere denir, babacığım bir soru daha sorabilirmiyim?

Babam sor dedi. Peygamberimizi bana anlatırmısınız. Babam tamam yavrum dedi ve anlatmaya başladı.

 Peygamberimizin ismi, Hz Muhammed (s.a.v.) Kameri aylardan RebiülEvvel ayının on ikinci, miladi 20 Nisan 571’tarihinde Mekke-i Mükerreme’nin doğusunda bulunan Kureyş kabilesi Haşim oğulları soyundan, “Hanif dinine” mensup bir aileden, Pazartesi gecesi sabaha doğru henüz tan yeri ağardığı vakit kendisine babasından miras kalan evde, dünyaya teşrif etti.

Peygamberimiz.(s.a.v.)  Halk arasında yaygın olan isimleri Hz. Muhammed, Hz. Ahmet, Hz.Mahmud, Hz. Mustafa  (s.a.v.) diye bilinir. Hâlbuki Efendimiz (s.a.v.) bunlardan başka 201’ tane ismi şerifleri vardır.

Dünyaya gelmeden babasını, 6- yaşında annesini kaybetti, 6- yaşından 8’ yaşına kadar Dedesi Abdulmuttalip baktı.

Dedesi Abdulmuttalip de vefa t edince, 8 - yaşından 25 -yaşına kadar da Öz amcası olan Ebu- Talip baktı. (Hz. Ali r.a. babası.)

Babası, Abdullah, annesi, Âmine Hatun, Zühre oğullarından Vehb-in kızı 3-tane sütannesi,  6-tane sütkardeşi var.

12-tane amcası var 2’si Müslüman 7’tane halası var. 4’tane teyzesi var.25’yaşında Hz. Hatice (ranha.) annemiz ile evlendi, 6 tane çocuğu dünyaya geldi, ikisi erkek dördü kız.

12 tane hanımı vardır, 40 yaşında peygamberlik geldi, peygamberliğinin 13 senesini Mekke-i Mükerreme-de 10 senesini de Medine-i Münevvere de İslami tebliğ etti.

İnsanlara. 53 yaşında Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret etti. Medine-Münevvere’de 63 yaşında Hz Aişe (r.anha) nın odasında fani âlemden baki âleme irtihal etti.

Rabbim sevgilinin şefaatine nail eylesin. Âmin.

Babam sözlerini bitirince

03 Haziran 2016

Ne yapabildik ki ?


 
Ol dedi olduk da,
Neden yaratıldık bilebildik mi?

Oku diye başladı ilk ayet,
Bir kez tamamını okuyabildik mi?

Hocalara sormaktan vazgeçip,
Ruhumuzu kendimiz besleyebildik mi?

Şeytanın fısıltılarından korunmak için,
Nefsin gözüne yumruğu çakabildik mi?

Dönüşü olmayan yolculuğa çıkmadan,
Hazırım artık hadi diyebildik mi?

Salih kulların sözlerini beğensek de,
Bir tanesi bende var diyebildik mi?

Evrende nokta olamayan şu dünyada,
Ben olmaktan vazgeçebildik mi?

Gelmesine vesile olduğumuz evlatlarımıza,
Varolma amaçlarını öğretebildik mi?

27 Mayıs 2016

KÖYLÜMÜZ HASTA

Fihri abi (DÜRLÜ) geçirdiği rahatsızlık sonucu Bölge Eğt. Hast. Göğüs cerrahi servisi -2. kat 95 numaralı odada yatmaktadır. RABBIM cümle hastalara acil şifalar versin.
Kaynak: Mahmut Polat

"Beni unutursanız rızıklarınızı kısarım"

Kur'ân-ı kerîmde (Beni unutursanız rızıklarınızı kısarım) buyuruldu. Bunun için, imân rızkı, sıhhat rızkı, gıda rızkı, insanlık ve merhamet rızkı ve daha nice rızıklar azaldı...
 
Küfürden, bozuk itikâddan sonra en büyük günah namaz kılmamaktır. Din büyükleri buyurdu ki: "Namaz hayattır. Namaz ve nefes aynı şeydir. İnsan nefes alıyorsa namaz kılar. Nefes almıyorsa kılmaz... Namazsız geçen ömür, büyük kayıptır... Namaz kılmayanın hiçbir şükrü kabul olmaz. Duanın kabul olması için de namaz kılmak şarttır..."
Bir Müslüman, farzlara önem verip, tembellikle yapmasa, mürted olmaz. İmânı gitmez. Ancak, bir farzı yapmayan Müslüman, iki büyük günâha girer.
Birincisi, o farzın vaktini ibâdetsiz geçirmek yani farzı geciktirmek günâhıdır. Bunun affolması için tövbe etmek, yani pişman olmak, üzülmek, bir daha geciktirmeyeceğine karar vermek lâzımdır.
İkincisi, bu farzı terk etmek, yapmamak günâhıdır. Bu büyük günâhın affolması için, bu farzı hemen kaza etmek, yani vaktinden sonra hemen yapmak lâzımdır. Kazayı geciktirmek de, ayrıca büyük günâh olur... Senelerce kılınmamış namazları kaza etmek, imkânsız gibi olmuştur. İnsanlar, dinin emirlerini terk ettikleri; Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına uymadıkları için ve İslâm dîninin gösterdiği rahat ve huzur yolundan ayrıldıklarından dolayıdır ki, dünyada bereket kalmadı. Rızıklar azaldı. Tâhâ sûresinde yüzyirmidördüncü âyet-i kerîmesinde meâlen;  (Beni unutursanız rızıklarınızı kısarım) buyuruldu. Bunun için, imân rızkı, sıhhat rızkı, gıda rızkı, insanlık ve merhamet rızkı ve daha nice rızıklar azaldı. (Hâşâ, zulmetmez kuluna hüdâsı, herkesin çektiği kendi cezâsı) sözü, Nahl sûresinin otuzüçüncü âyetinden alınmıştır.
Bugünkü küfür karanlıkları ve Allahü teâlâyı, Peygamberi, İslâmiyeti unutmanın bereketsizlikleri ve sıkıntıları içinde, insan, gece gündüz, kadınlı erkekli çalışıp, bir âilenin nafakasını, rahat yaşamasını temîn edemez hâle gelmiştir.
       ***
Bir gün, Eshâb-ı kiramdan bir zat, Resulullah Efendimize sorar:
- Ya Resulallah, kazancım bol olmasına rağmen geçim sıkıntısı çekiyorum.
- Evinizde namaz kılmayan var mı?
- Hayır, namaz kılmayan yoktur.
- Komşularınız arasında veya mahallenizde namaz kılmayan var mı?
- Hayır, ya Resulallah!
- Bir araştırın, namaz kılmayan birisi geçmiş mi?
- Efendim araştırdık, geçen olmamış.
- Bu bereketsizlik namaz kılmamaktandır. İyi düşünün!
- Ya Resulallah, araştırdık, namaz kılmayan birinin cenazesini götürürlerken, tabutu bizim evin duvarını çizmiş. Bu olabilir mi?
- İşte evdeki bereketsizlik bundandır. O duvarı hemen yıkıp yeniden yapın!
O zat, duvarı yıkıyor, besmeleyle tamir ediyor ve işleri yoluna giriyor...

24 Mayıs 2016

KALÜ BELA NE DEMEKTİR

Bismillahirrahmanirrahim
Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun.

Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed

Değerli okurlarım! islam:  Teslim olmuş anlamına gelen Müslüman Hz. Muhammed  (s.a.v.) Allahü Teâlâ’dan getirdiği dine “İslam’a” kalple, lisanla ve azalarla teslim olmuş kimsedir..

İslâm kelimesi genel olarak Hz. Muhammed (s.a.v.) den önceki semavî tevhit dinleri ve mensupları için de kullanılmıştır. Çünkü vahiy’in kaynağı bir olup, o da yüce Allah'tır.

Ona ve peygamberlerine "tabi ve teslim olma" niteliği önceki dinlerde de vardır. Kur’an-ı Kerim’de bununla ilgili pek çok ayet- i kerime vardır.

Cenâb-ı Hak Nûh (a.s)'a vah yettiği gibi Hz. Muhammed(s.a.v.) de vah yettiğini bildirmiş (Nisâ suresi.163),

Hz İbrahim (a.s.) ve ondan sonra gelen bazı peygamberleri ve mensuplarını"Müslüman" olarak nitelemiştir.

MÜSLÜMAN MISIN?

Elhamdülillah müslümanım.

Ne zamandan beri Müslümansın?

“KALÜ BELA” dan beri.

“KALÜ BELA” ne demektir?

  Mevla Teala  ruhları yarattığı vakit onlara hitap ederek,
ELESTÜ BİREBBİKÜM ?” yani  “Ben sizin Rabiniz değilmiğim?” diye sual buyurdu. Ruhlar da KALÜ BELA yani: Evet Ey Rabbimiz! Sen bizim yaratıcımız ve Rabbimizsin” dediler. Buna ezeldeki, hak ile sözleşme derler. İşte o zamandan beri müslümanım. Ve sonsuzluk boyunca da öyle olacağım.

İslam’ın şartı 5-tanedir.

21 Mayıs 2016

BERAT KANDİLİNDE BU DUAYI OKUYALIM

“Rabbiğfir li, ve’rhamnî, ve’cburnî, ve’rfa’nî, ve’rzuknî, ve’hdinî, ve âfinî”  Ey Allah’ım! Beni bağışla. Bana merhamet et. Beni hidayete eriştir ve bana afiyet ihsan eyle. Beni kendi katında yüce mertebeye ulaştır. Eksiklerimi gider ve bana rızk ver. Hayırlı kandiller. İhsan AKPINAR

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ