BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

08 Kasım 2012

2012 KASIM MEMUR ALIM KARŞILAŞTIRILMASI

Kısa bilgi

Merkezi yerleştirme tercih kılavuzunda iki çeşit statü yer almaktadır. Bunlar kadrolu Devlet memurluğu ile 399 sayılı KHK'ye tabi KİT sözleşmeli personelidir.

Özel bir bilgilendirme

Adayların ve ailelerin KİT sözleşmeli personel hakkında yanlış bir önyargısı bulunmaktadır. Sözleşmeli personel olarak çalışan kişilerin (sanki bir restaurantta, bir markette, bir fabrikada çalışıyormuş gibi) her an sözleşmesinin feshedilerek işten atılacağı düşünülmektedir.

Bu tamamen bilgisizlikten veya eksik bilgiden kaynaklanmakta ve gereksiz bir endişe yaratmaktadır. Sözleşmeli personel ister KİT'te çalışsın isterse 4/B olarak başka kurumda çalışsın her zaman" kamu gücü üstünlüğünden" yararlanır ve "keyfi olarak görevine son verilemez". Bu personelin görevine hangi durumlarda son verileceği mevzuatta düzenlenmiştir. Bu yüzden keyfi olarak işten çıkarılma gibi bir durum asla olamaz.

Ayrıca, KİT kurumlarının özelleştirilmesi durumunda bu kurumun personeli, kendi seçtikleri kamu kurumlarına aynı yüksek maaş ile kadrolu Devlet memuru olarak atanmaktadırlar.

Bu yüzden merkezi yerleştirmelerde 399 KİT sözleşmeli pozisyonlarını tercih etmeyi düşünen adaylarımızın böyle bir tereddüde düşmemelerini tavsiye ederiz.

Kasım tercihlerindeki statülerin detaylı karşılaştırması

Kadrolu Memurlar

KİT Sözleşmeli Personeli

Mevzuat

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidirler

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabidirler.

Statü

Kadroya bağlı çalışırlar

Pozisyona bağlı çalışırlar

Güvence

Her ikisi de kamu güvencesine sahip

Kamuya Giriş

KPSS sınavı ile

Yerleştirme

Merkezi yerleştirme

İstihdam süreci

Bir kez atandıktan sonra sürekli çalışır.

Sürekli olarak çalışır ancak her yıl sözleşme yenilenir.

Maaş

Unvana göre değişiyor

Unvana göre değişiyor ancak memurdan daha yüksek

Adaylık-Deneme Süresi

1 ile 2 yıl arası

6 ay

İzin hakkı

Neredeyse aynı

Yıllık izin devri

Yıl içinde kullanılmayan yıllık izinler sonraki yıla devreder

Yıllık izin devri yoktur

Görevde yükselme

Her ikisi de görevde yükselme sınavı ile şef, şube müdürü, kısım müdür gibi unvanlara yükselebilirler.

Unvan değişikliği

Her ikisi de unvan değişikliği sınavı ile unvan değiştirebilirler. Örneğin, memurun mühendis, mimar vb unvanına geçmesi

Tayin durumu

(Aynı kurum içinde)

Her ikisi de kurumun başka il/ilçede teşkilatı varsa görev yeri değiştirilebilir.

Nakil durumu

(Farklı bir kuruma geçiş)

Başka bir kuruma kadrolu memur olarak geçecekse çalıştığı kurum muvafakati(izni) ile geçebilir. Diğer statülere istifa ederek geçilir.

Herhangi bir kuruma sözleşme feshi (istifa) ile geçebilir.

Nakil süresi

Aday memurluk süresince nakil yapılamaz. (KPSS puanıyla yerleşerek nakil mümkündür.)

Her zaman sözleşme feshedilerek başka kuruma geçilebilir.

Lojman imkanı

Kuruma ve şehre göre değişmektedir. Orta düzey denilebilir

Çok iyi

Kreş imkanı

Merkezde orta düzeyde.

Taşrada çok zayıf

Çok iyi

Fazla çalışma ücreti

Var

Var ( Daha yüksek)

Yabancı dil tazminatı

Var (Düşük)

Var (Yüksek)

Sicil sistemi

Kaldırıldı

Devam ediyor

Çalışma saatleri

Haftada 40 saat (hafta içi 08.00-17.00)

İstifa sonrası kendi statüsüne dönüş

İstifa şekline göre "sadece kadrolu memurluğa dönüş için" 6 ay veya 1 yıl bekleme süresi var ( KPSS ile veya KPSS'siz fark etmez) (Aday veya asil memur fark etmez)

İstifa sonrasında yine KİT personeli olmak için bekleme süresi yoktur.

İstifa sonrası farklı statüye giriş

İşçi, 4/B, KİT veya diğer her türlü statü için bekleme süresi yok

Kadrolu memur, işçi, 4/B ve diğer her türlü statü için bekleme süresi yok

Askerlik durumu

Her ikisi de askerlik süresi boyunca yerleşen adayları ve personelini beklemek zorundadır. Terhis sonrası 30 gün içinde göreve başlamak gerekir.

2 kez yerleşememe

Merkezi yerleştirme ile kadrolu memur veya KİT pozisyona yerleşen adaylar aynı puan ile diğer merkezi yerleştirmelerde tercih yapamazlar. ( Ancak bu kişiler aynı puan ile diğer kurumsal alımlarda tercih yapabilirler)

Sona erme

-Memurluktan çıkarılma cezası alınması,

-memurluğa alınma şartlarını taşımadığının anlaşılması yada şartları taşımadığının sonradan ortaya çıkması,

-memurluktan çekilme,

-istek, yaş haddi, malulluk , sicil gibi sebeplerle emekliye ayrılma,

-ölüm

- İzinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kesintisiz 5 gün veya bir sözleşme dönemi içinde kesintili 10 gün göreve gelmemek,

- İşe alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının anlaşılması veya bu şartlardan birinin sonradan kaybedilmesi,

- Görev veya görev yerinin değişmesi halinde belirlenen süre içinde mücbir bir sebep olmaksızın yeni görevine başlamamak,

- Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarda bulunmak,

- Sicil ve başarı değerlendirmeleri birbirini izleyen iki sözleşme döneminde (D) düzeyinde olmak,

- İstek, yaş haddi, malullük veya sicil sebeplerinden biri ile emekliye ayrılma

Kutay Seymen ARIKAN

Memurlar.net KPSS Editörü

kutay@memurlar.net

Memurlar.Net - Özel

07 Kasım 2012

TESBİH KULLANMAK

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) “Tesbîh, tehlîl ve takdîse devam ediniz. Gaflete düşüp de Tevhîd kelimesini de zikretmeyi unutmayın ve onu parmaklarınızla sayınız. Zira onlar da sorulacak ve konuşturulacaklardır.” buyurdular.
Ashâb-ı Kirâm tesbîhleri ve zikirlerini çekirdekler ve ufak taşlarla sayarlardı. Hz. Safiyye (r.anhâ) vâlidemizin dört bin çekirdek ile zikrettiği nakledilmiştir.
Resûlullâh Efendimiz’in azadlılarından Ebû Safiye’nin bir sepeti olup onun içerisindeki ufak taşlar ile zikrini yapardı. Sa’d bin Ebî Vakkâs çakıl taşları veya çekirdekler ile zikrini sayardı. Hz. Hüseyin’in kerîmesi Fâtıma zikirlerini düğüm attığı iple sayardı. Ebû Hüreyre hazretlerinin de bin düğüm attığı bir ipi vardı ki onunla tesbîhini tamamlamadan uyumazdı. Ebû’d-Derdâ hazretleri bir kesede acve hurması çekirdekleri taşır, namazdan sonra onları tek tek çıkararak bitinceye kadar her birinde tesbîhini okurdu. Cüneyd-i Bağdâdî, Abdülkâdir-i Geylânî, Bişr-i Hâfî gibi evliyânın büyükleri de tesbih kullanmışlardır. Nice evliyanın vefâtlarından sonra tespihlerinin kendi kendine zikrettiği rivâyetleri kitaplarda geçmektedir.
Hz. Alî; “Tesbîh ne güzel hatırlatıcıdır.” buyurdu.
Önceki ve sonraki İslâm âlimlerinden hiç birisi tesbih de bir kerâhet görmemiştir. Çoğu da yaptıkları zikirde -ne kadar çok yapsalar da- adedi gözetirlerdi.
Hasan-ı Basrî hazretlerinin elinde tesbih gördüler de “Siz bu mertebeye gelmişken hâlâ tesbihle mi sayıyorsunuz?.” dediler. O da “Allâh’ı kalbimle, elimle ve dilimle zikretmeyi severim.” dedi.
İmâm Suyûtî (r.h.) şöyle buyurdu:
Tesbih, zikrin devamlılığına yardımcı olur. Zira onu her gördüğünde zikir âleti olduğunu bilirsin ve o da seni zikre sevkeder. Allâh’ı zikrin devâmına sebep olan şey, ne güzel şeydir.

05 Kasım 2012

En Faziletli İbadetler



M. Ali KAYA
İmam Celaleddin-i Suyutî hazretleri “Camiu’l-Kebir” adını verdiği “Câmüu’l-Hadis” isimli peygamberimizin (sav) hadislerini topladığı kitabında en faziletli ibadetleri peygamberimizin (sav) hadisleri bize haber vermektedir. Bunlardan bazıları şunlardır.
1.    Amellerin en faziletlisi Allah’ın birliğine iman etmektir. Sonra Allah yolunda cihat, sonra Allah için yapılan ve kabul edilen Hac’dır. Diğer ameller günlük ameller gibidirler.
2.    En faziletli amel Allah için sevmek ve Allah için buğzetmektir. 
3.    En faziletli namaz vaktin evvelinde kılınan namazdır, sonra anne-babaya iyilik yapmaktır.
4.    Amellerin en faziletlisi marifetullahtır. Bu ilimle beraber az amel sana fayda verir. Allah’tan gafil çok amel kişiye fayda vermez.

5.    En üstün amel helal kazançtır.
6.    En faziletli amel mü’min kardeşini sevindirmen, ya borcunu ödemen ve ekmek yedirmendir.
7.    En faziletli amel Allah’a imandan sonra İnsanlara sevgi göstermek ve Allahı insanlara sevdirmektir.
8.    En faziletli amel, güzel ahlak, öfkelenince bağırmamaktır.
9.    En faziletli amel, sabır ve müsamahadır. 
10.    İmanın en faziletlisi ise Allah için sevmek ve Allah için buğzetmek ve dilinle Allah’ı zikretmek ve Allah’ı insanlara öğretmektir. Nefsin için sevdiğini insanlar için de sevmek ve istemek, nefsin için sevmediğini insanlar için de istememen, ya hayır söylemen veya susmandır.
11.    Cihadın en faziletisi kişinin nefsi ve hevası ile yaptığı cihattır. 
12.    Cihadın en faziletlisi zalim sultana hak söz söylemektir.
13.    İkram ve ihsanın en faziletlisi kişinin yakınına yaptığı iyilik ve ihsandır. 
14.    Duanın en faziletlisi Rabbinden dünya ve ahiretin af ve afiyet içinde olmasını istemektir. Zira bir kişiye afiyet verilirse dünya ve ahirette her şeyi verilmiş demektir.
15.    En faziletli dua “Allahümme’rham ümmete Muhammedin rahmeten âmmeten” diye dua etmektir. 
16.    Sözlerin en faziletlisi benim ve benden önceki nebilerin söylediği “Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike lehu lehu’l-mülkü ve lehu’l-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir” sözüdür.
17.    Duaların en faziletlisi Arefe günü Arafat’ta vakfe esnasında yapılan duadır.
18.    Paranın harcanacağı en faziletli yer kişinin ailesine harcadığı paradır. Sonra kişinin Allah yolunda bineğine harcadığı paradır. Sonra da Allah için, Allah yolunda olan arkadaşına harcadığı ve ona yemek yedirdiği paradır.
19.    Zikrin efdali “Lâ ilâhe illallah” şükrün efdali “Elhamdü lillah” demektir.
20.    En faziletli ribat, yani Allah’a bağlılık namaz kılmak veya Allah’ın zikredildiği mecliste oturmak veya namazdan sonra imanını artıracak şekilde tefekkür için oturmaktır. Kim de namaz kılınan yerde namazdan önce veya sonra dünya kelamı konuşmadan otursa dünya kelamı konuşana veya kalkıp gidene kadar meleklerle beraber oturmuş olur.
21.    En faziletli memur verimli çalışan, ama kendine değer vermeyen ve alçak gönüllü olandır. 
22.    Zühdün efdali ölümü düşünmek, ibadetin efdali tefekkür etmektir. Böyle birisi öldüğü zaman kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe olarak bulur.
23.     Vaktin en faziletlisi gecenin sonudur. 
24.    Şehitlerin efdali ilk safta çarpışarak şehit olandır ki onlar yüzlerini düşmandan çevirmezler ve şehit olana kadar çarpışırlar. Bunlar cennetin en yüksek mevkilerine koşanlardır, orada Rableri onları tebessümle karşılar. Rabbin sende makbul olacak bir ameli görür de tebessüm ederse artık sana hesap da azap da yoktur.
25.    En üstün sadaka Fi-Sebilillah çalışanlara çadır verip gölgelendirmek veya cömertçe ikramda bulunmak veya Fi-Sebilillah çalışana güçlü bir binek vermektir. 
26.    Sadakanın en faziletlisi insanların arasını bulup ıslah etmek ve barışı sağlamaktır.
27.    En üstün sadaka muhtaç olan akrabaya gizli olarak verilen ve ihtiyacını gideren sadakadır. Veya aç olan birinin karnını doyurmaktır.
28.    En faziletli sadaka dil ile yapılan sadakadır ki ya, bir esire şefaat edip kurtarırsın, veya fidye anlaşması yaparak kanın dökülmesini önlersin, yahut kardeşini hoş olmayan bir şeyi yapmaktan koruyacak şekilde nasihat edersin.
29.    Sadakanın en üstünü kişinin ilim sahibinden ilim öğrenerek onu bir başka Müslüman kardeşine öğretmesidir. 
30.    En faziletli sadaka kişinin dilini tutmasıdır.
31.    Sadakanın da efdali muhtaç olan kişinin çalışarak kazandığından gizli verdiği sadakadır.
32.    Sevabı en üstün olan sadaka da Ramazan ayında verilen sadakadır.
33.    En faziletli namaz farzlar dışında kişinin evinde gizli olarak kıldığı nafile namazdır.
34.    Namazın en değerlisi kunut duası uzun olan namazdır.
35.    En değerli namaz gece kılınan teheccüd namazıdır; ama onu yapan azdır.
36.    İbadetlerin en faziletlisi duadır.
37.    En değerli ibadet fıkıhtır. (Yani kişiyi haramdan koruyacak fıkıh ilmidir veya fıkh-ı Ekber olan iman ilmidir.) Dinin en efdali şüpheli şeylerden sakındıran veradır. 
38.    İbadetlerin en faziletlisi sıkıntıdan sonra sabırla kurtuluşu beklemektir.
39.    Kıyamette Allah katında en üstün derecelisi dünyada Allah’ı en çok zikredendir. 
40.    En faziletli ibadet Kur’ân-ı Kerimi anlayarak okumaktır.
41.    En üstün ilim Kelime-i Tevhidi anlamak, en faziletli dua da istiğfardır. 
42.    En üstün amel Allah yolunda cihad etmek ve Allah’a yakîn bir iman ile iman etmektir.
43.    En üstün amel vaktinde kılınan namaz, sonra anne-babaya iyilik yapmak, sonra da dilinle selam vermek, insanlara Güleryüz gösterip selametine dua etmektir.
44.    En üstün amel hüsn-ü niyet sahibi olmak ve nâsa hüsn-ü zan etmektir. Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır.
45.    Ecri çabuk verilen ibadet hasta olan kişinin buna rağmen ayakta namaz kılmasıdır. 
46.    En üstün gaziler Allah yolunda hizmet edenlerdir. Sonra onlara destek olan ve haberlerini getiren kimselerdir.
47.    En büyük fazilet seninle ilişkisini kesene senin gitmen, seni mahrum edene senin vermen, sana zulmedeni eline imkan geçtiği zaman affetmendir.
48.    Kur’andaki en faziletli ayet “Elhamdü lillahi Rabbi’l-âlemîn” ayetidir.
49.    Kur’andaki en faziletli sure Bakara Suresi, en büyük ayet de “Ayete’l-Kürsidir. Bu da Bakara Suresindedir. Şeytan Bakara Suresinin konduğu evden kovulur.
50.    Kazancın en faziletlisi kişinin kendi el emeği ile yaptığını satarak elde ettiği kazançtır.
51.    Sözlerin en faziletlisi “Sübhanallahi ve’l-hamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahu vallahü ekber” demektir.
52.    Mü’minlerin en faziletlisi ahlakı en güzel olanıdır.
53.    Müslümanlığın en faziletlisi Müslümanın elinden ve dilinden salim olmasıdır. İmanca en mükemmel olanınız da ahlakça en güzel olanınızdır. Muhacirlerin en faziletlisi günahlardan kaçandır. Mücahitlerin en faziletlisi de Allah için kişinin nefsi ile cihat etmesidir. 
54.    Mü’minlerin en faziletlisi satarken müsamahalı, alırken müsamahalı, borcunu öderken ve tahsil ederken müsamahalı olan ve kolaylık gösterendir.
55.    En faziletli ölüm Allah yolunda öldürülmektir. Sonra fi- sebilillah görev başında ve ibadet esnasında ölmektir. Sonra da hac ve umre yaparken ölmektir. Gücünüz yeterse çöllerde ve ticaret yolunda ölmeyin.
56.    Allah katında insanların en faziletlisi ve değerlisi ömrü uzun ameli güzel olan mü’mindir.
57.    Camide en faziletli kimse imam olan, sonra müezzinlik yapan, sonra imamın sağında ve solunda olan, sonra ilk safta olan, sonra imamla tekbiri beraber alandır. 
58.    En üstün ahlaka ve vasfa sahip olan mü’min dünyalık zevklerden uzak duran mü’mindir.
59.    Mü’minlerin en faziletlisi malı ve canı ile Allah yolunda mücadele eden, sonra bölünen ve dağılan Müslümanları bir araya toplayan ve sonra da insanları kötülüğe, fısk ve sefahete açığıranı engelleyen mü’mindir. 
60.    Ümmetimin en üstün ibadeti Kur’ân-ı Kerimi yüzüne bakarak adabına göre okumaktır. 

01 Kasım 2012

2012-Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ortaöğretim/Önlisans Sıralaması

Adayların Mezun Oldukları Program/Alan Bazında Sıralamalarının Görüntülenmesi

22 Eylül 2012 tarihinde ön lisans düzeyinde, 23 Eylül 2012 tarihinde ortaöğretim düzeyinde yapılan 2012 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ortaöğretim/Önlisans Sınavına katılan adaylar, mezun oldukları program/alan bazında kendi sıralamalarını, ÖSYM’nin http://ais.osym.gov.tr internet adresine T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile girip, 2012-KPSS Ortaöğretim/Önlisans sınavını seçerek Program/Alan Bazında Sıralama sayfasından öğrenebileceklerdir.

Bu uygulama adayların tercihlerinde yardımcı olmak amacı ile geliştirilmiştir. Görüntülenen sayfa belge niteliği taşımaz. Her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgiler esas alınır.

GİZLİ TEHLİKE HİPERTANSİYON

Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Nuri Cömert, İnme, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi hipertansiyonun yarattığı ciddi durumlardan korunmak için erken tanının büyük önem taşıdığını belirtti.

Yüksek kan basıncı ya da bilinen adıyla hipertansiyonun, yıllarca belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine verebileceği hasar nedeniyle ‘sessiz düşman’ olarak da anıldığı kaydedilirken, inme, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi hipertansiyonun yarattığı ciddi durumlardan korunmak için ise erken tanının büyük önem taşıdığı kaydedildi.

Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Nuri Cömert, yüksek kan basıncı ya da bilinen adıyla hipertansiyonun, vücut atardamarlarında oluşan uzun süreli yüksek basınç olduğunu belirterek, hipertansiyonun kalp damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, göz hasarı, inme gibi durumlara yol açabilen bir rahatsızlık olduğunu ifade etti. Dr.Cömert, “Tam nedeni bilinemese de günlük yüksek tuz alımı (6 gram-gün), stres, obezite, genetik faktörler (ailede hipertansiyon öyküsünün bulunması), şeker hastalığı, hareketsiz yaşam tarzı, kalsiyum, potasyum, magnezyum gibi elementler içeren besinlerin günlük olarak yetersiz tüketilmesi hipertansiyona yol açan sebepler arasındadır. Hipertansiyonun ikincil sebepleri ise böbrek, böbrek üstü bezleri ve aort damarlarıyla ilgili problemlerdir” dedi.

BAŞ AĞRISI, BAŞ DÖNMESİ, NEFES DARLIĞI

Hipertansiyon için ‘sessiz düşman’ terimi kullanıldığını belirten Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Nuri Cömert, şunları söyledi:

”Sıklıkla yıllarca belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebilir. Dolayısıyla belirli aralıklarla kan basıncını ölçtürmek hayat kurtarıcı olabilir. Bazı kişilerde aşırı yüksek kan basıncı baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk yapabilir. Bu şikayetler hissedildiğinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Her yüz kişinden birinde bulunan çok yüksek kan basıncı (malign hipertansiyon) adı verilen durumda ise zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi bazen de böbrek yetersizliği görülebilir. Bu acil bir durumdur ve organ hasarından korunmak için mutlaka hastaneye başvurulmalıdır.”

TEŞHİS İÇİN KAN BASINCI ÖLÇÜMÜ

Sağlık profesyonelleri tarafından uygun şartlarda yapılan ölçümlerde kan basıncının 140/90 mm hg üzerinde olmasının hipertansiyon varlığını gösterdiğini belirten Dr.Cömert, “Bu tanıyı koymada detaylı bir fizik muayene, elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik kan basıncı izlemi ve laboratuvar testleri yardımcı olur. Kan basıncı birçok faktörden etkilenir. Kan basıncı ölçümü öncesi bir saat içerisinde bir şey yememek, istirahat halinde olmak, sigara ve kahve içmemek ideal ölçümü sağlar” dedi.

TEDAVİNİN BAŞARISI İÇİN YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ ŞART

Hipertansiyon tedavisinde hedefin kan basıncını 140/90 mm hg altına düşürmek olduğunu vurgulayan Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Nuri Cömert, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Şeker hastalarında, böbrek yetersizliği ve organ hasarı olan hastalarda daha düşük kan basıncı değerleri hedeflenir. Tedavinin temeli yaşam tarzı değişimi ve ilaç tedavisinin birlikte devamıdır. Çoğu hipertansiyon ilaçları tek başına veya kombinasyon şeklinde kullanılır. Belirli hastalıkları olan kişilerde ilaçlar değişiklik gösterebilir. Hipertansiyondan korunmada yaşam tarzı değişimi, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, tuz alımının kısıtlanması (3 gram-gün) temel rol oynar. Tüm tedavilere dirençli hipertansiyon durumunda ise böbrek atardamarlarına işlem yapılarak kan basıncı kontrol altına alınabilmektedir. İnme, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi hipertansiyonun yarattığı ciddi durumlardan korunmak için erken tanı önemlidir. Erken tanı koyulan ve kontrol altına alınan hipertansiyon yaşam kalitesini etkilemez.”
Memurlar. Net

31 Ekim 2012

MUTLULUĞUN REÇETESİ


Bana sorarsanız mutluluk için bugüne kadar yazılmış en iyi reçete budur! Bu reçeteyi mutlaka bir kenara not edin. Kesip saklayın. Mümkünse eşe, dosta, sevgiliye, arkadaşa fakslayın. E-postalar, cep mesajlar ile yollayın! Daha da önemlisi mutlaka uygulayın...

İŞTE REÇETENİZ:

* Doyum sağlayacak kadar bir amaç

* Geçinebilecek kadar bir iş

* Temel ihtiyaçlara yetecek kadar zenginlik

* İş ve eğlenceyi dengeleyecek kadar sağlıklı bir akıl

* Birçok insanı beğenecek, bunlardan birazını da sevecek kadar şefkat

* Kendini sevecek kadar özsaygı

* Muhtaç olanlara verecek kadar iyilik duygusu

* Zorluklarla yüz yüze gelecek kadar cesaret

* Sorunları çözecek kadar yaratıcılık

* Her an gülecek kadar mizah duygusu

* İyi bir yarını bekleyecek kadar umut

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ