BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN
2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi 55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...
29 Haziran 2009
EHREK KORKANS 1.GELENEKSEL YAYLA ŞENLİĞİ YAPILDI 2009 2010
27 Haziran 2009
27 HAZİRAN 2009 KPSS SORULARINI İNDİR
2009-KPSS A GRUBU VE ÖĞRETMENLİK SORU KİTAPÇIKLARI VE YANITLARI |
| SINAV TARİHİ: 27 Haziran - 28 Haziran 2009 |
| A- KİTAPÇIĞI |
| Cumartesi Sabah Oturumu |
| Cumartesi Öğleden Sonra Oturumu |
| Pazar Sabah Oturumu |
|
|
| Pazar Öğleden Sonra Oturumu |
25 Haziran 2009
REGAİB KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN
TÜM DOSTLARIMIN VE EHREKLİLERİN REGAİB KANDİLLERİNİ TEBRİK EDER ALLAH(cc)TAN SAĞLIK ,MUTLULUK VE HUZUR DİLERİM.
BU GECEYİ GAFİL GEÇİRMEYELİM.
Bu geceleri nasıl değerlendirmeyiyiz?
1.Kur'an-ı Kerim okuyarak,
2.Allah(cc) rızası için namaz kılarak,
3.Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe ederek,
4.Günahlarımızın bağışlanması için Allah(cc)'tan af dileyerek,
5.Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed(SAV)'e bol bol salat ve selam okuyarak,
6.Hastaları, yaşlıları ziyaret ederek;yoksulları öksüz ve yetimleri sevindirerek,
7.Eş,dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek,
8.Dargın ve küskünleri barıştırarak, değerlendirebiliriz.
GÖNLÜMÜZDEN GEÇENLERİ TEK MÜRACAT YERİNE ALLAH(cc)'a BİLDİRELİM.
GECENİZ BEREKETLİ OLSUN.
EDİTÖR
22 Haziran 2009
ŞEBLİ'DEN ÇIKTIM YOLA KORKANS'TA VERDİM MOLA
Aramızdaki birlik beraberliği sağlamak için yapılacak olan bu etkinliğe tüm Ehrekliler davetlidir.
Şebli'den arabanla yola çıkacaksın,Korkans'ta vereceksin mola.Dinleneceksin,eğleneceksin,ziyafet çekeceksin ve temiz yayla havasını alıp geri döneceksin.Önemli bir işiniz yoksa haftasonu hepinizi bekliyoruz.
Demirciler Köyü Muhtarı Ömer KAYA
21 Haziran 2009
BENİM BABAM SENİN BABANI DÖVER
Babalar lütfen sözüme kulak verin!
Sizler sadece para kazanan eve para getiren kimseler değilsiniz aynı zamanda, bizlere doğru yaşamanın, doğru model olmanın bilinciyle hareket etmesi gereken kılavuzlarsınız!
Sizi bir para makinesi olarak görmüyoruz.
Günümüzdeki bazı gençlik gibi sizi "moruk" olarak görmüyoruz.
Sizi(annemizi babamızı) cenneti kazanmada bir vesile olarak görüyoruz.23- Rabbin,(25) O'ndan başkasına kulluk etmemenizi(26) ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.
24- Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge."(İsra suresi 23. ve 24.ayet)
Sizi senin bir gününde değil her zaman seviyoruz.
19 Haziran 2009
KARNENİZİ ALDINIZ MI SINAVINIZ NASIL?
Bizzat sınava girenlerin, evlatları sınava girenlerin derin şeyler yaşadıkları malum ve hatta tanıdıkları sınava girenlerde de farklı bir telaş bir heyecan ve sonuca dair umut ve korku. Hepimiz bir yerindeydik bu sınavın. Telaşlı gözleri gördük, ümitli gözleri ve ağlayan gözleri. Bir yıla dair tüm emeklerin karşılığı ya da mahvolmasının mahzunluğu ve pişmanlığı. Hatırlayın, ne kadar fedakârlıklar yaparak hazırladınız kendinizi ya da çocuğunuzu bu sınava. Çalışıp çalıştırırken hangi hedeflerin hayaliyle geçti gitti saatler. Ve bir yılsonunda mahzun, mahcup ve yenilmiş bir yüreğin aynası olduysa gözleriniz ya da en sevdiğinizin gözleri, ne kadar üzüldünüz. Elbette bunca emek, bunca çalışma bir yılın yada yılların boşa gitmesi için değildi. İyi bir lise, iyi bir meslek, iyi bir üniversite iyi bir gelecek demekti. Duyduğumuz ne varsa yaptık ve uyguladık belki. Mantıklısını da mantıksızını da. Çünkü hayatımız söz konusuydu. Elimizde ne gelirse yapmalıydık, haklıydık.
Oldu ama olmadı, iyi yada kötü geçti, telafi edilebilir yada edilemez; bir şekilde hayat karşımıza farklı farklı seçenekler çıkaracak.
Bütün bu sınavların içinde hayat sınavı ve kulluk karnesinde notlar nasıl? Ne kadar hazırlanıyoruz bu sınava, ne kadar emek veriyoruz, ne kadar heyecanlanıyoruz alacağımız sonuca dair, ne kadar üzülüyoruz, “ya başaramazsak” “ya ebedi istikbalim mahvolursa diye”?! Ne kadar stres yapıyoruz, ne kadar destek alıyoruz “bu bir tek kez gireceğimiz sınavı” hakkıyla verebilmek için, ne kadar para harcıyoruz, ne kadar kulluk dershanesinin etütlerine katılıyoruz, ne kadar kıyamet deneme sınavı çözdük?! Ahlak notlarımız ne kadar etkileyecek acaba sonuçları, hangi amelimiz hangi niyetimizle ne kadar çarpılacak, katsayılar ne kadar etkileyecek cennete giriş puanımızı, yoksa çan eğrisine göre mi dersleri geçip kulluk diplomamızı alacağız?!
İhlâsımız teşekkürlük mü, cömertliğimiz takdirlik mi, namazımız beş mi, tesettürümüz dört mü, zaman tasarrufumuz yüz mü, tebliğimizde topluluğumuzun birincisi miyiz, fedakârlığımızda derece aldık mı, ilk kaça girdik “Allah’ın rızasını hak eden kulların” aldığı sıralamada. İlk yüze girdik mi, ilde kaçıncıyız?
Kıyamette protokolde yer almak için, elbette kulluk derecelerine ihtiyacımız olacak. Kevser havuzunun yanında Peygambere komşu olabilmek için ve özellikle Cemalullah ile şereflenebilmek için taban puanından daha fazlası gerekli. Orada da bir “cv” ye ihtiyaç duyacağız. Elbette kulluk konusunda özel eğitimlerimiz, ilim ve amel ve Cihad pozisyonundaki duruşumuz, hak batıl mücadelesindeki yerimiz en adaletli bir şekilde değerlendirilecek ve torpilsiz buyur edileceğiz hak ettiğimiz sonuca.
Yoksa yaz okulu da olmayan, son nefesle birlikte alttan üstten telafi fırsatı da biten, bir daha ki sene tekrarı da olmayan en büyük sınava bir türlü sıra gelmedi mi?
Sınavlarla muhatap olan bütün kardeşlerimize hayırlısını ve hayırlı başarılar diliyoruz. Yalnız dileğimiz “küçük sınav”larla boğuşurken kaçırdığımız “en büyük sınav” olmasın!
Yazar:Ayşe Ferda DAYI