BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN
2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi 55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...
10 Ocak 2014
SINAV ORTALAMASI NASIL HESAPLANIR
SINAV
ORTALAMASI NASIL HESAPLANIR
ALİ TÜRKÇEDEN 3 YAZILI OLMUŞ OLSUN.
YAZILILAR
1.YAZILI
:50 ALMIŞ
2.YAZILI:72
ALMIŞ
3.YAZILI:88
ALMIŞ
TOPLAM:210
EDER
DERS
VE ETKİNLİKLERE KATILIM
1.
90 ALMIŞ
2.
85 ALMIŞ
ORTALAMA 90+85= 170 / 2 = 87.50 EDER
PERFORMANS
GÖREVİ
1.
90 ALMIŞ
DERS,
ETKİNLİKLERE KATILIM VE PERFORMANS GÖREVİ TOPLANIR İKİYE BÖLÜNÜR
87.50
+ 90 = 177,50 177,50 / 2=
88.75
PROJE
1.
85 ALMIŞ
DEĞERLENDİRME
3
YAZILI TOPLAMI: 210
DERS,
ETKİNLİKLERE KATILIM VE PERFORMANS GÖREVİ: 88,75
PROJE:85
210+88,75+85=
383,75 eder. 383,75 / 5=76,75 alır.
PROJE
YOKSA: 210+88,75=298,75 298,75/4=
74,68 alır.
08 Ocak 2014
07 Ocak 2014
İbadet Umresi İle Tatil Umresi Arasında Değişen Müslüman Zihniyetine Dair Bir Mektup
SORU:
Hayırlı günler hocam. Allah nasip ederse ramazanın son on beş gününde umreye gideceğiz. Biri 5 biri 2 yaşında iki çocuğum var. Bana neler tavsiye edebilirsiniz orayı güzel bir şekilde değerlendirmek için? Allah sizden razı olsun, duacınızım.
CEVAP:
Selamünaleyküm.
Umre en müessir ibadetlerdin biridir. Bir yandan Rabbimize karşı işlediğimiz hatalarımızın affına müessirdir. Bir yandan da yürüdüğümüz yanlış yollardan dönüş için müessirdir. Adeta umre, bir bakım onarım merkezi gibidir. Bilhassa Ramazan ayında umrenin ecri muhteşemdir. Bu konuda pek güzel hadisi şerifler vardır.
Yolculuğunuzun mübarek olmasını dilerim.
Bu ifadeler, umrenin ‘umre’ olarak yapılabildiği durumlar için geçerlidir şüphesiz. Zira bir umre gezisi var bir de ‘Umre İbadeti’ var. Kimin hangisini icra ettiğini sadece Allah Teâlâ bilebilir. Biz hepsine umre gözüyle bakmaya mecburuz.
Yakın yıllara kadar umre, haccın içinde kaynayan bir ibadet olarak bilinirdi. Yaygın olarak 1960′lı yıllardan sonra müstakil bir ibadet olarak ortaya çıktı umre. Şu zamanda da umre ile ilgili bazı tespitler yapmamıza neden olacak bir gelişme izliyoruz. Bu gelişmenin müspet tarafı olduğu gibi ürküten tarafı da vardır. Müslümanlar arasında ekonomik durum git gide zenginliğe doğru kayınca umre de bundan etkilendi. Neredeyse hac gibi ağır şartlarla yapılabilecek duruma geldi umre. Hem umre işi ile meşgul olanları ihya etti hem de bir ibadet olarak umreyi ihya etmek isteyenleri ihya etti.
Önümüze çıkan gelişmelerden biri şudur:
Senelerce tatilimizi filan yerlerde geçirdik, bir kere de Mekke’de bir umre yaparak geçirelim mantıklı bir anlayış üredi. Bu, umrenin mahza bir ibadet olması açısından sakıncalar ihtiva etmektedir.
Umre, Medine ile dahi alakalı değildir. Umre Mekke ve Haremi Şerif ile alakalı bir ibadettir. Yaklaşmışken Medine’yi de ziyaret etme şerefi ile müşerref olmak maksadı ile Mekke’ye Medine ilavesi yapılmaktadır. Durum böyle iken umre için tahsis edilmiş günlerin bir bölümünü Mekke ve Medine dışındaki şehirlerde ve çarşılarda geçirmenin temelinde bu ‘bir de Mekke görelim’ felsefesi yatmaktadır ki bu bir zayiattır. Mekke ve Medine’de saatler değil dakikalar bile hesapla harcanmalı iken çarşılara günler tahsis edilmesi esef vericidir. İşin ciddiyetini, umrenin mahiyetini çözememiş olmaktan kaynaklanmaktadır.
Umre ile alakalı bir başka tespit de umrenin sıklaştırılması durumudur. Yukarıda zikredilen nedenlerin de bulunduğu bazı sebepler umreye adeta hücum edilmesini doğurmuştur. Her yıl, bazıları için yılda iki kere umre yapma fırsatı çıktı ortaya.
Asla ibadet fazlalığını tenkit edemeyiz. Bir ibadet mübarek ise o arttıkça bereket de artacak demektir. Umre de böyledir. Bir umre cennet ise iki umre biiznillah iki cennet demektir. Fakat ibadetler arasında ya da sorumluluklarımız arasında bir önemli/öncelikli sıralaması bulunması muhakkak gerekmektedir. Sabah namazı ile teravih namazını, zekât ile fitreyi aynı tutabilir miyiz? Allah için yapılıyor olması açısından hepsi ibadettir elbette ama ibadeti emreden Rabbimizin bize gösterdiği sıralamaya muhakkak dikkat edilmelidir. Mesela sılayırahim, Allah Teâlâ’nın emirlerinden bir emirdir. Sılayırahim bağı açısından bakıldığında kişinin yeğeni ile bu bağı koruması ile teyzesi ile koruması aynı tutulabilir mi? Yeğen nerede teyze nerede! İkisinin da paydası ‘sılayırahim’ olmakla beraber, teyze anne gibi tutulmuş, yeğen de akraba sıralamasında sıradan bir yere konmuştur. Gerek zamanlama ve gerekse önemlilik bakımından, Müslüman ibadetlerinde buna dikkat etmeye mecburdur. Sabah namazının vakti sıkışmış durumda iken Allah rızası için Allah’ın kitabından bir cüz okuyup sevap kazanmayı amaçlayan birisi için ne diyebiliriz? Diyebileceğimiz tek şey, Kur’an gibi bir ibadeti alet ederek cehennemlik bir iş yapmak olacaktır. Zira o vakit, bütün vakitlerin en güzel işlerinden olan Kur’an okuma vakti olmaktan çıkmış durumdadır.
Umrenin bütün ihtişamlı ecrine rağmen, ne zaman ve nasıl yapıldığı sorularındaki cevap, o ihtişamı kırpabilmektedir. Hiçbir Müslüman, çocuklarının internet ağına takılmış durumda bırakarak umreye gitmekle iyi bir iş yapmayı iddia edemez. Evlenme sıkıntısı yaşayan bir kız veya erkeğin babasının, bu fitne zamanında umresi evinde olmalıdır. Umre ile avunurken fitnenin kucağına terk edilmiş bir gencin vebali umre ile hatta nafile bir hac ile dahi kapatılamaz.
Anne baba hizmeti ile umrenin kıyası bile mümkün değildir. Sabah akşam bakıma muhtaç bir anne baba, komşulara emanet edilerek ya da akrabadan birine harçlık verilmesi sureti ile ‘emanete bırakılarak’ yapılan umre, umre olarak isimlendirilmiş olabilir. Umre esnasında görevliler, Arş’a yükselen dualarla umrecileri aklanmış paklanmış yapabilirler. Öte yandan meleklerin nezdinde ise o kişinin umresi, dönüşte şifalı zemzem ve hurma götürmeyi niyetlendiği ebeveyninin yanı idi. Bu ifadeler, umrecileri, umre üzerinden iş görenleri üzebilir. Bunun fıkıhtaki yerini soruşturabilirler.
Bizim cevap bekleyen önemli bir sorumuz, bu sorunun cevabıdır: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kaç kere umre yaptı? Ashabı kaç umre ile bitirdiler hayatlarını?
İmam Malik Medine’de geçirdiği yarım asırdan fazla bir zamanda kaç umre yaptı?
Burada ‘kaç’ ifadesinden sayı üretmek istemiyoruz; konumuzun ağırlığına vurgu yapmak istiyoruz.
Medine’den Mekke’ye umreye gitmeyişin ilk nedeni, müşriklerin Mekke ablukası idi. Sekizinci yılda fetih gerçekleşince neden aileler toplanıp umre seyahati yapmadılar. Cevap gayet açıktır: Cihat dönemi idi ve umreden daha önemli bir amel zinciri içinde bulunuluyordu. Umreye sıra gelmesi mümkün değildi.
Mesele budur.
Eğer bugün Müslümanların önemli ve cihat sayılabilecek işleri yoksa bu kural geçerli değildir elbette. Eğer bugün, şirkin ve tuğyanın baskısı o günkü gibi ise hatta daha da ağır şartlar altında eziliyorsak, çocuklarımızın, ailelerimizin bulunduğu zemin kayıyorsa, eğitim davamızda bir adımlık bir yol dahi alamadı isek umrenin kaçıncı sırada olduğunu soruşturabiliriz. Her Müslüman, kendi amelinden sorumludur. Bakış tarzı ve idrak seviyemiz de kendimizi bağlayacaktır. Buna göre umreye veya diğer işlere bakabiliriz.
İstiyoruz ki, bir mü’min gencin iffetinin korunması umreden değerli olarak görülsün.
Ailece umreye gidelim. Orada göz yaşları içinde nefis muhasebemizi yapalım. Eşimiz, çocuklarımız Kâ’be’nin duvarına yüz sürsün. Ümmet’in farklı renklerini tanıyalım. Siret bilgimiz canlansın. Kâ’be’ye bakarak tarihe dalalım, gelecek hesapları yapalım. Olmasına olsun ama evlerimizi, mahallemizi, vakıflarımızı, derneklerimizi, siyasetimizi, ekonomimizi unutmayalım. Tercih hatası içinde olmayalım.
Filan hoca efendi ile umre yapmanın, on gün Mekke’de yaşamanın cihattan muafiyet getirebileceği vehmine kapılmayalım.
Kısacası, pirince giderken bulgurdan da olmayalım.
Bir umre ile bin yıl yetecek enerji toplayacaksak ne mübarek bir iştir bu.
Yeter ki bedenlerimiz tavaf ederken kalplerimiz evlerimizde, iş yerlerimizde kalmasın.
Umreye gidelim, sonra da kalbimizi orada bırakıp geri dönelim. Bu umre mübarektir, ibadettir. Mekke’ye gidip eşiyle kavga ederek geri dönenlerin umresi değildir o zikredilen umre.
Bu çizgileri izleyerek gideceğiniz umre yolculuğunuzun sizin için aileniz için Allah’ın rızasına bir yol olmasını temenni ederim. Oradan bize de dualar etmenizi istirham ederim. Hassaten dua edin lütfen; ayağımızın sabit kalmasını, dinimize hizmetle ömrümüzü bitirmemizi Allah Teâlâ’nın müyesser kılmasını dileyin bizim için. Lütfen.
Allah’a emanet olun. İbadetiniz makbul olsun.
NUREDDİN YILDIZ
05 Ocak 2014
DÜNYAYA GELEN SON DEMİRCİLER KÖYLÜSÜ
Köyümüz sakinlerinden Yusuf AKTAŞ ın bir oğlu dünyaya gelmiştir. Allah ( cc ) sağlıklı mutlu huzurlu bir hayat nasip etsin. Âmin
04 Ocak 2014
KÖYLÜMÜZ HASTA ALLAH ŞİFA VERSİN
Ömer ÖZTÜRK küçük bir rahatsızlık geçirmiştir. Palandöken Hast. 4.kat 415 numaralı odada yatmaktadır. ALLAHcc şifalar versin.
Kaynak. Mahmut Polat
03 Ocak 2014
KÖYLÜMÜZ HASTA ALLAH ŞIFA VERSİN
Rahmetli İbrahim RÜZGAR'ın hanımı Hecer abla anju olmuştur. Eski Araştırma Hast. Kardiyoloji servisi zemin Kat 02 numarada yatmaktadır. ALLAHcc şifalar versin.
Kaynak Mahmut Polat
02 Ocak 2014
UMRE NASIL YAPILIR
بِسْمِ
اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
UMRE NASIL YAPILIR?
Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur.
Kâinat’ın zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz.
Muhammed (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun.
Değerli okurlarım! Umre: Allahu Teâlâ’ya
ve gönderdiği dine inanan insanın, yaratıcısına karşı sorumluluğu “ibadet” kavramı ile ifade edilir. Bu
ibadetlerden biri de, “Umre”dir. Umre
kelimesi, “ziyaret etmek” anlamına
gelir. Dini bir terim olarak ise Umre; “Belirli bir zamana bağlı olmaksızın
ihrama girerek Kâbe’yi tavaf etmek, Safa ile Merve arasında Sa’y yapmak ve
tıraş olup ihramdan çıkmak suretiyle yerine getirilen ibadet”tir.
Arefe ve onu izleyen kurban bayramı günleri olmak üzere yılda beş
günün dışında her zaman umre yapılır.
Hanifi ve Maliki Mezhebinde, ömründe bir defa Umre yapmak
Müekked sünnet, Şafii ve Hanbelî
Mezheplerinde farz sayılmıştır.
Umre’nin farzları ikidir.1-İhrama
girmek, 2-Beytullahı tavaf yapmak, Umrenin vacipleri, ikidir, 1-Safa ve Merve
arasında Sa’y yapmak. 2-Tıraş olmak. İhram iki parça bezdir. Belden yukarısına,
rıda, belden aşağısına, izar denir.
İhram, insan
için bir elbise olmaktan çok niyet, tercih ve terbiyedir. Kibirden gururdan,
kendini beğenmişlikten, bencillikten, gösterişten sıyrılıp, samimiyete ve
takvaya ulaşmaktır
Yolculuklar günümüzde büyük imkânlar içinde
yapılıyor olsa da yine meşakkatlidir. Uyku ve beslenme nizamı kendi eviniz de
ve çevrenizdeki gibi dengeli değildir. Burada birçok insan gergindir. Durum ne
olursa olsun mümin her zaman olgun, fedakâr ve iyiliksever olmalıdır.
Yolculuktan karlı dönmeyi biliniz, Dönünce de Kabeye ulaşmış, dünyanın dört bir
yanından gelen mümin Gönüllerle sel olup akmış bir müslümanın şuurunu taşıyınız.
Güzel söz amel, davranışlarla dış dünyaya güzellikler aksettiriniz.
Bu yolculuk sıradan bir yolculuk değil, Allahu
Teâlâ’nın rızasını kazanma yolculuğudur. Bu şuur ve heyecan içerisinde olunuz,
her halükarda sabırlı ve metanetli olunuz. Yolculuğa çıkmadan eşinizle, dostunuzla,
komşularınızla helalleşiniz, dargın olduğunuz kişilerle barışınız. Evinizden
ayrılmadan önce iki rekât sefer namazı kılınız, abdestli olarak evinizden ayrılınız,
yolculuk duasını okuyunuz.
Yanınıza ihtiyacınız kadar eşya alınız, sürekli
kullandığınız bir ilacınız varsa yanınıza alınız, yolculuk ve yapacaklarınız
ibadetler hakkında önceden bilgi edinin, kitap okuyunuz, çöl iklimine gidiyorsunuz,
gece gündüz sıcaklık farkının yüksek olduğunu unutmayınız. Uçağa, otobüslere,
binerken, otellere yerleşirken aceleci olmayınız, başkalarına sıkıntı
vermeyiniz, kul hakkı ihlali yapmayınız. Olgunluğu siz gösteriniz,
çevrenizdekilere yardımcı olunuz. Bir süre beraber olacağınız insanlarla gerçek
dost olunuz.
Vardığınız kutsal topraklar, İslam nurunun ilk
yayılmaya başladığı, Güzeller güzeli (s.a.v.) in gezip dolaştığı, nice acı
çilelere katlanıp mücadeleler verdiği ve nice hatıraların yaşandığı topraklardır.
Bunun idrakinde olarak hareket ediniz. Umreye birçok defa gitmiş olsanız bile
ilk defa gidiyormuşçasına duygularınızı taze ve canlı tutunuz.. Gereksiz yere
boş konuşmalardan sakınınız. Kutsal beldede her anı dolu dolu yaşayınız.
Kur’an-ı kerim okuyunuz, kaza namazı kılınız, tövbe ve istiğfar ediniz,
Güzeller güzeli (s.a.v.) çokça salat ve selam getiriniz, mübarek beldelerde
geçen zaman dilimini en güzel şekilde değerlendiriniz..Her ibadette olduğu gibi
Umre ibadetinde de ihlas ve samimiyet esastır.İhlas ve samimi olunuz.
İHRAMA
GİRME, Hava
alanında ihrama girilir ve niyet edilir. İki rekât ihram namazı
kılınır, İhramlı bir şekilde uçağa binilir, Cidde havalimanında inilir,
otobüsle Mekke’i Mükerreme’ye gidilir, otellere yerleştikten sonra,
Tel biye, tekbir, tehlil salâvat-ı şerife getirerek Harem-i şerife girilir. Niyet edilip umre tavafı yapılır. Tavaf esnasında ilk üç şavtta ızdıbâ ve remel de yapılır. Tavaf namazından sonra Mes'aya gidilerek umrenin sa'yi yapılır. Tıraş olunup ihramdan çıkılır. Böylece umre tamamlanmış olur.
Tel biye, tekbir, tehlil salâvat-ı şerife getirerek Harem-i şerife girilir. Niyet edilip umre tavafı yapılır. Tavaf esnasında ilk üç şavtta ızdıbâ ve remel de yapılır. Tavaf namazından sonra Mes'aya gidilerek umrenin sa'yi yapılır. Tıraş olunup ihramdan çıkılır. Böylece umre tamamlanmış olur.
Umre ve Tavaf: Kâbe’ye yaklaşılarak, Umrenin rüknü
olan tavafı yapmak için “Allah'ım
Umremin tavafını yapmak istiyorum. Kolaylaştır ve kabul buyur” denilerek
iki elin iç kısmı “Hacerül-Esvede” dönük
olarak kaldırarak ve “Bismillahi Allahu Ekber”
diyerek niyet edilir. Bu arada
erkekler ihram elbisesinin üst parçasını sağ omuzlarını açıkta bırakacak
şekilde örtünürler. Izdıbâ denilen ve sünnet olan bu tarz örtünüş ilk üç
şavt'ın sonuna kadar sürdürülür.
Tavaf namazı omuzlar örtülü olarak kılınır. Hacda ve umrelerde
kalabalık sebebiyle öpme ve dokunma mümkün olmadığından Hacerül- Esvet karşıdan
selamlanır selamlama sünnettir. Eller yukarı kaldırılır hacerul esved
selamlanır ve elin içyüzleri öpülür. “Bismillahi
Allahuekber” denilir. Yedi dönüşten ibaret olan tavafın her bir dönüşüne (şavt) denir. Tavaf yedi şavttır. Her şavt, Hacerül-Esved’de başlar ve Hacerül-Esved’de
biter.
Hacerul Esvedten bir önceki köşeye rukniyemani denir. Bu köşede selamlanır.
Umre tavafının ilk üç dönüşünde erkek umreciler sağ omuzları açık da olduğu
halde kısa ve çalımlı adımlar atarak koşar gibi dönüş yaparlar buna “remel denir” ve sünnettir. Hanımlar
remel yapmazlar. y İzdiba ve remel yalnızca umre tavafı gibi ardından S’ay yapılacak
tavaflarda yapılır.
Tavaf sırasında kitapçığımızda sunulan dualar yapılabileceği gibi,
içimizden geldiği gibi de dua edilebilir. İsteyen tavaf sırasında Kur'an okuyup
değişik zikirler de yapabilir. Ancak rüknü yemani ile “hacerül- Esvet” köşeleri arasında Rabbena Atina duasının okunması
onun sünnetini izlemek olur.Okunuşu; ” Rabbenâ âtina fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü'minîne yevme yekumü'l hisâb. "Anlamı!
(Rabbimiz!
Bize dünyada iyilik ver, ahrette bize iyilik ver ve bizi cehennem azabından
koru.)
Tavaf bitince Makam-ı İbrahim'in bir
diğer ifadeyle Mescid-i Haram'ın namaz kılınabilecek uygun bir yerinde tavaf
namazına niyet edilerek aynen ihram namazı gibi iki rekât tavaf namazı kılınır.
Bu namaz vaciptir. Ardından dua edilir. Tavaf namazı ve duasından sonra bir
miktar zemzem içilir bir miktar da başa serpilebilir. Daha sonra da “Hacerul- Esved” el işareti ile selamlanarak
say yapmak için sefa tepesine gelinir. Umrenin Say'ı: Say takriben 400 m. uzunluğundaki safa ve Merve tepeleri arasında yapılır.
Sa'yin gidiş ve gelişlerinde
sunduğumuz müşterek zikirlerin okunması sünnettir. Sunulan duaların veya
benzerlerinin yapılması ise sa'yin bereketlerini arttırır. Say yaparken Kur'an
okunabildiği gibi herkes içinden geldiği gibi dua ve değişik zikirlerde
yapılabilir, asıl olan ibadetlerde ihlâs ve samimiyettir.
Umrede Saç Kesmek Kısaltmak: Sa'yin Merve tepesinde bitirilmesinden
sonra dua edilir. Orada veya ikamet mahallinde erkekler daha faziletli olduğu
için saçlarını dipten keserek veya uçlarından bir miktar kısaltarak umre'lerini
tamamlamış olurlar. Kadınlarda saçlarının ucundan bir miktar keserler ömür boyu
bunları hatıra olarak saklarlar. Saçların kesilmesiyle birlikte ihramlılık hali
sona ermiş ve ihram yasakları da kalkmış olur.
Kâinat’ın
en güzeli Hz. Muhammed (s.a.v.) kucak açan, vefatından sonra da peygamberimizi
ve binlerce Sahabe’yi ebediyen bağrına basan, her sokağında bir sahabenin
selamını duyacakmış gibi olduğumuz nurlu Medine’i Münevvere’yi ziyaret etmenin,
Güzeller güzeli (s.a.v.) gidip ona selam vermenin, onunla dertleşmenin, onunla
asr-ı saadet’i yaşamanın, onun secde ettiği yere secde etmenin, minberde hâlâ
onun hutbe okuduğunu düşünmenin,
Hz.
Bilal-i (r.a.) Habeşî’nin müezzinlik yaptığı, Hz. Ebu Bekir’in, (r.a.) Hz.
Ömer’in,( r.a.) Hz. Osman’ın (.r.a.) Hz. Ali’nin (r.a.) ve diğer sahabelerin
saf tutup namaz kıldığı yerlerde saf tutup, namaz kılmanın hayali ile
yaşıyoruz. İnşallah en yakın zamanda muradımıza nail oluruz. Rabbime emanet olunuz…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN
TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33
IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414
POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47
BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ
Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ
