BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

07 Mayıs 2009

07.05.2009'DA EHREK'TE RAHMETLİ OLDU.

KÖYÜMÜZ SAKİNLERİNDEN EBUBEKİR PEKER'in oğlu (küçük hasta olan)ALLAH(cc)IN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTUR.

MERHUMA ALLAH(cc) RAHMET EYLESİN.BAŞTA ANNESİNE,BABASINA VE YAKINLARINA DA SABIR VERSİN.

MERHUMA VE CÜMLE GEÇMİŞLERİMİZİN RUHUNA BİR FATİHA OKUMAYI UNUTMAYALIM.

DÜNYAYA YENİ GELEN SON EHREKLİ

Mehmet AKPINAR' ın oğlu Nizamettin AKPINAR' ın 04.05.2009 Pazartesi günü bir oğlu dünyaya gelmiştir.AKPINAR ailesini tebrik ederiz. Allah(cc) hayırlı evlat etsin.(Amin)

05 Mayıs 2009

ERZURUM TORTUM EHREK'TEN KIŞ VE YAZ GÖRÜNÜMÜ




Resimleri gönderen Lokman BİLEN'e teşekkür ederiz.
Siz de yazı ve resim göndermek isterseniz

adresine yollayabilirsiniz.

03 Mayıs 2009

Evliliğiniz ilk sarsıntıda yıkılmasın

Bütün evliliklerde eşler ne kadar birbirini sevse ve uyum içinde olsa da ilk yıllardan itibaren çeşitli nedenlere bağlı olarak bazı anlaşmazlıklar ve buna bağlı sarsıcı olaylar yaşanır. Bunun nedeni aileyi oluşturan bireylerin uyum sürecinde oluşu ve kişiliklerine bağlı olarak yaşanan çeşitli olaylar karşısındaki tepki ve davranışlardaki farklılıkların ortaya çıkışıdır.
Bu uyum döneminde her iki tarafın ailesi de önemli rol oynar. Evliliğin ilk günlerinden itibaren eşler kendi aileleriyle yeni kurdukları yuva arasında ne kadar uyumlu bir denge kurmuşlarsa evlilik müessesesi de o kadar sağlam temeller üzerinde demektir. Bu dengenin sağlanmasında şu hususlara dikkat edilmelidir:

YUVA KURMA SORUMLULUĞUNUZ OLMALI

Eşler kendi ailelerine bağımlı değil; bağlı olmalı ve acil durumlar dışında kendine yetebilmelidir. Özellikle evlenecek gençlerin bir aile kurmanın ve yürütmenin sorumluluğunu yerine getirecek kadar donanımlı ve yeterli maddi imkâna sahip olması ailelerinin de sorumluluğundadır.

FARKLILIKLARA SAYGIYLA BAKILMALI

Evliliğin ilk yıllarındaki sorunların çoğu kişisel farklılıklara bağlı yaşanır ve büyüklüğüne ve şiddetine göre bütün evlilik hayatında etkili olur. Çatışma hayatın bir parçası olsa da seviyeli olması önemli. Ailelerin birbirine gösterdiği saygı kadar eşlerin birbirine ve birbirinin ailesine karşı gösterdiği saygı da etkilidir.

Yaşananlar eşe objektİf olarak

anlatIlmalI

Eşler birbirinin ailesine ne kadar iyi olur, birbirlerine sevgi ve ilgi gösterirse o kadar mutlu olur. Kişinin ailesiyle arasında geçenleri anlatması gerekiyorsa objektif olarak anlatması problemleri en aza indirir. Eleştiride ölçüsüzlük ve önyargı ile suçlama savunmaya yol açar.

AİLELER MADDİ BEKLENTİ İÇİNDE OLMAMALI

Bazı gençler kendi yeni kurdukları yuvada ekonomik ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken bir de ailelerinin onlardan maddi destek beklemesi sıkıntılara yol açıyor. Bazı anne-babalar maddi ihtiyaçlarını karşılama konusunda verici olmak yerine kendileri onlardan beklenti içinde olurlar. Anne, babaların evlatlarından fazla beklenti içinde olmaması, bunun yanında gençlerin de vefalı ve her iki tarafın ailesini ihtiyaç zamanlarında koruyup gözetmesi uyumu artırır ve sorunları azaltır.

EŞLER BİRBİRİNE UYUMLU OLMALI; KİŞİLİK SINIRLARI KORUNMALI

Eşler uyumlu olmaya özen göstermeli, değişikliklere açık davranmalıdır. Her konuda olduğu gibi değişim ve uyum konusunda da ölçülü davranılmalı, kişi kendi sınırlarını iyi belirlemeli, ihtiyaçlarını ve prensiplerini en güzel şekilde ifade etmelidir.

ÇEVRENİN ÖLÇÜLERİNİ DEĞİL KENDİ DEĞERLERİNİZİ BAZ ALIN

Evlilik hazırlığında ve daha sonra ailenin devamında maddi konularda çevrenin ne diyeceğine göre değil ihtiyaçlara göre hareket edilmelidir.

Kİşİ, eşİnİn haksIzlIğI önleyeceğİnden emİn olmalI

Aile üyelerinden haksız bir muameleye maruz kalan kişi, eşinden yardım bekler. Bu noktada haksızlığı önleyecek kişi olarak eşinden destek görmek ister.

Arkadan konuşarak güven sarsIlmamalI

Eşinin hoşlanmadığı davranışları kendi ailesine anlatmayı veya şikâyet etmeyi normal bir davranış olarak görmek yanlıştır. Karı-koca yaşadıklarını unutur; ama diğer aile bireyleri anlatılanları kolay kolay unutmaz. Ve bu da aile ilişkilerinin zedelenmesine sebep olur. Aleyhinde konuşulduğunu fark eden eş ise kendini aile içinde yalnız hisseder.

ŞİDDETİN ÜSTÜ ÖRTÜLMEMELİ

Eş veya ailesi tarafından görülen haksız muamele, psikolojik veya fiziksel istismarı yardım almak için anlatmalıdır. Zira biriken ve doğru şekilde ifade edilemeyen öfke ve haksızlığa boyun eğmek sorunların katlanarak büyümesine yol açar.

EŞLER AİLELERDEN BEKLENTİ İÇİNDE OLMAMALI

Gençler de evliliğin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmek, maddi ihtiyaçları karşılamak için ailelerinden beklenti içinde olmak yerine kendileri de maddi imkanları sağlama konusunda gayret etmelidir.

Arkadan konuşmaları aktarmamalı

Hiç kimse arkasından konuşulup eleştirilmek istemez. Bu tür hatalar evliliğin ilk yıllarında ciddi sorunlara ve sevgi eksikliğine sebep olur. * Uzman Psikolog

FARİKA TEYMUR ARTIR

01 Mayıs 2009

01 MAYIS 2009'DA DEĞİŞEN BAKANLAR VE KALAN BAKANLAR

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kabine değişikliği ile ilgili listeyi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le sundu.
Gelenler

Ekonomiden sorumlu Devlet Bakan: Ali Babacan ( Hazine müsteşarlığı ve bütün bankalardan sorumlu olacak)
Devlet Bakanı: Bülent Arınç
Dışişleri Bakanı: Ahmet Davutoğlu
Adalet Bakanı: Sadullah Ergin
Milli Eğitim Bakanı: Nimet Çubukçu
Çalışma Bakanı: Ömer Dinçer
Maliye Bakanı: Mehmet Şimşek
Enerji Bkanı: Taner Yıldız
Sanayi Bakanı: Nihat Ergün
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı: Mustafa Demir

DEVLET BAKANLARI

Hayati Yazıcı, Faik Nafiz, Mehmet Çağlayan, Faruk Çelik, Selma Kavak

Kabinede kalan ve yerleri değişmeyen bakanlar,

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek,
Devlet Bakanı Mehmet Aydın,
AB’den sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış,
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül,
İçişleri Bakanı Beşir Atalay,
Sağlık Bakanı Recep Akdağ,
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım,
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay,
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu oldu.

Saygı görmek istiyorsan saygı göster!

İnsanlardan saygı bekleyen bir kimse, halka saygılı davranmak zorundadır. Ciddiyetsiz hareket eden, sevgiden mahrum kalır. "Hür insan, dilediğini yapabilmelidir" iddiası ile hareket eden fert, sonunda nefsine tutsak olur. Toplumsal saygı ve kardeşlik için, insanlara saygılı olmayı önemseyenlerin uyması gereken bazı muaşeret ölçüleri;

İnsanları hoş görün

İslâm'ın öğrettiği edep kurallarını zihnine yerleştiren bir insan; hoşgörü sahibi olmalıdır. Müslüman bir fert, şahsına karşı işlenen kusurları bağışlama asaleti göstermeli ve yaratanın hatırı için yaratılmışları hoş görmelidir. Başkalarından müsamahalı hareket gördüğü zaman hoşlanan kimse, bu haslete kendisi sahip olmazsa tutarsızlıkla suçlanır. Kendini beğenip başkalarını hakir görenler, nezaket ölçülerinde izafîlik fikrini türetmiş olurlar. Vicdanların mürebbisi ve kâinatın en yüce efendisi bulunan Peygamberimiz; "Hoş gör ki, hoş görülesin" buyurmuştur.

Sakin olun ve tebessüm edin

Bir toplulukta konuşma yapacağımız zaman, mütehakkimâne bir ifade ile değil, mütebessim bir yüzle hitap etmeli; muhatabımıza adı ile değil, şahıs zamiri ile hitap etmeli ve bu yolu tercihte bile ince ve sakince konuşmalı, "sen" kelimesi yerine "siz" demenin üstünlüğünü hatırdan çıkarmamalıdır.

Saygı ifadelerini kullanın

Bir meselenin vuzuha kavuştuğunu tespit için karşımızdaki şahsa soru yöneltmek gerektiğinde, "anladın mı?" demeyerek "anlatabildim mi?" şeklinde konuşmak gerekir.

İnsanlara değer verin

Muhataplarımıza karşı kullanacağımız hürmet ve saygı ifadelerini, onların ilmî durumlarını dikkate alarak ifade etmeli; bilgisi ile temayüz etmiş kimseye "zat-i âliniz", şeklinde konuşmak, eski bir Osmanlı inceliğidir.

Başkalarına rahatsızlık verme

Muhatabımızın kulağında işitme özrü yok ise, sesimizi karşımızdaki şahsın duymasına yetecek seviyeden daha fazla yükseltmemelidir. Otobüs, tren ve benzeri vasıtalarda yolculuk yaparken, yanımızdaki şahsın duymasına kâfi gelecek bir sesle konuşmalı; gece yolculuklarında, mecbur kalmadıkça, konuşmamalıdır. Başkalarına rahatsızlık vermemek temel insanlık kuralıdır.

İnsanlara bağırarak seslenmeyin

Caddede giderken, bizden ileride gitmekte bulunan bir şahsa, arkasından bağırarak durdurmaya kalkışmamalıdır. Böyle bir davranış, kaba ve çirkindir. O şahsa ulaşmanın yolu, onu durdurmak değil, kendi yürüyüşümüzün hızını artırmak, yaklaştığımızda selam vererek olmalıdır.

Kahkaha ile gülmeyin

Bir cemiyet içinde bulunurken kahkaha ile gülmemelidir. Kahkaha atmak, sahibinin ciddiyetini zedeler ve halkın huzurunu kaçırır. İlâhî edebe aykırı oluşu sebebiyle, namaz esnasında sâdır olan "kahkaha", ibadetle birlikte abdesti de bozar. Gülmede bu dereceye ulaşan ölçüsüzlükler, hareketlerimizi aklın kontrolü altına alamayışımızdan kaynaklanır.

Büyüklere hürmet göster

Yaşça ve ilim itibarıyla büyüklerimize hürmette kusur etmemeli; bilgisi ile fikrimizi aydınlatan hocamıza kendisinden sanat öğrendiğimiz ustamıza ve tecrübelerinden faydalandığımız yaşlı kimselere saygılı olmak durumundayız. Bu şekilde hareketimiz, hem Hakk'ın rızasına hem de halkın hoşnutluğuna vesile olur.

Yaşlılara ve kadınlara öncelik tanı

Şehir otobüslerinde ayakta kalan ihtiyarlara kendi yerimizi ikram etme nezaketini göstermeliyiz. Bu hususa ışık tutacak bir olaydan bahsetmek gerekir. Allah Resulü, Mekke'nin yakınlarında iken, sütannesi Halime-i Sa'diye'nin geldiğini görmüş, kendisini karşılamak için hemen ayağa kalkmış ve onu güler yüzle karşılamıştı. Efendimiz (sav), hemen cübbesini sırtından çıkarmış, yere sermiş ve sütannesi Halime'yi cübbesinin üzerine oturtmuştu. Allah Resulü'nün bu hareketini göre sahabe de aynısını yapmakla kendilerini vazifeli saymışlardı.

Temizlen ve güzel giyin

Bir toplantıya katılacağımızda el ve ayak temizliği yapmalı, dişlerimizi fırçalamalı, kendimizi çekip çevirmeli güzel bir görünüşe sahip olmalıyız. Temiz ve güzel giyinmeyi kibirle bağlantılı imiş gibi görmek yanlıştır. Mütekebbir insan, eski elbise giydiği zaman da huyunu devam ettirebilir. Kibir, Hakk'ı reddetmek ve insanları hakir görmektir.

Usule dikkat et

Bir topluluğa su, çay ve benzeri meşrubat dağıtacağımızda, Allah Resulünün sünnetine uygun olması için, kapıdan içeri girdiğimizde sağımızda kalan kimseden başlamalı, sonra onun sağında oturan kimseye ikramda bulunmalı ve bu sırayı takip ederek işin sonuna ulaşınca en son kendimiz almalıyız.

Teşekkür etmeyi bil

Bir ziyafete katıldığımızda ev sahibine teşekkür etmeli ve emeği geçenlere takdirkârlığımızı dile getirerek ev halkının gönüllerini memnun etmeliyiz. Bir bardak su bile olsa, yapılan bir ikrama şükranlarımızı dile getirip duada bulunmak çok nazik bir hareket olacaktır.

İnsanların kalbini kırma

Cemiyet içinde bulunurken vadi olan ve halkın üzüntüsüne yol açan bir hadise karşısında sevinmemeli ve yanlış tefsir edilecek hareketlerden çekinmelidir. Bu cihetteki yanlış bir tavır, sahibinin nezaketsizliğine yorulur. Bu da karşımızdaki insanın/insanların kalplerinin kırılmasına neden olabilir.

Kâmil manada bir insan olmak isteyen, İslâm'ın ölçülerine ve muaşeret usullerine riayette kusur etmemelidir.

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ