BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

14 Nisan 2009

DÜĞÜNÜMÜZ VAR DAVETLİSİNİZ

Ahmet MUTİ'nin oğlu Aykan MUTİ'nin 18.04.2009 Cumartesi günü düğünü var.Tüm Ehrekliler davetlidir.
Muti ailesini tebrik ederiz

13 Nisan 2009

DÜNYAYA YENİ GELEN SON EHREKLİ

Enver AKPINAR'ın oğlu İhsan AKPINAR'ın 13.04.2009 Pazartesi günü bir kızı dünyaya gelmiştir.AKPINAR ailesini tebrik ederiz.
Allah(cc) hayırlı evlat etsin.(Amin)

11 Nisan 2009

YEREL SEÇİMLERDE TAM İSABET SİTEMİZDE OLDU

ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BEL.KİME OY VERECEKSİN? %65 AKP
PALANDÖKEN BEL. KİME OY VERECEKSİNİZ? %59 AKP
YAKUTİYE BEL.KİME OY VERECEKSİN? %61 AKP
AZİZİYE BEL.KİME OY VERECEKSİN? %65 AKP
29 MART 2009 YEREL SEÇİMDE HANGİ PARTİYE OY VERECEKSİNİZ?Anketine 109 kişi katılmıştır.Sonuçlar :
SAADET PARTİSİ 22 (20%)
MHP:15 (13%)
AKP:61 (55%)
BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ:2 (1%)
ANAVATAN:1 (0%)
DP: 0 (0%)
CHP:6 (5%)
DSP:1 (0%)
DİĞER:1 (0%)

08 Nisan 2009

EHREK'TEKİ ŞİFALI SU

Ehrek'te Hamtarlanın altında yolun kenarındaki su boşuna akıyor.Aslında suyu bir defa tahlil ettirmek lazım.Maden suyuna benziyor.Mideyi sindirdiği söyleniyor.Şimdi oranın videosunu izlemeye ne dersiniz?
VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Profesör nasıl Müslüman oldu?

Hidroloji (su ile ilgili bilim) sahasında Japon uyruklu sahasının söz sahibi profesör bir âlim var. Çalışmaları neticesinde Müslüman olmuş bir âlim, faziletli insan.
Bu zat bir hidrolog, suyu araştıran bir adam.
Suyun içinde çok nimetler var. Saymaya kalkın bu nimetleri; "sayamazsınız" diyor yüce Rabbimiz (Nahl suresi)
Japonya'da dünyanın en kıymetli bir ekmeği var. Japonlar yapıyor bu ekmeği. Ekmeğin % 20'si protein (yani et) % 80'i de diğer maddeler olan bir ekmek. Bu ekmek, dünyanın en kıymetli ekmeği. "Deniz yosunu"ndan yapıyorlar.
Denizlerdeki yiyecekler topraktan daha fazla yeterlidir. Deniz mahsulleri, deniz mamuleri deniyor bunlara.
İlim adamları okyanuslarda 800 metreye indiklerinde bir takım balıklara rastlamışlar. O balıkların kafalarında 800 volt ışık saçan lambalar var. Etrafa ışık saçıyorlar. Lambalı balıklar.
Şu görülüyor: Denizlerdeki mahlukat dünya nüfusunun 1,5 kat daha fazlasını doyuracak gıda taşıyor. Bilineni bu kadar, hakikatı Allah (CC)bilir.
Bu Japon profesör, sular hakkında çalışmalar yapıyor. Ayrıca, daha önce bu konuda söylenen sözleri de toparlıyor. "Çeşitli milletler su konusunda ne demişler?" diyor. Araştırıyor, inceliyor, çalışmalarını kayda geçiyor. Milletlerin dediklerinde sıra Araplara gelince âlemlere rahmet Hz. Muhammed (SAV)'in şu sözüyle karşılaşıyor:
"Güneşte ısınmış su ile abdest ve gusül almayın..."
Bu ifade profesörü hayrete düşürüyor. Bu zat, böyle bir suyun daha tabii, daha kıymetli olması lazım, diyor.
"Neden Muhammed böyle bir kayıt koymuş"diye adamı merak sarıyor. Güneşte ısınmış suyu araştırmaya başlıyor.
Normal gölgede bulunan bir suyu inceliyor; anormal bir şey bulamıyor.
Güneşte ısınan suyu alıp mikroskobun altında inceliyor, bakıyor ki, o suyun içinde güneşteki ultraviyole ışınlarının meydana getirdiği milyonlarca bakterilerin oluşturduğu canlılar fıkır fıkır kaynaşıyor. Yeni doğmuş çocuğa güneşte ısınan sudan 10 çay kaşığı içiriyor. Bu suyu içen bebeğin kan dolaşımı bozuluyor ve sapsarı bir hal alıyor.
Bu manzara karşısında Japon profesör şaşırıp kalıyor.
Diyor ki:
Çölün ortasında Muhammed nasıl olur da 150 milyon kilometre mesafeden gelen güneş ışınlarının canlılık taşıdığını ve bu canlı mahlukatın, bakterilerini nereden bilir? Bunun bir kaynağı vardır diye düşüyor peşine; Hz.Allah'ı buluyor, Müslüman oluyor.
Adam akıllı adammış. Aradığını bulan, bulunca da hakikate teslim olmasını bilen adam. Bizdeki kalın kafalı, inat, düşmanlığında dayatmacı, körükörüne saplantılı profesör ama cahil kalmışlar gibi değil. Arayan, soran, araştıran, neden ve niçinleri üzerinde duran, işin öbür ucunda Allah'ın güç ve kudretini sezen, sonunda teslim olunması gerekene teslim olan kişi ilim adamlığı vasfı olan kişidir. İlim adamı yaftalı film adamları bu sonuca erişemez. Üniversitelerimizin acınacak hali de böylelerin marifetidir. Allah (CC) böylelerinin şerrinden bu milleti, insanlarımızı ve insanlığı korusun ve kurtarsın... diye dua edelim...
Su içmenin önemi kadar banyo yapmanın da önemi vardır. Su içmek, yemeklerde ve içeceklerde kullanmak, temizlik yapmak, yıkanmak ve paklanmak için hep su gerekli.
Zor ve yorucu bir günün sonunda alınan banyonun yorgun bedene pek çok faydası vardır. Vücudun gevşeyip rahatlamasına vesile olur. Su sayesinde beden, bütün katı maddelerden tecrid olunur.
Vücut suyun ısısına bağlı olarak ısınan damarlar genişler. Kan dolaşımı hızlanır. Su insanın ağırlığını azalttığı için omurgaya binen yük azalır. Omurga kemiklerinin arası açılır. Su basıncının da yardımıyla mafsallar rahatlar.
Ayrıca su, vücudun elektriğini de alır. Böylece hem psikolojik hem de fizyolojik rahatlama sağlar.
Su, işte bu derece hayatımızın olmazsa olmazlarındandır. Allah (CC), suyumuzu ve soyumuzu bereketlendirsin...

01 Nisan 2009

ER KİŞİ NİYETİNE

Rüzgârlara hükmeden, karıncanın dilinden anlayan Sultan Süleyman da içti bu dünyada ecel şerbetini.

Her derde deva bulan ama ölüme çare bulamayan Lokman da geçti bu dünyadan.

Ölüleri dirilten İsa için de hazır ecel şerbeti Azrail'in elinde.

Alemlere rahmet, Hazreti Muhammed bile ecel şerbetini içerek yükseldi Rafik-ı a'laya. (Allah'ın salatı ve selamı onların üzerine olsun.)

Ey Allah dostu, sen o kervanın ardında yürürken, düşmanların sana yardım etmek ve dostlarına çabuk kavuşturmak için kurşun yağmurlarına tuttuklarında sen, üstüne şemsiye almamıştın ama kurşunlar korkudan sana dokunamamıştı.

Ecel gelmeyince aşağılık ajanların kurşunlarının da hiçbir işe yaramadığını dünyaya gösterdin.

Ey iman abidesi, kızıl rüzgârlar estiği yıllarda birçoklarının gazel gibi rüzgâra kapılıp savrulduğu günlerde, güz mevsiminde gazel toplayan işçiler gibi kaybolan gazelleri toplayıp güzelleştiriyordun sen.

Ey vefa yumağı, nice ihanet zehirlerini döktüler gönül dünyana da sen, onların zehrini de panzehire çevirdin.

Dinle dopdolu gönlüne kin girecek yer bulamadı. Dostlarını bağrına bastın, düşmanlarının kinini af meltemleriyle temizledin.

Seherde açan güllerin kokusu gibi etrafına hep güven kokusu saldın ve dostlarını gönül bahçenden hiç çıkarmadın.

Yüreğinden kan gittiği günlerde hep gülen yüzlerle baktın da körpecik gönüllere ümitsizliğin girmesini engelledin.

Ey peygamber aşığı, sadakat kozanda geliştirdiğin cesaretle bütün şimşekler üzerine yürüdün.

Gazap yıldırımları, yanardağ lavları gibi üzerine abanırken yalnız iman paratoneriyle onları savdın.

Amerika'nın gönüllü uşakları sana kan kusturdular ama susturamadılar.

Herkes korku duvarlarının üstünü "Tedbir" sıvasıyla kapatırken "Tedbirsiz ölüme doğru gidilir mi?" diye ayıplarlarken sen, ölüm kurşunlarının arasından onlara sadakat ve cesaret rüzgârları estiriyordun.

Azrail'in, kişilerin yaşına, dişine, başına bakmadığını biliyor, eceli gelenleri izbelerde de saraylarda da bulduğuna, dünyanın en kaliteli doktorlarının elinden eceli gelenleri alıp gittiğine inanıyordun.

Onun için ölümden hiç korkmadan kaderini yaratan Rabbine doğru koştun.

Ölmemeye çare olmadığını bildiğinden, ölüm seni Hak yolunda yakalasın diye Hakka hizmetten bir nefes boyu ayrılmadın.

Bu dava uğrunda koşmak yeterli değil, uçmak gerekir inancıyla hareket ettin inşallah cennete uçtun.

Binlerce pusudan kurtuldun, sayısını bilemediğimiz kadar gencimizin imanına atılan tuzakları kırdın ve puslu bir günde bembeyaz karların üstünde aşık olduğun Rabbine kavuştun.

Saltanat koltuğuyla tabutun aynı ağaçtan yapıldığını bildiğinden makama değil Makam-ı Mahmud'a yöneldin.

Servet ve şöhret tuzaklarına iltifat etmeden sen, Hakkın ve halkın rızasına kilitlendin.

Takvim kullanmayan ölüme karşı hep gönlünde takva azığını hazır tuttun.

Hep gülümseyen yüzün, doğrudan ayrılmayan sözün kaldı göz, gönül ve kulaklarımızda.

Ölüm ansızın yakalayıverirse diye midene haram lokma koymamaya dikkat ettin.

Ve sen, "Er kişi niyetine" diyerek namaza duran dostlarını yalan çıkarmadın, her kişilerin arasından sıyrılarak "Er kişi" olarak yaşadın ve İnşaallah şehitler kervanına katıldın.

Allah'tan dileğim, Cennette, "Makam-ı Mahmud" çevresinde, şehitler semtinde, Hazreti Hamza, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali, Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin'le ve bütün sevdikleriyle karşılıklı sohbetler yapmayı nasip etsin.

Dilimizi ballandıran,

"Kanımız aksa da zafer İslam'ın"

"Ya Allah, Bismillah, Allahü ekber" nidaları yurdumuzda, yuvamızda ve bütün gönüllerde kıyamete kadar yankılansın.

Amin.
MİLLİ GAZETE YAZARI MAHMUT TOPBAŞ'TAN ALINTIDIR.

29 MART 2009 YEREL SEÇİMLERDE ERZURUM,İLÇE VE BELDE SONUÇLARI

Erzurum Büyükşehir Belediyesi: Ahmet Küçükler (AK Parti)
Yakutiye : Ali Korkut (AK Parti)
Palandöken : Orhan Bulutlar (AK Parti)
Aziziye: Fatih Cengiz (AK Parti)
Aşkale: Ahmet Yaptırmış (AK Parti)
Çat: Şibli Saydın (Bağımsız)
Hınıs: Enver Taçyıldız (SP)
Horasan: Abdulhatem Bastem (AK Parti)
İspir: Osman Çakır (AK Parti)
Karaçoban: Sedat Gümüş (AK Parti)
Karayazı: Seyfettin Kırık (AK Parti)
Köprüköy: Osman Belli (AK Parti)
Narman: Ahmet Yücel İşleyen (MHP)
Oltu: İbrahim Ziyrek (AK Parti)
Olur: Rüstem Polat (AK Parti)
Pasinler: Ünsal Sertoğlu (AK Parti)
Pazaryolu: Recep Kaplan (AK Parti)
Şenkaya: Görbil Özcan (AK Parti)
Tekman: Yakup Doğan (AK Parti)
Tortum: Hasan Çakmak (AK Parti)
Uzundere: Halis Özsoy (AK Parti)

14 BELDEDEN 8'İ AK PARTİ'YE
Pasinler Alvar: Zihni Tekman (MHP)
Tortum Bağbaşı: Karabey Eroğlu (AK Parti)
Tortum Pehlivanlı: Yunus Keskin (MHP)
Tortum Serdarlı: Muammer Yiğiter (AK Parti)
Tortum Şenyurt: Ali Anlar (AK Parti)
Hınıs Halilçavuş: Sadi Selçuk (AK Parti)
Kandilli: Dursun Hanoğlu (AK Parti)
Çat Yavi: Abdulhaluk Yılmaz (BBP)
Karaçoban Kopal: Reis Bilir (CHP)
İspir Madenköprübaşı: Şaban Çalışkan (SP)
İspir Çamlıkaya: Nihat Türker (AK Parti)
Şenkaya Paşalı: Cemal Alkan (DSP)
Narman Şekerli: Ferkan Akbulut (AK Parti)
Köprüköy Yağan: İbrahim Yağanoğlu (AK Parti)

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ