BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

aile.evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aile.evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2011

Bakılacak yüze utanılacak söz söyleme

"Adam mısın sen? Erkek olsaydın da yapsaydın..." diyen kadınlar, "Ömrümü yedin! Sen ne biçim kadınsın?" diyen kocalar... Tartışmalarda söylenen sözler eşler arasındaki sevgi ve saygıyı da yıkar gider. Sözler adeta birer kurşuna döner aşkı öldürür.
Tartışmalar ve kavgalar, evliliğin tuzu biberidir. Dozunda olduğu sürece, evliliğe renk ve heyecan katar. Ancak o esnada bazı iletişim hataları yapılıyor ki kavga daha da büyüyor. Eski defterler açılıyor, suçlamalarda bulunuluyor, sorun hâkimiyet ve baskı ile çözülmeye çalışılıyor. Ne var ki o andaki kızgınlık ve öfke ile çoğu zaman ağzımızdan çıkanı kulağımız duymuyor. Öyle kelimeler sarf ediliyor ki adeta "bu söz kavgada bile söylenmez" dedirtecek türden. 'Beğenmiyorsan kapı orada. Çık git!', 'Seninle evlenmekle hata ettim', 'Kadın olsaydın annemi idare ederdin', 'Sen ne işe yararsın ki!' 'Şikâyetten başka bir şey bilmezsin zaten', 'Ömrümü yedin!', 'Annem demişti, bununla evlenilmez diye...', 'Senin için saçımı süpürge ettim.', 'Adam mısın sen?', 'Erkek olsaydın da yapsaydın', 'Bıktım senin ilgisizliğinden!'
Evlilik ve aile danışmanı psikolog Filiz Bayraktar, tartışmada eşlerin birbirini rencide edecek, onur kırıcı sözleri asla sarf etmemesi gerektiğini söylüyor.
Bayraktar, evlilikte tartışma sırasında yapılan en büyük yanlışın eşin meziyetlerinin görmezden gelinip, hatalarının abartılması olduğunu belirtiyor. Kavgada çoğu zaman asıl konudan uzaklaşıldığını ifade eden Bayraktar, eşlerin, durumu hâkimiyet kurma şekline dönüştürdüğünü söylüyor. İki tarafın da genellikle birbirini dinlemediğini aktaran Bayraktar, "Olay kişileştirilir, aşırı tepki verilir. Kişi, o yaşa gelinceye kadarki öğrendikleri, algıladıkları, düşündükleri tartışma kalıplarının doğru olduğunu savunarak eşinin her söylediğini yanlış görür ve kavga gittikçe büyür, şiddetlenir." diyor. Bayraktar, tartışmaya ayrıca bağırma, küfürlü ve ağır sözlerin dâhil edilmesi halinde saygının da yitirileceğini belirtiyor. Onur kırıcı söz ve davranışların kişide yaralar açtığını aktaran Bayraktar, "Saygı biterse sevgi de biter." ifadesini kullanıyor.
Kadınlar eski defterleri açıyor erkekler İSE dinlemiyor
Kadın ve erkekler, tartışma esnasında farklı konuları gün yüzüne çıkarıyor. Psikolog Bayraktar'a göre kadınlar, en küçük kavgada dahi eşinin ailesi ile olan ilişkisi ve kayınvalidesi ile anlaşmazlıklarından bahsediyor. Eşinin kendisini anlamadığını önemsemediğini dile getiriyor. 'Sen zaten sorumsuzsun, hiçbir şeyle ilgilenmiyorsun' ifadeleri ile eşinin konuşmasına fırsat vermeden suçlamalarda bulunuyor. Özellikle de 'eski defterleri' karıştırması kadını haklı olsa dahi haksız duruma düşürüyor. Erkekler ise kadınların aksine konuşmak istemiyor ve dinlemiyor. Sorunu hâkimiyet ve baskı ile çözmeye çalışıyor. Eşini itaatsiz olarak suçluyor, başka kadınlarla kıyaslıyor.

Eşinizle yaptığınız tartışmayı savaşa çevirmeyin
Önce dinleyin. İtirazın ne olduğunu anlayın ve sakince cevap verin. Bağırarak konuşmayın.
Sorunu açık ve net bir şekilde anlatın. Hasıraltına itilmeden çözüme gidin. Aksi takdirde biriken bu sorunlar yanardağ gibi beklenmedik bir zamanda patlayabilir.
Topluluk önünde tartışmayın, eleştirmeyin. Hakaret etmeyin ya da hakarete hakaretle cevap vermeyin. Asla vurmayın, itmeyin, şiddet gösterilerinden sakının.
Eşler birbirini sonuna kadar dinlemeli. Eleştirmeden fikirlerinizi söyleyin.
Doğru çözümü bulmak için ortak karar vermeye ve saygı çerçevesi içinde tartışmayı sonlandırmaya çalışın.
Yapıcı eleştirilerde bulunun, yıkıcı eleştirilerden uzak kalın. Amaç birlikteliği bozmak değil, daha iyi bir paylaşıma götürmek olmalı. Tartışmanın bedeli, eşi kaybetmek pahasına kazanmak değildir.
Eşinizi başkaları ile kıyaslamayın.
Çözüme ulaşılmışken eşe söylenecek herhangi bir 'sen de şöyle yapmalıydın' gibi ifadeler, yeni bir sorunu beraberinde getirir. Sevgiyi gösterecek bir davranışta bulunmak veya sevgi sözcükleri tartışmayı bitirecektir.
En küçük tartışma veya kavgayı çevrenizle özellikle de anne-babanızla paylaşmayın, anlatmayın. Eşler kavga esnasında yaşanılanları unutur, ancak anne-babada bir önyargı oluşabilir.
Zeynep KAÇMAZ Zaman

18 Mayıs 2009

KARI İLE KOCANIN BİRBİRLERİNE KARŞI HAKLARI VE GÖREVLERİ

Günümüzde evliliklerin tez zamanda bitmesinin sebeplerinden birisi de eşlerin birbirleri üzerindeki hakları ve görevleri bilmeesinden kaynaklanmaktadır.Toplumdeki bireylerin hepsinin bilmesi gerekiyor.Mutlaka okuyun

Evliliğin temel unsuru sadece erkek veya kadın değil, karı-kocadır. Kur'an-ı Kerim, evlilik akdi için "ağır ve mesuliyetli, sağlam bir teminat" tabirini kullanmıştır. (Bak. Nisa sûresi: 21) Evlilik akdi, karşılıklı haklar ve vazifeler getiren bir akittir. Birbirine 'evet' diyen eşler, karşılıklı hak, menfaat ve namusa riayet sözü de vermiş olur. Hayatın inişleri yokuşları vardır. Beraberlikler ancak karşılıklı gayret ve fedakârlıkla yürür. Karşılıklı gayret ve fedakârlık...

Aile hayatını fabrikanın çalışmasına benzetebiliriz. Fabrikada pek çok dişli vardır: Kimisi büyük, kimisi küçük. Bunların dönmesi birbirine zıt yönde de olabilir. Önemli olan o fabrikanın dokuma yapmasıdır. Eğer bu dişlilerden biri çeşitli bir sebepten çalışmak istemezse, vazifesini yapmazsa fabrika sahibi o dişlileri hurdacıya satar. Hurdacı da parçaları ateşe atar eritir. Mesela bir ağacın yaprakları kızgın güneşin altında saatlerce bekler, güneşten aldığı gıdalarla ağaç beslenir. Eğer yapraklar "Neden ben güneşin altında yanıyorum", kökler "neden ben toprakta yatıyorum" dese, yani ağacın kısımları arasında sen-ben kavgası başlasa ağaç meyve veremez. Meyve vermeyen ağacı da keserler. Aynen öyle de aileden beklenenler elde edilmezse, o ailenin fertleri ateşe düşmüş gibi yanar.

Aile hayatı, vücuttaki organlar gibidir. Ayaklarımız "beyin çok rahat yaşarken, ben neden dağı-taşı aşıyorum" dese yürümese, sağlık bozulur.

Karı ile kocanın karşılıklı hak ve vazifeleri:

1- Karşılıklı saygı: Karı kocanın birbirine saygı göstermesi, birbirinin kişiliğine değer vermesi, birbirinin görüşlerine, düşüncelerine ve zevklerine saygı duyması gerekir.

2- Karşılıklı sevgi: Karı ve koca birbirlerini sevmelidirler. Çünkü sevgisiz yaşamın cazibesi yoktur; insanların çoğu ondan kaçar.

3- Affedici ve bağışlayıcı olmak: Karı kocanın birbirlerinin hatalarını ve yanlışlarını affedip görmezlikten gelmesi gerekir. Aksi takdirde aileye hâkim olan samimiyet ve huzur ortamı; huzursuzluk, kötümserlik, asabîlik ve memnuniyetsizlik ortamına dönüşür.

4- Sorumluluk almak: Aile mutluluğunun temininde etkili olan amillerden biri de, eşlerin karşılıklı sorumluluk duygusuna sahip olmasıdır. Bu sorumluluklar, kadın ve erkeğin yetenekleri, yetkileri ve özel koşulları dikkate alınarak belirlenir. Geçimi sağlamak, aileyi idare etmek, eşlik görevlerini yapmak, çocukları eğitmek vs. gibi.

5- Güzel ahlâklı olmak: Eşe ve çocuklara karşı güzel ahlâklı olmak, insanın kişiliğinde derin bir etki bırakır; aile ortamını sefa ve samimiyetle doldurur. Güzel ahlâkın olmayışı da, hayatı karartır ve asabîlik, asık suratlılık, sabırsızlık, bahanecilik vs. gibi olumsuz yan etkilere neden olur; korku, kaygı, kişilik kaybı vs. gibi etkileri beraberinde getirir.

6- İyimser olmak: Tarafların birbirine iyimser olması, müşterek hayat için büyük bir sermayedir. Kötümser bir kimse, negatif ve hasta bir ruha sahiptir. Onun ruh sağlığı ve dengesi bozuktur. Kötümser olan bir insan, aile hayatının sefa ve huzurundan mahrum kalır. Böyle bir insan, sosyal ilişkilerde de başarılı olamaz. Çünkü başkaları hakkında kötü zan besleyen biri, dostları ve arkadaşlarını kaybeder ve yalnız kalır.

7- Yumuşak davranmak ve idare etmek: Eşlerin, birtakım kusurlar, eksiklikler ve hoşlanılmayan davranışlar karşısında birbirlerine sert bir tepki göstermemeleri ve şiddete başvurmamaları, tam aksine şefkat ve samimiyetle yaklaşmaları gerekir. Çünkü kadının da, erkeğin de sözlerinde ve davranışlarında karşı tarafın hoşlanmayacağı eksikliklerinin olması doğaldır.

Eşler birbirinin kusuru veya eksikliğini gidermeye çalışırken; eşinin kapasitesini göz önünde bulundurması, yapabileceğinden fazlasını ondan beklememesi ve istenmeyen özellikleri karşısında büyük insanlara yakışan bir davranış sergilemesi gerekir.

8- İffetli ve namuslu olmak: Günümüz toplumunda bu özellik, genellikle kadınlardan beklenir. Hâlbuki iffetli olmak, karı kocanın karşılıklı görevlerinden biri olup en üstün ibadettir. İffet, şehvetler karşısında direnmektir. Bu da hem kadından ve hem de erkekten istenilen bir şeydir. Bu bakımdan karı ve koca birbirleri için süslenerek iffetlerini korumada birbirine yardımcı olmaları gerekir. Cenab-ı Hak şöyle buyurur: "Onlar yani kadınlarınız sizin için sizi haramdan koruyan bir elbise, siz de onlar için haramdan koruyan bir elbise durumundasınız." (Bakara sûresi: 187)

İffetli olmak; eşin kirli insanlardan korunması, aile bağının güçlenmesi, eşin güvenini kazanmak vs. gibi faydaları beraberinde getirir.

9- Birbirini anlamak: Ailevî sorunların birçoğunun temelinde eşlerin birbirini anlamaması yatmaktadır. Eşinin içinde bulunduğu şartları ve yaşadığı sıkıntıları anlayan bir kimse, onun iyiliklerini ve zahmetlerinin kadrini bilir. Eşini anlamayan bir kimse, onun bütün çabalarını görmezlikten gelir, kusurları ve eksiklerini gözünde büyütür; zahmetlerinin kadrini bilmediği ve onu teşvik etmediği gibi, iğneli ve kinayeli sözleriyle de onu incitir ve yaşama sevincini ondan alır. Gurur ve kibirden kurtulmak, birbirinin ruh hâllerini ve sıkıntılarını bilmek, eşlerin birbirini anlaması yolunda atılacak ilk adımlardır.

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ