BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

25 Şubat 2020

Recebi Şerif ve Üç Aylar


Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Bütün hamtlar Alla hu Teâlâ’ya mahsustur., yüz-binlerce salat ve selam, iki cihanın efendisi Hz. Ahmet (sav)’ aline ve ashabına kıyamete kadar onun yolundan gidenlere olsun.

 Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed

Değerli okurlarım! Allhu Teâlâ hazretleri Mümin kullarına çok mübarek
ve çok faziletli gün ve geceler ihsan etmiştir. Bu mübarek ve
Faziletli gün ve gecelerin bir kısmı, üç aylar adı verilen, “Recep,
Şaban ve Ramazan-ı Şerif ayları” içindedir.

Mevla Teâlâ’ya sonsuz şükürler olsun ki, bizleri bu manevi bu ticaret
Mevsiminin gölgesine kavuştuk

Bize düşen vazife, belki bir daha kavuşamayacağımız bu kıymetli ve
Mübarek gün ve geceleri, Hz. Allah (c.c.) rızasına uygun olarak
Geçirmektir.  Üç aylar yaklaştığı zaman: Allah Rasülü (sav) şöyle dua
Ederdi.

Allahım! Bize Recep ve Şaban ayını mübarek kıl ve bizi Ramazan’a
ulaştır. (, Bey haki Keşf’ül hafa’)

Hz. Muhammed (sav) bir hadisi şeriflerinde
Beş gece vardır ki o gecelerde edilen dualar geri çevrilmez.

1-Receb’in ilk Cam’a gecesi, (Regaip gecesi)
2-Şaban’ın onbeşinci gecesi, (Berat gecesi)
3-Cuma gecesi,
4-Kurban bayram gecesi,
5-Kadir gecesi,

Kameri ayların yedincisi, İslami takvimin aylarından biri Muharrem ile
Başlayan ve Zilhicce ile sona eren Kameri takvim aylarının yedincisi
olan Recep, ayı aynı zamanda ”üç ayların” ilkidir. Recep kelimesi, herhangi bir şeyden korkmak, utanmak veya bir kimseyi Heybetinden dolayı ululamak manalarına gelir.

Recep kelimesi Tazim manasına gelir. Arapçada üç harften meydana gelen
bu kelimeye Recep kelimesine şu vasıflar verilir.

1-Re = Allah Tela’nın rahmeti,

2-Cim = Kulun cürmü, günahı,

3-Be = Allahu Teâlâ’nın biri yani ihsanı, Şu manaya getirilir.

“Kulumun cürmünü, Rahmetimle Birr’im arasına alırım. Bu mübarek
Aylardan birincisi olan “Recep” ayını manevî değerine, Kur'an-ı
Kerim’de şöyle buyurulur: "Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır. Bu, dosdoğru bir nizamdır.
Öyleyse o aylar içinde kendinize yazık etmeyin..."(Tövbe Suresi,36,)

Bu Âyet-i Kerime'de işaret buyrulan "haram aylarının “ Zilkade,
Zilhicce, Muharrem ve Recebi şerif” ayları olduğunu Efendimiz(sav)
Şu hadis-i şerifleriyle açıklamışlardır:

Muhakkak ki zaman Allah'ın yarattığı günkü şekliyle olup akıp
Gitmektedir.”  Sene on iki aydır. Onlardan dördü haram aylardır.
Bunlardan üçü peş peşedir: Zilkade, Zilhicce, Muharrem, bir de
Cemaziyülahır ile Şaban ayları arasında olan Recep'tir.

Ayrıca Hz. Peygamber (sav) Üç Aylar hakkında şöyle buyururlar: "Recep
Allah'ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır." (Aclûnî,
Keşf'ül-Hafâ)

Rece-bi şerif ayı, gerek İslâm'dan önce, gerekse İslâm'dan sonra mukaddes
Bilinen bir aydır. İslâm dini gelmeden önce bu ay girer girmez, Arap kabileleri arasında
harp etmek, baskın ve çapulculuk yapmak yasaklanır, herkes bu ayda
Kendisini emniyet ve selâmette hissederdi. İslâm güneşinin doğmasından
sonra da -ilahi hikmet ve takdir gereğince- bu aya olan hürmet devam
ettirildi.

Bu ay Regaip ve Miraç gibi mübarek geceler ilâhi tecellilerle
Şereflendirildi. Ülkemizde de asırlardır bir "Üç Aylar" geleneği
Oluşmuş Ramazan'a hazırlık bununla başlar hale gelmiştir.

Bu mübarek aylar içerisinde öyle feyizli geceler vardır ki, Yüce
Allah'ın rahmet ve mağfireti bu gecelerde müminler üzerine yağmur gibi
yağar.

Recebi Şerif ayının ilk Cuma gecesi olan “Regaip kandili”, Allah Teâlâ'nın
Kullarına bol bol bağışta bulunduğu, az ibadetlerine karşılık çok ecir
Verdiği bir rağbet gecesidir.  Regaip gecesi, duaların kabul olunduğu
ve Allah'ın, isteyen kullarına ihsan ve ikramının bol bol olduğu bir
Gecedir.

 Regaib Kandili, Recep ayının 27. gecesindeki Mirac ve Şaban ayının
15. gecesindeki Berat Kandillerini, Ramazan ayını, Kadir Gecesini,
Ramazan ve Kurban Bayramlarını müjdeleyen mübarek bir gecedir.

Receb-i şerif ayı, içerisinde bulunan bir başka mübarek gece de “Mirac
gecesidir.” Mirac gecesi, Hz. Muhammed (sav)'i; Mekke'i Mükerreme ’deki
Mescid-i Haram'dan, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya ve oradan da göklerin
ilâhî derinliklerine yükselttiği gecedir.

Üç Ayların ikincisi olan Şaban ayı ve onun on beşinci gecesi olan
“Berat gecesi” de Müslümanlarca kutsal sayılmış, bu gecenin, diğer
Gecelerden farklı bir şekilde geçirilmesi, bu gecede daha fazla ibadet
Edilmesi adet halini almıştır.

Üç Ayların sonuncusu olan Ramazan ayı ve onda bulunan Kadir
Gecesi'nin ise dinî hayatımızda ayrı bir yeri ve önemi vardır.
Recep, Şaban ve Ramazanı Şerif ayları, Yüce Allah'ın ruhumuza ikram ettiği
Faziletli ve feyizli bir zaman dilimidir.

Hz. Sev ban (ra) rivayet ediyor. Peygamberimiz (sav) bir yere gidiyorduk, yolumuz bir
Kabristana uğradı. Efendimiz (sav) kabristanın önünde durarak ağlamaya
Başladı, gözlerinden akan yaşlar göğsünü ıslatıyordu.

Yanına yaklaşıp Ey Allahın Rasülü Anam, babam, nefsim sana feda olsun
Niçin ağlıyor sun? Vahiymi nazil oldu diye sordum. Ya Sevban!
Kabristanda yatan mevtalar azap çekiyorlar, Onların haline ağlıyorum.
Diye cevap verdi. Eğer bunlar recep ayının günlerinden bir gün oruçlu
Olup, gecesinde Allaha ibadet etmiş olsalardı bu azabı görmezlerdi.

Miraç gecesi Kâinatın efendisi (sav) Cennette bir nehir gördüm, suyu
baldan tatlı, soğukluğu kardan ziyade, kokusu ise, miskten daha güzel
Cebrail’e sordum. Bu nehirden kimler içer? Hz Cebrail (as)  bana dedi ki,
bu nehrin ismi “Receptir.”

"Ey iman edenler! Allah'tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına bir
Baksın; Allah'tan sakının, çünkü Allah, işlediklerinizden
Haberdardır." (Haşır Suresi.18.)

Unutulmamalıdır ki, insan bu dünyada nasıl yaşamışsa, kıyamet gününde
Allahu Tealanın huzuruna, dünyada işledikleriyle birlikte varacaktır.
Götürdükleri iyi ise sevinip mesrur olacak, kötü ise pişmanlık duyarak
Mahcup olacaktır.

Rabbim üç ayların feyiz ve bereketinden istifade etmeyi nasip eylesin.
Cenneette sevgiliye komşu eylesin Amiiin.

“Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed”


20 Şubat 2020

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU

الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)
 Köylümüz Muzaffer BİLMİŞ 20 Şubat 2020 Perşembe günü rahmetli oldu. 21 Şubat 2020 Cuma  günü TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜ CAMİSİ'NDE cuma   namazı sonrasında KÖYDE defnedilecek .Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım.
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
2017'DEN SONRA KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

17 Ocak 2020

ERZURUM'DA ELLER SEMAYA AÇILDI

487 yıldır devam eden “Bin bir hatim” geleneği kapsamında bu sene 45 bin 835 hatim okundu.

 Erzurum'u doğal afetlerden korumak için 487 yıl önce başlatılan 'Bin bir hatim' geleneği kapsamında tarihi Ulu Cami'de cuma namazı öncesi hatim duası yapıldı. Dua sırasında gözyaşları adeta sel oldu.

29 Aralık 2019

İHTİYARLIK VE GENÇLİK

Gençlik, bir dudu kuştu uçtu tutamadım.
İhtiyarlık, bir top kumaş dolandırdım satamadım. Zihni Dede

20 Aralık 2019

Cennetin Anahtarı Namaz



Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
                                    

Hamt Alla hu Teâlâ’ya mahsus, binlerce salat ve selam, iki cihanın efendisi Hz. Ahmet (sav)’ aline ve ashabına olsun.
Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed
Değerli okurlarım! Bir gün Sevgililer sevgilisi (sav) ashabıyla sohbet ederken onlara şöyle bir soru sordu:

Birinizin kapısının önünden bir nehir geçse ve o nehirde günde beş defa yıkansa, o kimsede kirden eser kalır mı? Sahâbe-i kirâm, Kalmaz Ya Resûlallah diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah bu namazlarla günahları yok eder.” (Buhari)

Peygamberler tarihinin en köklü ibadeti olan namaz, yüce dinimiz İslam’ın beş temel esasından biridir. Namaz; insanın ruhu, bedeni, aklı, yüreği, sevgisi ve hürmetiyle, kısacası bütün varlığıyla Allah’a yönelişinin sembolüdür. 

İnsanoğlu ne zaman Rabbinin kulluk davetine gönülden icabet edip namazlarını eda etmişse, o zaman gerçek anlamda huzura kavuşmuştur.
Ancak ne zaman namazlarını ihmal edip Rabbiyle arasındaki bağı zayıflatmışsa, o zaman da nefsani arzularının esiri olmuş ve hüsrana uğramıştır.

Ezanın ulvi davetiyle Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda namaza duran mümin, aşkını, bağlılığını, itaatini ve teslimiyetini O’na arz eder. Bu haliyle namaz, müminin hasretle beklediği ve Yüce Yaratanına en yakın olduğu buluşma anıdır.

Namaz dünyaya ait telaşe, dert ve sıkıntıları bir kenara bırakarak çıkılan mukaddes bir yolculuktur. Asli vatanı olan cennetten uzağa düşmüş insanın, ihlasını ve istikametini koruyan bir hayatla Rabbine dönme arzusudur. Peygamberimizin ifade buyurduğuna göre, “Cennetin anahtarı namazdır.” (Tirmizi)

Namaz, şükür ve minnettarlık zamanıdır. Yaratan ve yaşatan, nimet verip doyuran, koruyan ve bağışlayan Allah Teâlâ’ya karşı, müminin vefa borcudur. Bir ayeti kerimede Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Kitaptan sana vah yedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Kuşkusuz namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak en büyük iştir. Allah yaptıklarınızı bilir.”( Ankebût, 29)

Öyleyse namaz, arınma ve korunma çabasıdır. Namazlarına değer veren, özen gösteren, tekbirinden selamına kadar namazın bütün rükünlerini dosdoğru ve huşû içinde eda eden bir mümin, ibadet şuuruna sahip demektir.

İbadet şuuru ise kul olma bilincidir. Allah’ın daima kendisini gördüğünü ve işittiğini bilerek, takva, merhamet ve nezaketle yaşamaktır. İşte bu sebeple namaz, müminin sadece ibadet borcunu değil, aynı zamanda üstün ahlâkını da temsil eder.

Namaz kılan kişi, her türlü aşırılıktan, kabalıktan ve şiddetten korunur. Namazla güçlenen maneviyatı sayesinde, hayâ ve edebe aykırı davranışlardan uzak durur.

 Güzeller güzeline ve onun şahsında bütün müminlere hitaben Kur’an’ı Kerimde şöyle buyrulur: “Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; aksine biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.” ( Tâhâ, 132.)
Allah Resûlü (sav), bu emrin gereği olarak her sabah kızı Hz. Fatıma’nın kapısına uğrar ve “Ey ev halkı!

07 Aralık 2019

Hafızayı Kuvvetlendirme Ve Ezber Yapma Yöntemleri Hayati İnanç

 "Can Veren Pervaneler" programıyla yayına başlayan Edebiyatçı Yazar Hayati İnanç ilk programında gençlere ve ezberle uğraşan herkese muhteşem tavsiyelerde bulundu. Hayati İnanç'ın anlatımıyla, hafızayı kuvvetlendirme ve ezber yöntemleri nelerdir? Hafızayı kuvvetlendirmek için neler yapılmalı ve nelere dikkat edilmelidir? Ezber için en iyi zaman aralığı hangisidir?

    İşte tavsiyeler:

        İlk olarak bir hedef belirlemeliyiz. Niyetimiz nedir? Ne için yapacağım bu işi. Kısaca ilk iş niyet belirlenmelidir.

        Dikkatinizi asla dağıtmayacaksınız. Dağılmasına müsaade etmeyeceksiniz.

        Lüzumsuz, gereksiz bilgilerle hafızayı doldurmamalıyız.

        Lüzumsuz işler ve kişilerden uzak durmak.

        Günah kalbi karartır, hafızayı zayıflatır. Uzak durun.

        Kuru üzüm, kereviz yemek  hafıza için faydalıdır.

        Seher vakti
5:00 ile 8:00 arasındaki saatler zihnin en dinç ve güçlü olduğu vakitlerdir. Bu vakitlerde çalışmanın faydası oldukça fazladır. Bu saatler arasında sadece 1 saat, her gün düzenli olarak bir konu üzerinde çalışan kimse o olanda söz sahibi olur.

        Hafızayı güçlendiren en önemli etkenlerden biri de Kuran’ı Kerim okumaktır.

        A’lâ suresini ezberleyin, vakit namazlarda ve özellikle vitir namazlarında okumaya gayret gösterin. Devam edin.

        Öz dilimizi ve zengin kelimelerimizi unutmayacağız, okuyacağız ve günlük hayatta kullanacağız.

        Muvaffakiyetin diğer bir sırrı da bildiğimiz iş üzerinde, sevdiğimiz şey üzerinde yoğunlaşacağız, bölünmeyeceğiz.

06 Kasım 2019

En büyük doğum



Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla


Hamt Âlemlerin Rabbi olan Alla hu Teâlâ’ya mahsus, salat ve selam, Âlemlerin efendisi Hz. Ahmet (sav)’e aline ve ashabına olsun.
Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed
Değerli okurlarım! Bundan on dört asır önce; insanlık bir karanlığa saplanmış kız çocuklarını diri diri toprağa gömüyor, kendi elleriyle yaptığı putlara tapıyor, töre ve gelenek adı altında her türlü vahşet sergileniyordu. İnsanlar bir eşya gibi alınıp satılıyor, mazlum ezildikçe eziliyor gidecek bir kapı arıyordu.

İşte böyle bir zamanda insanlığın kararan dünyasının üzerine bir güneş doğuyordu. Öyle bir güneş ki insanların hem içini ısıtacak hem gönül dünyasını aydınlatacak hem de onlara rahmet olacaktı. 

“Kameri aylardan Rebiu'l-evvel” ayının on ikinci gecesi, sabaha doğru “Kâinatın en güzeli” dünyayı şereflendirmiştir.

Pazartesi günü sabahleyin hep putlar yüzüstü düşmüş bulundu. Görenler hayrette kaldı.
Hz. Abdullah’tan Hz. Emine’nin alnına geçmiş olan yüce nur O’nun alnına geçti. Hz Âdem (as) devrinden beri evlattan evlada geçe gelen son peygamberlik nuru sahibini buldu. Artık onda karar kıldı.
Hz. Âmine şöyle dermiş: “Ben diğer kadınlar gibi hamilelik zahmeti çekmedim.” Hamilelerde meydana gelen ağırlıkları görmedim. 
Fakat gece rüyada gördüm ki bir kimse gelip, ‘Ey Âmine! Muhakkak bilmelisin ki, sen âlemlerin en hayırlısına hamilesin. Doğduğu vakit adını Muhammed (sav) koyasın’ dedi.
Doğum zamanı geldiğinde kulağıma bir büyük ses geldi. Ürktüm. Hemen bir akkuş geldi, kanadı ile arkamı sıvazladı. Benden korkma ve ürkme halleri geçti. Bir yanıma baktım, bir beyaz kâse ile şerbet sundular. Alıp içtiğimde her tarafımı nur kapladı. O anda Hz. Ahmet  (sav) dünyaya teşrif ettiler.
Etrafıma baktım, gördüm ki, Abdi Menaf kızlarına benzer, fakat gayet uzun boylu birçok kızlar beni tavaf ediyorlardı. Hayret ettim. Ya Rabbi! Bunlar kimler acaba dedim?”
Hz. Emine’nin gözünden perde kaldırılıp o şekilde cennet hurilerini ve melekleri görmüş daha olağanüstü haller seyretmiş olduğu nakledilir.
Fahri Âlem Efendimiz (sav) sünnetli ve göbeği kesilmiş olduğu halde dünyaya gelmişti. Arkasında iki kürek kemiği arasında kalbinin hizasında bir nişanesi vardı ki O’na nübüvvet mührü denilir.
Güllerin efendisi, (sav) doğduğu sırada her tarafı bir nur kapladı. Doğar doğmaz secde etti. Mübarek başını kaldırıp açık bir dil ile  “lâ ilâhe illallâh innî Rasûlullâh” dedi.
O’nu yıkamak istediğimde “biz onu yıkanmış olarak gönderdik” denildi. Göbeği kesilmiş ve sünnet edilmiş olarak görüldü.
O’nu kundağa sarmak istediğimde sırtında bir mühür gördüm. Mührün üzerine “lâ ilâhe illallâh Muhammedür rasûlullâh” yazılı idi. Doğar doğmaz secde ettiği sırada hafif sesle bir şeyler söylüyordu. Kulağımı mübarek ağzına yaklaştırdım; “ümmetî, ümmetî” diyordu.
Nebiler ser veri  (sav) dünyaya teşrif ettiği zaman o günün geleneğine uyularak üzerine büyük bir çanak konulmuştu. Çanağın yarılarak ikiye ayrıldığı ve gözlerini göğe dikip başparmağını emdiği hayretle görüldü.
Cahiliye devrinde geceleyin doğan çocuğa bir çanağın altına koymak, ortalık aydınlanmadıkça ona bakmamak adetti.
Hz Emine’nin yanında bulunan kadınlardan Fatıma’nın o gece evin nurla dolduğunu ve yıldızların üzerlerine dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördüğünü söylediği rivayet edilir.
Rasulullah (sav) dünyaya geldiği zaman Hz. Âmine, dedesine haber gönderdi. Kendisi Kâbe’nin yanında Ebu Talip ve bazı kimselerle oturuyordu. Âmine Hatun bir erkek çocuğu olduğu müjdesini verdi. Bunu duyan dedesi çok sevindi. Yanındakilerle beraber eve geldi.
Hz. Âmine olup bitenleri anlattı. Üç gün kimsenin göremeyeceğini söyleyince, dedesi ısrar etti. Âmine validemiz falan yerdedir dedi.
Dedesi gitti, fakat evin önünde yalın kılıç bekleyen bir zat gördü. İçeri girmek isteyince Abdulmuttalib’in üzerine yürüdü ve  geri dön, hiçbir kimse üç günden önce göremez.  Bütün melekler onu ziyaret edecek. Bu ise üç gün sürer” dedi.
Ziyafet sırasında çocuğa hangi ismi koydun diyenlere,  “Muhammet”  ismini verdim dedi. Neden atalarından birinin ismini vermedin diyenlere Allah’ın ve insanların onu methetmelerini, övmelerini istediğim için cevabını verdi.
Annesi Amine Hatun da ona 

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ