BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

30 Temmuz 2014

TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜNDE RAHMETLİ OLDU

O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)

Köyümüz sakinlerinden  Mahmut ÖZDEMİR 29 Temmuz 2014'te rahmetli oldu. Cenazesi bugün Ramazan Bayramı 3. Günü öğle namazı sonrasında Tortum Demirciler Köyü'nde kaldırıldı. Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım. 

25 Temmuz 2014

BAYRAMDA YAPACAKLARIMIZ

28 Temmuz 2014 günü, Ramazan Bayramı’nın birinci günü.

Bayram, Müslümanların, Sevgili Peygamberimizin bir hadisinde buyurduğu gibi, “Ramazan’ın son on günü cehennemden azatlık günleridir” müjdesine sevinme günüdür.

Allah’ın affının olduğu inancıyla af ümidiyle Rabbin kapısında sevinçle bekleme günleridir.

Filistin’de, Siyonist çeteler tarafından akıtılan kan, gözyaşı bizim bayram sevincimizi durduramaz.

“Eceli gelen ölür” genel kuralına göre şehit olan kardeşlerimizin şehadeti de bizim bayramlarımızı engellemez.

Bedir harbinde Sevgili Peygamberimizin ashabından on dört şehit verilmesine rağmen o sene bayram namazı kılınmış ve sevinci paylaşılmış.

Bedir harbi Ramazan’ın 17’sinde olmuştu. Yani 13 gün sonra bayram yapılmıştır.

Hazreti Hamza ile beraber 70 ashabın şehit edildiği Uhud harbi, Şevval ayının yedisinde olmuştu. İki ay sonra Kurban Bayramı gelmiş ve bayram yapılmıştı.

Biz, dünyanın her tarafında haksızlığa uğrayanların yanında gücümüzle orantılı olarak yerimizi alacağız, üzerimize düşeni yapacağız, ondan sonrasını Allah’a havale edeceğiz.

Ağlamakla, zalimlere sövmekle, ölü dirilmiyor, yaralar sarılmıyor.

Pazartesi günü, şafak atmadan uyanacağız.

Banyomuzu yapacağız.

Dişlerimizi fırçalayacağız.

En güzel kokularımızı süreceğiz.

Gülyağı gibi tabii olanlarını kullanmaya dikkat edeceğiz.

Elbiselerimizin en yenisi, en temizi ve en güzelini giyineceğiz.

Sabah namazından önce ağzımızı tatlı bir şeyle tatlandıracağız.

Tatlı çiğneyen ağızdan tatlı kelimeler çıkarmaya çalışacağız.

Güneş bir adam boyu yükseldiğinde, millet olarak kıyama kalkacağız ve dokuz tekbirle iki rekât bayram namazı kılacağız.

Cumhurbaşkanından sade vatandaşına kadar;

Generalinden erine kadar;

Rektöründen öğrencisine kadar;

Patronundan işçisine kadar;

Sanatçısından çiftçisine kadar herkes, sınıf farkını kaldırarak yan yana gelecek, omuz omuza verecek birlik ve beraberliğini bütün dünyaya gösterecek.

Birlik ve beraberliğin ancak bir olan Allah’ın emirleri etrafında gerçekleşebileceğini yedi iklim cihana ilan edeceğiz.

Kin, nefret, küsmek, dargınlık kaldırılacak.

Ortalığa din, sevgi, saygı, tebessüm, iyimserlik... hakim olacak.

Cennet kokulu anaların duaları alınacak.

Babaların elleri öpülecek.

Dedelerin ve ninelerin hayır duası alınacak.

Telefonlarla uzaklar yakın yapılacak.

Üç günlüğüne, hırsızlık, soygun, adam öldürme, yaralama, tecavüz, zimmet, sabotaj, terör duracak.

Evler tertemiz olacak.

Sokaklar yağ döksen yalanır hale gelecek.

Çocukların gönülleri hoş edilecek, en sevdikleri şeyler verilecek.

Bayramlar, dedeler günüdür. Nineler günüdür.  Babalar, anneler, çocuklar, damatlar, gelinler günüdür.

Ayıran değil kavuşturan gündür.

İzinli askerlerin, memurların, işçilerin, gurbette garip olanların sevdiklerine kavuştuğu gündür.

Yokluğun ve yoksulluğun üç günlüğüne yok olduğu gündür bu bayram günleri.

Büyüklerinize saygılarınızı, küçüklerinize sevgilerinizi sunun.

Gelmeyene gidin. Gülmeyene gülün.

Konuşmayanla konuşun.

Parti, vakıf, dernek, görüş farklılığı olan insanların bayramlarını tebrik edin.

Mahalleniz, köyünüz veya şehrinizdeki ilim adamlarını ziyaret ediniz.

Hastaların duasını alınız.

Öğretmenlerinizi unutmayınız.

Kimsesizlerin kimsesi olunuz.

MİLLİ GAZETE

MAHMUT TOPTAŞ


24 Temmuz 2014

2014 Lys yerleştirme sonucu


Üniversiteye yerleştirme sonuçları, ÖSYM'nin internet sitesinden açıklandı.

SONUÇLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN...

ÖSYM'den yapılan açıklamada, yükseköğretime sınavsız geçiş hakkı bulunan adaylar ile 23 Mart 2014'te yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve 14-15-21-22 Haziran 2014 tarihlerinde yapılan Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) sonuçlarına göre, adaylardan alınan tercihler doğrultusunda, 2014-ÖSYS yükseköğretim programlarına merkezi yerleştirme işlemlerinin tamamlandığı belirtildi.

Yerleştirme sonuçlarının bugünden itibaren ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden duyurulduğunun bildirildiği açıklamada, adayların, yerleştirme sonuçlarını internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecekleri kaydedildi.

Açıklamaya göre, yerleştirme sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek. 2014-ÖSYS merkezi yerleştirme sonuçları ile bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 1-5 Eylül 2014 tarihleri arasında ilgili üniversiteler tarafından yapılacak.

Kayıt için adayların, yerleştirildikleri yükseköğretim programının bağlı bulunduğu üniversiteye belirtilen süre içerisinde başvurmaları gerekiyor.

22 Temmuz 2014

2014 PYBS Sonuçları Açıklandı

Adaylar Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) internet sitesi üzerinden sonuçları öğrenebilir.

Sınav 5, 6, 7, 9, 10 ve 11’inci sınıflara 22 Haziran’da uygulandı. Adaylar MEB’in internet sitesi üzerinden T.C kimlik numaraları ve doğum tarihi bilgilerini girerek sonuçları öğrenebilir. Sınava giren öğrenciler, 6-15 Ağustos tarihleri arasında okul müdürlüklerine başvurarak tercihlerini yapacak. Yerleştirme sonuçları ise 25 Ağustos’ta açıklanacak.

PYBS sonuçlarını öğrenmek için tıklayınız

İsrail mallarına boykot

729 barkod numarası ile başlayan ürünlerin İsrail menşeili olduğu ve kullanılmaması isteniyor. 

18 Temmuz 2014

Çocuk yakmak atalarından miras

Karınca ezmez diye bilinen Budist rahipleri bile Müslüman katili yaptılar, cesetlerini yakacak kadar katılaştırdılar.

İsrail’de oyun oynayan çocukları topluca topa tutan Yahudiler, gündemin başına bağdaş kurup oturdular.

Gencecik delikanlıyı öldürdükten sonra yakan Yahudiler, Birleşmiş Milletler tarafından kınanmazken ABD destek bile veriyor.

Rusya ve Çin, ağzını açmıyor.

Bu birlikte hareketle başarılı olurlar mı?

Tarihe baktığımızda başarılı olamayacaklarını görüyoruz.

İsterseniz evinizde bulunan bir tefsirden Büruc süresini okuyuverin.

Yemen’de “Zünûvas” diye bilinen bir Yahudi kralı, imanlı bir genci öldürmeye teşebbüs edince uzun bir öldürme çalışmalarının ardından şehrin meydanında, halkın gözleri önünde alnına nişan alan bir okla şehit edildiğinde binlerce halk, “Bu çocuğun Rabbine iman ettik” derler ve toplu ihtida meydana gelir.

Kan beynine sıçrayan Yahudi kral, bu iman edenlerin hepsinin yakılmasını emreder.

Şehrin meydanına uzun ve geniş çukur açılır, içine odunlar doldurulur. Alevlerin göğe çıktığı bir anda imanından dönmeyenler ateşe atılır.

Bir kadın kucağında çocuğuyla getirilir.

Kadın, önce kendisinin yakılmasını ister. Çocuğunun yanmasını görmek istemez.

Kralın ve yardakçılarının da izlediği bu yakma merasiminde kadının isteği reddedilir.

Önce çocuk atılır ateşe.

Ateşin içindeki çocuk konuşur: “Anneciğim sabret, sen hak (doğru yol) üzeresin” der. (Müslim, Sahih, K Zühd Babü Kıssati Uhdud)

Büruc süresi indiği günlerde Mekke kâfirleri de Müslümanlara zulmediyorlardı.

Bir ölüp bin dirilen bu Müslümanların hayatı nakledilerek gelecek günlerin aydınlık olacağını müjdeliyordu.

İnsanları cehenneme göndermek için şebekeler oluşturan, dernekler, vakıflar, kurum ve kuruluşlar, devletler oluşturan insanlar da, ta Hz. Adem’in (A.S.) oğlu Kabil’den beri devam edip gelmiştir. Hak ile Batıl mücadelesi, karanlıkla aydınlığın mücadelesi gibi art arda devam etmiştir.

“Geçmişte olanları gündeme getirmenin faydası yok” diyenler, bunu Siyonistlere söylesinler.

Babasının gözleri önünde öldürülen dört çocuğun babasının feryadı var bu günkü gazete ve televizyonlarda.

Oyun oynarken bombalanan çocukların parçalanmış bedenleri var.

“Ele geçirilen her adamın gövdesi delik deşik edilecek. Tutulan her adam kılıçla düşecektir. Çocukları gözleri önünde yere çarpılacak, evleri yağma edilecek, kadınları kirletilecek, ırzlarına tecavüz edilecek. Çocukları tutup kayaya çarpan ne mübarektir.”

Hiçbir ilave ve eksiltme yapmadığım bu cümleler kimin olabilir? Bu cümleler veya bu emirler; hangi akrep yuvasında doğmuş, yılan zehri emerek büyümüş, sırtlanlardan eğitim görmüş hangi kişiye ait olabilir?

Korkunç İvan mı? Hayır. Hitler mi? O da değil. Hindistan’da İngiliz kumaşıyla rekabet eden Hintli ustaların baş parmaklarını kestiren İngiliz başbakanı mı? O da değil. (Bu kesme olayı için bakınız: Mehmet Akif Ersoy, “Kur’an’dan ayetler ve nesirler” sayfa 226, Yüksel Yayınevi 1944 İstanbul.)

Bu ibareler ve cümleler şu anda İstanbul’daki sinagogda, Newyork’daki, Londra’daki, Telaviv’deki sinagogda okunmakta olan Tevrat’tan parçalardır. Şu anda herhangi bir Tevrat’ın İşaya  13-14, Mezamirler 137-9, Zekeriyya 14-2 bölümünü açsanız bu rakamlara baksanız, bu cümleler eksiksiz ve ilavesiz olarak orada görülecektir.

Şu anda İsrail’de binlerce Müslüman’ın kanına giren, kolunu kıran, evini yakan, çocuğunun önünde annesine tecavüz eden, babasını ateşe veren Yahudi ile 1700 yıl önce Necran’lı Hıristiyanları yakan Zünuvas arasında fark görebiliyor musunuz?

Onun için biz Büruc süresini tekrar tekrar okuyoruz. O inanca sahip olan bir insanın insanlığa merhametinin olmayacağını, iki bin yıllık tarihlerinden biliyoruz.

Sonuç, Nemrut’un yakmak için ateşe attığı İbrahim’in dini devam ediyor.

Başkalarını yakarak çoğalacaklarını zanneden Siyonistler, dünyanın en eski milletlerinden olmalarına rağmen dünyanın en azı durumundalar.

Rabbimiz buyurur: “Musa kavmine: Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah’a aittir. Ona kullarından dilediğini varis kılar. Sonuç muttakilerindir.” (A’raf süresi ayet 128

“İşte bu âhiret yurdunu biz, yeryüzünde kibirlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyenlere veririz. Sonuç muttakilerindir” (Kasa süresi ayet 83).

Mahmut TOPTAŞ 

Milli Gazete


14 Temmuz 2014

Seyyid’ül İstiğfar

Sevgili Peygamberimizin “Seyyid’ül İstiğfar” diye isimlendirdiği hemen hemen bütün hadis kitaplarında rivayet edilen dua ve Allah’tan af talebinde bulunma dilekçelerinin en seyyidi, efendisi, en etkilisi olan duayı kısaca terceme ve şerh etmek istiyorum.

Bu duaya yürekten inanarak sabah okuyan akşam olmadan ölürse cennet ehlinden olacağını, akşam okursa, sabah olmadan ölürse cennet ehlinden olacağını Sevgili Peygamberimiz müjdelemektedir.

Buyurun tercemesini okuyalım:

“Allah’ım, sensin Rabbim”

“Rab” kelimesini çokça kullanırız ama manasını bilmeden kullanırız.

Rab: Terbiye eden, besleyip büyüten, yaşatan ve yöneten manalarına gelir.

Firavun da devlet başkanı olarak kendisini yöneten, terbiye eden, besleyip büyüten olarak görmüş ve halkına hitap ederken, “Sizin en yüce Rabbiniz benim” demiştir (Naziat suresi 79/24). Yani, “Neyi nasıl yapacağınızı ben belirlerim. Kuralları ben koyarım, Musa’nın Rabbi değil” diye konuşmuş.

Biz, günde kırk defa namazımızda Allah’ın âlemlerin Rabbi olduğunu tekrarlayarak, Allah’tan başka yaratan, yaşatan ve yöneten olmadığını, önce kendimize, sonra bütün insanlara ilan ediyoruz.

Duaların efendisini okumaya devam edelim:

“Hiçbir yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur, ancak sen varsın.”

Aslında bu cümle Allah’a boyun eğme, Allah’a baş kaldıranlara karşı haddini bildirme cümlesidir.

“Sen, yarattın beni.”

Yaratanla yaratılan bir olmaz. Beni sen yarattığına göre ben senin sözünü tutar sana kulluk yaparım. Senin sözünü tanımayanı ben de tanımam, senin hükümlerine aykırı olan kurallarını kabul etmem.

“Ben, kulunum senin.”

Yalnız sana kul ve köleyim ben. Ne emredersen, neyi yasaklarsan başım gözüm üstüne. Bu kulluğumuzu biz, her gün beş vakit namazımızda hatırlar ve “İyyakena’büdü / Ancak sana kulluk yaparız” diyerek dilimizi, gönlümüzü bedenimizi birleştirip sana boyun bükerken başkalarına dik dururuz.

“Ben, senin sözün ve vadin üzereyim, gücüm yettiğince.”

A’raf süresinin 172’inci ayetinde, “Hani Rabbin, Adem oğlunun sırtlarından zürriyetlerini almış ve kendilerine şahit kılmıştı. `Ben, sizin Rabbiniz değil miyim’ (demişti de) `Evet, (sen bizim Rabbimizsin) şahidiz’ demişlerdi. Kıyamet gününde, `Biz bundan habersizdik’ demeyesiniz diye” haber verdiğin söze sadık kalıyor ve senden başka Rablık iddiasında bulunan Firavunlara boyun eğmiyorum. Senin cennet vadine güvenerek gücüm yettiğince sözüme ve vadime sadık kalıyorum.

“Ben, sana sığınırım yaptıklarımın şerrinden.”

Ya Rab, yaptığım kötülükler, beni cehenneme sürükleyebilir, bu dünyada birçok belayı başıma çekebilir.

İşlediğim kötülüklerin şerrinden sana sığınırım.

“İtiraf ediyorum, bana olan nimetini.”

Nimetlerinin saymakla bitmeyeceğini sen haber veriyorsun. Aklım, imanım, kalbim, kalıbım, canım, tenim, sayısız yiyecek, giyecek, su, nefes... gibi nimetlerini itiraf ediyorum.

“İtiraf ederim günahımı.”

Günahlarımı da itiraf ediyorum. Huzuruna günahla dönüyorum.

“Affet beni. Çünkü senden başka kimse günahları affedemez.”

Kur’an’ın haber verdiğine göre bütün peygamberler senden af isterlerken papa, papaz, kardinal  kim oluyor da kendisi gibi insanların günahını afvetsin?

Senden başka kimse günahları afvedemez, Rabbim, günahlarımı afvet.

Bu hadisin metnini Buhari’nin, Sahih’inin Daavat kitabının Efdal’ül İstiğfar bölümünde bulabilirsiniz.

Veya Google’ye Seyyidül İstiğfar yazarsanız metin çıkar.

Onu ezberleyiveriniz ve manasını da düşünerek sabah-akşam okuyunuz. 

Mahmut TOPTAŞ

MİLLİ GAZETE

 


ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ