BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

26 Eylül 2011

HUZUR İKLİMİNE YOLCULUK -1

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

HUZUR İKLİMİNE YOLCULUK -1

Alla hu Teala’ya Kâinat’ın zerresi adedince hamt, yüz binlerce salât ve selam bütün insanlığın efendisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) e âline ve ashabına olsun…..


Hac, Dinimizin beş esasından biridir. Hac, Alla hu Teala’nın Al-i İmran Suresi’nin 96. Ayetiyle Müslümanlara farz kıldığı, hem bedeni ve hem de mali bir ibadettir. Allah (c.c.) şöyle buyuruyor.


إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَمِينَ

Şüphesiz (yeryüzünde) insanlar için kurulan ilk ma’bed Mekke’deki çok mübarek ve âlemler için hidayet (kaynağı) olan Kâbe’dir.”

فِيهِ آيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ إِبْرَاهِيمَ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ آمِنًا وَلِلَّهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنْ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلًا وَمَنْ كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنْ الْعَالَمِينَ (97)

“Orada apaçık nişaneler,(ayrıca) İbrahim’in makamı vardır Oraya giren emniyette olur. Yol bakımından gidebilenlerin o evi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah bütün âlemlerden müstağnidir.” (Ali İmran Suresi. 97)

Hac, Kelime olarak yönelmek kastetmek’ bir kimseyi veya bir yeri çokça ziyaret etmek’anlamlarına gelir. Hac. Belirli zamanda Kâbe’i Muazzama ve etrafındaki bir kısım kutsal yerleri usulüne uygun olarak ziyaret etmek ve buralarda yapılması gereken diğer ibadetleri yerine getirmektir. Kur’an-ı Kerimde 22, ci Surenin adı da,”Hac Suresidir. Bu Surede Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır.

وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَاهِيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ أَنْ لَا تُشْرِكْ بِي شَيْئًا وَطَهِّرْ بَيْتِي لِلطَّائِفِينَ وَالْقَائِمِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ (26)

“Hani biz İbrahim’e Evin yerini tayin etmiş ve şöyle demiştik: Bana hiçbir şeyi şirk koşma, tavaf edenler, kıyam edenler, rükû Ve secde edenler için Evimi tertemiz tut.”(Hac Suresi, 26.)

وَأَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ (27)

Ve insanlar arasında haccı ilân et! Gerek yaya, gerekse uzak yollardan gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler.” (Hac Suresi, 27,) Hac, akıllı, zengin, hür, sıhhatli ve erginlik çağına gelmiş erkek ve kadın her müslümana ömründe bir dafa olmak üzere farzdır. Kendisine hac farz olan bir Müslüman, şartlar müsait olduğu an, bu vazifeyi yerine getirmeye acele etmelidir.

Güzeller güzeli (s.a.v.) “Kim haccetmek istiyorsa, acele etsin” (Ebu Davut Et Tac,) Hem bede ni hem de mali ibadetimiz olan Hac ibadetini yapamayacak kadar devamlı hastalık, yaşlılık, kadınlar için mahremi bulunmaması gibi sebeplerle, Hac menasikini bizzat edadan aciz kimselerin yerlerine bu işin ehlini bedel göndermesi caizdir.

İslami olmayan sebeplerle, haccını ifa edemeden ölen kimseleri, büyük bir tehlikenin beklediğini ikaz eden Kâinat’ın en güzeli (s.a.v.) şöyle buyurur. .”Bir kimse yeme içme ve gidip gelme masraflarını gücü yetip de Kâbe’yi ziyaret etmesi mümkün iken Hac farizasını ifa etmezse onun Yahudi veya Hıristiyan olarak ölmesinde hiçbir mani yoktur.”(Et-Tac, 2,109)

Selam ve dua ile

.

25 Eylül 2011

TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜ'NDE RAHMETLİ OLDU

HABER YENİ
Köyümüz sakinlerinden   Mehmet SUCİ(KORUCU)(25 Eylül 2011 )'de
Allah(cc)'ın rahmetine kavuşmuştur.

Merhuma ALLAH(cc) rahmet eylesin. Yakınlarına da sabır versin.
Merhuma ve cümle geçmişlerimizin ruhuna bir fatiha okumayı unutmayalım.

23 Eylül 2011

Turkche'yi anlamak için hangi dilleri bilmek gerekir?


Belki de hepiniz durumun farkındasınız. Hatta bu yazıyı okurken sen kime ne anlatıyorsun diyenleriniz bile olabilir.

Haklısınız ama ben bir kez daha durumun ne kadar vahim olduğunu hatırlatmak istedim. Dilimizdeki nobranlaşma, yozlaşma kimin suçu?

Hatayı dilbilimcilerde mi aramak gerekiyor, yoksa kendimizde mi? Yabancı bir kelime ya da nece olduğu belirsiz bir kelime kullanınca entelektüel(!) mi oluyoruz? Türkçe’ye sahip çıkamayan gençler, gelecekte nasıl bir anadil kurgulayacak? Neyse, isterseniz mevcut duruma şöyle bir göz atalım… Öyle düşünelim.

Coffee Shop’larda kahve içmeye, Gross Market’lerden alışveriş yapmaya, Beauty Centre’larda güzelleşmeye ve de Reality Show’lara focus olmaya çoktan alıştık. Globalleşiyoruz, dedik iftihar ettik. İftihar ettik etmesine de diğer yandan da Türkçemizin öz suyuyla yoğrulmuş, köylüsünden kentlisine herkes tarafından anlaşılan sözcükleri sırf doğu asıllı diye dilden atıp, batıdan gelen her kelimeye kapılarımızı ardına kadar açarak dilimize ihânet etmiş olmadık mı?

Bugün, bu söylediklerimiz teyit eder mahiyette gelişmeler yok değil. Türkiye’mizin hemen her şehrinin en işlek caddelerini süsleyen mağazaların ışıklı ışıksız tabelalarına bir bakınız: VCD Wolkman, Perlina, Pierre Cardin, Crispino, Loft Colins, MV Moda Vizyon, Angle, Burger King, Big Star, Benson Jeans, Big Free, Conan Jeans, Cotton Shop, Carousel, Capitol Galleria, Carrefour, Gross Market, Shopping Center, Medya Center, Shoppin Clup, Whimpy Bar, Domino’s Pizza, Galila Restaurant, Groseri Market, Little Big, Lee, LC Waikiki, Marko Deli, McDonald’s, Pizza Hut, Rodi, Tifanny, Weber Jeans … Ve daha yüzlercesi… Söylenişinde ve yazımında zorlandığımız kelimeler.

Sonra internet dili diye bir şey girdi hayatımıza. Anlık ileti yazışmalarıyla gündeme gelen birçok kısaltma sözcük, yeni bir yazı ve konuşma dili ortaya çıkardı. Selam sözü artık internet harici yazışmalarda slm (selam), mrb (merhaba), grsz-by (görüşürüz) şeklinde kullanılıyor.

"Nasılsın?" sorusuna karşılık "Sen nasılsın?" şeklindeki soruysa İngilizce’de kısaca bu anlama gelen "u?" diye yazılıyor. İnternette yazışmaya chat’leşme demeyi gündelik sohbetlerimize de taşıdık. Eh, dilimiz de alıştı dedik. Adapte oluverdik.

Derken Avrupa Yakası’nın Türkçeyi ancak birkaç kelime ve bağlaçlar vasıtasıyla konuşabilen Selin'inin “Oha falan oldum yani” çıkışı gençlerin diline pelesenk oldu. Ama biz onu da pek eğlenceli bulduk. Hatta örnek aldık, türettik. “Aaa, ne oluyo falan olduk.” “Napçaz şimdi yani" olduk. (Nazan Öncel arkasına aha, ekledi şarkısını bile yaptı). “Bismillah olduk yani” olduk.

Şimdi ben çok merak ediyorum, acaba okullarda özne, yüklem, gibi kavramlar hâlâ öğretilmeye devam ediyor mu? Çünkü artık özne pek kullanılmıyor, yani tekil varlığı ortadan kalktı gibi bir şey. Biz ne oluyor, ne yapıyorsak hep beraber oluyor, hep beraber yapıyoruz. Neyse ki yapmak ve olmak yardımcı fiilleri neredeyse tüm fiillerin imdadına yetişiyor. Arkadaşımız yeni bir elbise mi almış? “Güle güle kullan,” demek pek demode. “Kısss, elbise yapmışız!” ya da “Vay ağabeycim ceketlenmişiz” deyiveriyoruz. “İyi günlerde eskit,” demiş olsak bizi hiç de ‘tiki’ görmeyecek arkadaşımız da, “Su yapmayalım beee,”diye karşılık vererek güya bizi ciddiyete davet ediyor. Hangi ciddiyet?

‘Ciks’ kıyafetlere bürünen gençlerde ne gam belirtisi var ne de huzur. Arada kalmışlık ve umursamazlık her hallerinden akıyor. Dilleri elden gidiyor “vicdan yapmıyorlar.” Güzel Türkçe’mizi Turkche yapmayın, sahip çıkın diyenlere “tavır yapıyorlar.”

Gençlerin bu dilini bir tepki dili ve gelip geçici görenler de var. Ana dilimizi tekrar edebiyata, konuşma ve yazı diline kavuşturmak bir özlem. Çağdaş medeniyet seviyesine sıçramak mecburiyetinde olan bir ülkede gençlere ulaşmak oldukça zor. Konuştukları dilin Turkche haline geldiği şu günlerde onlarla iletişim kurmak için hangi dilleri bilmek gerekir?

Dilde «özleşme hareketi» adı altında Türkçeyi dinamitleyen; genç kuşakların, daha dün diyebileceğimiz beyin ve duygu dünyamızın mimarları yazar ve şairlerin eserlerini okuyup, anlamalarını engelleyen bu çarpık düşüncenin sonu nereye varır? Soruyorum sizlere bugün dünyanın hangi ülkesinde, 50 yıl önce yazılmış bir eserin dili sadeleştirilmektedir? Bir İngiliz, 16’ncı yüzyılda yaşamış Shakspeare’ini; bir Fransız 16’ncı yüzyılda yaşamış Montaigne’ini rahatça okuyup anlarken bizim gençlerimiz maalesef Türk dilinin gelişmesine öncülük eden Ömer Seyfettin’i, Türk edebiyatının güçlü şairi Yahyâ Kemâl Beyatlı’yı, İstiklâl Marşı’mızın yazarı Mehmed Âkif Ersoy’u, Reşat Nuri Güntekin’i, Halit Ziya Uşaklıgil'i ve daha nice söz ustalarımızı sözlük yardımı ile okumak ve anlamak zorunda bırakılmışsa burada durmak düşünmek ama çok düşünmek gerekmez mi?

Eğer kısa zamanda bu yanlışlıktan ve garabetten dönülmezse korkarım Türkçe bir karnaval dili olup çıkar. İşte, felâketler de o zaman başlar. Türkçe benim namusum, Türkçe benim vatanım, Türkçe benim bayrağım diyenler, Turkche’yle aranız nasıl?

YAZAR Cem KÜÇÜK
--
akpinar25

19 Eylül 2011

BİR TEŞEKKÜR BİR SELAM

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.) adıyla

BİR TEŞEKKÜR BİR SELAM

Alla hu Teala’ya Kâinat’ın zerresi adedince hamt, yüz binlerce salât ve selam bütün insanlığın efendisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) e olsun.

Güzel köyümün Güzel insanları! Hepinizi selamların en güzeli olan Allah’ (cc) ın selamı ile selamlıyorum.

Esselamu Aleykum Ve Rahmetullahı Ve Bereketüh

Alla (c.c.)’ın bir hikmet ve kaderin bir cilvesi neticesinde doğup büyüdüğümüz şirin köyümüzden yıllar evvel ayrılmış olsak ta, köyümüze olan muhabbetimiz ve sevgimiz her daim içimizde bulunmaktadır. Her insanın fıtratında memleket özlemi vardır.

Bu vesile ile bizim gibi diyar-ı gurbette ömrünü sürdüren hemşerilerimizi, köyümüzde olan ölüm, hasta, düğün, sünnet, gibi etkinliklerden ve köyümüzün yetiştirdiği ilim ehli kardeşlerimizin durumlarından haberdar eden, köyümüzdeki olan olayları teferruatıyla internet ortamına aktaran, bizimde âcizane bilgimizi siz kardeşlerimizle paylaşma ortamı sağlayan, değerli, İhsan Akpınar ve diğer site editörü kardeşlerimize teşekkürü bir borç bilir ve hem kişisel hem yayın hayatlarında hayırlı başarılar dilerim

Köyümüzden çıkan, gurbette yaşayıp sıla hasreti çeken kardeşlerimizin, bu siteyi yakından takip ettiklerini biliyorum. Bizde artık haftalık yazılarımızla burada birlikte olma fırsatı yakalamış olacağız. İNŞALLAH..

Siz değerli hemşerilerimden köylülerimden âcizane ricam yazılarımızı okumanız halinde eleştiri öneri, duygu ve düşüncelerinizi kısa bir yazı ilede olsa yorum bölümünde bizimle paylaşmanız. Bizi ziyadesiyle memnun edecektir. Burada amacımız ALLAH (c.c.) ın rızası için insanlara faydalı olmak. Konumuzla ilgili Kâinat’ın en güzeli Hz. Muhammed (s.a.v.) bir Hadisi Şeriflerinde şöyle buyuruyor. ”İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır”.

Selam ve dua ile. Ahmet YILDIZ

18 Eylül 2011

BİR SELAM BİR TEŞEKKÜR

BİR SELAM BİR TEŞEKKÜR

TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜ'NDE RAHMETLİ OLDU

HABER YENİ
Köyümüz sakinlerinden   Ömer AKTAŞ(KIYAFET)(17 Eylül 2011 )'de
Allah(cc)'ın rahmetine kavuşmuştur.

Merhuma ALLAH(cc) rahmet eylesin. Yakınlarına da sabır versin.
Merhuma ve cümle geçmişlerimizin ruhuna bir fatiha okumayı unutmayalım.

16 Eylül 2011

LOKMAN HEKİMDEN ÖĞÜT

1- Namazda iken KALBİNİ,
2- İnsanlar arasındayken DİLİNİ,
3- Sofrada iken ELİNİ,
4- Başkalarının evindeyken GÖZÜNÜ muhafaza et!

ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ