BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN

2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

             Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi   55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...

13 Kasım 2018

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU

الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ

O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)


Halis Aksakal'in oğlu Adem Aksakal'in 17 yaşındaki oğlu trafik kazası sonucu Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi Bursa'da defnedilmiştir. Rabbim acılı ailesine dayanma gücü versin, sabırlar ihsan eylesin. Yaşamını yitiren kardeşimizede  Rahmet eylesin.
Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım.
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
2017'DEN SONRA KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖRKAYNAK: MAHMUT POLAT

19 Ekim 2018

Bir Çift Beyaz Kartal

   
Hangi yayla yeşil, nerde keklik çok
Gel seninle orda olalım çocuk.
Kayalar, kayalar... Sırt sırta vermiş;
Kimi yeni mürit, kimisi ermiş.
Otlar dalgalansın biz yürüdükçe
Sular düze insin kar eridikçe,
Gün burnunda bana mavi mavi gül;
Ağız-burun lâle, kaş ve göz sümbül.
Doruklardan doruklara sekelim,
Bir elim göklerde, sende bir elim;
İkimizin yüreciği bir atsın,
Bizi gören bin katarak anlatsın,

Hangi yayla karlı, nerde çiçek çok
Gel seninle orda olalım çocuk.
Bulutlar, bulutlar iç-içe girmiş
Bulutlar ki göğe perdeler germiş;
Çiğdem devşirelim, çiçek biçelim
Susayınca hep ezgiler içelim
Batmasın eline bir gül dikeni
Sen hep beni kolla, bense hep seni
Çıkıp yükseklerden taş bırakalım,
Kopan sese, kalkan toza bakalım,
Tavşanlar ürkerken bu gürültüden
Kaçan tavşanlara ıslıklar çal sen.

Hangi yayla yüce, nerde kavga yok
Gel seninle orda olalım çocuk;
İster Maraş olsun, ister Erzincan,
Sonsuzluk düşüne set değil mekân,
Başın omzumda, omuzum gökte
Ölüm bir ak çiçek bu özgürlükte,
Yaşamaksa bir ışık cümbüşüdür,
Çağıl çağıl akan sevgi düşüdür.
Hani gökyüzünün toy vakti olur,
Kaynaşırlar yıldızlar bulgur bulgur;
En uzak nereyse ora gidelim,
Bulutları yara yara gidelim.

Hangi yayla serin, nerde bühtan yok,
Gel seninle orda uçalım çocuk.
Meşeler, ardıçlar, çamlar yan yana
Biz kanat çırpınca dursun divana.
Bir çift beyaz kartal, hey bu da nesi?
Diyerek şaşırsın çobanın hepsi;
İlk kez görüyoruz desin görenler,
Bütün oymaklarda dolaşsın haber.
Keşiş dağlarından görünsün İstanbul,
Bütün dağ gölleri ışırken pul pul.
Güzel dost, ey hüzne âşina yürek,
Gel gidelim keklik gibi sekerek.
               
Bahattin Karakoç
Ruhuna El Fatiha

15 Ekim 2018

Akrep ile Sarhoşun Hikâyesi

Bismillahirrahmanirrahim.

Bizleri Müslüman olarak yaratan, peygamber ve sahabe sevgisiyle donatan, Mevla Tealaya sonsuz hamd olsun. Âşıkların gözyaşları adedince, denizlerin damlaları adedinde, Salât ve selam Hz. Muhammed Mustafa  (s.a.v.) ‘e âline olsun.
 



 Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed
Değerli okurlarım! İnsan dünya hayatını yaşarken, hatalarla doludur. Yaşantısında çeitli suçları bulunur.

Her geçen gün çeşitli günahlara dalmış olabilir. Bunlar birike birike insanın kalbinde bir katılık oluşur. Belkide karamsarlığa kapılılır.”Artık benim için kurtluş yok” vehmine kapılır. Günahlarının yükü altında eziklik duyar.

Ne kadar günahkâr da olsa, insan ümidini yitirmemelidir. Her fenalıktan bir dönüşün olabileceğini, Allahu Teala’nın günahlarını af ile karşılayacağını ümit etmelidir.

Mevla Teala kullarını ümit kapısına çağırıyor. 

“Ey kendi nefisleri aleyhinde haddi aşan kullarım! Allah’ın Rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeuendir.” (Zümer suresi. 53.) 

Dünyada bütün kapılar yüzümüze kapansa, her kapıdan kovulsak bile, Rabbimizin kapısı açıktır. Rahmetinin, merhametinin ardına kadar açık bırakmış, kullarının daima ümit içerisinde olmsını sağlamıştır. Güzeller güzeli (s.a.v.) buyuruyor.

Ümitli günahkâr, Mevla Teala’nın rahmetine ümitsiz ibadet edenden daha yakındır. Ancak cennete ümit edenler girer. Cehennemden uzak olanlar da ondan korkanlardır.

Allahu Teala’nın rahmetine ulaşacak kimdse de merhametli olandır. Eğer müslüman, Allahu Teala’nın katındaki cezaları bilecek olsaydı cenneti hiç ummazdı. Eğer kâfir, Mevla Teala katındaki rahmeti bilmiş olsaydı cennetinden ümit kesmezdi.

İnanmış insan, korku ile ümit arasında dengeli bir durumda bulunacaktır. Cehennemden bir kişi kurtulacak, cennete bir kişi gireck diye söylense o talihlinin kendisi olduğunu ümit edecek. Bir kişi cehenneme atılacak diye söylense, onun da kendisi olabileceği korkusunu duyacaktır. 

Kâinat’ın efendisi (s.a.v.) bir gün esirler arasında çocuğundan ayrılan bir kadını gördü. Kadın çocuğuna olan hasretinden rastladığı her çocuğu kucağına alıyor öpüyor kokluyor, kokluyor bağrına basıyor. Ana yüreğinin dinmeyen ızdırabını, başka çocukları sevip okşamakla hafifletiyordu.

Bu manzarayı sahabe-yi kirama göstererek sordular. Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atarmı? 

15 Eylül 2018

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU

الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ

O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)
 Köylümüz AHMET UMUT ( Dayım ) 15 Eylül 2018 Cumartesi  günü rahmetli oldu. 15 Eylül Cumartesi günü TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜ CAMİSİ'NDE öğle namazı sonrasında KÖYDE defnedilecek .Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım.
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
2017'DEN SONRA KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR

08 Eylül 2018

Hicret ve yeni yılbaşı

Bismillahirramanirrahim.
Bizleri Müslüman olarak yaratan, peygamber ve sahabe sevgisiyle donatan, Mevla Tealaya sonsuz hamd olsun. Âşıkların gözyaşları adedince, denizlerin damlaları adedinde, Salât ve selam Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline olsun..
Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed
Değerli okurlarım! Hicri yılbaşı 1-Muharrem–1440–11-Eylül 2018-Salı günü.
Hicri tarih, Âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (.s.a.s.)' in Mekke'i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicretiyle başlar.
Takvim başlangıcı olarak bu tarih, ikinci Halife Hz. Ömer (.r.a.) devrinde kabul edilmiştir. Ondan önce arapların belli bir tarihi yoktu. Bazı önemli hadiseleri (Hz. İbrahim'in ateşe atılışı, Fil vakası gibi.) tarihe başlangıç olarak gösteriyorlardı.
Hicretten 16 yıl sonra dönemin halifesi Hz. Ömer'in (r.a.) emriyle Medine-i Münevvere de bir meclis toplanarak, tarih meselesine bir çözüm bulunması istendi.
Bir takım teklifler sunuldu, ancak Hiçbirisi hüsnü kabul görmedi. Hz. Ali' (r.a.) nin teklifi ve mecliste bulunanların kabulü ile sevgililer sevgilisinin hicreti, İslâm tarihine başlangıcı. “Muharremin de bu yılın ilk ayı olması kararlaştırıldı.”
Böyle bir uygulamanın konulmasına sebep olarak şu iki husus gösterilmektedir. Hz. Ömer (r.a.) halifelik devrinde ibraz edilen bir borç senedinde ödeme için vade tarihi olarak gösterilen Şaban ayının, geçen yılın mı yoksa gelecek yılın mı olduğu kestirilememişti.
Ayrıca aynı dönemde Basra valisi olan Ebu Musa el-Eş'arî'den gelen bir yazıda; Hilâfet makamından gönderilen kâğıtların hangisi önce hangisi sonra olduğu ve hangisinin hükmüyle hareket edilmesi gerektiğinin bilinmediği cihetle, bu sorunun acilen halledilmesi isteniyordu. Bu nedenlerle Hicret İslam tarihine başlangıç teşkil etmişti.
Hicrî-Kameri yıl, on iki aydır. İlk ayı olan Muharrem ile birlikte Receb, Zilkade ve Zilhicceye Araplar "eşhur'i hurum" adı verir ve bu aylarda savaştan ve anarşiden uzak dururlardı.
Tövbe suresi’nin, 36.ayet-i kerimesinde, Mevla Teala şöyle buyuruyor
”Muhakkak ki, Allahu Teala katında ayların sayısı, Allah’ın gökleri ve yeri yaratmaya başladığı gündeki yazısında Allahın kitabında ay olarak onikidir ki, bunlardan dördü haram olanlardır.”
Bu aylar! “Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve recep” aylarıdır.
Bunlara eşhuru hurum “haram aylar” denilir. Bu aylarda yapılan isyanın günahı diğerlerinden daha şiddetli, ibadetin sevabı diğerlerinden daha Kıymetli olduğundan öbür aylardan daha fazla hürmet edilmesi lazım gelir..
Ayrıca Hz. Muhammed (s.a.s), Muharrem ayının "dokuz, on ve on birinci” günleri oruç tutmayı ashabına tavsiye etmişti.
Efendimiz buyurur ki: "Ramazan orucundan sonra, tutulan oruçların en faziletlisi Allah'a izafet ile şereflendirilen Muharrem ayındaki oruçtur" (Riyazü's-Sâlihin,).
Hz. Ali (r.a.) şöyle rivayet etmiştir: Bir adam gelip Allah Rasulü’ne (s.a.v.) sordu: “Ya Rasulallah! Ramazan’dan sonra hangi ayda oruç tutmamı emir buyurursunuz? Efendimiz (s.a.v.)  “Eğer Ramazan’dan sonra oruç tutacaksan, Muharrem’de tut! Zira o, Allah’a (c.c.) ait bir aydır. Onda bir gün vardır ki, bir kavmin tövbesini o gün kabul buyurdu, başka kavimlerin de tövbe ve niyazlarını o gün kabul buyurur” buyururlar. (Tac: c. 2)
Diğer hadislerde, Muharrem ayının onuncu gününe rastlayan ve pek çok önemli olayın cereyan ettiği "Aşûra günü'nde tutulan orucun, bir yıl önce işlenen hata ve günahların bağışlanmasına vesile olacağı müjdelenmiştir"
“Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.” (Müslim,)

Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut; çünkü o, Allah’ın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, O günde Allah geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tövbe edenlerin günahlarını da affeder.” (Tirmizi)   
Muharrem ayının ilk gününü oruçlu geçiren kişiye elli senelik kefaret yazılır.  Zilhiccenin sonuncu günü ile Muharremin ilk gününü oruçlu geçiren kişi geçen seneyi oruçla bitirmiş, gelecek seneyi de oruçla karşılamış olduğundan Allah-ü Teala ona elli senelik kefaret yazar.” (Gunyet’üt Talibin)
Muharrem ayında üç gün oruç tutana her gün için 900 yıllık sevap yazılır
Enes (ra)’ dan rivayet edildiğine göre Resulullah (asm) buyurdu ki: “Kim haram aylardan olan Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb’de üç gün oruç tutarsa, o kişi için 900 yıllık ibadet sevabı verilir.” Efendimiz buyurdu ki her kim herhangi bir haram aydan Perşembe, Cuma ve Cumartesi olmak üzere üç günü oruçlu geçirirse, kendisine her güne karşılık 900 sene ibadet sevabı yazılır.” (Taberani)
Muharremden bir gün oruca, 30 gün oruç tutmuş sevabı verilir..Her kim Muharremden bir gün oruç tutarsa ona her güne karşılık 30 gün oruç sevabı vardır.” (Gunyet’üt Talibin)
Haram aylarda bir gün oruç tutmak, diğer ayların tamamının oruçlu geçirmekten üstündür. Bu mübarek muharrem ayında diğer aylardan daha fazla oruçlu olmaya gayret edelim, muharrem ayını dolu dolu yaşamaya çalışalım.Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com - Muharrem ayında tutulan orucun ne kadar kıymetli olduğunu biliyor musunuz?  Rabbim bu mübarek Muharrem ayı hakkımızda hayırlı eyle. İbadetlerimizi ve dualarımızı kabul eyle.
Müslümanların Hicri yılbaşısı 1-Muharrem–1440–11-Eylül 2018-Salı günü.

Hicrî, aylar şunlardır.
1-Muharrem ………………………Ocak
2-Safer…………………………….Şubat
3-Rebiülevvel……………………...Mart
4-Rebiülâhir………………………Nisan
5-Cemâziyelevvel……………….Mayıs
6-Cemâziyelâhir………………..Haziran
7-Recep………………………..Temmuz
8-Şaban………………………..Ağustos
9-Ramazan……………………..Eylül
10-Şevval……………………....Ekim
11-Zilkade…………………….Kasım
12-Zilhicce……………………Aralık
Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed


ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN

TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33

IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414

POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
HABER YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ