BİR FATİHA DA SENDEN OLSUN
2007' DEN BERİ KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
Allah (cc), Kuran-ı Kerim’de Ankebut suresi 55. ayetinde:” Her canlı ölümü tadacaktır.”diyor. Bizler ve bu yazıyı siz...
05 Ocak 2017
KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)
Köylümüz Sayime DÜRLÜ 05 OCAK 2017 Perşembe rahmetli oldu. 06.01.2017 CUMA günü Tortum Demirciler Köyü Camisinden Öğle namazı sonrasında kaldırılacaktır.Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım.Kaynak: Mahmut POLAT
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
2017'DEN SONRA KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
Köylümüz Sayime DÜRLÜ 05 OCAK 2017 Perşembe rahmetli oldu. 06.01.2017 CUMA günü Tortum Demirciler Köyü Camisinden Öğle namazı sonrasında kaldırılacaktır.Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım.Kaynak: Mahmut POLAT
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
2017'DEN SONRA KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
MEMLEKETTEN HEBER SORSAM
kövlümü görsem de suval eylesem
dağlarında çaşur bitemi gardaş
dediler her teref degişmiş artuh
gasımgilin ocah tüter mi gardaş
harsligilden şindi kim var orada
daha soracağam beş degge dur da
garabaş üşenmez gider mi gurda
lılik tikânlari batar mi gardaş
hem yürek, hem göküs hem de delik cep
holla çalik bilen galdi mi ecep
bir çara bulur mu letifin recep
bene diyerek çatar mi gardaş
gavutli sıdıhgil nere şindi
heber yoh gogoloz sırtıma bindi
kim eşgere oldi kim nerye sindi
ahşam biri partal atar mi gardaş
mıtigilden nasıfgile o ara
kövde nasıl ey mi fahır fuhara
çağırsan milleti harmana bara
get başımdan diye iter mi gardaş
kösegil gurbangil ayni yerde mi
kotol ümer kürt ibrahım orda mi
davar nasıl sağluhli mi çorda mi
biri etlüh gıdik satar mi gardaş
kime ne deyim ki gendimi yerdim
ölmeden hepizi görmah teh derdim
ben gendi derdimi epey görerdim
dersen millet benden beter mi gardaş
ne çoh kimse getdi salladı goli
sanki de bu dünya derdinen doli
ele ökelendim içerim doli
bu sevinç bu nasa yeter mi gardaş
bu hesret beni dört yandan sardi
ahorları sel baserken kim gördi
hadigilin damda gögerçin vardi
gine ganat çırpıp öter mi gardaş
her yer sulandi mi çorahlar var mı
demurçi yetişen çırahlar var mi
şeblinin derede parahlar var mi
davar gelip orda yatar mi gardaş
galdi mi ecebe gedir bilenin
hele de ahlında ne var ki senin
tam zamani şindi guymah yimenin
süt yağlanip gaymah dutar mi gardaş
herkeşe mutluluh bene gem düşdi
fizahi bu hesret yarami deşdi
ahan goç gatımi geldi de geşdi
ehmet dadaş goçi gatar mi gardaş
30 Aralık 16
Gölcük
ESKİ BİR DOST
-Anali Osman Dadaşıma-
eski bir dosdunan gunuşduh bögün
ganiyen yarama söz melhem oldi
anali osmannan etduh bir dügün
alafli içime buz melhem oldi
otduz sene oldi görüşmiyeli
içim bir hoş oldi sesin duyali
gözyaşlarım sanki gannan boyali
bahardan umut yoh güz melhem oldi
tahsin abi getdi kehlük düşüne
raslanmaz bir daha unun eşine
dolaşurdum selli bibim peşine
açılan yarama duz melhem oldi
helime bacımın etmegin yeduh
nerdesin diyene sene deduh
tütün sahlamiye araduh boduh
serin gecelere köz melhem oldi
yalçıni gıdıhlar gülerduh zahar
herkeş bir bir getdi gelmedi bahar
o geder soyuh ki ağzımda buhar
bir bardah çayınan haz melhem oldi
sen orada otur ben de burada
kim gem çehmiş kimler ermiş murada
ecep hüzür var mi yazi turada
kimseden fayda yoh öz melhem oldi
fizahi göresti bütün herkeşi
ruyamdadur anam elinde teşi
var mi gine çayırtarla güleşi
söze tulum devül saz melhem oldi
31 Aralık 16
Gölcük
29 Aralık 2016
KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU
الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)
Köyümüzün emekli İmamı Muzaffer YILDIZ'IN eşi Vasfiye YILDIZ 29 Aralık 2016 Perşembe rahmetli oldu. 30 ARALIK 2016 CUMA günü Tortum Demirciler Köyü Camisinden Öğle namazı sonrasında kaldırılacaktır.Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım.
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
08 Aralık 2016
KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU
الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)
Köylümüz ÖMER ÖZCAN 08 Aralık 2016 Perşembe rahmetli oldu. 08 ARALIK 2016 Perşembe günü Tortum Demirciler Köyü Camisinden Öğle namazı sonrasında kaldırılacaktır.Allah(cc) rahmet eylesin.Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım.
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? TIKLA DA GÖR
06 Aralık 2016
Başımızı örttük mü?
Türkiye'de laikçiliğin zalim baskısı altında kızlarımızın ve kadınlarımızın bir kısmı inandıkları gibi yaşama konusunda büyük sıkıntılar ve mahrumiyetlere katlandılar. Devlette çalışamadılar, üniversitelere okuyamadılar, diploma merasimlerinden yaka paça kovuldular, uydurulan kamusal alan içinde açılmaya veya olmamaya zorlandılar, önünü sonunu hesaplamadan başı örtülü bir hanımı milletvekili yapıp Meclis'e sokan partiye savaş açtılar, o parti de vekilini koruyamadı, tarihe geçen bir rezillik ile o dindar bayanı Meclis'ten kovdular…
İslam, insan hakları, demokrasi diyerek bu zalim uygulamaya direnen ve nefes almak isteyen Müslümanlara karşı ilkeleri, kadın haklarını, çağdaşçılığı (modernizmi), sözde milli birlik ve bütünlüğü, laikliği… ileri sürerek mücadele veren insafsız, vicdansız, iddialarına rağmen ilkel ve bağnaz bir kesim vardı.
Neler söylüyorlardı?
Kamu hizmeti veren bayanlar başlarını örterlerse hizmet alanlar onlara karşı güven içinde olamazlar.
Kamusal alanda başörtüsü devlet düzenini şeriata göre değiştirmek manasına gelir.
Öğrenciler başlarını örterlerse örtmeyen öğrenciler ile araları açılır, ayrımcılık olur, çatışmalar meydana gelir…
Başörtüsü dinî, değil, siyasi bir semboldür, radikal İslamcılığı temsil eder, bu sembollerin kamusal alanda görünür olması kabul edilemez…
Sonra AK Parti iktidara geldi, ilk elde ondan beklenen icraat arasında başörtüsü kullanmanın serbest bırakılması da vardı, o da bu talebi son sınırlarına kadar yerine getirdi, yasakları kaldırdı, isteyen bayanın örtünmesini isteyenin de açılmasını serbest kıldı.
Peki başörtüsünü dindarlık sebebiyle talep etmek ne manaya geliyordu?
Ülkenin düzeni ne olursa olsun Müslümanca yaşamak isteyen insanların bu hakka sahip olmaları, başkalarının hak ve özgürlüklerine açık ve kesin zarar vermedikçe inandıkları gibi yaşamalarının önüne engeller konmaması, bu yüzden bazı hak ve hürriyetlerinin gasp edilmemesi manasına geliyordu.
Bu hak ve hürriyet elde edildikten sonra onu gerektiği gibi kullananları istisna ediyorum, genel olarak başörtüsü serbestliği Müslümanca yaşamanın bir parçası oldu mu?
Başlarını bir şekilde örten, oradan aşağıya doğru bakıldığında şeffaf kumaşlar, dar elbiseler, “başım örtük ama sen yüzüme bak” dercesine boyanmış yüzler ve gözler, davranışlardaki hafiflikler, zorunlu olmayan birliktelikler, olmayacak yerlerde bulunmalar, hatta “aşka gelip” oynamalar, parklarda bahçelerde el ele, baş başa, sarmaş dolaş oturmalar ve gezmeler, sağa sola sigara dumanını üfleyerek yakışıksız görüntüler sunmalar… göz önüne alındığında karşımıza “kısmen örtülü çıplaklar”ın çıktığını üzülerek ve ibretle görüyoruz.
Son birkaç yazımda bu iktidarın engellerini kaldırdığı imam hatip okulları, seçmeli din dersleri bugün de kıyafet serbestliği nimetlerini hatırlattım. Bu nimetlerin şükrünü eda etmezsek kaybedebiliriz. Şükrünü eda etmek ise onları, amacına uygun olarak kullanmaktır.
Birçok kimsenin tepkisine sebep olmayı göze alarak şunu söyleyeceğim:
Edep, ahlak, nezaket ve zarafet olmayacaksa ne sakalınız olsun ne de başörtünüz!
YENİ ŞAFAK GAZETESİNDEN ALINTIDIR
İslam, insan hakları, demokrasi diyerek bu zalim uygulamaya direnen ve nefes almak isteyen Müslümanlara karşı ilkeleri, kadın haklarını, çağdaşçılığı (modernizmi), sözde milli birlik ve bütünlüğü, laikliği… ileri sürerek mücadele veren insafsız, vicdansız, iddialarına rağmen ilkel ve bağnaz bir kesim vardı.
Neler söylüyorlardı?
Kamu hizmeti veren bayanlar başlarını örterlerse hizmet alanlar onlara karşı güven içinde olamazlar.
Kamusal alanda başörtüsü devlet düzenini şeriata göre değiştirmek manasına gelir.
Öğrenciler başlarını örterlerse örtmeyen öğrenciler ile araları açılır, ayrımcılık olur, çatışmalar meydana gelir…
Başörtüsü dinî, değil, siyasi bir semboldür, radikal İslamcılığı temsil eder, bu sembollerin kamusal alanda görünür olması kabul edilemez…
Sonra AK Parti iktidara geldi, ilk elde ondan beklenen icraat arasında başörtüsü kullanmanın serbest bırakılması da vardı, o da bu talebi son sınırlarına kadar yerine getirdi, yasakları kaldırdı, isteyen bayanın örtünmesini isteyenin de açılmasını serbest kıldı.
Peki başörtüsünü dindarlık sebebiyle talep etmek ne manaya geliyordu?
Ülkenin düzeni ne olursa olsun Müslümanca yaşamak isteyen insanların bu hakka sahip olmaları, başkalarının hak ve özgürlüklerine açık ve kesin zarar vermedikçe inandıkları gibi yaşamalarının önüne engeller konmaması, bu yüzden bazı hak ve hürriyetlerinin gasp edilmemesi manasına geliyordu.
Bu hak ve hürriyet elde edildikten sonra onu gerektiği gibi kullananları istisna ediyorum, genel olarak başörtüsü serbestliği Müslümanca yaşamanın bir parçası oldu mu?
Başlarını bir şekilde örten, oradan aşağıya doğru bakıldığında şeffaf kumaşlar, dar elbiseler, “başım örtük ama sen yüzüme bak” dercesine boyanmış yüzler ve gözler, davranışlardaki hafiflikler, zorunlu olmayan birliktelikler, olmayacak yerlerde bulunmalar, hatta “aşka gelip” oynamalar, parklarda bahçelerde el ele, baş başa, sarmaş dolaş oturmalar ve gezmeler, sağa sola sigara dumanını üfleyerek yakışıksız görüntüler sunmalar… göz önüne alındığında karşımıza “kısmen örtülü çıplaklar”ın çıktığını üzülerek ve ibretle görüyoruz.
Son birkaç yazımda bu iktidarın engellerini kaldırdığı imam hatip okulları, seçmeli din dersleri bugün de kıyafet serbestliği nimetlerini hatırlattım. Bu nimetlerin şükrünü eda etmezsek kaybedebiliriz. Şükrünü eda etmek ise onları, amacına uygun olarak kullanmaktır.
Birçok kimsenin tepkisine sebep olmayı göze alarak şunu söyleyeceğim:
Edep, ahlak, nezaket ve zarafet olmayacaksa ne sakalınız olsun ne de başörtünüz!
YENİ ŞAFAK GAZETESİNDEN ALINTIDIR
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
ERZURUM'DA HALI YIKAMA SİZE BİR TELEFON KADAR YAKIN
TOMURCUK HALI YIKAMA
0442 214 19 34
0533 371 19 33
IŞILTI HALI YIKAMA
0442 242 05 97
0530 175 3414
POLAT HALI YIKAMA
0534 334 59 08
0 507 046 83 47
BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ
Bursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ









