10 Ağustos 2012

İBN-İ MES'ÛD’UN (R.A.) KUR'ÂN-I KERÎM OKUYUŞU GİBİ OKUYALIM


Hz. Ömer'e (r.a.) bir adam gelip; "Ben, hâfızasından mushaflar yazan zâtın yanından geliyorum!" deyince, Hz. Ömer (r.a.); "Yazıklar olsun sana! Bak ne söylüyorsun?!" dedi ve adama kızdı. Adam;
– Ben, yalan söylemiyorum! dedi. Hz. Ömer (r.a.), ona;
– Kimmiş o zât? diye sordu. Adam;
– Abdullah bin Mes'ûd'dur! dedi. Hz. Ömer:
– Ben, bu işe ondan daha lâyık bir kimse bilmiyorum. Bak, sana Abdullah'ı anlatayım: Biz bir gece, Ebû Bekr'in evinde idik. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e âit bir işi konuştuktan sonra dışarı çıktık. Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v.), benimle Ebû Bekir (r.a.)'in arasında idi. Mescide vardığımız zaman, bir zat namazda Kur'ân-ı Kerîm okuyordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) durdu. Onu dinlemeye başladı. Ben; 'Yâ Resûlallâh! Gece namazını kılayım mı?' diye sordum. Eliyle beni sıkarak; 'Sus!' dedi.
O zât, kırâatini bitirdi. Rükû' ve secde ettikten sonra oturdu. Duâ ve istiğfar etti. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bana;
– Haydi, soracağını sor! buyurdu. Sonra da;
– Kur'ân'ı, indiği gibi tâzeliğiyle okumak isteyen, İbn-i Ümmü Abd'in (İbn-i Mes'ûd'un) okuduğu gibi okusun! buyurdu. Sabah olunca, müjdelemek için erkenden Abdullah b. Mes'ûd'un yanına vardım. Bana;
– Ebû Bekir seni geçti. O senden önce davrandı! dedi.
İbn-i Mes'ûd (r.a.) buyurdu ki: "Resûlullâh (s.a.v.), birgün; 'Bana Kur'ân oku!' buyurdu. "Yâ Resûlallâh! Kur'ân sana nâzil oldu. Ben Kur'ân'ı sana nasıl okuyabilirim?" dedim. Peygamber Efendimiz (s.a.v.); "Ben, Kur'ân'ı, başkalarından dinlemekten hoşlanırım." buyurdu.
Bunun üzerine kendisine Nisâ Sûresi'ni okumaya başladım. Nisâ Sûresi'nin "Her ümmetten birer şâhit getirdiğimiz, seni de, onların üzerine şâhit olarak diktiğimiz zaman, onların hâlleri nice olur?" meâlindeki 41. âyete gelince, "Yetişir!" buyurdu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder