Vakti zamâmnda bir filozof demiştir ki: Felsefeye dair kırk defter yazdım. Hiçbir faydasını görmedim. Bu defterler içinden kırk söz seçtim. Onun da faydası olmadı. O sözler arasında dört tanesini ayırdım, istediğim herşeyi ancak bunlarda buldum.
O sözlerden birincisi şudur: Kadınlara asla tam itimat etme. Kadın güvenilecek bir kabileden gelmiş bile olsa, onu yine güven beslemeye değer sanma. Çirkinse inanma, güzelse bel bağlama!.
(Günümüzde kadın, erkek eşit!.Acaba bu filozof bu görüşünde ısrar eder iniydi?!.)
O sözlerden ikincisi: Ne kadar çok olursa olsun mal ile mağrur olma (büyük-
lük taslama, böbürlenme). Çünkü mal ve servet birgün hâdiselerin rüzgâriyle darmadağın olur. Zenginlik geçici bulutlar gibidir. Geçici bulutlar mücevher yağdır-sa da akıllı insan ona gönül bağlamaz.
Üçüncüsü: Gizli sırlarını hiçbir dostuna açma. Çünkü dostlukların bozularak düşmanlığa döndüğü, dostluğun sona erdiği çok görülmüştür. Gizü şeylerini düşmandan saklamak nasıl gerekliyse, onları dostlarına açmakta ihtiyatlı bulunmak da o derece lüzumludur.
Dördüncüsü: Bilgiden başka hiçbir şeye heves etme. Faydasız şeylerden kaçın; sana zaruri olan ilmi kazanmaya çalış. Sana gerekli olmayan bilgileri elde etmeye uğraşma. Faydalı olan bilgiyi kazandıktan sonra da onun gereğince amel et!.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder