بِسْمِ اللهِ
الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
RAHMET AYI HOŞ GELDİN
Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın
zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz. Muhammed
(s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun.
“Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed"
Değerli okurlarım! Bizleri rahmet iklimine ulaştıran
Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. İştiyakla bu huzur iklimini bekleyen,
fakat ömrü kifayet etmeyen bütün geçmişlerimize de Allah (c.c.) gani gani,
rahmeti eylesin.
Kötülüklere
kalkan, iyiliklere kapı olan bir ayın gölgesi üzerimize düşmüştür..
Kalplerdeki
niyazımız mübarek Ramazan ayı, manasızlık çöllerinde deva arayan şaşkın ve
bitkin gönüllere üflenen bir ruhtur;
Oruç: İslam’ın beş şartından biridir. Hicretten Bir buçuk yıl sonra,
Şaban ayında Medine-i Münveere’de ve bedir savaşından önce farz kılınmıştır.
Ramazan
orucunun farz ibadetlerden olduğu, kitap sünnet ve icma ile sabittir.
Orucun farz
olduğunu inkâr eden kişi dinden çıkmış olur.
Orucun farz
oluşu ile ilgili, Bakara suresinde, Mevla Teâlâ şöyle buyuruyor.
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمْ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ
عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
“Ey iman
edenler! Sakınasınız diye sizden önceki (ümmetlere) lere farz kılındığı gibi oruç, size
de farz kılındı”(Bakara
Suresi.183)
Ayeti Kerime
gereğince oruç, erginlik çağına ermiş bulunan akıllı erkek ve kadın her
Müslüman’a farzdır.
Peygamberimiz
(s.a.v.)’in: “Kim yalan konuşmayı ve yalan dolanla iş yapmayı terk etmezse,
Allah o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına kıymet vermez”(Buhari, Savm.)
Emriyle Müslümanları
günah olan söz ve fiillerden sakındırır.
Oruç iklimi
güzel ahlakı alışkanlık haline dönüştürür. Sadece bir ayı değil, bir ömrü ramazan
neşvesiyle geçirmeye vesile olur.
Peygamber
Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır:
“Oruç bir
kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin! Kendisiyle tartışmak, kavga etmek
isteyene iki defa: ben oruçluyum desin! Hayatım elinde olan Allah’a yemin
ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur…”(Buhari, Savm)
Ramazan
orucunun ardı ardına tutulması ve bir ay sürmesinin bir hikmeti de bu olsa
gerektir. Güzeller güzeli (s.a.v.) şu duayı yapardı.
“Evinizde
hep oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyiler yesin, melekler de duacınız
olsun.”( Ebu, Davud,)
Hz.
Peygamber (sav) birçok hadislerinde orucun faziletlerini açıklarken, samimi bir
inançla Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak üzere ramazan ayını oruçla geçirenin
günahlarının bağışlanacağını ve oruçluların cennette yüksek derecelere nail
olacağını bizlere haber vermiştir. ( Buhari, İman,)
“Kim Allah’a
inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş
günahları bağışlanır.” (Buhari)
Bizler, Farz
olan Ramazan orucunu tutunca, hem Allah’ın rızasını kazanıyor sevap elde
ediyoruz, hem de tutuğumuz bu oruçlar bizim günahlarımıza kefaret oluyor.
Bu hususta
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor:
“Kişi büyük
günahlardan kaçındığı takdirde, beş vakit namazlar, cumadan cumaya ve
Ramazan’dan Ramazan’a, aralarında işlenen günahlara kefarettir.”(Müslim)
“Oruç
sahibini koruyan bir kalkandır. Oruçlu kimse saygısızlık yapmasın, ahlaksızca
konuşmasın. Eğer birisi kendisiyle dövüşmeye veya sövüşmeye kalkışırsa, iki
defa, “Ben oruçluyum, ben oruçluyum” desin, Ona bulaşmasın.” (Buhari)
Oruçlunun
kazanacağı ecir ve mükâfat, Allah katında garantilidir. Garantisi şu
hadislerdir.