ERZURUM HABERLERİ

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

 photo indir.jpgBursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor. Etkinlik slaytı yan tarafta.------------------------------------------->

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Efendimiz (sav)'den tavsiye

Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hz. Muaz ‘ın elinden tuttu ve ona;
“Muaz , Vallahi seni gerçekten seviyorum” buyurdu. Sonra sözüne şöyle devam etti: “ Muaz, Her namazdan sonra şu duayı mutlaka okumanı tavsiye ediyorum: Allahumme einni ala zikrike ve şükrüke ve hüsni ibadetik: Allahım! Seni anıp zikretmek, nimetine şükretmek, sana layık ibadet etmek için bana yardım eyle” ( Ebu Davud) 

21 Mayıs 2015 Perşembe

Evlat kalbin meyvesidir

Peygamber Efendimiz, ”Evlat kalbin meyvesidir, kalbin bir parçasıdır ve o bir korkaklık sebebidir” buyuruyor. Yine başka bir hadisi şerifte, “Fatma benden bir parçadır” buyurmuştur. İnsanın parçası kıymetli olduğundan evlat  da çok kıymetlidir. Bu yüzden evlat ile imtihan da oldukça zordur.  Çünkü evladı arkada bırakarak cihada gitmek kolay değildir. Ancak Müslüman, evladı sebebiyle cihattan geri kalmamalıdır. Çünkü Allah’ın muhabbeti, evladın muhabbetinden evladır. İşte Hazreti Peygamber bu yüzden evladı korkaklık sebebi sayıyor. Bu yüzden evlenmekten de kaçınmayın.  Peygamber Efendimiz, “Evlenin, ben mahşerde sizin çokluğunuzla övüneceğim, gurur duyacağım” buyurmuştur. Başka bir hadiste ise ”evlenmek benim sünnetimdir, evlenmek benim yolumdur, evlenmeyen bizden değildir” buyuruyor. Burada evlenmeyen bizden değildir derken, kâfirdir manasına değildir. Sadece yolumuzdan gitmiyor, sünnetimize uymuyor demektir.  Evlenmek Allah’ın verdiği nesli devam ettirmektir. Bu dünya düzeninin devamını sağlayan şeydir. İnsan evlenerek bu işe vesile olur.
Evlenmesi Farz Olan Kişiler

14 Mayıs 2015 Perşembe

MİRAÇ KANDİLİ

Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) Allah'ın huzuruna yükseldiği gece olan Mirac Kandili, yarın idrak edilecek. Ramazanın da içinde bulunduğu, Regaip, Miraç ve Berat kandilleriyle Kadir Gecesi'nin idrak edildiği ''üç aylar'', 20 Nisan'da başlamıştı.

Miraç Kandili tüm islam alealeminin iç derinliklerinde yükselmesine vesile olan günlerden biridir. Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Mescid-i Haram'dan, önce Mescid-i Aksa'ya oradan da Allah (c.c) ile görüşmek için gökyüzüne çıktığı gündür.

Miraç Kandili, İslam dininde kutsal sayılan gecelerden biridir. Mübarek 3 aylardan Recep Ayının 27. Gününe denk gelen Miraç Kandili 15 Mayıs Cuma günüdür. Bu gecede Peygamberimiz bir mucize olarak Mekke'deki Mescid-i Haram'dan, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya ve oradan da göklerin İlahi derinliklerine doğru yükselip Cebrail'in bile giremediği Sidretül Münteha'yı geçerek ruhen ve bedenen Cenab-ı Hakk'ın huzuruna çıkmıştır. Bu olaya miraç ya da göğe çıkış denir.

Miraç, kelime manası itibariyle "merdiven", "yükselecek yer", "en yüksek makam" manalarına gelmektedir.

Bu olayın bahsi İslam'ın kutsal kitabı Kur'an'da İsra Surelerinde geçer. "Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir."(İsra :1)

Kur'an'da Miraç'tan bahseden ayetler Necm Suresinde geçer: "Muhakkak ki o, O'nu bir başka inişte daha gördü. Sidretü’l Müntehâ’nın yanında. O'nun yanında da Me’va cenneti. O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı. Göz şaşmadı ve aşmadı. Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.(Necm suresi: 13-18)

MİRAÇ'TA NELER OLDU?

Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke'den), Mescid-i Aksâ'ya (Kudüs'e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ'ya geldi.

Bir rivayette Hz. İsa'nın doğduğu yer olan Betlaham'a uğradı, orada da iki rekât namaz kıldı. Ve bugün Kubbetü's-Sahra'nın bulunduğu yerden Muallak Taşının üzerinden Miraça yükseldi.

Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin” dediler, tebrik ettiler.

Bundan Sonra Hz. Cebrail ile birlikte imkân ile vücub ortası (kâinatın bittiği yer) Sidretü'l-müntehâ'ya geldiler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam orada ikisi gizli, ikisi açıktan akan (Nil, Fırat) dört nehir gördü. Sonra hergün yetmiş meleğin ziyaret ettiği Beytü'l-Ma'mur'u ziyaret etti.

Hz. Cebrail'in buradan öteye gitmesi mümkün değildi. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bundan sonra Refref adında bir vasıta ile zaman ve mekândan münezzeh (uzak) olan Cenab-ı Hakkın cemaliyle müşerref oldu.

Beş vakit namaz bu gece farz kılındı, Allah'a şirk koşmayanların cennete gireceği müjdesi de bu gecede verildi.

6 Mayıs 2015 Çarşamba

GÜLLERİN EFENDİSİ.

سْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
GÜLLERİN EFENDİSİ
Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın zerresi adedince, salât ve selam bütün insanlığın Efendisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) âline ve ashabına olsun.

Allahumme salli alaMuhammed’in ve ala âli Muhammed

Değerli okurlarım! Tasavvuf edebiyatımızda Güzellerin en güzeli  (s.a.v.) sevgilidir.

 Özellikle “kırmızı gül” denince akla Fahri Kâinat Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) gelir.

 Rivayet odur ki, Miraç gecesi Allah Rasülü (s.a.v.)’ in mübarek vücudunda oluşan terler yeryüzüne düşünce kırmızı gül bitivermiştir.

Gül, Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)  muhabbetin sembolüdür. l, Âlemlerin Efendisi (s.a.v.) remzidir.

Milletimiz, Efendimize (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) olan sevgisini isimlerle de göstermiştir.

Bu Gül (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) sevgisi, l can, Güler, Gül sever, Gül nur, Gül bahar, Gülizar, Gülseren, Gül cihan, Gülistan Gülinaz, Gül seher, Gül hanım, gibi.

Efendimize (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) muhabbetimizi ifade eden yüzlerce isim “Güllü” adı dilimize kazandırmıştır.

Bu anlayış Peygamberimizin (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) sevgili zevcesi Hz. Aişe’nin (r.anha.) ‘nın adını Peygamber Efendimiz  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) sembolü ile birleştirmiş ve Ayşegül yapmıştır.

Anadolu’nun bazı yörelerinde de

TORTUM GENEL GÖRÜNÜM