ERZURUM HABERLERİ

21 Nisan 2015 Salı

Regâib Gecesi yapılacak ibadetler


        Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan Receb ayının ilk cuma gecesine Regâib gecesi denir. Bu geceye Regâib gecesi denmesinin asıl sebebi, bu gecede Peygamberimiz’e (s.a.v) has bâzı mânevi ihsanlar vâki olmasıdır ki, bunun şükür ifâdesi olarak Peygamberimiz (s.a.v) on iki rekat namaz kılmıştır.
 Resûlullah (s.a.v): “Bir kimse Receb’in ilk perşembe gününü oruç tutup o günün gecesinde iki rek’atta bir selam vererek on iki rek’at namaz kılsa şöyle ki: Her rek’atta bir Fâtiha, üç Kadir, on iki İhlas sûresi okumak sûretiyle namazdan sonra “Allâhümme salli ‘alâ Muhammedin nebiyyi’1-ümmiyyi ve ‘alâ âlihi ve sellim” diyerek benim üzerime yetmiş defa salavat getirdikten sonra secdeye varsa, secde de (70) defa  “Subbûhun kuddûsun rabbünâ ve rabbu’1- melâiketi ve’r-rûh” dedikten sonra secdeden başnı kaldırsa, oturduğu yerde 70 defa“Rabbi ‘ğfir ve’rham ve-tecâvez ‘ammâ ta’lemu inneke ente’1- e’azzü’l- ekrem”
(Anlamı: Rabbim beni affet, bana merhamet et. Bildiğin hatalarımı affet. Şüphesiz Sen çok izzet sâhibi ve ikrarnı en çok olansın.)
Dedikten sonra ikinci defa secde edip secdede iken birinci defa secdede ne okumuşsa aynen onları tekrar edip, bitiminde ise, secdede Allah (c.c.) dan isteyeceklerini ister, dua ve niyâzını yaparsa, Hakk Teâlâ da onun ihtiyaçlarını, dilek ve temennilerini kabul eder” buyurmuşlardır.
Bu namazı kılanlar hakkında Resûlullah (s.a.v.) buyurmuştur ki:
”Nefsim kudret elinde olan Allah-u Teâlâ’ya kasem ederim ki, her hangi bir erkek veya kadın târif edilen bu namazı kılarsa, Yüce Allah bütün günahlarını bağışlar; günahları denizin köpüğü ve kum taneleri de dağların ağırlığında ve ağaçların yapraklan kadar çok olsa bile. Bundan başka, kıyâmet günü âilesinden (yedi yüz) kişi hakkında şefaat hakkı verilir. Kendisine, Müjdeler olsun ki, sen her türlü sıkıntılardan kurtuldun, rahatı buldun, denilir.”
         Meleklerin Regâib gecesi dediği Receb’in ilk cuma gecesinde gâfil olmamak gerekir. O gecenin üçte biri geçtikten sonra göklerde ve yerde tüm melekler, hepsi birden Kâbe’nin etrafında toplanırlar. Allah-u Teâlâ onlara hitab eder: “Ey meleklerim, benden dilediğinizi isteyiniz” der. Onlar da: Dileğimiz, Receb ayında oruç tutanları mağfiret etmendir” derler. Allah-u Teâlâ da:

“Ben, Receb ayında oruç tutanları mağfiret ettim” buyurur. “Receb’te bir gün ve bir gece vardır ki, o günde oruç tutan ve o gecede namaz kılan kimse için yüz sene oruç tutmuş ve yüz sene ibâdet etmiş gibi sevab verilir.” (H.Şerif)

16 Nisan 2015 Perşembe

ÇOCUKLARIMIZA ŞÜKÜR BİLİNCİ KAZANDIRMA

Çocuk doğası gereği her gördüğünü ister. “Biz giyemedik, biz ala- madık, çocuğumuz mahrum kalmasın, arkadaşlarına mahcup ol- masın.” düşüncesiyle her istediği alınan, yaptığı her doğru davranış maddi şeylerle ödüllendirilen bir çocuk şükretmeyi, yetinmeyi öğ- renemez. Çocuklarımıza şükür bilinci kazandırmak anne babanın görevidir. Bunun için bir “var defteri” yapabiliriz çocuklarımız- la. Nelere sahip olduklarını alt alta yazsınlar, fark etsinler ne çok şeyleri olduğunu. Bunları yaparken görmenin, duymanın, hareket etmenin, zamanın, annenin, babanın ve daha nicelerinin nimet olduğunu hatırlatıp listelerine ekletebiliriz. Her bir organımızla, mevsimlerle, meyvelerle, sebzelerle, gökyüzü ve uzayla, hayvanlarla ilgili yaşına uygun sohbetlerle yaratılıştaki olağanüstülüğü ve Al- lah’a şükrü onlara hissettirebiliriz. Kendileri kadar şanslı olmayan çocuklarla tanıştırabiliriz onları, hasta bir çocukla mesela. Evdeki malzemelerle “Kardeşim İçin” kumbarası yapabiliriz çocuğumuz- la. Böylece onun merhamet, paylaşma ve sorumluluk sahibi olma hislerinin gelişmesine katkı sağlamış oluruz. Ama önce iyi rehber olmalıyız anne baba olarak.

8 Nisan 2015 Çarşamba

Gribe ve faranjite doğal çözüm

Gribe ve faranjite karşı doğal ev formülleri hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Mustafa Erarslan, “Orta boy bir soğan iri iri doğranır, üzerine bir yemek kaşığı bal ilave edilerek cam kavanozda 3 saat sulanması beklenir, daha sonra, küçük çocuklarda günde 3 defa 1 tatlı kaşığı, büyüklerde günde 3 defa 1 yemek kaşığı kullanılır. Karışım, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve antibakteriyel ve öksürük kesici olarak kullanılabilir” diye konuştu.
Dr. Eraslan’ın verdiği diğer formül ise “2-3 gram adaçayı yaprağı üzerine taze kaynatılmış ve bir miktar soğumaya bırakılmış bir fincan su ilave edilir, üzeri kapatılır ve 10 dakika demlenir. Gün içinde 5-10 kez dolu dolu gargara yapılırsa faranjit de son derece etkili olacağı görülecektir. Yapılan bilimsel çalışmalarda ekinezya ile birlikte gargara şeklinde kullanıldığında etkisini arttığı belirtilmektedir” şeklinde oldu.
İHA

6 Nisan 2015 Pazartesi

İSLAM'DA EUZU VE BESMELENİN ÖNEMİ

İSLAM’DA EUZÜ VE BESMELE’NİN ÖNEMİ
Eüzübillahi mineşşeydanirrecim
“Kovulmuş şeytanın şerrinden Allahu Teâlâ’ya sığınırım”
Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın zerresi adedince, Salât ve selam Âlemlerin Efendisi, Hz.Munammed (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun..

Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed

Değerli okurlarım! Makaleme, Eüzübillahimineşşeydanirrecim, Bismillahirrahmanirrehim. İle başlı yorum. Feyiz ve bereketin hâsıl olması ve zararlı şeylerin defedilmesi için Euzü ve besmele çok önemlidir. Gerek Kur’an-ı Kerim okurken gerek diğer işlerde “Euzübillahimineşşeydanirrecim.” ile başlamaya “İstiaze denir.”İstiaze” Kalbini Allahu Teala’nın düşüncesinden alıkoyan her şeyden temizlemektir.. Bismillahirrahmanirrehim” ile birlikte buna “Euzü Besmele” denir. Çünkü bütün zararları defetmeye muktedir olan odur. Bu aynı zamanda şeytanın açık bir düşman olduğunun itirafıdır. “İstiaze; bir anlamda izin istemektir.
Kur’an-ı Kerim okumak isteyen kimse, yüce kudret huzurunda bulunmanın verdiği haz ile hem dilini bir takım lüzumsuz şeylerden temizlemeyi, hem de ona münacaatda bulunmak için kapıyı çalıp izin istemeye muhtaçtır.

Özellikle Kur’an-ı Kerim okumaya başlarken” istiazede” bulunmak “Euzübillahimineşşeydanirrecim.” Demek Allahu Teala’ın emridir.ilgili ayeti Kerime’de Mevla Teala şöyle buyuruyor..“Kur’an-ı Kerim  okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” (Nahil Suresi. 98.) Tıpkı hükümdarın yanına girmek için kapıyı çalıp izin talep etmenin gerekli olduğu gibi. İstiazenin” gerek namazda, gerek sair şeylerde kıraat dan önce söylenmesi bunun içindir.

BESMELE’NİN ÖNEMİ

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Bismillahirrahmanirrahim”

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Bismillahirrahmanirrahim” ile başlanmayan her meşru ve mubah olan iş bereketsizdir.” (Hadisi şerif, ) Müslüman, meşru olan bir işe başlarken, besmele çekerek ki, ”Ben bu işi kendim için değil, Allahu Teala namına, onun emriyle ve ancak onun için yapıyorum.” Demiş olur. Efendimiz (s.a.v.) , “Bismillahirrahmanirrahim” düsturunu her hayırlı işin anahtarı olarak ihsan etmiş ve bu edep ve terbiyeyi, bütün ümmetin işleri ve ihtiyaçlarının evvelinde uyacakları bir sünnet-i seniyye kılmıştır.

Mevla Teâlâ’nın birliğini anarak ona karşı edep dairesinde bulunmak demektir. Bu edep düsturunun en güzel örneği Kur ’an-ı Kerim’in ilk inen ayeti ve Rabbimizin Güzeller güzeli (s.a.v.) ilk hitabı olan Alak Suresinin İlk ayetinde görülmektedir. ”Yaratan Rabbinin adı ile oku.. “Bismillahirrahmanirrahim” rahmet sembolü olduğundan, besmelesiz başlanan işlerin bereketsiz ve hayırsız olacağı bildirilmektedir.

Meşru olan bir şeye”  “Bismillahirrahmanirrahim” İle başlanılmazsa, hayır ve bereketi kesilmiş olur.“Hz. Muhammed.(s.a.v.)  “Bismilahirrahanirrahim” hem bir edep düsturudur. İslam mefkûresinin temelini teşkil eder. Kur’an’ı Kerim’in ilmini fatiha suresinde Fatiha’nın mana’sını “ Besmele de” toplamıştır. “Fahri Kâinat efendimiz (s.a.v.) buyuruyor. Cebrail (a.s.) bana, geldiğinde gönlüme ilk yerleştirdiği şey,Bismilahirrahanirrahim” olmuştur. Mevla Teala Tövbe suresinin dışındaki bütün surelerin başını ”Bismilahirrahanirrahim”ile açmıştır. Onun yardım ve tevfikini elde etmek, işlerine sözlerine “Bemsele” ile başlamalarını onlara bildirip irşat etmek içindir.

Besmele’nin harf sayısı “19” dur. Bunun hikmeti şöyle açıklanır. Cehennemde “19” zebani ( görevli bekçi) vardır. Bunlar oradaki diğer görevlilerin kumandanı durumundadır.”Besmeleyi” okumakla her harfine karşılık o zebanilerden uzak kalınır.”Besmele’nin” bereketi ile Allahu Teala cehennemin zebanilerinden emin kılar. Gece ve gündüz 24- saattir. 

Beş vakit namaz onun beş saatine denk gelip, kalan -19- saatinde de bu 19-harf eşit olur. Bu yüzden 5-vakit namazını eda ettikten sonra her iyi olan işin başında besmele okumaya devam eden kimse, sanki bütün vaktini ibadetle geçirmişcesine sevap kazanır.

Günahlar 4- çeşittir.
1-Gece günahı.
2-Gündüz günahı.
3-Gizli günah.
4-Açık günah.

Besmele de 4-kelimedir. Mümin bir kimse samimi bir kalple inanarak     “besmeleyi” okursa Mevla Teala onun bütün günahlarını af eder.
AllahuTeala lafzının ise Kur’an-ı Kerim’de2698” defa tekrarlandığı görülür. “Bismillahirrahmanirrahim’in.  Üçüncü kelimesi olan “Errahman” “ 57” defa zikredilmektedir. Dördüncü kelimesi olan ”Er-rahim” “151” defa tekerrür etmiştir.

İmam-ı Azam: Besmeleyi ayet olarak değil, sureleri birbirinden ayıran bir bölüm kabul eder.

İmam-ı Şafii ise: Surelerin başındaki besmeleyi Kur’an-ı Kerim’den bir ayet kabul eder. Bu bakımdan, aşikâre kılınan namazlarda (Şafii mezhebine tabi olanlar) besmeleyi de aşikâre okurlar..

Bizans İmparatoru Kayser, Hz. Ömer (r.a.)’e mektup yazıp; “Bende hiç dinmeyen bir baş ağrısı var, doktorlar ilaç bulmaktan aciz kaldılar. Eğer bildiğin bir ilaç varsa gönder” dedi. Hz. Ömer (r.a.) ona bir takke gönderdi. Kayser, bu takkeyi başına koyduğunda başı ağrımıyor, başından çıkardığı zaman yine ağrımaya başlıyordu.

Kayser, bu hale şaşırıp merakla takkeyi kontrol ettiğinde, içinde üzerine besmele,
Bismillahirrahmanirrahim” yazılmış bir kâğıt olduğunu gördü.  (Ruhu'l-Beyan Tefsiri -)
Kim “Besmeleyi akşam yatağına yatmadan önce ”21” defa okursa, o gece kovulmuş şeytanın şerrinden, insan ve cinlerin kötülüğünden, hırsızlıktan ve yangından, ansızın ölümden emin olur. O kimseden her türlü bela ve afet def edilmiş olur.

Esmaül Hüsna’nın Mevla Teala’nın güzel isimlerinin manası besmele deki “İsm kelimesinde toplanmıştır. Kim “Bismillahirrahmanirrahim’i, ihlâs ve samimiyetli bir şekilde manasını bilerek okursa Alla hu Teala’yı bütün isimleriyle zikretmiş olur. Bir de putlara tapanlara muhalefet olması bakımından bu “Besmele” konmuştur.

 Putlara tapanlar işlerine ilahlarının veya tağutlarının isimleri ile başlarlar ve LAT-UZZA-HUBEL- ismi ile başlıyoruz derlerdi. Yani onların 
Besmele’leri” bu idi. Müslümanlar ise Alla hu Teala’nın ismini anarak” Bismillahirrahmanirrahim” ile başlarlar. Selam ve dua ile..

Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed













21 Mart 2015 Cumartesi

RESÛLULLAH’IN ABDULLAH B. ABBAS’A TAVSİYESİ

Hz. Peygamber, gençlerin terbiyesi ile özel olarak ilgilenmiş, mescidinin yanı başındaki Suffe isimli çardakta, Ebû Hüreyre gibi nice delikanlıya İslam dinini öğretmiştir. Bulduğu her fırsatta gençlere özel tavsiyelerde bulunan Allah Resûlü’nün, Abdullah b. Abbâs’a verdiği öğütlerden biri şöyledir: “Delikanlı! Sana bazı sözler öğreteceğim: Allah’ı(n hakkını) koru ki Allah da seni korusun. Allah’ı(n hakkını) gözet ki O’nu hep yanında bulasın. Bir şey isteyeceğinde Allah’tan iste. Yardım dileyeceğinde Allah’tan yardım dile. Şunu bilmelisin ki bütün toplum (varlık âlemi) bir konuda senin yararına bir şey yapmak için bir araya gelse ancak Allah yazmışsa sana destek verebilirler. Yine (bütün toplum) sana zarar vermek için bir araya gelse ancak Allah yazmışsa sana zarar verebilirler. Zira kalemler kaldırılmış, sayfalar kurumuştur.” (Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 59)

17 Mart 2015 Salı

Siz de sofranızda bu duygular içinde misiniz?

  • Müslüman’ın sofrasını anlatan siyer alimleri, sofrada (dört şeyin farz, dört şeyin sünnet, dört şeyin de edep) olduğuna işarette bulunmuş, bunların sofrada düşünülmesi gerektiğine de dikkat çekmişlerdir.

    En başta sofradaki dört farzı şöyle sıralamışlar:

    1- Sofrada yenilecek yemeğin helal olması, haram yolla kazanılmış  olmaması.

    2- Helal yemeği Allah’ın ihsan ettiği sıhhat ve verdiği fırsat ile kazandığını düşünüp hep şükür duyguları içinde yenmesi.

    3- Kendine layık olanın verilen nimet olduğunu düşünmesi, bunu küçümseyip de şikâyet duygusuna kaymaması, ‘bundan da mahrum olanlar var’ diyerek hep haline şükretme duygusu içinde olması.

    4- Yediği yemeğin verdiği kuvvetle Allah’a (cc) itaat edip emirlerini yerine getirme niyet ve azminde olması.. sofranın farzlarından sayılmıştır.

    Sofradaki dört sünnet de şöyle sıralanmış:

    1- Sofraya elleri yıkadıktan sonra oturup besmele ile başlamak.

    2- Yemeğe devam ederken, bu nimetleri ihsan edeni düşünüp şükür duyguları içinde yemek.

    3- Yemekten ‘elhamdülillah’ diyerek kalkıp yine el yıkayarak yerine oturmak.

    4- Yer sofrasında yiyorsa, sağ dizini midesine kuvvet verecek şekilde dikip sol dizi yere yatırarak üzerine oturmak. Yani sofrada (zikir-fikir-şükür) duyguları içinde olmak.

    Sofradaki bu duyguları da şöyle sıralamışlar:

    - Başta Bismillah demek zikirdir, ortada bu nimeti vereni düşünerek yemek fikirdir, sonunda Elhamdülillah diyerek kalkmak da şükürdür!.

    Sofranın dört edebini ise şöyle dikkate vermişler:

    1- Yemeğe kendi önünden başlamak, başkasının önüne uzanmak gibi bir dalgınlığa düşmemek.

    2- Lokmayı küçük alıp, başkasını rahatsız etmeyecek şekilde ağzı kapalı çiğnemek.

    3- Yemek boyunca başkasının ağzındaki lokmaya bakmaktan da kaçınmak.

    4- Şüpheyi çekecek şekilde yemeği koklamamak, üflemekle yenecek sıcaklıkta ise soğuyuncaya kadar  beklemek.

    Sofrada görgüsüzlük sayılan hallerden kaçınmayı da şöyle ifade etmişler:

    1- Beklenenler gelmeden yemeğe başlamaktan kaçınmak.

    2- Lokma ağızda iken konuşarak ağız içindeki çiğnemin görülmesine yol açmamak. Lokmayı çiğnerken ağız şapırdatıp tiksinmelere sebep olmamak.

     3- Bardaktaki suyun birazını içip gerisini bekleterek bardaktan başkasının istifadesine engel olmamak.

    Sofrada iştiha varken çekilmeyip tıka basa yemenin zararları da şöyle ifade edilir:

    1- Çok yemekte ısrar eden kimsenin kalbinde Allah korkusuna ait hassasiyet azalmaya başlar.

    2- Acıma, şefkat etme hissi körleşir, acımasız, şefkatsiz insan haline dönüşür.

    3- Şevkle yaptığı ibadetlerini isteksiz şekilde yapmaya başlar.

    4- Hikmetli bir söz işitse takdir etme duygusu azalır.

    5- Kendisi değerli bir söz söylese değersiz söz gibi karşılanır.

    Bunlardan dolayı sofrada çok yemeyip mide üç bölüme ayrılır. Bir kısmı yemek için, bir kısmı su için, bir kısmı da rahat nefes almak için.. 

    Besmele ile başlayacağınız yemekleriniz afiyet olsun. 


Canan Karatay'dan çocuklar için ilginç tavsiye

Karatay: Çocuklar, Türk kahvesini şekersiz olmak şartıyla istedikleri kadar içebilir. Kahve çok güçlü bir antioksidandır.
Bursa 13'üncü Kitap Fuarı'nda imza günü etkinliğine katılan Canan Karatay, çocukların sağlıklı ve doğal gıdalarla beslenmesinin çok önemli olduğunu, paketlenmiş suni yiyecekleri asla tüketmemeleri gerektiğini söyledi.
 
KÖY YUMURTASI, PAÇA...
 
Türkiye'de zeytin, zeytin yağı, fındık ve fıstığın bol olduğunu  anlatan Karatay, "Çocukları bunlara alıştırmamız lazım. Sarısıyla doğal köy  yumurtası, yağıyla doğal kuzu eti yemeleri lazım. Çocuklara paça vermek de çok  önemli. Büyüme çağındaki çocukların köy tereyağı yemesi de çok önemli. Bunların  içinde çocukların büyüme çağında çok ihtiyaçları olan kalsiyum, protein, mineral,  vitamin, omega 3 ve bütün yağlar bulunuyor. Bu yağlar ve çocukların büyüme  çağında ihtiyacı olan A, D, E ve K vitaminleri vücuda girdiği zaman çocuklar cin  gibi oluyor" diye konuştu. 
 
BOLCA FINDIK, FISTIK
 
Karatay, çocuklara bolca fındık ve fıstık yemelerini tavsiye etti. Bu yiyeceklerin kan yapıcı ve vücudu ısıtıcı özelliği bulunduğuna  değinen Karatay, "Fındık ve fıstıkta doğal karbonhidrat, yağ, protein, mineral ve  vitaminler vardır. Fındık, fıstık doğanın vitamin ve mineral kaynağıdır"  ifadesini kullandı. 
 
Büyüme çağındaki çocuklara özellikle doğal karbonhidrat bulunduran  yiyecekler öneren Karatay, kuru baklagillerin doğal karbonhidrat içerdiği  bilgisini verdi. Karatay, "Çocukların mutlaka kuru fasulye, mercimek, börülce  yemesi lazım. Yalnız kuru fasulye, pilav üstü olmayacak" değerlendirmesinde  bulundu. 
 
  Okul kantinlerindeki hazır yiyeceklerin çocukların sağlığına zararlı  olduğuna dikkati çeken Karatay, şunları kaydetti: 
 
"Kantinlerde doğal, günlük sebze ve meyveler bulunabilir, çocuklara  onlar sunulabilir. Sağlıklı, doğal süt, fındık ve fıstık da sunulabilir. Anneler,  okula giderken çocuklarının ceplerine, çantalarına fındık, fıstık, bir de ayran,  ev yapımı yoğurt koysun. Çocuklar ev yoğurdunun içine ceviz koyup kaşıklasın.  Kantinlerde pakete girmiş yiyecek bulunmasın. Ceviz, omega 3, D vitamini çok  önemli, beyni geliştirmek için. Roma İmparatorluğu zamanında ruh hastalarına  ceviz yediriliyordu, beyinlerini geliştirmesi için." 
 
Canan Karatay, saatlerce bilgisayar başında çalışmanın beyinleri  dumura uğrattığını ifade ederek, çocukların hareket etmesi gerektiğini anlattı. 
 
Öğrencilere şeker yemelerini hiçbir zaman önermediğine dikkati çeken  Karatay, "Şeker beynin gıdasıdır" denildiğini ancak şeker ve tatlıların geçici  bir süre enerji ve mutluluk sağladığını, beyne gıda vermediğini dile getirdi. 
 
ŞEKERSİZ OLMAK ŞARTIYLA İSTEDİKLERİ KADAR TÜRK KAHVESİ...
 
Karatay, Türk kahvesinin beyin için uyandırıcı etkisi olduğuna işaret  ederek, "Çocuklar, Türk kahvesini şekersiz olmak şartıyla istedikleri kadar  içebilir. Kahve çok güçlü bir antioksidandır. Şeker beyinde tahribat yapar, kahve  onu düzeltir, cin gibi yapar" diye konuştu. 

15 Mart 2015 Pazar

2015 YGS soruları

ÖSYM, YGS sorularından rastgele seçilen yüzde 20'si açıkladı.

ÖSYM Başkanlığınca, öncesinde ve sırasında her türlü tedbirin alındığı YGS'nin sorunsuz tamamlandığı bilgisi paylaşıldı. Sınav sorularından rastgele seçilen yüzde 20'si, "osym.gov.tr" adresinden erişime açıldı.
YGS SORULARI İÇİN TIKLAYIN!

ÖSYM'den yapılan açıklamada şöyle;
2015 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sisteminin (ÖSYS) birinci aşaması olan  Yükseköğretime Geçiş Sınavı (2015-YGS) tüm yurtta 171 sınav merkezinde, toplam 7.031 sınav binasında, 109 bin 393 sınav salonunda bugün saat 10:00’da başlayıp 12.40’da tamamlanmıştır. Sınav süresince toplam 314 bin 816 personel özveri ile görev yapmıştır.
Ülkemizin geleceği olan 2.046.716 gencimizin girmiş olduğu bu yarışın hak ve adalet ölçüsü içerisinde gerçekleştirilebilmesi için yaklaşık 6 aydan fazla bir süredir gece gündüz çok titiz bir çalışma yürütülmüştür. Sınav öncesinde ve sınav sırasında her türlü tedbir alınmış ve ilgili çalışmalar planlandığı gibi  dakika dakika yürütülerek sınav sorunsuz biçimde tamamlanmıştır.  
ÖSYM Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda 2015-YGS’ye ait sorularının tamamından rastgele seçilen % 20’sine aşağıdaki bağlantıdan yayımlanmıştır. Adaylar sonuç açıklama sonrasında sınavda yer alan soruları kendi soru kitapçıklarındaki sırada olmak üzere ais.osym.gov.tr adresinden erişebileceklerdir.
Sınavın tüm adaylar, aileleri ve ülkemiz için hayırlı olmasını ve sınavın tüm aşamalarında görev  alan ÖSYM Personeline, Sınav Görevlilerimize ve Emniyet Görevlilerimize teşekkür ederiz.  

ADAYLARIN GÖZÜNDEN YGS

Üniversiteye girişte birinci aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) giren kimi adaylar, sınavın zor olduğunu belirtirken, kimi adaylar da soruları kolayca yanıtladıklarını ifade etti.

YGS, Türkiye'de tüm il ve bazı ilçe merkezleri ile KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da, 171 sınav merkezinde 6 bin 853 bina, 109 bin 307 salonda, 314 bin 861 görevliyle bugün gerçekleştirildi.

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde sınav çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan bazı adaylar, sınavın kolay olduğunu belirtirken, kimileri de testlerin yanıtlarını verirken zorlandıklarını ifade etti. İstanbul Üniversitesi Endüstri Mühendisliğinden 1994'da mezun olan ve ardından yüksek lisansını yapan Mustafa Özkul, yıllar sonra arkadaşlarıyla YGS'ye yeniden girip bakış açılarını test ettiklerini anlattı.

Sınavın genel olarak zor olduğunu belirten Özkul, "Analitik bakış açısı gerektiriyordu, bilgi değil. Bu kadar kısa sürede bu gençlerin yapabileceği kanaati bende zor. Bu sonuçta en güzelini seçmek için yapılan bir sınav. Bu jenerasyonun karşılaştığı sorular çok daha zor kanaatindeyim. Çünkü bizde konuyu bilirseniz yapabiliyordunuz ama şimdi stresle boğuşuyorsunuz. Benim insanlara verebileceğim bir hesap yok ama gençlerin bir beklentisi var. Onların birilerine bir hesapları var. Allah onların yardımcısı olsun" diye konuştu.
Oğullarından birinin 3 yıl sonra YGS'ye gireceğini ifade eden Özkul, "Ona örnek olması açısından girdim sınava. Beraber bir talebelik yapabilir miyiz diye düşündüm. İçimdeki çocukluk hisleri depreşti diyebilirim" görüşünü ifade etti. Özkul, kazandığı takdirde yeniden üniversite öğrencisi olabileceğini söyledi.

Bir aday ise gazetecilerin sınavla ilgili değerlendirmesini sorduğunda, "Ben daha önce de çok girdim, bana değil gençlere sorun sınavı" ifadesini kullandı.
Aynı binada sınava giren kimi adaylar ise "sınavımız fena değildi" değerlendirmesini yaparken, Türkçe testinin biraz karmaşık olduğunu, matematik sorularının ise kolay olduğunu dile getirdi.
Bazı adaylar ise sınavın genel olarak kolay olduğunu belirtirken, zorlandıkları soruların bulunmadığını vurguladı.
Adaylardan bir kısmı da Türkçe paragraflarının geçen yıla göre daha kısa şekilde hazırlandığını, ancak bazı cevaplar arasında ikilemde kalarak yanıt verdiklerini aktardı.

13 Mart 2015 Cuma

KÖYLÜMÜZ HASTA

KÖYÜMÜZ sakinlerinden Turan AĞAÇ Bölge Eğitim Hastanesinde böreğindeki taşı aldırmıştır.Ürolloji servisi 66 numarada yatıyor.  Allah ( cc ) şifa versin. Amin

Erdoğan, Mehmet Akif'in 'Ordunun Duası' şiirini okudu


'100. Yılında Çanakkale Ruhu ve Gençlik' adlı programa katılan Erdoğan, burada Mehmet Akif'in 'Ordunun Duası' isimli şiirini seslendirdi.

Memur-Sen'in "100. Yılında Çanakkale Ruhu ve Gençlik" adlı programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Çanakkale şehitlerini ve Mehmet Akif Ersoy'u andı.

ORDUNUN DUASI ŞİİRİNİ OKUDU

Burada Mehmet Akif'in "Ordunun Duası" şiirinin son paragrafını okuyan Erdoğan, konuşmasını "Amin desin hep birden yiğitler, Allahu Ekber gökten şehitler, Amin! Amin! Allahu Ekber" cümleleriyle tamamladı.

Erdoğan'ın okuduğu "Ordunun Duası" isimli şiir:

Yılmam ölümden, yaradan, askerim
Orduma 'Gazi' dedi Peygamber'im
Bir dileğim var ölürüm isterim
Yurduma tek düşman ayak basmasın

Amin desin hep birden yiğitler
Allahu ekber gökten şehitler
Amin! Amin! Allahu ekber

Türk eriyiz silsilemiz kahraman
Müslümanız Hakk'a tapan müslüman
Putları Allah tanıyanlar, aman
Mescidimin boynuna çan asmasın

Amin desin hep birden yiğitler
Allahu ekber gökten şehitler
Amin! Amin! Allahu ekber

Millet için etti mi ordum sefer
Kükremiş arslan kesilir her nefer
Döktüğü kandan göğe vursun zafer
Toprağa bir damlası boşa akmasın

Amin desin hep birden yiğitler
Allahu ekber gökten şehitler
Amin! Amin! Allahu ekber

Ey ulu Peygamberimiz nerdesin
Dinle minaremde öten gür sesin
Gel! Bana yar ol ki cihan titresin
Kimse dönüp süngüme yan bakmasın

Amin desin hep birden yiğitler
Allahu ekber gökten şehitler
Amin! Amin! Allahu ekber

MAŞALLAH VAN GÖLÜ DEĞİL, TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜ GÖLETİ

TORTUM GENEL GÖRÜNÜM

2012 ADRESE DAYALI TORTUM NUFÜSÜ

KÖYLER

TOPLAM

ERKEK

KADIN

Tortum

4052

2137

1915

Akbaba

203

104

99

Aksu

277

128

149

Aktaş

98

48

50

Alapınar

106

49

57

Arılı

162

80

82

Ballı

39

23

16

Çakıllı

65

32

33

Çardaklı

76

36

40

Çaylıca

119

53

66

Çiftlikköy

71

36

35

Çivilikaya

92

47

45

Demirciler

280

134

146

Doruklu

72

37

35

Esendurak

150

65

85

Hamidiye

47

21

26

İncedere

298

155

143

Kapıkaya

94

45

49

Karlı

170

76

94

Kazandere

305

152

153

Kemerkaya

30

14

16

Kırmalı

54

22

32

Kireçli

159

72

87

Meydanlar

129

63

66

Peynirli

128

65

63

Taşbaşı

132

64

68

Taşoluk

72

36

36

Tatlısu

15

8

7

Tipili

147

62

85

Tortumkale

239

110

129

Vişneli

166

77

89

Yağcılar

122

52

70

Yamankaya

119

56

63

Yellitepe

95

47

48

Yukarısivri

483

235

248

Yumaklı

200

100

100

Ziyaret

210

101

109

Bucak toplamı

5.224

2.505

2.719

(B) Bağbaşı

2.175

1.065

1.110

Çataldere

15

9

6

Derinpınar

343

165

178

Dikmen

479

229

250

Gökdere

204

112

92

(B) Pehlivanlı

1.371

664

707

(B) Serdarlı

2.563

1.253

1.310

Suyatağı

182

91

91

(B) Şenyurt

2.977

1.458

1.519

Uzunkavak

434

207

227

Yazyurdu

59

34

25

Bucak toplamı

10.802

5.287

5.515

İlçe toplamı

20.078

9.929

10.149

2008'DE NASILDI TIKLAYINIZERZURUM'UN, TORTUM'UN TORTUM'UN KÖYLERİNİN NUFUSU (2008)

DEREAĞZI HAVUZ YAPIMI 2010