ERZURUM HABERLERİ

22 Ekim 2014 Çarşamba

Soğuk Havaların Düşmanı Besinler

Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, havaların soğumaya başladığı ve hastalıkların artmaya başladığı şu dönemlerde bağışıklık sistemimizi güçlendirecek sağlık deposu besinler ile ilgili bilgiler verdi.

Portakal:C vitamini, B vitamini, potasyum, kalsiyum ve magnezyum bakımından da zengin olan portakalın yararları saymakla bitmiyor. Bağışıklık sistemine verdiği faydaların yanı sıra, cildin kuruyup, kırışmasını önlüyor. Kanı temizleyen portakal, karaciğerin çalışmasına da yardımcı oluyor.

Greyfurt:C vitamini bakımından zengin olan bu meyve, acı-ekşi tadı nedeniyle diğer narenciyeler kadar sevilmese de, faydaları azımsanmamalı. Sindirim sistemini çalıştıran greyfurt, diş eti kanamalarını azaltıyor, tansiyonu dengeliyor. Greyfurt ayrıca kılcal damarlardaki kan dolaşımını da hızlandırıyor.

Nar:Gerçek bir antioksidan olan nar, potasyum, lif, C vitamini ve niyasin içeriyor. Bağışıklık sistemini güçlendirerek gribe karşı koruyan bu meyve, kolesterolü düşürüyor ve kalp sağlığını koruyor.

Muz: Bol miktarda folik asit, B6 vitamini barındıran muzun içinde ayrıca nişasta, potasyum ve şeker de bulunuyor. Muz, sindirim bozuklukları, kas krampları ve kas gevşekliğine iyi gelmesinin yanı sıra, atıkların vücuttan atılmasını da kolaylaştırıyor.

Kivi:A ve C vitaminleri ile potasyum, kalsiyum, demir ve magnezyum bakımından zengin olan kivi, bağırsakları çalıştırarak, sindirimi kolaylaştırıyor. Kivi, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek, soğuk algınlığına karşı koruyor. Ayrıca, nefes açıcı etkisiyle astımlılara da fayda sağlıyor.

Milli Gazete - Hak Geldi, Batıl Zail Oldu | Mahmut Toptaş - Faiz, Uyuşturucu, Sigara, Zina

Milli Gazete - Hak Geldi, Batıl Zail Oldu | Mahmut Toptaş - Faiz, Uyuşturucu, Sigara, Zina

20 Ekim 2014 Pazartesi

KÖYLÜMÜZ HASTA

Hacı  Karen AKPINAR, hasta Eski Araşt. Hast. Gasroentroloji Servisi 6.kat 623 numarada yatmaktadır. ALLAHcc cümle hastalara şifalar versin.

KÖYLÜMÜZ HASTA

Haci Osman UZUN Beyin ameliyatı olmuştur. Eski Araşt. Hast. Beyin ve Sinir Cerrahi Servisi 2.kat 204 numarada yatmaktadır. ALLAHcc cümle hastalara şifalar versin.

19 Ekim 2014 Pazar

Asla Razı ve Hoşnut Değilim

Mehmed Şevket Eygi
19-10-2014
Ayasofyanın camilikten çıkartılıp müze yapılmasından hiç mi hiç hoşnut ve razı değilim. Bu zulme daima karşı olacağım, asla doğru bulmayacağım. 
**
Yeni Ceza Kanununda zina suçu maddesi olmamasından hiç razı ve hoşnut değilim. Bunu daima protesto edeceğim.
**
İmam-Hatip okullarında bütün öğrencilere topluca cemaatle vakit namazı kıldırılmamasından, namaz konusunda gaflet, gevşeklik ve tehavün gösterilmesinden hiç razı ve hoşnut değilim. Bu okullarda beş vakit namaz mutlaka mecburî olmalıdır.
**
Türkiyemin gırtlağına kadar lanetli faize batmış, batırılmış olmasından hiç mi hiç razı ve hoşnut değilim. Bu yüzden üzerimize azap ineceğinden çok korkuyorum.
**
Devletimizin TC başlıklı vesikalarla yasal KDV’li sekse izin vermesinden razı ve hoşnut değilim. Bu kötülüğü ve çirkinliği daima protesto ve tel’in edeceğim.
**
Ülkemin ormanlarının, makilerinin, yeşilliklerinin, sularının tahrip edilmesine, kirletilmesine asla rızam yoktur. Bunu yapanların ve yaptıranların elleri kurusun, tepe üstü düşsünler.
**
Halkın bin çeşit bozuk gıda ve meşrubat ile, kimyevî maddelerle aromalarla, boyalarla, koruyucu maddelerle zehirlenmesine, hasta edilmesine asla rızam yoktur. 
**
İlaç sanayiinin ve hastahane endüstrisinin menfaati için lüzumsuz yere ilaç tükettirilmesine, fotoğraf çektirilir gibi sonografi ve emar çektirilmesine, gerekmediği halde tıbbî tahliller yaptırılmasına rızam yoktur.
**
İstanbulda trafiğin perişan edilmesine, her gün milyonlarca otomobilin bir kişi ile seyr etmesine, kuralları ihlal edenlere ceza kesilmemesine rızam yoktur. Protesto ediyorum, buna sebep olanlara beddua ediyorum.
**
İstanbulda depremden sonra halkın toplanması için ayrılan arazilere, meydanlara inşaat izni verilmesine, buralara AVM, lüks otel yapılmasına asla rızam yoktur. 
**
Ülkemde haram yenmesine, haram rantlar elde edilmesine, kara ve kirli servet birikimi olmasına rızam yoktur. Bu kötülüklere isyan ediyorum.
**
Emanetlerin, işlerin, makam ve mevkilerin, memuriyetlerin ehliyetli olanlara değil, ehliyetsiz bizdenlere verilmesinden asla razı ve hoşnut değilim. Protesto ediyorum.
**
Ehl-i Sünnetin kaldırılması, onun yerine Mutezile mezhebi ile Fazlurramancılık karışımı light ve ılımlı bir İslam getirilmesi gizli planlarına karşıyım. Bunu bir hıyanet olarak görüyor ve protesto ediyorum.
**
İslam dünyasının ve Türkiyenin bölünmesini hedef alan BOP’u (Büyük Ortadoğu Projesini) sesimin çıktığı, gücümün yettiği kadar protesto ediyorum.
**
Ehl-i Sünneti yıkıp, Ümmet birliğini berhava edip, birlik yerine bin parçadan oluşan bir tefrika ve bölünmüşlük getirmeye yönelik İslamcılık, İslam Protestanlığı cereyanını takbih ve tel’in ediyorum.
**
Şu İslam ülkesinde her gün beş milyon aziz ekmeğin çöpe atılması israfını, nankörlüğünü, beyinsizliğini protesto ediyorum.
**
Birtakım Müslüman hanımların ve kızların şer’î tesettür yerine şeytanî tesettüre bürünmelerini protesto ediyor, onları şeytan modalarına büründüren tesettür bezirganlarını şiddetle kınıyorum.
**
Hükümet ücretsiz Osmanlıca kursları açtığı halde bunlara kayd olup bir yıllık yazımızı öğrenmeyen cahillere derin üzüntü ve teessüflerimi sunuyorum.

Sözde dindar geçinen ama ezan okunduğu vakit herhangi bir şer’î özrü olmadığı halde camilere gidip cemaatle namaz kılmayan Müslümanları protesto ediyorum.
**
Cami imamlığını parayla namaz kıldırma memurluğu haline getiren münafıkları şiddetle protesto ediyorum.
**
İmkan ve hürriyet olduğu halde açıkça işlenen günahları, isyan ve tuğyanları protesto etmeyen, nehy-i münker yapmayan, böylece haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanların rolünü oynayan neme lazımcı sözde Müslümanları protesto ediyorum.
**
Peygamberimize, mukaddesatımıza saldırılınca kılları kıpırdamayan ama kendi cemaatlerine ve baronlarına fiske vurulunca yeri göğü birbirine katan dengesiz holiganları protesto ediyorum.
**
Dıştan dindar görünen ama gerçekte dini imanı para, menfaat, zenginlik, benlik olan yarı mühtedileri protesto ediyorum.
**
Bütün bunlara karşı:
İtikatları sahih olan… Beş vakit namazı dosdoğru kılan… Cemaat ehli… İhlaslı… Muttaqi… Mürüvvetli… Doğru dürüst İman ve Kur’an hizmeti yapan… Yüksek ahlak ve karakterli… Faziletli… Âbid… Zâhid… Sâlih… Âmirîne bi’l-mâruf ve nâhine `ani’l-münker, mücahid fi sebilillah… İman kardeşliğinin şartlarına ve haklarına riayet eden… Deccal ve kezzaplara muhalif… Ücretini mahlukattan değil Haliqtan bekleyen ve isteyen; tefrika, fitne, fesat çıkartmayan, kötülükleri iyilikle def’ edip uzaklaştıran muhterem İslami İmani Kur’an hizmetkarlarına çok hürmet ediyorum, onların ellerinden ve ayaklarından öpüyorum. Müstecab dualarına bu fakiri de katmalarını yalvararak rica ve istirham ediyorum.
MİLLİ GAZETE

17 Ekim 2014 Cuma

Ahirete kul hakkıyla gitmeyelim

Muhterem Müslümanlar! 

Hak mefhumu, dinimizde önemli bir yer tutar. Kur’an-ı Kerim’de en çok üzerinde durulan konuların başında kul hakları gelir. Sevgili Peygamberimiz, Veda Hutbesi’nde: 

“Ey insanlar; mallarınız, kanlarınız, ırzlarınız, şeref, haysiyet ve namuslarınız her türlü tecavüzden masumdur.” (Riyazü’s-Salihiyn, C/1, Sf: 262) buyurup, konunun önemine dikkatleri çekmiştir. 

Efendimizin beyanına göre, kul hakları iki kısımda ele alınır: 

Mal ve eşya olarak başkalarına ait hiçbir şeyi, sahibinin rızası dışında anlamaktır ki buna maddi haklar denir. 


Diğeri ise, hiç kimsenin haysiyet şeref Irzına el uzatmamak ve hayat hakkına saygı göstermektir ki bu da manevi hakları alanına girer. 

Kur’an Kerim’de: 

“Ey İman Edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla değil, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yiyin. Haram ile nefsimizi mahvetmeyin.” (Nisa Suresi, âyet: 29) buyurur. Buna göre herkes mal varlığını korumakla mükelleftir. 

Karşılıklı anlaşma olmadan kimsenin malına el uzatılamaz. 

Efendimiz (SAV): 

“Kim bir Müslümanın malını gasp ederse, Allah o Müslümana cenneti haram eder.” (Riyazü’s-Salihiyn C/1, Sf: 262) diye beyanda bulunmuştur. 

Ayet ve hadislerden anlaşılıyor ki, hırsızlık, karaborsacılık, vurgunculuk, hileli mal satmak, tartı ve ölçüde hile yapmak kul haklarının gaspıdır. Meşru yollar dışında, ne suretle olursa olsun, zimmete geçirilen hukuka uymayan, her şey kul hakkına tecavüzdür. 

Muhterem Müslümanlar!

Gıybet, dedikodu, iftira ve yalanlarla, insanların hoşlanmadıkları şekilde incitilmeleri manevi hakların gaspı olur. 

Sevgili Peygamberimiz: 

Kıyamet gününde üç kimsenin amel defteri iğrenç olacak/affedilmeyecek:

1.Cenab-ı Hakk’ın azabından korkmayanların. 

2.Allah hatırlamayanların.

3.Af edilmemiş kul hakkıyla oraya gelenlerin” buyurmuştur.

Yine Peygamberimiz, ölmeden önce insanlarla barışıp helalleşmemizi, emanetleri yerine getirmemizi tavsiye etmektedir. (Riyazü’s-Salihiyn, C/1, Sf: 241) 

Bir gün peygamberimiz yandakilere sordu:

- Müflis/iflas eden kimdir?

- Parası ve mali olmayanlardır, dediler. 

Bunun üzerine Efendimiz (SAV): 

- Benim ümmetimin müflisi o kimsedir ki, kıyamet gününde namaz oruç ve zekâtla gelir fakat şuna sövmüş, buna iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve şunu dövmüş. Bundan dolayı onun sevabında yukarıda sayılan hak sahiplerine verilir. Üzerinde haklar ödenmeden sevabı tükenirse hak sahiplerinin günahları, o kimseyi yükletilir. Sonra o kimse cehenneme atılır. (Riyazü’s-Salihiyn, C/1 Sf: 266) diye beyanda bulundu. 

Anlaşılıyor ki, bütün farz ibadetlerini yapılmış olması kâfi görülmeyip, üzerinde kul hakkı oluşturmayacak davranışlar içinde bulunması da gerekir. 

Muhterem Müslümanlar! 

Meselenin şu günde dikkate alınmalıdır. Herkes ait olan mallar ki bunlara kamu malı deniyor, bunlar bütün topluma aittir. Haksız zimmete geçirmek sorumluluk getirir. 

Hazineye, belediyeye, vakıflara ve diğer kamu mallarına ihanet etmek zimmete geçirmek, şahsi menfaatler doğrusunu kullanmakta kul hakkına girer. 

Ahirete iman eden kişi dünyada yaptıklarının zerresine varana kadar hesabının sorulacağını bilir ve asla hiçbir şekilde kul hakkına tecavüz edemez. Ederse, ya ahirete iman etmiyordur ya da inancı yok diyecek kadar zayıftır. Bu felaketi hiçbir fert düşmemelidir. 

Milli Gazete

 

 

 


9 Ekim 2014 Perşembe

Çay hakkında bilinmeyenler

Çay hakkında bilinmeyenler



Rize Ticaret Borsası, hemen hemen her evde içilen çay ile ilgili bilinmeyen bir çok şeyi internet sitesi ve bastırdığı kitapçıklar ile tüketiciler ile paylaşıyor. 

Rize Ticaret Borsası, hemen hemen her evde içilen çay ile ilgili bilinmeyen bir çok şeyi internet sitesi ve bastırdığı kitapçıklar ile tüketiciler ile paylaşıyor.

Rize Ticaret Borsası’nın verilerine göre, ülkemizde her 100 kişiden 96’sı çay içiyor. Çay içmeyen yüzde dörtlük kısmı ise bebekler oluşturuyor. Ülkemizde günde ortalama 245 milyon bardak çay tüketilirken, bunun yüzde 65’i evlerde, yüzde 13’ü iş yerlerinde, yüzde 11’i misafirlikte, yüzde 5’i kafelerde, yüzde 4’ü kahvehanelerde yüzde 2’si ise okul kantinlerinde tüketiliyor.

ÇAYIN TARİHİ
Çayın tarihi milattan önce 2 bin 700'lü yıllara dayanırken, çayı ilk Çinliler'in bulduğu tahmin ediliyor. Avrupa’ya çayın gelişi 17. yüzyıla dayanırken, ülkemizde ise çay tarımının başlaması 1940’lı yıllarda başladı.
Türkiye’de yaklaşık 76 bin dekar alanda çay tarımı yapılırken, yıllık yaklaşık 250 bin tonluk üretim ile Türkiye çay üretici ülkeler arasında 7. sırada yer alıyor. Türkiye çay tüketimi açısından ise dünyanın en çok çay tüketen 4. ülkesi konumunda.

ÜZERİNE KAR YAĞAN TEK ÇAY
Çin, Hindistan ve Sri Lanka gibi ülkelerde çay bitkisi üzerine kar yağmadığı için çay bitkisinde oluşan hastalıklar ve böcekler ile mücadelede kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Dünyada çay üreticisi ülkeler arasında çay bitkisi üzerine kar yağan tek ülke Türkiye. Bu nedenle Türk çayında hastalıklar ve haşere oluşmadığından ilaçlama yapılmıyor ve Türk çayı dünyanın en organik çayı olarak kabul ediliyor.

ŞİFA DEPOSU
Günlük içecek tüketimimizin önemli bir bölümünü karşıladığımız çay bir çok hastalığa da iyi geliyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, “Çay, mide ağrılarına, idrar yolları iltihabına, baş ağrılarına, kalp hastalıklarına ve tümörlere iyi geliyor. Şu anda bilim adamları çayın kalp hastalıkları ve kanser üzerindeki etkilerini araştırıyor. Araştırmacılara göre çay, iyi huylu HDL kolesterolünü yükseltirken, kötü huylu LDL kolesterolünü düşürüyor. Bunun yanında kalp krizi ve felç olma riski de çay içmeyenlere oranla daha az. 15 yıllık bir araştırma sonucunda günde en az 4 bardak koyu çay içen orta yaş erkeklerde yapılan testlerde kolestrolün düştüğü görülmüştür. Çay kolesterolü düşürür ve antioksidantların vücudumuzdaki bütün hücrelere dağılımını sağlar. Çayda bulunan 'polyphenolaslar' çok güçlüdür. Belki de doğal olarak bulunan en iyi antioksdantlardır. Vitamin C, vitamin E ve beta-karotenden bile daha güçlüdürler. Çayın kanser önleyici etkisi, ilaçlaştırılmasıyla ilgili deneyler uzun bir süre hayvanlar üzerinde denendikten sonra, şimdi insanlar üzerinde araştırılıyor. Ohio Yeloda'da çalışan tümör biyolojisti Jersy Jankun, bilgisayar araştırmalarında kanser tümörlerinin oluşumuna neden olan enzimleri araştırmış. En iyi kimyasal bileşimin sizin de tahmin edeceğiniz gibi çayda olduğunu keşfetmiş. Jankun 'Bu kimyasal polifonelin adı EGCG. Görünüşe bakılırsa antikanser aktivitesi gösteriyor. Kanser tümörlerinin çoğalmasını ve büyümesini engelliyor' bilgisini veriyor" dedi.

DİŞ ÇÜRÜTMÜYOR GÜNEŞTEN KORUYOR
Çayın vücut sağlığına da iye geldiğini belirten Erdoğan, “ 'Polifenoslar'a ek olarak çayda 'florid' de var. Bu da dişlerin çürümesini engelliyor. 1986'da yapılan bir araştırmada floroid ve polifenolosun karışımının dişleri asidli yiyeceklerden koruduğu ortaya çıkmış. Bundan sonra çay içtikten sonra dişlerinizi fırçalamaya gerek kalmadı.Çayı içerek veya vücudunuza sürerek güneş çarpmasından korunabilirsiniz. Yapılan deneylerde farelere UVB ışınlarına çıkmadan çay içirilmiş. Bunların yüzde 80 ve yüzde 85 daha az cilt kanserine yakalandıkları görülmüş. Bunun yanında çay cilt kanseri olmuş kişiler için de çok yararlı” diye konuştu.

İYİ ÇAY NASIL DEMLENİR ?
Erdoğan, iyi çay demlemenin tekniklerini ise şu şekilde sıraladı:
“Çay, nem ve harici kokulardan etkilenmeyecek şekilde kapalı ambalajda muhafaza edilmeli. Çay iyi su ile yapılır. Kireçli, madenli, klorlu su ile çay olmaz Çayın suyu mutlaka yumuşak huylu, kireç sertliğinden uzak, tatlı bir su olmalı. Porselen demlik tercih edilmeli. Madenî, hele alüminyum demlikte iyi çay olmaz. Demlik önceden ısıtılmalı. Temiz demlik içine beher bardak için bir çay kaşığı dolusu çay konularak ılık su ile yıkanmalı. Su tam kaynama noktasında iken hemen alınıp demliğe aktarılmamalıdır. Demliğe aktarılırken, kaynamanın durması, 100 C'den birkaç derece aşağı sıcaklıkta olmasına dikkat edilmelidir. Çaydanlıkta kaynar suyun ateşi kısılarak demlik çaydanlığın üzerine oturtulmalı ve dem kaynatılmamalı. Çayın demlenme süresi 10-15 dakika olmalı Demleme müddeti çayın cinsine ve içenin zevkine göre değişir, aromanın tam elde edilmesi için bu süre Türk çaylarında 25-30 dakikaya kadar çıkartılır.Demlikteki çay çıkartılıp atılmalıdır. Bizde pek adet olmayan bu durum, özellikle içilmeyen demin soğuk çay olarak kullanılmasında tavsiye edilir.”

ÇÖPÜNDE BİLE ŞİFA VAR
Erdoğan, çayın çöpünün bile bir çok faydası olduğuna dikkat çekti. Erdoğan, demlenmiş çay atığı ile ayak kokusu, boğaz ağrısı, buzdolabı kokusu, cilt yağlanması, derideki yaralar, el kokusu, göz çapağı, saç yağlanması ve dil ısırılması gibi bir çok sorunun iyileştirilebileceğini açıkladı. 



08-10-2014

7 Ekim 2014 Salı

Ellerinizi yıkayın, hastalanmayın

İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İlgi Şemin grip, nezle gibi hastalıklardan korunmanın en etkili yolunun el yıkama olduğunu söyledi

Ellerinizi yıkayın, hastalanmayın

Mikroplarla mücadele ve bulaşıcı hastalıkların tedavisi için insanoğlunun kaynaklarının büyük çoğunluğunu harcadığını belirten Prof. Dr. İlgi Şemin "Gözle göremediğimiz mikroplardan korunmak, onlarla savaşmaktan daha düşük maliyetlidir. Kaynakları verimli kullanmak için özellikle çocuklarımıza bu alışkanlıkların kazandırılması bir taraftan sağlık harcamalarında azalma ile ülke ekonomisine katkı sağlanmalıdır. Diğer taraftan bireylerin sağlığının korunması toplumun sağlığını geliştirir" dedi.

Grip, nezle gibi hastalıklardan korunmanın en etkili yolunun el yıkamak olduğunu anlatan Prof. Dr. Şemin, hasta bireylerin salgılarının bulaştığı yerlere temas edildiğinde ele değen mikropların, su ve sabun ile yapılacak el yıkama sayesinde kolaylıkla uzaklaştırıldığını, hastalıkların önlendiğini ifade etti.

'EVE GİRER GİRMEZ ELLERİNİ YIKASINLAR'

Prof. Dr. Şemin, özellikle ailelerin çocuklarına, sık sık ellerini su ve sabunla yıkamayı öğretmesi gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Şemin "Çocuklarımız, eve girer girmez el yıkama alışkanlığı kazandırılmalı. Eller ile gözler ovuşturmamalı, hapşırma veya öksürürken kâğıt mendil kullanılıp hemen çöpe atmalıdır. Mendil yok ise hapşırır veya öksürürken ellere değil elbisesinin koluna hapşırmalıdır. Yakında hasta bir kişi var ise, ona çok yakın durulmamalıdır. Okulda öğretmenlerin de desteği ile bu alışkanlıklar oluşturulmalıdır. Hasta çocukların okula gönderilmemesi hastalığın yayılmasını engellemek ve diğer çocukları korumak açısından çok önemlidir" dedi.

DHA


MAŞALLAH VAN GÖLÜ DEĞİL, TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜ GÖLETİ

TORTUM GENEL GÖRÜNÜM

2012 ADRESE DAYALI TORTUM NUFÜSÜ

KÖYLER

TOPLAM

ERKEK

KADIN

Tortum

4052

2137

1915

Akbaba

203

104

99

Aksu

277

128

149

Aktaş

98

48

50

Alapınar

106

49

57

Arılı

162

80

82

Ballı

39

23

16

Çakıllı

65

32

33

Çardaklı

76

36

40

Çaylıca

119

53

66

Çiftlikköy

71

36

35

Çivilikaya

92

47

45

Demirciler

280

134

146

Doruklu

72

37

35

Esendurak

150

65

85

Hamidiye

47

21

26

İncedere

298

155

143

Kapıkaya

94

45

49

Karlı

170

76

94

Kazandere

305

152

153

Kemerkaya

30

14

16

Kırmalı

54

22

32

Kireçli

159

72

87

Meydanlar

129

63

66

Peynirli

128

65

63

Taşbaşı

132

64

68

Taşoluk

72

36

36

Tatlısu

15

8

7

Tipili

147

62

85

Tortumkale

239

110

129

Vişneli

166

77

89

Yağcılar

122

52

70

Yamankaya

119

56

63

Yellitepe

95

47

48

Yukarısivri

483

235

248

Yumaklı

200

100

100

Ziyaret

210

101

109

Bucak toplamı

5.224

2.505

2.719

(B) Bağbaşı

2.175

1.065

1.110

Çataldere

15

9

6

Derinpınar

343

165

178

Dikmen

479

229

250

Gökdere

204

112

92

(B) Pehlivanlı

1.371

664

707

(B) Serdarlı

2.563

1.253

1.310

Suyatağı

182

91

91

(B) Şenyurt

2.977

1.458

1.519

Uzunkavak

434

207

227

Yazyurdu

59

34

25

Bucak toplamı

10.802

5.287

5.515

İlçe toplamı

20.078

9.929

10.149

2008'DE NASILDI TIKLAYINIZERZURUM'UN, TORTUM'UN TORTUM'UN KÖYLERİNİN NUFUSU (2008)

DEREAĞZI HAVUZ YAPIMI 2010