ERZURUM HABERLERİ

BURSADAKİ TORTUM DEMİRCİLER KÖYLÜLERİNİ MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ

 photo indir.jpgBursa'da yaşayan köylülerimiz ayda bir 27 hane reisi olarak toplanıyor. Kuranı Kerim okuyor, dua ediyor, birbirlerinden haberdar oluyor. Etkinlik slaytı yan tarafta.------------------------------------------->


YENİ FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

26 Ağustos 2015 Çarşamba

KURBAN İBADETİNİN FAZİLETLERİ

Bismillahirrahmanirrahim

Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kanat’ın zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun…

Allahumme  salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed

Değerli okurlarım! Kurban, lûgat itibarîyle yakın olmak, yaklaşmak manasınadır. Şer-i şerif ıstılahında ise; 

Rabbimizin rızasına yakınlık kazanmak için, muayyen hayvanların kesilmesi ile îfâ olunan malî bir ibadettir.

Kurban, Allahu Teâlâ’ya yakınlaşma için, ibadet niyeti ile hayvan kesmektir.
Kesilen kurbanın etinden, kanından ziyade, kesme işi önemlidir.

 “Mal canın yongası olması” hesabiyle bu şükranın duygusunu sergileyebilmek, Allahu Teâlâ’nın rızası için O’nun adına malın iyisini kesebilmek.

Yüce Mevla’mız şöyle buyurur. “Onların (kurbanların) ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır, sadece sizin takvanız, Allah’a olan derin takvanız O’na ulaşır. Size olan hidayetine karşı Allah’ı büyük tanımanız içindir ki, O’ bunları böylece size ram etmiştir. (Habibim) iyi hareket edenleri müjdele. (Hac suresi. 22) 

Kurbanda gaye ihlas imiş.. Takva imiş. Hakka yakınlık ve ve rızasına ulaşma..

Kur’an-ı Kerimde, Kevser süresinin ikinci ayetinde “Rabbin için namaz kıl, kurban kes” buyurmaktadır..

Her ne kadar hitap peygamberimize (s.a.v.) ise de, ayetin işaretinden bütün Mü’m inlere şamildir. Kurban kesmek Hanifi mezhebinde vacip, diğer mezheplere göre sünnet-i müekkededir.

Kurbanın kesilme zamanı, bayramın birinci ikinci ve üçüncü günleridir. Fakat birinci günde kesilmesi daha faziletlidir.


Peygamber Efendimiz: (s.a.v.) Kim gönül hoşluğu ile,  Allahu Teâlâ’dan sevap umarak, kurban keserse, o kurban o kimse için, ateşten koruyan bir perde olur. Buyurmaktadırlar.

Hz Ali (r.a ) dan  şöyle rivayet olunmuştur ki: Bir kimse evinden kurbanlık almak için çıksa, o kimsenin her adımı için on sevap yazılır, on günahı silinir ve o kimseye on derece verilir. Kurbanı almak için konuştuğu zaman o kimsenin sözleri tesbih olur. O’ kurbanın parasını verdiğinde, her bir dirhem için 700’ hasene yazılır. Kurban yatırılıp kesilince, kesildiği yerden yedi kat yere varıncaya kadar ne varsa hepsi o kimse için istiğfar ederler.”

Kanı aktığı zaman Mevla Teâla her damlasından on melek halk eder. O melekler kıyamete kadar o kimse için istiğfar eder. 

Verdiği etin her lokması için Hak Teâlâ İsmâil (a.s)’ın evlatlarından bir köle azad etmiş sevabını verir..

Güzeller güzeli (s.a.v.) buyuruyur ki, Ya Fatma kalk kurbanının başında bulun, onun yere düşen ilk damla kanı ile Allahu Teâla günahlarını bağışlar. Hz. Fatma (r.anha) Ey sevgili babacığım, bu lutuf sadece peygamber ailesine mi mahsustur. Efendimiz (s.a.v.) hayır, bu lutuf, bizide bütün Müslümanları da içine alır.

Kurbanlar kıbleye karşı yatırılarak ”Bismillahi Allahu Ekber” diye kesilir.
Kurbanı, elinden geliyorsa sahibi kesmeli gelmiyorsa, uygun gördüğü bir müslümana kestirmeli ve kendisi de başında bulunmalı, Şu ayeti Kerimeyi de okumalıdır.

“Benim namazım, ibadetlerim, yaşayışım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir ki, O’nun ortağı yoktur. (Enam Suresi 162.) 

Kurban ibadeti,

24 Ağustos 2015 Pazartesi

CAMİ RESTORASYON ÇALIŞMASINDAN FOTOĞRAFLAR







Camimiz   için yardımlarınızı bekliyoruz.Yardımlar için Cami Dernek Başkanı ve üyeleri  ile irtibata geçiniz. Nurullah POLAT, İbrahim BÜYÜKKAYA ve Halil KÜÇÜK

15 Temmuz 2015 Çarşamba

HAFIZLIK VE FAZİLETLERİ

Bismillahirrahmanirrahim
Ümmetimin en şereflileri Kur’ân’ı ezberleyenlerdir”

Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinattın zerresi adedince, salât ve selam bütün insanlığın Efendisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) âline ve ashabına olsun..
Allahumme salli ala Muhammed’in ve ala ali Muhammed

Değerli okurlarım! Hafız: kelimesine nispet edilen el-Hafız, Allahu Teâlâ’mın güzel isimlerinden biridir. Ve ”Her yönden esirgeyip koruyan, insanların ve cinlerin bütün amellerini muhafaza eden, asla zayi etmeyen” anlamınadır..

Hafız, hıfzeden koruyan demektir. Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberleyen kişiye hafız denir..

"Hâfız-ı Kur'ân, Hâfız-ı Kelâm" ifadesi bunlar için kullanılır.

Hafız bir gönül eridir. AllahuTeala’nın askeridir. Asker nasıl devletini, milletini, silahını korur ve muhafaza ederse, Hafız da Allahu Teâlâ’mın yüce kitabı Kur’an-ı Kerimi öylece korur ve muhafaza eder.

Kur’an-ı ezberlemek Müslümanlar üzerine farzı kifayedir. Yani bir belde de hafız Kuran'ı Kerimi ezberleyen bir kişi bile olmazsa bütün belde halkı sorumludur.

Kişi veya kişilerin ezberlemesi ile bu yükümlülük diğerlerinin üzerinden kalkar.

Hafızlar, Güzeller güzeli, (s.a.v.) özel iltifatına mazhar olan insanlardır. Bir hadis-i şerifte hafızların özelliği belirtilmekte ve Kur'ân'ı Kerim’i ezberlemek ve teşvik edilmektedir.
Hz. Âişe' (r.anha) dan nakledilen bu hadiste "Kuran'ıKerim’i ezberleyerek okuyan hâfız kişi es-Seferetü'l Kirâm olan vahiy getiren meleklerle beraberdir" (Buhârî,)
Çünkü meleklerin en çok ilgi duydukları olay, Kur’an’ı Kerim’in okunduğu ve dile getirildiği yerlerdir.

“Hafız” sadece Kur’an-ı Kerim’in lafzını hafızasına alıp beynine hapseden değil, onun manasını kalbine ve beden ülkesine nakledip koruyan, hükümlerini muhafaza eden, lafız ve manasını sinesinde himaye edip, gönül aynasında seyredip devamlı gözeten, hürmete ve Cennete layık bir kişidir.

Hafız yaşayan ve yürüyen Kur-an’dır. Kur’an’ı Kerimi ezberlemek, hafızlığın ilk ve en zor aşamasıdır. Fakat hafız olmak kadar hıfzı muhafaza etmek de bir o kadar önemlidir.

Kur’an’ı unutanı, Kur’an’la amel etmeyeni, dünyanın süsüne kanıp aldananı, Kur’an da unutur ve mahşer günü aleyhine şahitlik eder.

Hafızlığın mükâfatı cennette “‘Cemalullah’la” şereflenmektir.

Hafızlar, mukaddes kitabı sadece dillerinde değil, gönüllerinde de taşırlar. Onların fikri de, zikri de, şükrü de Kur’andır.. Ahdine sadık kalandır onlar..

Kur’an’ı Kerim’in rahmanî ikliminde felaha erenlerdir.

Hafızlar, mukaddes vahiy yükünü taşımaktadır.

Hafızlar, Onlar hak ve hakikat davasını, yorgun sırtlarına yükleyip dik yokuşları Onlar, kutsal bir çilenin gönüllü hamallarıdır. ,

Ağır bir yükün altında olmalarına rağmen, hallerinden de şikâyet etmezler.

Efendimiz  (s.a.v.) “Ümmetimin en şereflileri Kur’ân’ı ezberleyenlerdir” hadisinin müjdesine mazhar olmak, başlı başına hafızlığın mükâfatıdır

Efendimiz (s.a.v.) hafızları “Abese Suresi”nde sözü edilen vahiy getiren meleklere benzetmiş ve hafızların cennette onlarla beraber olacağını müjdelemiştir.

Kur’an-ı Kerim, Efendimiz (s.a.v.) zamanında vahiy kâtiplerince yazılmış ve birçok sahabe tarafından ezberlenmiştir. Kütüb-i Sitte’de bulunan bir hadis-i Şerif şöyledir: Hz. Ebu Said el-Hudri (r.a.) anlatıyor:

Allah Rasülü (s.a.v.) buyurdular ki: ”Kur’an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit kendisine: ‘Oku ve yüksel!’ denilir. O da okur ve yükselir.
Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur ve her biri için bir derece alır.

”Bir Allah dostu şöyle diyor, sıkıldığınız zaman,

TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜNDE RAHMETLİ OLDU

Köyümüz sakinlerinden Sırrı Emi (SUCU) 14 Temmuz 2015 Çarşamba günü Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi bugün (çarşamba) öğle Namazını müteakip köyden kaldırılacaktır. RABBİM makamını CENNET eylesin. Ruhuna bir fatiha okumayı unutmayalım.
Kaynak: Mahmut POLAT



Posted via Blogaway


TORTUM GENEL GÖRÜNÜM