ERZURUM HABERLERİ

30 Ocak 2015 Cuma

KÖYLÜMÜZ RAHMETLİ OLDU


الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz, derler (Ali imran 156)
Köyümüz sakinlerinden Salli UMUT 30 Ocak 2015'te  rahmetli oldu. Bugün  Köyümüzden öğlen kaldırılacaktır.Allah(cc) rahmeteylesin.Yakınlarına da sabır versin
Merhuma ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım. 

17 Ocak 2015 Cumartesi

MAŞALLAH ERZURUMLULAR 2015 YILINDA BİNBİR HATİME 28477 HATİM OKUDU

Erzurum’da, 5 asırdan beri sürdürülen Binbir Hatim geleneğinin bu yılki dönemi 28 bin 477 hatim ile tamamlandı. Ulucami’de 28 bin 477 hatimin duası yapıldı.  Erzurum merkez ve ilçelerin camilerinde, sabah namazının ardından başlatılan hatim okumaları coşku ve heyecana sahne oldu. Bu sene 15 Aralık’ta başlayan Binbir Hatim’lerin, cuma namazı öncesinde Ulu Cami'de duası yapıldı. ‘Binbir Hatim’ duasına 10 binlerce kişi katıldı.

28 BİN 477 HATİM

Erzurum Müftüsü Hasan Çınar, bu sene 28 bin 477 civarında hatim okunduğunu belirterek, Ulu Cami'de duaların yapıldığını söyledi. Müftü Çınar, Erzurum’da 5 asırdır devam ettirilen hatim geleneğinin, bu yıl da büyük bir coşkuya sahne olduğunu söyledi. Çınar, Pir Ali baba tarafından başlatılan 'Binbir Hatim' geleneğinin Erzurum’a has olduğunu kaydetti.

HATİM DUASINI YILMAZ YAPTIRDI

42 camide okunan hatimlerin ve tefsirlerin duasını Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hasan Kamil Yılmaz, yaptırdı.Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz'ın yaptırdığı duaya, Vali Vekili Abdurrahman İçyer, Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Emniyet Müdürü Kamil Karabörk ve Müftü Hasan Çınar ile yaklaşık 10 bin kişi 'amin' dedi.

Tarihi Ulu Camide yapılan dua sırasında Diyanet işleri Başkan Yardımcısı Hasan Kamil Yılmaz, geçen yıl 23 bin hatim ile birlikte 101 tefsir, bu yıl ise 28 bin 477 hatim ve 288 de tefsir okunduğunu belirtti.

Yılmaz dua öncesi yahtığı konuşmada, ‘Bugün biz burada Kuran'ın ruhunu taş ve mermerlere yazarak Erzurum'un bir medeniyet şehri olduğunu ve onun ruhunun Kuran olduğunu aleme haykırıyoruz. Erzurum tarih boyunca ve bugün yetiştirdiği hafızları kuran bülbülleri ile bir Kuran İslam medeniyeti şehridir ve bu gerçeği kendi nesillerine emanet etmenin heyecanı ile bugünü coşku ile yaşıyoruz. Bugün bir burada bu iklimde asra saadeti solukluyoruz." dedi.

PİR ALİ BABA KİMDİR?

Pir Ali Baba'nın, hicri 945, miladi 1533 yıllarında yaşadığı tahmin ediliyor. Pir Ali Baba'nın yaşadığı dönem, Yavuz Sultan Selim ve oğlu Kanuni Sultan Süleyman’ın Osmanlı Padişahı olduğu yıllardır. Bu dönem Osmanlı Devleti'nin yükselme ve gelişme yıllarıdır. Bu yıllar aynı zamanda ilim, sanat ve edebiyat alanında büyük gelişmelerin olduğu ve günümüze kadar gelen kalıcı eserlerin oluşturulduğu yıllardır. Bu ortamda yetişen Pir Ali Baba, âlim, fazıl, zahit bir mübarek zat olup, o devrin büyük zenginlerindendir. Düzcü köyünde mutasarrıflık yapan Ali Baba, "Eğer her yıl 1001 hatim okursanız, Allahü Teala bu memleketi hususiyetle zelzeleden korur" diyerek maliki bulunduğu 8 köyden 4’nün gelirini, tamamen (meşayih ve ulemadan olan evlatları nezaretinde) Erzurum’da yılda bir defa okunmasını ihdas ettiği Binbir Hatimler'e vakf etmiş ve bu hatimler o günden sonra Erzurum’da sürekli okutularak, Birinci Cihan Harbi yıllarına kadar devam etmiştir. O yıllarda meydana gelen bazı aksamalarla okutulamayan ''Binbir Hatimler'', bir süre sonra Erzurum Müftüsü Hacı Muhammed Sadık Solakzâde ve o zamanın Erzurum milletvekillerinden Mühirzâde Asım Efendi ile Zihni Bey tarafından yeniden okutulmaya başlandı. Mustafa Kemal Paşa’dan izin istihsal edilerek yeniden başlayıp devam etmiş ve günümüze kadar gelmiştir.

Pir Ali Baba’nın mezarı merkeze bağlı Tepeköy ile (Düzcü) Tuzcu köyleri arasında, Erzurum ovasına nazır kendi adını taşıyan Pir Ali Baba tepesi üzerinde bulunuyor.

Bu haber 5204 defa okunmuştur.


 Arkadaşına Gönder    Yazdır    Önceki sayfa    Sayfa başına git  

15 Ocak 2015 Perşembe

e Okul Veli bilgilendirme VBS giriş sistemi e Okul yarı yıl karne notu sorgula


E Okul Veli Bilgilendirme sistemi ile veliler öğrencilerin yarı yıl karne notlarını sorgulayabiliyorlar. E Okul'dan yapılacak sorgulamalarla öğrencilerin yarı yıl karne notu, takdir ve teşekkür puanı hesaplama gibi hizmetlerden de yararlanılabiliyor. Öğrenciler de sisteme girerek yarı yıl karne notlarına bakabiliyorlar. İşte E Okul Veli Bilgilendirme sistemine giriş hakkında tüm bilgiler ve detaylar.

E Okul Veli Bilgilendirme sistemi ile veliler öğrencilerin yarı yıl karne notlarını sorgulayabiliyorlar. E Okul'dan yapılacak sorgulamalarla öğrencilerin yarı yıl karne notu, takdir ve teşekkür puanı hesaplama gibi hizmetlerden de yararlanılabiliyor. Öğrenciler de sisteme girerek yarı yıl karne notlarına bakabiliyorlar. İşte E Okul Veli Bilgilendirme sistemine giriş hakkında tüm bilgiler ve detaylar. Okulların kapanmasına az bir süre kaldı. Öğrenciler ve veliler karne notlarını merak ediyor. E-okul veli bilgilendirme sistemi giriş detayları haberimizde. E-Okulda bu aralar trafik iyice yoğunlaştı. Okulların ilk döneminin bitmesine az zaman kala e-Okul'da öğrenciler son notlarını takip etmek için çok fazla zamanlarını harcıyorlar. E-Okul Veli Bilgilendirme Sistemine (VBS) giriş ekranı ile bir çok lise ve ilköğretim bilgilerinize ulaşabilirsiniz.
E-OKUL VELİ BİLGİLENDİRME SİSTEMİ GİRİŞ TIKLA

NELER ÖĞRENİLİR?

e-Okul Duyurular ile: Okul yöneticileri ya da öğretmenler tarafından size ulaştırmak istenilen duyurular yer almaktadır. Bireysel bazda ya da toplu duyurular,

e-Okul Ders Programı: Ders programı, ders başlangıç ve bitiş saatleri, derslere giren öğretmen bilgileri haftalık ders programı,

e-Okul Devamsızlık Bilgileri: Dönem içinde özürlü ve özürsüz devamsızlıklar,

e-Okul Not Bilgileri: Öğrencinin okulda aldığı sınav, proje ve performans belirlemeye yönelik çalışmalarla ilgili puanlar,

e-Okul Sınav ve Proje Bilgileri: Öğrencinin hangi dersten ne zaman sınav olacağı ve projesini teslim edeceği tarihler,

e-Okul Öğrenci T.C. Kimlik No: İçişleri Bakanlığı, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen 11 basamaklı numaradır. T.C. Kimlik Numarası bulunamayan öğrenciler için e-Okul sistemine kayıtlarında verilen geçici numara kullanılmaktadır.e-Okul Öğrenci Okul No: Okula kayıt sırasında verilen numaradır.Her öğrencinin mutlaka bir okul numarası bulunmaktadır.Sisteme giriş yapabilmek için bu numaranın bilinmesi gerekir.

NASIL SORGULANIR?

Öğrenci yada Veli e okul'un sağladığı bilgilere nasıl ulaşır.

1- Numaralı bölgeye Güvenlik Kodunu yazın.

2- Numaralı bölgeye öğrencinin TC. Kimlik numarasını giriniz.

3- Numaralı bölgeye de öğrencinin Okul Numarası'nı girerek öğrencinin tüm bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Okullar açıldı. Eskiden böyle şeyler yoktu, ama şimdi veliler çocuklarını e okul ile takip ediyor. Çocuklarının devamsızlıklarını ve ders notlarını görebilen veliler, SBS sonuçlarını da e-okul vasıtasıyla öğreniyorlar. Teknoloji geliştikçe her şey daha bir kolay, daha bir güzel oluyor. İşte bunun son örneği e okul. Öğrenci velileri çocuklarının okul durumlarıyla ilgili son duruma e okul vasıtasıyla ulaşarak, içleri ferah bir şekilde her şeyi öğrenebiliyorlar.

E-OKUL HAKKINDA

e-Okul Nedir?

e-Okul Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2007 yılının Ocak ayında kullanıma açılmış olan bir okul yönetim bilgi sistemi yazılımıdır. Bir öğrencinin okula kaydından başlayıp, mezuniyetine kadar olan tüm süreci içerir.

e-Okulun Kapsamı

* Şu anda e-Okul modülüne tüm resmi ve özel ilköğretim okulları, anaokulları ve özel eğitim okulları giriş yapmaktadır. İleride ortaöğretim kurumlarının da sisteme dahil edilmesi düşünülmektedir.

e-Okulda Neredeyiz?

* Şu an itibariyle öğrencinin okula kaydı, dosya bilgilerinin ve resminin sisteme işlenmesi, nakil alma ve nakil verme işlemleri, devamsızlık girişi ve devamsızlık takibi, okulun ders programının, okutulacak derslerin ve dersi okutacak öğretmenlerin bilgilerinin işlenmesi, sınav tarihleri ve gelişim raporu işlemleri e-okul sistemi üzerinden yapılabilmektedir.

e-Okulda Neler Olacak?

* Kısa vadede öğrencilerin sınav ve projelerden aldıkları notların sisteme işlenmesi, öğrenciye karne, takdir, teşekkür gibi belgelerin verilmesi ile ilgili ekranlar devreye alınacaktır.

* Orta ve uzun vadede ise öğrencilerin bedensel gelişim grafiklerinin sistemden alınabilmesi, aşı kartlarının sisteme işlenmesi gibi, bir ilköğretim okulunda öğrencilerle ilgili olarak yapılan tüm iş ve işlemleri yapabilmek için oldukça detaylı ekranlar eklenecektir.

* Ayrıca sistem öğrenci velilerine de açılacak olup, bir öğrenci velisinin öğrenciye ait notları, gelişim raporlarını ve devamsızlık durumunu internet üzerinden takip edebilmesi sağlanacaktır.

Veli Bilgilendirme Sisteminde Karşılaşılan Bazı Sorunlar

E-Okul veli bilgilendirme sistemi her ne kadar bu alandaki işlemlerimizi kolaylaştırsa da bazı sorunlarla karşılaşılabilmektedir. E-Okul veli bilgilendirme sisteminde karşılaşılan bu sorunlardan bazıları öğrenci listelerinin tam olarak girilememesinden kaynaklanmaktadır. Bu sorun not girişleri yapılmadan düzeltilmelidir. Aksi takdirde öğrenciyi sisteme ekleme şansı kalmayacaktır. E-Okul sistemine öğrencinin aldığı notlar girilemeyecektir. E-Okul veli bilgilendirme sisteminde sınıfı yanlış girilmiş öğrenci ise not giriş işlemleri başladıktan sonra sınıfı düzeltilemeyecek ve karne alamayacaktır. E-Okul veli bilgilendirme sisteminde okulların çoğu öğrenciyi sisteme işlemekte ancak öğrenciye ait genel bilgiler ve veli bilgileri gibi bilgileri girmemektedir. E-Okul veli bilgilendirme sisteminin düzenli bir şekilde çalışabilmesi için öğrenciye ait bilgilerin eksiksiz olarak girilmesi gerekmektedir. E-Okul veli bilgilendirme sisteminde öğrenciye ait bilgilerin yanlış girilmesi büyük sıkıntılara yol açabilmektedir. E-Okul veli bilgilendirme sisteminde Milli eğitim Bakanlığının genelgelerde vermiş olduğu günlük bilgilerin (devamsızlık vb.) her gün girilmesi gerektiği talimatı oldukça önem taşımaktadır. E-Okul veli bilgilendirme sisteminin düzenli çalışabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığının göstermiş olduğu genelgelere uyulması gerekmektedir. E-Okul veli bilgilendirme sisteminde karşılaşılan bu sorunlar sisteme girilen yanlış bilgi veya eksik bilgilerden kaynaklanmaktadır. E-Okul veli bilgilendirme sistemi, bilgiler doğru girildiğinde aksamadan çalışan bir uygulamadır.

E-Okul Tasarımı Yenilendi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) e-okul veli bilgilendirme sistemi ve e-okul yönetim bilgi sistemi tasarımı değişti. Daha önce e-okul sisteminde yaşanan sorunlar artık daha az yaşanacak. Sisteme daha önce farklı tarayıcılardan girmek imkansızdı. Ancak yeni tasarımda bu sorun aşılmış.

-Artık farklı tarayıcılardan sisteme sorunsuzca giriş yapabilirsiniz

– Tasarım gözü yormayan ve sade bir hale getirildi.

– Eski tasarımda yer alan büyük boyutlu ve geç yüklenen grafik dosyaları yerini daha hızlı olanlarına bıraktı.

– Mobil girişi daha önce sorunlu idi, ancak şu an tam manasıyla sisteme mobil uygulamalardan tam anlamıyla girmek mümkün

– E-okul IOS ve Android uygulamaları geliştirildi.

– Artık e-okul giriş sayfasında , sizi ilgilendiren haber ve duyuruları da görebile

11 Ocak 2015 Pazar

Köylümüz Hasta

Ağa dede(İbrahim DEMİR) kalça kırığı teşhisiyle hastaneye yatırılmıştır. Bölge Eğt. Hast. Ortopedi Servisi -2.kat 69 numarada yatmaktadır. ~
Selli nene(UMUT) Nefes darlığı rahatsızlığıyla Göğüs hast.. 3. Kat 310 numarada yatmaktadır. RABBİM cümle hastalara acil şifalar versin.
Kaynak: MAHMUT POLAT 

10 Ocak 2015 Cumartesi

ALLÂHÜ TEÂLÂ’YA ÎMÂN

Îmânın altı şartından birincisi “âmentü billâhi..”dir: Yani, ben inandım; Allâhü Teâlâ vardır ve birdir. Bütün mahlûkları, kâinâtı yoktan var eden ve terbiye eden odur. İbâdete lâyık olan ancak Allâhü Teâlâ’dır, ondan başka ibâdete lâyık bir zât yoktur. Noksan sıfatlardan münezzehtir; berîdir; uzaktır, kemâl sıfatları vardır:

Sıfât-ı zâtiyye altıdır: 

Vücûd, Kıdem, Bekâ, Vahdâniyyet, Muhâlefetünli’l-havâdis, Kıyâm bi-nefsihi. 

Bu sıfatların mânâları: Vücûd: Var olmak. Kıdem: Allâhü Teâlâ’nın varlığının evveli olmamak. Bekâ: Allâhü Teâlâ’nın varlığının sonu olmamak. Vahdâniyyet: Allâhü Teâlâ’nın zâtında ve sıfatlarında ve fiillerinde ortağı ve benzeri olmamak. Muhâlefetün lilhavâdis: Allâhü Teâlâ mevcûdâttan; varlıklardan aslâ bir şeye benzememek. Kıyâm binefsihî: Allâhü Teâlâ var olmasında hiçbir şeye muhtaç olmamak.

Sıfât-ı sübûtiyye sekizdir. 

Hayât, ilim, semi’, basar, irâdet, kudret, kelâm, tekvîn.

Bu sıfatların mânâları: Hayât: Allâhü Teâlâ diri olmak. İlim: Allâhü Teâlâ’nın bilmesi olmak. Semi’: Allâhü Teâlâ’nın işitmesi olmak. Basar: Allâhü Teâlâ’nın görmesi olmak. İrâdet: Allâhü Teâlâ’nın dilemesi olmak. Kudret: Allâhü Teâlâ’nın gücü yetmesi olmak. Kelâm:Allâhü Teâlâ’nın söylemesi olmak. Tekvîn: Allâhü Teâlâ’nın yaratması olmak. Allâhü Teâlâ bütün mahlûkları yaratıcıdır. Ondan başka yaratıcı yoktur. 

Allâhü Teâlâ’yı bilmek bu sıfatları bilmek ile olur.

Kimse Allâhü Teâlâ’nın şânı büyük olan zâtını bilemez. Allâhü Teâlâ’nın zâtını bileyim diye düşünmek câiz değildir. Zîrâ akıl ile bilmek mümkün değildir. Allâhü Teâlâ şöyle midir böyle midir, diye akıllara ve fikirlere gelirse, Allâhü Teâlâ’nın zâtı ve sıfâtları akla gelen hayâllerin tamamından münezzehtir ve berîdir.

İSİMLERİMİZ: Erkek: Ârif, Kız: Ârife

2014 2015 TEOG 1.dönem sınav sonuçları açıklandı - TIKLA ÖĞREN

I
Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi kapsamında, merkezi ortak sınavların sonuçları açıklandı. Öğrenciler, sonuçları e-Okul üzerinden öğrenebilecek.

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi kapsamında, merkezi ortak sınavların sonuçları açıklandı. Öğrenciler, sonuçları e-Okul üzerinden öğrenebilecek. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre; Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi kapsamında, 26-27 Kasım ve 13-14 Aralık'ta yapılan ve 8. sınıflar I. dönem ortak sınavlarında adayların cevap kağıtları çift kontrol sistemiyle okutuldu ve her derse ait sorunun eşit ağırlığa sahip olduğu ortak sınavlarda öğrencilerin puanı hesaplandı. Sınavlar, 100 tam puan üzerinden değerlendirildi. Ortak sınavlarda öğrencilerin aldığı puanlar, 8. sınıf yıl sonu başarı puanı hesaplamasında da kullanılacak. Sınav sonuçları yazılı olarak öğrencilere gönderilmeyecek, e-Okul sistemine işlenecek. Öğrencilere sadece daha önceden belirlenmiş salonlarda değil, mazeretleri doğrultusunda da sınav yapıldı. Ayrıca sağlık ve engel durumundan dolayı sınavlardan önce mazeretlerini bildiren öğrenciler için her türlü tedbir aldı. 8. sınıf öğrencileri için uygulanan merkezi sistem sınavlarında, 67 öğrenciye evde, 3 öğrenciye hastanede ve 6 bin 121 özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciye tek kişilik salonda sınav uygulaması yapıldı.  SONUÇLAR İÇİN TIKLAYINIZ

8 Ocak 2015 Perşembe

KÖYLÜMÜZ HASTA

H. Ahmet ÖNGEL bır rahatsızlık geçırmiştir. Eski Araşt. Hast. Kardiyoloji Servisi zemin kat 17 numarada yatmaktadır. RABBİM cümle hastalara acil şifalar versin.
Kaynak: MAHMUT POLAT 

Kuranı sesli okumalısınız

Mevlüt Özcan
Bugün Nahl Suresi’nin 78’inci ayetini okumuş olmalısınız. Şimdi bu ayetin üzerinde biraz düşünelim: Ne diyor bu ayet bize, oradan başlayalım. Ayetin meali şudur:
“Öyle iken size:
Kulaklar,
Gözler,
Kalpler verdik.
Şükretmenizi istedik.”
Nimetlere şükür farzdır. DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

26 Aralık 2014 Cuma

DUR İSYAN ETME

Yılbaşı yaklaştıkça rezilliklerin dozajı giderek artıyor. Maksatlı bir şekilde İslâm coğrafyasına pazarlanan yılbaşı rezaleti, bu yıl da zinanın, alkolün, kumarın ve her türlü haram fiilin adresi olmaya hazırlanıyor. Haftalar öncesinden başlayan yılbaşı hazırlıklarında sona yaklaşılırken, Allah’a isyanın kapılarının aralandığı şer gecesi için tepkiler gelmeye devam ediyor. Yılbaşının Allah’a karşı küresel bir isyan dalgası olduğunu belirten ilahiyatçı yazarlar, Müslümanları bu oyuna gelmemeleri konusunda uyarıyorlar.
Yeni bir miladi yıl yine kapıda. Pusuya yatmış ahlaksızlık hortlamaya hazır. Yılbaşı kisvesi altında yapılacak türlü rezaletlere Müslümanların ortak olması içler acısı bir durum olarak karşımızda duruyor. “Haram” dediğimiz mefhum bir zamanlar Müslüman için korkutucu, çekindirici ve bağlayıcıydı. Normalleşti artık. Artık dindar değiliz çünkü, muhafazakârız. Kendi değerlerini ve kaidelerini hiçe sayan insanların Hıristiyan yortularına olan bu merakı başımızı derde sokacak boyutlara ulaştı. “Gece ayıbı örter” diye biliriz biz. Ama bu gece Müslüman’ın yılbaşı kutlama ayıbını örtemez.
Yılbaşı rezaletine son verilmeli
Din Görevlileri Birliği Derneği Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, Müslümanlar tarafından yılbaşı olarak kutlanan Hıristiyanlar gibi eğlenmenin İslam’da haram olduğunu bildirdi. Müslümanların kâfirlere benzemenin haram olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Artık Müslümanlar kutladıkları yılbaşı rezaletine son verilmelidir” dedi. /08
İnsanlar Kumara Teşvik Ediliyor
İlahiyatçı – Yazar Ahmed Kalkan: “Noel, (Müslümanların değil) Hıristiyanların kutsal kabul ettikleri gün. Onların Hz. İsa’nın doğduğuna inandıkları, daha doğrusu öyle varsaydıkları zaman. Onlar, Hz. Muhammed’i peygamber bile kabul etmezken, bizim onların tanrı olarak taptığı, oğul tanrı kabul ettiklerinin doğum gününü bayram kabul etmemiz, öncelikle gerçek Hz. İsa’ya hakaret değil midir? Hıristiyanlara sormak gerekmez mi, hiç tanrı doğar mı, kendini bile asılmaktan koruyamayıp ölür mü? Tanrı’nın doğum günü olur mu ki kutlansın? İnsanlar ne yazık ki kumara teşvik ediliyor” dedi.
İnsan kendinden üstün olanları taklit eder. Oysa islam dini tüm batıl dinlerin üstündedir.
Bu Bir Taklitçilik Hastalığıdır
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Efe: “Bir Müslüman eğer bir günü kutlayacaksa, o günü ya dini sebeplerden ötürü ya tarihi bir zaferi hatırlattığı için kutlar. Şimdi sormak lazım. Neden yılbaşı kutluyoruz. Ne dini ne de tarihi bir önemi yok bizim açımızdan. Yılbaşı kutlamaları tamamen bir taklitçilik hastalığının ürünüdür. İnsanlar daima kendilerinden üstün olduğuna inandıkları şeyleri taklit eder. Müslümanlar eğer yılbaşı gibi bize ait olmayan bir günü kutluyorlarsa bu bir taklitçiliğin eseridir. Taklit edenin taklit edileni kendisinden üstün görmesinin ürünüdür. İslam tüm batıl dinlerin üstündedir. Peki Müslümanlar neden kendini Hıristiyanlardan aşağı görüp onları taklit eder. Böyle bir tavır Müslüman’ın şahsiyetine yakışmayan bir durumdur” dedi.
Hesap Vermeye Hazırlanan Aklın Ürünü Değil
İlahiyatçı – Yazar       NUREDDİN YILDIZ: “Yılbaşı kutlamaları mezarı ebedi istirahat yeri sayan anlayışın ürünüdür. Hesap vermeye hazırlanan, ömrün muhasebesine doğru giden aklın ürünü değildir. Kâfirin din olarak kutladığı, şarap içtiği, eğlendiği bir günü bir Müslüman ne kadar taklit edebilir? Ben Mümin kardeşlerime yılbaşı kutlamayın demiyorum, diyemem. Utanırım bunu söylemekten. Namaz kılan bir Müslüman’a “içki içme” demek ne kadar söylenmeyecek bir söz ise, aynı şekilde Müslüman bir topluma “Yılbaşı bize ait değildir” diyemem. Denmesi gereksizdir” diye konuştu.
Rahmi Yolcu
Müslüman ülkelere sinsice pazarlanan yılbaşı rezaleti, bu yıl da tüm ahlâksızlıkları, aşırılıkları ve israflarıyla insanlarımızı zehirleyecek. İslam ile hiçbir alakası olmayan yılbaşı kutlamaları özellikle gençleri alkolün, uyuşturucunun ve gayr-i ahlâki her türlü pisliğin içine iterken, Müslümanların zihnindeki din algısını da erozyona uğratıyor.

Yılbaşı Kumar Demek, Zina Demek, Alkol Demektir
Nurettin Yıldız “Yılbaşı kutlamaları mezarı ebedi istirahat yeri sayan anlayışın ürünüdür. Hesap vermeye hazırlanan, ömrün muhasebesine doğru giden aklın ürünü değildir. Kâfirin din olarak kutladığı, şarap içtiği, eğlendiği bir günü bir Müslüman ne kadar taklit edebilir? Ben Mümin kardeşlerime yılbaşı kutlamayın demiyorum, diyemem. Utanırım bunu söylemekten. Namaz kılan bir Müslümana “içki içme” demek ne kadar söylenmeyecek bir söz ise, aynı şekilde Müslüman bir topluma “Yılbaşı bize ait değildir” diyemem. Denmesi gereksizdir. Ben bir Mümine bunu diyemem. Ama, alkolik Müslümanlara tepki gösterdiğimiz gibi, yılbaşını kutlayan Müslümana da seviyeli bir tepki gösteririz. Alkol içimize hangi tahribatı yapıyorsa, zina bize nasıl bir tahribat yapıyorsa, kumar bizi nasıl bataklığı sürüklüyorsa, yılbaşı kumar demek, zina demek, alkol demektir” diye konuştu.
Devlet Kumara Teşvik Ediyor
İlahiyatçı – Yazar Ahmed Kalkan ise Yılbaşı rezaleti hakkında Müslüman olduğunu söyleyip edip yılbaşı kutlayanlara çeşitli sorular yöneltti. Kalkan açıklamasında şu sorulara yer verdi: “Kur’an’da “asr”a yemin edilerek insanlığın hüsranından bahsedilir. Zamana dikkat çekilerek vaktini değerlendirmeyen insanların zararlı çıkacağı vurgulanır. Tam anlamıyla değerlendiremediğimiz bir yıl bitti, ölüm biraz daha yaklaştı diye sevinmek mi üzülmek mi gerekir? 2014 yılını tüm görevlerimizi yerine getirerek geçirmiş olsak bile, sevincimizi nasıl göstermeliyiz? Zaman nimetini veren Allah’a şükürle mi, O’na isyan ile mı? Müslümanın yıl başısı 1 Ocak mıdır, yoksa 1 Muharrem mi? 1 Ocak, Mekke’nin fethinin yıldönümüdür. İsyanla geçirmek yerine, bu gün ve gecede, günümüz Mekke’sinin ve içinde yaşadığımız yerlerin Asr-ı Saâdetteki Mekke’ye ne kadar benzediğini ve yeniden fetihleri gündeme getirmemiz gerekmez mi? “Yeni giren yılda nasıl daha iyi bir Müslüman olabilirim, İslâmî görevlerimi daha güzel nasıl yapabilirim?” diye plânlar yapıp düşünmesi gereken halk, eğlence adına haramları nasıl benimsiyor? Noel, (Müslümanların değil;) Hıristiyanların kutsal kabul ettikleri gün. Onların Hz. İsa’nın doğduğuna inandıkları, daha doğrusu öyle varsaydıkları zaman. Onlar Hz. Muhammed’i peygamber bile kabul etmezken, bizim onların tanrı olarak taptığı, oğul tanrı kabul ettiklerinin doğum gününü bayram kabul etmemiz, öncelikle gerçek Hz. İsa’ya hakaret değil midir? Hıristiyanlara sormak gerekmez mi, hiç tanrı doğar mı, kendini bile asılmaktan koruyamayıp ölür mü? Tanrının doğum günü olur mu ki kutlansın? Hıristiyanların Müslümanların takvimini, peygamberini, İslâmî hayat tarzını, yani inancını önemsemedikleri halde; biz hem de dinimiz yasakladığı halde, onlarınkini niye önemseyip onları taklit etme ihtiyacı hissedelim? İnsanlara yılbaşı bahanesiyle kumar sevdirilip oynatılıyor. Hayatında hiç kumar oynamamış insanlar dahi, devlet eliyle meşrulaştırılmaya çalışılan Milli Piyango ile kumara teşvik edilmiş olmuyor mu? Çarşılardaki çoğu mağazanın vitrinlerine baktığınızda Noel denilen Hıristiyan papazlarının bizimle alay ederek sırıttığını görmüyor musunuz? Kurban bayramlarında kesilen hayvanlara acıyıp hayvancıl geçinenlerin hindi katliamına, birkaç ağaç için ayaklananların binlerce çam devirmelere karşı niye seslerini çıkarmadıkları sorulmaz mı?

Bayram Havası Estiriliyor
Mustafa Özşimşekler Hocaefendi Yılbaşı hakkında yaptığı açıklamada, “Bazı çevreler yılbaşını kutlamak için hazırlıklar yapıyorlar. Barlar, gazinolar, AVM’ler yılbaşına hazırlanıyor. Yılbaşına özel programlar, çekilişler yapılıyor. Adeta bir bayram havası estiriliyor. Bu günü bir bayram olarak kutlamamız gerekecek hiçbir geçerli sebebimiz yok. Evet, miladi olarak bir yılı daha geride bırakıyoruz. Bizimle bir alakası varsa o da miladi takvimden ötürüdür. Ömrümüzden bir sene daha düşüyor. Oturup onun muhasebesini yapmamız gerekir. Eksiklerimiz, noksanlarımız nelerse onları gidermemiz gerekir” diye konuştu.
Yılbaşı Küresel Bir İsyandır
İlahiyatçı – Yazar Mehmet Talu ise yaptığı açıklamada Yılbaşı rezaletine tepki göstererek, “Miladi yılbaşının biz Müslümanlar açısından hiçbir önemi yoktur. Sadece milletlerarası bir takvim başlangıcıdır. Ama ne yazık ki, bu miladi yılbaşıyla milletimiz batıdan doğuya, kuzeyden güneye, yediden yetmişe bir şekilde alakalı oluyor. Fakat biz Müslümanların gerçek benliği olan Hicri yılbaşından kimsenin haberi yok. Müslümanlara miladi ayları sorsanız hepsi tek tek sayar, Hicri ayları ise birçoğumuzun haberi yok. Oruç tutmak gibi, hac gibi, kurban kesmek gibi birçok ibadetimiz bu aylara göre yapılmaktadır. Müslümanlar öz benliklerini ihmal edip, gayr-i Müslimlerin inançlarını hayatlarına tatbik etmelerinin neticesi olarak İslâm dünyasının bu kaos hali karşımıza çıkıyor. Bir Müslümanın kesinlikle Yılbaşı eğlencelerinde yer almaması gerekir. O gece bütün dünyada Allah’a karşı küresel bir isyan oluyor. Yılbaşının gerek kültürel, gerek sosyal, gerekse dini olarak bizimle hiçbir alakası olamaz” cümlelerini kullandı.
Bizim İki Bayramımız Var
Mustafa Özşimşekler, Yılbaşı gecesi için bir kısım insanlar adeta isyana hazırlanıyor. Toplumsal isyan gibi. Öyle ya, Allahu Teala’nın yasak kıldığı, haram saydığı bir takım işleri, fiilleri yapmak için insanlar birbirleriyle yarışıyor. Bu konu da Müslümanların Kur’an-ı Kerim’e, Hasdis-i Şeriflere bakıp nasıl bir tavır takınacağını belirlemesi gerekiyor. Bizlerin Hıristiyanların dini bayramı olan böyle bir geceyi kutlamayacağımızı, hatta bu geceyi kutlamaya karşı olduğumuzu Allahu Teala’ya da ispatlamamız gerekir. Bizim iki bayramız var. Biri Ramazan Bayramı,  diğeri ise Kurban
Bayramı. İkisini de geride bıraktık. İnsanlarımızın Hicri yılbaşından  haberi yok. Hicri yılbaşı
geldi mi gelmedi mi, ne zaman gelecek bunu bilmiyorlar. Hicri yılbaşından haberi olmayan bazı kardeşlerimiz miladi yılbaşı için hazırlanıyor” ifadelerini kullandı.
Bu Müslüman Kafası Olamaz Bu Müslüman Kafası Olamaz
Nurettin Yıldız, “Bazı insanlar ne kadar akıl nimetinden yoksundur ki mezara bir yıl daha yaklaştığı için şenlikler yapıp, eğlenceler düzenler. Ölen birisine matem töreni yapılıyor, eceli bir yıl daha kendisine yaklaşan birisi ise kutlama yapıyor. Bu Müslüman kafası olamaz. Bu olsa olsa yaşamayı bu dünyadan ibaret kabul eden, cennetten hiçbir umudu olmayan, cehennem kütüğü olarak yaratılmış bir insanın aklı olabilir. Yani kâfir aklı olur.  Kapitalist, liberal, Avrupalının aklı olur. Müslüman bu dünyayı bir ağacın altında gölgelenen yolcu gibi kabul ettikten sonra, gölgelendiği ağacın altında mezara biraz daha yaklaştığı için törenler yapan bir insan olarak yaşayamaz. Adı ne olursa olsun yılbaşı kutlamak batıldır. Ölümle oynamak, ölümü yok saymaktır.

Din Görevlileri Birliği Derneği Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, Müslümanlar tarafından yılbaşı olarak kutlanan Hıristiyanlar gibi eğlenmenin İslam’da haram olduğunu bildirdi. Müslümanların kâfirlere benzemenin haram olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Artık Müslümanlar kutladıkları yılbaşı rezaletine son verilmelidir” dedi. Yılbaşı adı altında kutlanan Noel’e tepki gösteren DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Yıldırım yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Kâfirlere benzemek haramdır. Kim onlara benzerse o da onlardan olur. Kumarın her çeşidi dinimizde haramdır” ifadelerine yer verildi.
İslam Terihinde Benzeri Yok
Günümüzde yaşanan yılbaşı kutlama rezilliklerinin, İslam tarihi boyunca hiçbir dönemde görülmediğine işaret eden Yıldırım, “Hıristiyanların Noel kutlamalarına benzer şekilde, yılbaşında yaşanan çılgınlıkların dinimizde yeri yoktur. İslam geldiği günden beri değiştirilmeden ilk safiyetiyle elimizdedir. Müslüman olan halkımız, yılbaşı kutlamaları adı altında Hıristiyanlaştırılma operasyonlarına asla kapılmamalıdır” dedi.
Ayetler Uyarıyor
Ayrıca yılbaşı dolayısıyla devlet eliyle oynatılan çeşitli piyango ve kumarların da İslam’a aykırı olduğunu belirten Muhittin Yıldırım, Kur’an-ı Kerim’de, hem İslam düşmanlarına benzemenin hem de piyango adı altında halka kumar oynatmanın asla caiz olmadığını beyan ederek şu ifadelere yer verdi: “Yüce Rabbimiz Maide Suresi 90’ıncı ayette “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans oyunları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.” buyurmuştur. Ayrıca yine Maide Suresi’nin 51’inci ayeti kerimesinde “Yahudileri ve Hıristiyanları asla dost edinmeyin” buyurulmaktadır. Bu dostluk aynı zamanda onların adetlerine ve geleneklerine uymayın demektir. Bu durumda Müslümanlar Hıristiyanlarca ilah olarak bilinen bir kişinin doğum gününde asla kutlama yapmamalıdırlar.”
Diyanet Görevlileri Çekinmeden Halkı Uyarmalı
Diyanet İşleri Başkanlığı’na, duyarlı bütün sivil toplum örgütlerine ve kanaat önderlerine de çağrıda bulunan Yıldırım, şunları kaydetti: “Bütün din görevlisi kardeşlerimiz halkı her türlü iletişim vasıtalarıyla uyarmalı ve bu çılgınlıklara son verilmesi için Allah’ın ve Resulü’nün emirlerini hiç çekinmeden halka beyan etmelidir. Müslümanların bu gecede işlenecek tüm günahlardan uzak kalmalarını ifade etmeleri gerekmektedir. Peygamber Efendimiz (sav) “Kim kendini bir kavme benzetirse o da onlardan olur” ve “Bizim yolumuz müşriklerin yolundan ayrıdır” buyurmuştur.”

22 Aralık 2014 Pazartesi

NEREYE GİTTİLER

 
Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teâlâ’ya mahsustur. Kâinat’ın zerresi adedince, Salât ve selam bütün insanlığın Efendisi, Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘e âline ve ashabına olsun.
 
Değerli okurlarım! Dünya fanidir. Dünyadaki her şey de fanidir. Baki olan yalnız Allahu Teala’dır. O halde bü fani dünyada kimse kalmayacaktır. İstesede istemese de herkes yolcudur. Ahiret yolcusudur. Dönüş Mevla Teala’yadır.
İşte ölümle ilgili ayeti kerimeler..
 
Mevla Teala Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurur.”Her nefis ölümü tadacaktır” (sonra yaptıklarının karşılını görmek üzere) bize döndürüleceksiniz” (Ankebut suresi–57-)
 
“Her nerede olursanız, ölüm sizi bulacaktır. Velev ki, tahkim edilmiş yüksek kalelerde bulunun.”.(Cuma Suresi.8) “Şüphesiz biz, hem diriltir ve hem de öldürürüz. Dönüş bizedir. (Kaf Suresi.43)
 
Ayeti kerimeler açıkça gösteriyor ki, herkes ölecek ve dönüş Allahu Teala’ya olacaktır. Ecel saatini değiştirmek mümkün değildir. Ölümün çaresi ve ilacı da yoktur. İlahi kanun böyledir.
 
Mevla Teala kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerimde bize haber vermiştir ki, bu dünyadan çok milletler gitmiştir. Güzeller güzeli (s.a.v.) de bize Hadisi şeriflerinde bize bildirmiştir ki, nice insanlar gitmiştir. İyilerde gitmiştir. Kötülerde gitmiştir. Ancak gittikleri yerler elbette farklıdır.
 
Kur’an-ı Kerim’in beyanına göre: “İyiler hiç şüphesiz, naim cennetindedirer. Kötüler ise cehennemdedirler” (İnfitar suresi.13)
Malına, mülküne, ordularına güvenip Allahu Teala’yı unutan nice sultanlar gitti. Cihana hükmeden hükümdarlar gitti. Allah diyenleri yakmak isteyen Nemrutlar gitti.
 
Hakkın sesini kısmak isteyen firavunlar gitti. Geniş hazinelerine mağrur olan Karunlar gitti.
 
Ölümle beli kırılan Kisralar gitti.Alahu Teala’nın sevgili Habibi Hz Muhammed (s.a.v.) öldürmeye kalkan Ebu Cehiller Ebu Lehepler gitti.İslamı ve Kur’an-ı hayat nizamı olmaktan çıkarmaya çalışan Tağutlar gitti. Hastalıklara ilaç yazan doktorlar gitti.
 
Şimdi nerde o kahkaha atan yüzler? Nerde o parlayan gözler? Nerde o konuşan diller?.nerede o servetine,makamına mağrur olup ahireti unutanlar? Nerede o saraylara sığmayan hükümdarlar? Nerde savaş meydanlarında zaferden zafere kaşan komutanlar?
Zaman onları eritmedimi? Muhteşem saraylardan mezar çukuruna, yumuşak döşeklerden sert toprağa, lezzetli yemeklerden böceklere yem olmaya gitmediler mi? Malları evlatları dostları onları ölümden kurtarabildi mi?
 
O halde, bu dünyaya gelenler hep gittiler. Sırası gelenleride bir bir yolcu ediyoruz. Sıra bize de gelecektir ve bu uzak değildir. Bu sebeple ölüme hazırlık yapmaktan başka çaremiz yoktur. Güzeller güzeli bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurdular.
 
”Dünyada bir garip veya bir yolcu gibi yaşa”(Buhari) O halde, yolcusun. Herkes gibi gidiyorsun. Sarılacağın kefen çoktan dokundu. Varacağın yer topraktır. Evin mezardır. O mezar ki etlerini yiyip kemiklerini çürütecektir.
 
 
Hesap verme yerin mahşer, gideceğin erin cennet veya cehennemdir. Biz cennete layık olmaya çalışalım. Ölümden hesaptan kurtuluş yoktur. Ne kadar yarsan yaşa bir gün öleceksin. Mevla Teala Kuran-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır.
 
Ölüm baygınlığı gerçek olarak gelmiştir. İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir.” (Kaf Suresi.19.)
 
Hesap vakti yaklaşmıştır. Herkes gibi bizde gidiyoruz. Gitmemeye gücümüz ve imkânımız yoktur.
Her gün döşek sermeden yatırdığımız, yanına ekmek koymadan gömdüğümüz insanların bu halinden ibret alalım. Mevla Teala’ya kulluk vazifelerimizi tam yapalım. Efendimiz (s.a.v.) in izinden ayrılmayalım.Unutmayalım ki,ahiret nimetleri bu dünyada kazanılır.Rabbim.ahire tini dünyada kazananlardan eylesin..

MAŞALLAH VAN GÖLÜ DEĞİL, TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜ GÖLETİ

TORTUM GENEL GÖRÜNÜM

2012 ADRESE DAYALI TORTUM NUFÜSÜ

KÖYLER

TOPLAM

ERKEK

KADIN

Tortum

4052

2137

1915

Akbaba

203

104

99

Aksu

277

128

149

Aktaş

98

48

50

Alapınar

106

49

57

Arılı

162

80

82

Ballı

39

23

16

Çakıllı

65

32

33

Çardaklı

76

36

40

Çaylıca

119

53

66

Çiftlikköy

71

36

35

Çivilikaya

92

47

45

Demirciler

280

134

146

Doruklu

72

37

35

Esendurak

150

65

85

Hamidiye

47

21

26

İncedere

298

155

143

Kapıkaya

94

45

49

Karlı

170

76

94

Kazandere

305

152

153

Kemerkaya

30

14

16

Kırmalı

54

22

32

Kireçli

159

72

87

Meydanlar

129

63

66

Peynirli

128

65

63

Taşbaşı

132

64

68

Taşoluk

72

36

36

Tatlısu

15

8

7

Tipili

147

62

85

Tortumkale

239

110

129

Vişneli

166

77

89

Yağcılar

122

52

70

Yamankaya

119

56

63

Yellitepe

95

47

48

Yukarısivri

483

235

248

Yumaklı

200

100

100

Ziyaret

210

101

109

Bucak toplamı

5.224

2.505

2.719

(B) Bağbaşı

2.175

1.065

1.110

Çataldere

15

9

6

Derinpınar

343

165

178

Dikmen

479

229

250

Gökdere

204

112

92

(B) Pehlivanlı

1.371

664

707

(B) Serdarlı

2.563

1.253

1.310

Suyatağı

182

91

91

(B) Şenyurt

2.977

1.458

1.519

Uzunkavak

434

207

227

Yazyurdu

59

34

25

Bucak toplamı

10.802

5.287

5.515

İlçe toplamı

20.078

9.929

10.149

2008'DE NASILDI TIKLAYINIZERZURUM'UN, TORTUM'UN TORTUM'UN KÖYLERİNİN NUFUSU (2008)

DEREAĞZI HAVUZ YAPIMI 2010