ERZURUM HABERLERİ

16 Nisan 2014 Çarşamba

Abdestle Gelen Sağlık

Müslümanlar her namaz vaktinde abdest alır ve Rablerinin huzuruna abdestli çıkarlar. Abdest dini bir vecibedir fakat bunun dışında çeşitli hikmetlere sahiptir. Nedense Batı’nın tespit ettiği hususları hayatımızın merkezine koyar ve hemen yapışırken kendimizden olana sırt döneriz. Oysa yerine getirmekle sorumlu olduğumuz ibadetlerin sağlığımıza da katkıları vardır.
İnsan bedeni statik elektrik üretiyor, bu durum kişide duygusal dalgalanmalara neden oluyor. Statik elektrik kişinin teninde birikiyor ve atılmadığında strese neden olabiliyor. Abdestle bu akım gidiyor ve kişi rahatlıyor
1- Abdestle el yüz ve ayaklar yıkanır. Bu durum mikropların atılmasını sağlar ve vücutta bakteri oluşumunu engeller.
2- Burnun yıkanması ile birlikte toz ve mikropların vücuda girmesi önlenmiş olur
3- Başın mesh edilmesi kişiye dinçlik verir.
4- Abdest kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olur.
5- Abdestle birlikte vücudun elektrik dengesi sağlanmış olur. Kişi bu vesile ile psikolojik gerginlikten kurtulur.
6- Abdestin dolaşım sistemi üzerinde olumlu etkileri vardır, damarlardaki sertleşmeyi önlüyor.
7- Lenf sistemi daha düzenli çalışıyor
8- Bademcilikler temizlenerek uyarılır
9- Suyun ağızda gargara yapılması diş etleri hastalığına ve iltihaplanmalara engel oluyor
10- Ayakları yıkamak ayakta oluşacak bir takım rahatsızlıkları ortadan kaldırıyor.
11- Elleri yüzü yıkamak damarlardaki kan dolaşımını hızlandırıyor.

10 Nisan 2014 Perşembe

TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜNDE RAHMETLİ OLDU

O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler (Ali imran 156)

Köyümüz sakinlerinden  Nevriye BÜYÜKKAYA 10 Nisan 2014'te rahmetli oldu. Cenazesi bugün Tortum Demirciler Köyü'nde kaldırılacaktır.Yakınlarına da sabır versin
Merhumeye ve cümle geçmişlerimize bir fatiha okumayı unutmayalım. 

8 Nisan 2014 Salı

TEVFİZNAME


İnsan ne kadar bilgili olursa olsun, onun bilgisi ancak duyu organlarıyla elde ettiklerine bağlıdır. Vereceği kararlar da dış görünüşlere göre olur. Olayların iyi veya kötü olduğu, bunlardan doğacak fayda ve zararları tecrübe ile bilir. Çoğu zaman tecrübeye de imkân bulamaz. Tecrübeye bakıldığı zaman da iş işten geçmiş olur. Kısacası insan, hadiselerin ancak dış yüzünü bilir. Bazen de insanın nefsi, dinen daha elverişli olandan tiksinir, bazen de bunun tersini sever.
ALLAH Teâlâ ise, her şeyi yaratan Kendisi olduğundan her şeyin dışını da içini de bilir. Ve insanların faydasına olan şeyleri emreder, zararına olan şeyleri de yasaklar. 
Bu sebeple bütün İslâmî hükümler insanların arzularına, tabiî meyillerine değil yükümlülükten hâsıl olacak sonucun iyi veya kötü, hayırlı veya hayırsız, faydalı veya zararlı ol¬masına dayanmaktadır. Tecrübelerden anlaşılmıştır ki insan var oluş gayesi itiba¬riyle faydalı olan bazı şeyleri arzulayabilmekte, hatta bunlara karşı direnebilmekte, za¬rarlı olanları da bazen şiddetle, ısrarla isteyebilmekte, engellen¬meye karşı direnebilmektedir. Hikmetten yeterince nasip almamış ve olgunlaşma¬mış nefis, bu durumda iken kendine ağır gelen yükümlülüklerle eğitilmeli, aklın, hikmetin ve ahlâkın eksenine çekilmelidir.
Binaenaleyh ALLAH Teâlâ’nın emrettiği bir şey görünüşte hoş olmasa da gerçekte hoştur. Cenâb-ı hak şöyle buyuruyor:
“....Olabilir ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız, ama o, sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki siz bir şeyi seversiniz, ama o, sizin için bir şerdir, kötülüktür. Bunu ancak ALLAH bilir, siz ise bilmezsiniz.”  (Bakara Sûresi: 216)
Bu sebeple ayet-i kerime gereğince, bu olaylardan alacağımız ders: Bazen hoşumuza gitmeyen şeylerin hakkımızda hayırlı olduğudur. Evet, nice üzüldüğümüz şeyler vardır ki sonunda bizim için çok hayırlı olmuş ve nice sevdiğimiz şeyler vardır ki bizim için kötü sonuç vermiştir.
 Meselâ: Hudeybiye andlaşmasının bütün maddeleri, görünüşte Müslümanların aleyhine idi. Bu nedenle Müslümanlar büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. Bu andlasmayı bir aşağılanma, bir küçük düşürülme olarak kabul ettiler. “Sen ALLAH Teâlâ’nın Resûlü değil misin? Davamız hak dava değil mi? Bu zilleti neden kabul ediyoruz?” diyen Hz. Ömer (R.A.)nun sözleri, Müslümanların genel üzüntülerinden doğan tepkinin dile getirilişinden başka bir şey değildi. Fakat bütün bunlar taviz olarak görülüyorsa da, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bunu kabul ediyor. Çünkü O, sahabesinin göremediklerini görüyordu. ALLAH Teâlâ ve Resûlü neyin hayırlı, neyin şer, neyin izzet, neyin zillet olduğunu daha iyi biliyordu. Nitekim maddelerin hemen hepsi, daha sonra Müslümanların yararına tecelli etti. 
O halde biz elimizden geldiği, gücümüzün yettiği kadar faydalı işler yapmaya, durumumuzu düzeltmeye, kötü sonuç doğuracak işlerden kaçmaya, tehlikelerden sakınmaya çalışmalıyız.
Fakat, başımıza bir olay geldiği, hoşumuza gitmeyen, bizi üzen bir olayla karşılaştığımız zaman da kendimizi üzüntü girdabına atmak yerine sabretmeli, işin sonunu beklemeliyiz. 
ALLAH Teâlâ’nın takdiri ne şekilde tecelli ederse etsin, mutlaka hakkımızda hayırlıdır. Atalarımız: “İnsanın gücüne giden şey, hakkında hayırlıdır” demişlerdir.
Bir babanın, küçük çocuğunu bazı şeylerden menetmesi, çocuğun zoruna gitse de onun faydasınadır. Doktorun verdiği ilaç, acı olsa da hastanın şifasına vesile olur. Doktor, zulmünden değil, şefkatinden ötürü o acı ilacı hastaya vermektedir. Hastanın her arzu ettiğini vermek, onu ölüme sürükleyebilir.
Şayet ALLAH Teâlâ da sana istediğin bir şeyi vermiyorsa, seni zengin etmiyor, fakir yaşatıyorsa, seni çocuksuz yapmışsa veya çok sevdiğin bir şeyi elinden almışsa üzülme, sabret; bu hoşuna gitmeyen işlerin içinde senin için kimbilir nice faydalar vardır! Ya bu vesile ile ALLAH Teâlâ sana ileride çok faydalı şeyler verecek, yahut seni bu olaylarla deneyip ruhunu olgunlaştıracak, manevi dereceni yükseltecektir.

İMAM-I AZAM'DAN NASİHATLER


İmam-ı Azam Hazretleri'nin oğlu Hammad'a -eğer tatbik edilirse- dünya ve âhiret bahtiyarlığına eriştirecek vasiyetleri:

1.    Allâh'tan kork, âzâlarını günahlardan koru ve takva sahibi ol. Allâh'ın kulu olduğunu bilerek onun emirlerini yerine getir.

2.     Amel etmek için muhtaç olduğun ilmi daima tahsile çalış, cehaletten kurtul.

3.  Dinine ve dünyana faydalı olacak kimselerle arkadaşlık yap,

4.  Nefsine rıfk ve adaletle davran, zulmetme.

5.  Müslüman veya zimmî; hiç kimseye düşmanlık ve eziyet etme.

6.  Allâh'ın sana verdiği mal, mülk ve makama kanaat et.

7.  İnsanlara muhtaç olmamak için çalış.

8.  İnsanların sana hürmet nazarıyla bakmasını arzu etme.

9.  İzni olmaksızın kimsenin işine karışma.

10.   İnsanlarla karşılaştığında selâm ver; onlara az, güzel ve tatlı söz söyle; iyi insanları sev, kötü insanları idare et.

11.  Allâh'ı çok zikret ve Resûlullah'a (s.a.v.) da çok salavat getir.

13. Her gün muhakkak Kur'ân-ı Kerîm oku, sevabını Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) bağışla.

14.  Bütün sırlarını gizle.

15.  Komşuna iyilik yap ve onlardan gelen eziyetlere sabret.

16.    Ehl-i Sünnet vel-Cemaat mezhebine sımsıkı sarıl, ona göre amel et, cehalet ve dalalet ehlinden uzaklaş.

17.  Her işte niyetin daimâ halis olsun, helal yemeye gayret et.

18.   Sıhhatli iken Allâh'ın azabından korktuğun gibi onun rahmetinden de ümidini kesme ve;

19.  Ölüm hastalığında Allâhü Teâlâ'nın merhametinden ümidli ol.

2 Nisan 2014 Çarşamba

DÜŞ DE GÖR

Binlerce omuz üstünde giderken, on binlerce el alkışlarken, otobüsün ilerlerken şehrin evlerinin pencerelerinden yoluna gül yaprakları saçılırken o manzarayı bir de düş de gör.
Alkış tutan ellerin ayakları altında çiğnenirken, “Yaşa, Varol, başımızdan eksik olma” diye bağıran dillerin diken gibi battığını düş de gör.
Yüzüne karşı sahte gülücüklerle el-pençe divan duranların haince arkadan hançer sapladığını düş de gör.
Aslında bizi düşüren onlar değil.
Düşkünlük düşürür Bizi.
Makam düşkünü, servet düşkünü, şehvet düşkünü olanlar gözünü hedefe kilitleyince tuzakları göremezler.
Alkışlar, kulaklarınıza gelecek doğru sözleri engelleyen tuzaklardır.
Omuzlarda gezerken sizi taşıyan o omuzlar, sizin ayağınızı yerden kesen kaydıraklardır.
Sinek bal tabağını uzaktan görürmüş.
Ne olduğunu araştırmak için tabağın kenarına konarmış.
Önce hortumunu daldırırmış. Tatlı gelince farkına varmadan ayakları, sonra kanatları bala dalarmış.
Tam karnı doyunca  “Şimdi kartallar gibi yücelerden uçarım” dermiş ama kanatlarını kıpırdatamazmış ve balın içinde ölür gidermiş.
“Ben, mala, makama, kadına aldanmam” demeyelim.
Biz Yusuf Aleyhisselâmın dediğini diyelim “Rabbim, hapishane bana, onların (zinaya) çağırmasından daha sevimlidir. Eğer sen bu kadınların tuzağını benden çevirmezsen, ben onlara meyl ederim ve cahillerden olurum.” (Yusuf süresi ayet 33)
En yakınlarınız, yıllardır arkasında sakladığı küflü hançerini arkanızdan sapladığında, alkış tutanların ayakları altında debelenirken karamsar olmayın, ümitsizliğe düşmeyin.
İşte bu günlerde o sizin adını unuttuğunuz, görmezden geldiğiniz, yüz vermediğiniz kadim dostlarınız gelecek ve aranızda hiçbir şey olmamış gibi sizin gönül yaranıza, merhem, hançer yarasına panzehir olacak.
Bunlara “Kara gün dostu” denir.
Her ne kadar Şah İsmail:
“Biz de biliyoruz dostu kardaşı
Bulamadım bir kara gün yoldaşı
Dost geçinip bize gülen kallaşı
Bahasıdır satmak gerek bir pula”
Dese de “Kara gün dostu” her zaman olur.
Düşüncesiz iş ve sözleriyle kendisi millete bela iken belaya düşenler de karamsar olmasınlar.
Elden ayaktan düşmeden Hakka yönelip yanlışlarının afvını istesinler.
Hak onu severse halka sevdirir.
Siyaset girdabında boğulurken Allah ona bir “Kara gün dostu” gönderir ve boğulmaktan kurtarır
Her ne kadar Mehmet Akif merhum:
“Ya bu âlemde vefâ yok zâten,
Ya vefâsız bütün ebnâ-yı zaman;  (Zamane çocukları)
Kime ok atmayı öğrettimse
Sonra bir gün beni de aldı nişan!”
dese de,
Şemsi Belli aynı anlamı:
“Taş yağmuruna tutmuşlardı dört koldan
Başı, bağrı açıktı
Bir tabanca verdim savunsun diye
İlk kurşunu
Bana sıktı”
Dese de,
“Vefasız dost, ışığı olmayan mum gibidir” demişler.
Biz kendimizi yakma pahasına da olsa ışık vermeye devam edeceğiz.
Dana, büyüyünce anasını tanımasa da anne yavrusunu emzirmeye devam eder.
Gözümüzü oyacaklarını bilsek de biz, bülbülün hatırı için karga beslemeye devam ederiz.
Civciv kendi kabuğunu beğenmese de yumurta yumurtalığını yapmaya civciv çıkarmaya devam edecek.
Dostlarımız, bizim dünyamızı karartsalar da biz “Kara gün dostu” olduğumuzdan, biz onların dünyalarını aydınlatacağız.
“Eski dost düşman olmaz” diyeceğiz ve dostlarımızın hiç birini defterden silmeyeceğiz.
Deniz sahilinde denizin içinde bir taşın üzerine bir tahtıravalli konmuş.
Tahtıravallinin iki ucuna iki kafes konulmuş.
Kafeslerden birindeki kuşun kapısı açılmış.
Öbürününki açılmamış. Kafesten çıkan kuş uçup gitmemiş, kafesin üzerine çıkmış ve orayı terk edemiyor.
Çünkü o göklerde özgürlüğün tadını çıkarırken öbür kafesteki denizin dibine batıp boğulacak.
“Altta kalanın canı çıksın” diyenler, bir daha “Kuş beyinli” deyimini kullanmasınlar.
Bizim hem sözümüz hem davranışlarımız hem özümüz güzel olsun.
Dostlarımızı söz ve davranışlarından ziyade özlerine göre değerlendirelim.
Dostumun kirli çamaşırlarını sermemiz için düşman, altından ip gerse,
Gazete ve ekranlarını açsa,
Biz, gözyaşıyla o kirleri yıkayacağız.
Yanan yüreğimizin ateşiyle kurutacağız ama teşhir etmeyeceğiz.
Rabbimize kulak vereceğiz:
“İyilikle kötülük denk değildir. Kötülüğü en güzel olanla gider. O zaman birde bakmışsın ki seninle arsında düşmanlık olan kişi sanki sıcacık bir dost oluvermiş.” (K. Kerim  Fussilet 34)  
Bu ayetin tefsirini “Şifa tefsiri 7/24” inden bir okuyuverin.

29 Mart 2014 Cumartesi

2014 YGS Sonuçları Açıklandı Tıkla Öğren

ÖSYM, geçen sene sekiz günde açıkladığı YGS sonuçlarını bu yıl daha da erken açıkladı. 2 milyon 7 bin 685 öğrencinin girdiği YGS, sonuçları belli oldu. Adaylar sınav sonuçlarını ÖSYM'nin internet sitesinden T.C kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecek. 2014-YGS Sınav Sonuç Belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek.
SONUCUNUZU ÖĞRENİN
Sınava giren adayların cevap kağıtları daha sonra erişimlerine açılacak. Adaylar, kendi cevap kağıtlarının görüntüsüne, ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden T.C kimlik numaraları ve şifreleri ile erişebilecek.
TAM PUAN ALANLAR AÇIKLANMAYACAK
ÖSYM bu yıl sınavda 500 tam puan alan adayları açıklamayacak. Ancak adaylardan izin alındıktan sonra ÖSYM adayların bilgilerini paylaşacak.
SIRA LYS'DE
Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri olmak üzere 4 bölümden 160 sorunun sorulduğu sınav 23 Mart günü tüm Türkiye genelinde sorunsuz olarak yapılmıştı.
YGS'de en az bir puan türünde 140 ve üzeri puan alanlar, iki yıllık üniversitelere yerleşebilecek, 180 barajını aşanlar ise ikinci sınav olan Lisans Yerleştirme Sınavı 'na (LYS) girebilecek. LYS ise beş ayrı oturumda 14-15 ve 21-22 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.

23 Mart 2014 Pazar

2014' te Yaz saati uygulaması ne zaman?

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün yurtta saatler, 31 Mart Pazartesi günü saat 03.00'dan itibaren bir saat ileri alınacak.
Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün yurtta saatler, 31 Mart Pazartesi günü saat 03.00'dan itibaren bir saat ileri alınacak. 30 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimler nedeniyle yaz saati uygulaması bu yıl 1 gün gecikmeli başlayacak.
Bakanlar Kurulunun 16 Şubat tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararı doğrultusunda mart ayının son günü yaz saati uygulamasına geçilecek.
Buna göre, gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün yurtta saatler 31 Mart Pazartesi günü saat 03.00'dan itibaren bir saat ileri alınacak.
Saatler 26 Ekim Pazar günü saat 04.00'dan itibaren de bir saat geri alınacak.
Bu yıl yaz saati uygulamasında 1 günlük bir gecikme olacak. Daha önce 30 Mart Pazar günü saat 03.00’da geçilmesi planlanan yaz saati uygulamasına yerel seçimler nedeniyle 31 Mart Pazartesi günü geçilecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Bakanlar Kurulu'nun vatandaşların seçim zamanında saat değişikliğinden etkilenmemesini düşünerek böyle bir karar aldığını belirterek, "Belki 1 saatten dolayı herhangi bir partinin oy kaybına sebep olmaksızın bu gerçekleştirilmiş olacak" değerlendirmesinde bulunmuştu.

21 Mart 2014 Cuma

ERDOĞAN ERZURUMDA MAHŞERİ BİR KALABALIĞA HİTAP ETTİ


Başbakan Erdoğan yerel seçim çalışmaları kapsamında Erzurum'da konuştu. Başbakan MHP ve Fethullah Gülen'e yüklendi. İlk kez Erzurum'da Gülen'in yaptığı bir olayı anlattı. Gülen,  Erzurumlu Sadi Hoca'yı şikayet ederek jandarmaya tutuklatmış" dedi.
İşte Erdoğan'ın Erzurum konuşması:
Bugün bir başka güzelsin Erzurum. Kazım Karabekir'i, Nene Hatun'u, Şükrü Paşa'yı, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Erzurum'da dağ Allah-u Ekber'dir. Erzurum bugün iradesine sahip çıkıyor.
Ey Dadaş sen bu ülkede olduğun sürece bu ülkeye Allah'ın izniyle bir şey olmaz. Rabbim her birinizden razı olsun. Dadaşların analarından razı olsun.
"ERZURUM BİZİM  NE DEDİĞİMİZİ ANLIYOR"
Kardeşlerim Erzurum mitingi bizim için çok önemli. Erzurum bizim ne demek istediğimizi anlıyor. Erzurum evliyanın şehridir. Bu topraklardan nice alimler yetişti. Solakzade efendi. Hacı Salih Efendi. İbrahim Hakkı hazretleri.
Erzurumlu sahte veliyle gerçek veliyi ayırır. Vatanseverle fitnecileri ayırır. Pensilvanya'daki zatın başka hesap yaptığını hesap edemedik.
"SADİ HOCADAN DERS ALIP YETERSİZ DEMİŞ"
Şurada enteresan başlıklar var. Erzurum'da nelerin yaşandığını anlatmamız lazım.
Bu zat gençliğinde Sadi hocadan ders aldığını Sadi hocanın yetersiz olduğunu söylüyor. Ve bu yüzden medreseden ayrılmış.
"BU ZAT SADİ EFENDİYİ TUTUKLATTI"
Bir gazeteci kardeşimiz Nakip efendiye ulaşmış Nakip efendi de bunu anlatmış.
Jandarma geliyor Sadi hocaya kelepçe takıyorlar. Erzurum ayağa kalkıyor. Jandarma'ya şikayet eden bu pensilvanyadaki zatmış. Atatürk'e hakaret ediyor diye şikayet etmiş ve Sadi efendiyi tutukladı.
SEN KILIÇDAROĞLU VE BAHÇELİ'YLE HAŞR OLACAKSIN
Burs, himmet bunlar nereye gitti CHP'ye ve MHP'ye. Kişi sevdikleriyle beraber haşrolunur. Kılıçdaroğlu'yla, Bahçeli'yle, BDP'yle haşrolcaksın.
Bu ülkenin Başbakanına hain diyecek kadar yerdesin. Bunun hesabını vereceksin. Said Nursi'yi sürdüler o tekrardan ülkesine döndü.
PENSİLVANYA'DA NE İŞİN VAR
Pensilvanya'da inzivadaymış ne inzivası. Mekke'ye, Medine'ye git. Erzurum'a gel. Konya'ya gel. Hoca Bektaş'ın Ankara'da inzivaya çekildiği yeri görün.
Bunlar yıllarca bizi de Türkiye'yi de dünyayı da aldattılar. Bunların yüzü dost arkadan hançerlemek için fırsat kolluyor.
Erzurum'dan kovulduktan sonra hiçbir yerde barınamamış.
Alvarlı Efe Efendi 1950 seçimlerinde diyor ki; bana vekalet edin oy kullanın kabul etmezlerse benim koluma girin sandığa gitmeliyim. Yarın ahirette CHP'ye karşı bir oyum vardı onu da kullandım diyeceğim.
Bu zat CHP'ye, MHP'ye çalışıyor. Kendisine dünya imparatorluğu kurmaya çalışıyor. Bir ceketim var diyor. Yalan hepsi yalan. CHP, MHP, Holdingler, ananaslar, kurban derileri, himmetler sığıyor. Bu ne ceketmiş.
1999'da kaçıp gitti. Ben gel diyorum. Türkçe olimpiyatları benim için kapandı. Bizden stad alamazlar, kapalı spor salonu alamazlar. Artık o defter kapandı.
ERZURUMLU YİĞİDİ İÇİŞLERİ BAKANI YAPTIK
Biz bunların hakkından geldik. Erzurumlu bir yiğidi İçişleri bakanı yaptık. Bu paralel yapıyla mücadel ediyor. Ağababalarıyla mücadele ediyor.
Bizim alt tarafla bizim işimiz yok. Onlar masum. Üst takımla mücadelemiz sürecek. İmam-Hatiplilerin kapatılmasına ses çıkarmadı. Başlarını açın diyen kişi bu.
SEN ABD'YE KAÇTIN
Bizim evlatlarımız ABD'ye kaçar gibi gitmedi. Okuyup geri geldiler.  Benim başörtülü kardeşlerim için katsayı kalktı, istediği yerde çalışıyor mu?
Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Bu Pensilvanya'daki zat CHP ve MHP'yi kuyruğuna takmış durumda.
MHP'nin başındaki zat en ağır hakaretleri ediyordu şimdi o da onun kuyruğuna takıldı. CHP milletvekili Emine Ülker Tarhan "Her darbe döneminde bu kıvrak siyasetini meydanlarda yapmalı."
Dağa kaçırılan çiçek çocuğu CHP Tunceli milletvekili Pensilvanya'daki zat için gebersin diyordu. Şimdi CHP'nin genel başkanı içn ne düşünüyor çok merak ediyorum.
Erzurum bu büyük oyunu sen bozacaksın Erzurum. Bunların dershanelerinden çocuklarınızı alın. Bu kursları biz vereceğiz.
CHP ve MHP'nin bu Erzurum'a hizmeti var mı? Bunlar hangi yüzle geliyor? Büyüyen Türkiye'yi istemeyenlere sandıkta Erzurum'da dadaş şamarı gelecek.
BDP ve MHP ortak hareket ederek sokakları karıştırmak istiyorlar. Biri siyasi kürtçü biri siyasi Türkçü.
Ben sizi yaradandan ötürü seviyorum. Biz icraat yapıyoruz onlar laf üretiyor.
Erzurum'da büyük Türkiye kazanacak. Tüm Türkiye'nin Nevruz'larını kutluyorum. Bahar milletimiz arasında kalıcı olsun. Kardeşlerim nedir milliyetçilik?
BAHÇELİ SEN SLOGAN MİLLİYETÇİSİDİR
Milletini sevmektir. Biz eserlerimizle onlar kuru slogan milliyetçisi.
Biz MHP'den hükümeti devraldığımız zaman 230 milyar dolar milli gelir vardı. Biz 12 yılda 590 milyar dolar ekledik. Milli gelir 820 milyar dolar oldu.
Ey Bahçeli millet sana 5 yıl iktidar verdi. Sen neden 3.5 yılda kaçtın? Türkiye'de 12 yılda 12 bin km duble yol yaptık.
Bahçeli bize 23.5 milyar dolar borç bıraktı. Biz ödedik. Şimdi IMF'ye borç vereceğiz. Devletin bankaları hep zarardaydılar. Şu anda Avrupa'nın sayılı bankaları arasına girdi.
Bize görev zararı 13.5 katrilyon bıraktılar. Bu parayı biz ödedik. 3.5 katrilyonu da biz ödedik.
Bu MHP hangi yüzle Erzurum'dan oy isteyecek. Bu seçim AK Parti Türkiye'de ne kadar oy alıyor buna bakacak.
Dünyada, Türkiye'de buna bakacak. Sakarya'da, Düzce'de deprem oldu MHP kaçtı. Bingöl, Van'da, Simav'da deprem oldu. Biz 1 yılda ayağa kaldırdık.
İnsansız hava aracını, Savaş gemimizi, helikopterimizi kendimiz üretiyoruz. İlk milli uçağımız hürkuş'u uçurduk.
2023'e kadar milli savaş uçaklarını da üreteceğiz. Eğitimde yaptıklarımız belli. Ücretsiz kitaplarınızı alıyorsunuz değil mi? Eğitimde sıkıntısı olanlara da gerekli desteği veriyoruz.
Önceden öğrenci ne alıyordu? 45 lira. Şimdi 500. Sağlıkta devrim yaptık. 700 yataklı devlet hastanesinin ihalesini yaptık. Ovid tüneli bitiyor. Bir ucu Erzurum bir ucu Rize olmak üzere lojistik merkez yapacağız.
Ovid tüneli tamamlandığında yollar 12 ay boyunca açık olacak. 132 yıllık bir hayal. Ey Bahçeli buraya senin hayalin bile ulaşamaz.
KOP tüneli. Erzurum, Trabzon, Bayburt'u birbirine bağlıyor. Ferhat olduk dağları deldik. 12 yılda 122 tünel yaptık.
İDEOLOJİ KARIN DOYURMAZ
Hızlı tren Erzurum'a geliyor. Hızlı trenin İstanbul'a gelmesiyle modern bir yaşama kavuşacaksınız.
2023 Türkiyesi başka bir Türkiye olacak. Kardeşlerim 2011 yılında 25. Kış üniversite oyunlarını yaptık. Sadece o oyunlar için çok ciddi yatırımlar yaptık.
Biz sadece rûku'da eğilriz. Kış olimpiyatları için sadece 650 trilyon yatırım yaptık.
MHP'ye, BDP'ye gerekli cevabı vereceksiniz. İdeoloji karın doyurmaz. Biz büyükşehir yasasını çıkardığımızda buna kim karşı çıktı? MHP, CHP ve BDP.
Artık köy yok mahalle var. İstiyoruz ki; Erzurum Büyükşehir bütün köylere ulaşacak. Burası bizim en nadide şehrimiz. Kayak merkezleri dolacak. Sadece Palandöken demiyeceğiz. Konaklıda böyle olacak. Erzurum dolup taşacak.
Erzurum'a 491 km bölünmüş yol yaptık. Erzurum'da kuş uçmayacak. Sandıkları gözetleyeceksin. Bu sizin milli göreviniz.
Erzurum'da inşallah oy patlaması yapacağız. Erzurum'a 10 katrilyon yatırım yaptık.

19 Mart 2014 Çarşamba

NOKTALAMA İŞARETLERİ İLE İLGİLİ UYARILAR


UYARI: Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyle ayrılan rakamlardan yalnızca sonuncu rakamdan sonra nokta konur: 2, 4 ve 7. sınıflar; XI - XV. yüzyıllar arasında... 

UYARI: Tarihlerde ay adları yazıyla da yazılabilir. Bu durumda ay adlarından önce ve sonra nokta kullanılmaz:

2 Temmuz 2006 

UYARI: Metin içinde ve, veya, yahut bağlaçlarından önce de sonra da virgül konmaz:

Gözlerini açtı ve annesine sevgiyle hakti. 

UYARI: Metin içinde tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz:

Ya benimle gelirsin ya onunla gidersin. 

UYARI: Cümlede pekiştirme ve bağlama görevinde kullanılan da / de bağlacından sonra virgül konmaz:

Benim de anlatacaklarım var. 

UYARI: Metin içinde -ınca / -ince anlamında zarf-fiil görevinde kullanılan mı / mi ekinden sonra virgül konmaz:

Onu gördüm mü içim kıpır kıpır olur. 

UYARI: Şart ekinden sonra virgül konmaz:

Zamanım olursa seninle gelirim. 

UYARI:Metin içinde zarf-fiil ekleriyle oluşturulmuş kelimelerden sonra virgül konmaz:

Kitapları alıp dışarı çıktı. 

UYARI: mı / mi eki -ınca / -ince anlamında zarf-fiil işleviyle kullanıldığında soru işareti konmaz: 

Hava karardı mı eve gitmek için taksiye binerim. 

UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur: 

Benden mi, ondan mı alacaksın bu kitabı? 

UYARI: Üç nokta yerine iki veya daha çok nokta kullanılmaz.

UYARI: Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonra konulabileceği gibi cümlenin sonuna da konabilir:

Ayşe, buraya gel! 

UYARI: Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kullanılmaz. 

UYARI: Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır. 

UYARI: Uzun alıntılarda her paragraf ayrı ayrı tırnak içine alınır. 

UYARI: Cümle içerisinde özel olarak belirtilmek istenen sözler, kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınmaksızın koyu yazılarak veya eğik yazıyla (italik) dizilerek de gösterilebilir: 

Höyük sözü Anadolu'da tepe olarak geçer. 

UYARI: Tırnak içine alınan sözlerden sonra kesme işareti kullanılmaz:

Ahmet Ümit'in "Bah-ı Esrar"ını okudunuz mu? 

UYARI: Yay ayraç içinde bulunan özel isimler ve yargı bildiren anlatımlar büyük harfle başlar ve sonuna uygun noktalama işareti getirilir. 

UYARI: Hakkında açıklama yapılan söze ait ek, ayraç kapandıktan sonra yazılır:

Yunus Emre (1240?- 1320)'nin... 

UYARI: Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığında kesme işareti yay ayraçtan sonra konur:

Yunus Emre (1240?-1320)'nın, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)'nın. 

Ancak cins isimler için yapılan açıklamalarda yay ayraçtan sonra doğal olarak kesme işaretine gerek yoktur: İmek fiili (ekfiil)nin geniş zamanı şahıs ekleriyle çekilir. 

UYARI: Özel adlar yerine kullanılan "o" zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz. 

UYARI: Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğu zaman ekten önce kesme işareti kullanılır: Hisar'dan, Boğaz'dan. 

UYARI: Kurum, kuruluş, kurul ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına. 

UYARI: Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Türkçe, Müslümanlık, Hristiyanlık, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Aydınlı, Konyalı, Bursalı, Ahmetler, Mehmetler, Yakup Kadriler, Müslümanlıkta, Hollandalıdan, Hristiyanlıktan, Atatürkçülüğün. 

UYARI: Unvanlardan sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Cumhurbaşkanınca, Başbakanca, Türk Dil Kurumu Başkanına göre vb. 

UYARI: Sonunda nokta bulunan kısaltmalarla üs işaretli kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek noktadan ve üs işaretinden sonra, kelimenin ve üs işaretinin okunuşuna uygun olarak yazılır: vb.leri, Alm.dan, İng.yi. 

UYARI: Akım, çağ ve dönem adlarından sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz:

Eski Çağın, Yükselme Döneminin, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına.

 

14 Mart 2014 Cuma

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ İLE İLGİLİ KONUŞMA

Muhterem Müslümanlar!
Milletlerin tarihleri varsa gelecekleri de var demektir.
Müslüman Türk milleti olarak bizim şanlı bir geçmişimiz, yüzümüzü güldüren, başımızı dik tutturan şerefli bir ecdadımız var. Geçmişimizden hep sitayişle/övgüyle bahsediyor onlara Allah’tan daima rahmet diliyoruz.
Ecdadımızdan bahsederken duyduğumuz haz önümüzü aydınlatmalı. Yiğitliğin, kahramanlığın, kılı kırk yararcasına hassasiyet gösterilen İslâmî inancın yaşanmasının, helâl-haram hususunda gösterilen dikkatin, dedelerimizi, ninelerimizi kahramanlaştırıp destanlar yazdırmasının önemini hepimize gayemizin ne olması lazım geldiğini idrak ettirmelidir. Aksi hâl mezar taşlarıyla övünmek olur ki, bu da anlamsız, boş bir iddiadan başka bir şey olmaz.
Muhterem Müslümanlar!
Bizim tarihimiz zaferlerle doldur.
Ecdadımızı kahraman yapan Müslümanlıklarıdır/İslâmi yaşantıdaki hassasiyetleridir. Bugün, tarihimizdeki zaferlerden biri olan Çanakkale Zaferi üzerinde duracağım:
Çanakkale muharebeleri, tarihin akışı içinde yalnız Türkiye açısından değil, siyasi, ekonomik ve kültürel yönleriyle dünya tarihini etkileyen birçok gelişmelerin ve sonuçların önemli bir dönüm noktası olmuştur. Çanakkale Zaferi ile ilgili değerlendirmesinde Sami Paşazâde Sezai der ki:
“Çanakkale müdafaası üç mucizeler muharebesidir. Bu zafer ile Müslüman Türk milleti:
•          İçinde yaşadığı konumu (yani hâli) kurtardı.
•          Mâziye hamâset/kahramanlık ve azâmetini/büyüklüğünü iade etti.
•          Vatanımızı bir vatân-ı ebedi/ebediyyen bize ve nesillerimize vatan yaptı.
Batılıların “Hasta adam” dediği bu millet, Çanakkale zaferiyle Balkan harbinden kalma ezikliği üstünden atmış; kahraman bir milletin varlığını bütün dünyaya ispat etmiştir.
Çanakkale Zaferi, kurtuluş savaşımızın başlangıcı olmuştur. Kazanılan bu zaferle:
•          Osmanlı Devleti anî çöküşten kurtarılmıştır.
•          Rusya’da rejim değişikliği olmuştur.
•          Avrupa süper güçlerinin yenilmezliği efsanesi son bulmuştur.
Bu mücadelelerin temelinde sarsılmaz bir imanın olduğu bize kendini gösteriyor. 270 kiloluk mermiyi “Ya Allah” diyerek kaldıran Seyyid Çavuş’lar bize sağlam imanın ne büyük destanlar yazdırdığını en anlamlı şekilde anlatmaya yetiyor.
Muhterem Müslümanlar!
Birinci Dünya Savaşı içerisinde 3 Kasım 1914–9 Ocak 1916 tarihleri arasında, Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden savaşlara, Çanakkale Muharebeleri adı verilmiştir. Biz savaşta 253 bin şehit verdik. Bir yıldan fazla süren bu savaşa 700.000 (yediyüzbin) insanımız katılmıştır.
Çanakkale, bir ölüm-kalım savaşıdır. “Ya ölüm ya kalım” kararının verilişidir. Acımasızlığa, canavarlığa, yalan yanlış ön yargılara karşı, insanlığın, vicdanın ve merhametin adıdır.
Çanakkale Zaferi, insanlığın son insani savaşıdır. Bu savaştan ecdadımız yüz akıyla çıkıp canlarıyla koruduğu bu vatanı bizden sonraki nesillerimize ulaştırılmak üzere bizlere vatan olarak bırakmışlardır. Onlar vazifelerini yaptılar. Bizler ne yapıyoruz? Meselemiz budur. Bizler imanlı, namuslu ve insanca yaşayalım diye onlar canlarını verdiler. Onların canlarını verdiği hedefte biz imanımızı muhafaza edebiliyor muyuz? Millet olarak namuslu yaşayabiliyor muyuz? İnsani vasıflarımızı koruyabiliyor muyuz?
•          İmanlı olmanın ve kalmanın ateşten bir gömlek hâline geldiği;
•          Televizyon ekranlarına varıncaya kadar kadınların bir kısmının pazarlandığı;
•          Sokaklarının şehvet panayırı yapıldığı;
•          İnançlı-inançsız insanlarının akıl almaz usullerle fişlenmeye tâbi tutulduğu;
•          İnançlı yaşamanın dezavantaj olduğu;
•          Vatana hizmeti ibadet aşkıyla yapanların tepelenmeye çalışıldığı;
•          İşkencelerin dayanılmaz boyutlara ulaştığı;
•          İhanet şebekelerinin şer güçlerle işbirliği yaparak zulümlerini sınır tanımazlıklarla icra ettiği bir ülkede bizler/millet olarak Çanakkale ruhunu muhafaza ediyoruz, emanetlere sahip oluyoruz dersek dünyanın en yalancıları ve insan olma özelliğinin de yabancıları konumuna düşeriz.
Muhterem Müslümanlar!
Ecdada lâyık olmanın şartı İslâm itikadı üzere olmak ve yaşamaktır. Gerisi palavra olur, ihanet olur, düşmana çanak tutmak olur. Çanak değil Çanakkale ruhuna sahip çıkalım.
Fetih ve Nasr surelerini okumayı da ihmal etmeyelim...


MAŞALLAH VAN GÖLÜ DEĞİL, TORTUM DEMİRCİLER KÖYÜ GÖLETİ

TORTUM GENEL GÖRÜNÜM

2012 ADRESE DAYALI TORTUM NUFÜSÜ

KÖYLER

TOPLAM

ERKEK

KADIN

Tortum

4052

2137

1915

Akbaba

203

104

99

Aksu

277

128

149

Aktaş

98

48

50

Alapınar

106

49

57

Arılı

162

80

82

Ballı

39

23

16

Çakıllı

65

32

33

Çardaklı

76

36

40

Çaylıca

119

53

66

Çiftlikköy

71

36

35

Çivilikaya

92

47

45

Demirciler

280

134

146

Doruklu

72

37

35

Esendurak

150

65

85

Hamidiye

47

21

26

İncedere

298

155

143

Kapıkaya

94

45

49

Karlı

170

76

94

Kazandere

305

152

153

Kemerkaya

30

14

16

Kırmalı

54

22

32

Kireçli

159

72

87

Meydanlar

129

63

66

Peynirli

128

65

63

Taşbaşı

132

64

68

Taşoluk

72

36

36

Tatlısu

15

8

7

Tipili

147

62

85

Tortumkale

239

110

129

Vişneli

166

77

89

Yağcılar

122

52

70

Yamankaya

119

56

63

Yellitepe

95

47

48

Yukarısivri

483

235

248

Yumaklı

200

100

100

Ziyaret

210

101

109

Bucak toplamı

5.224

2.505

2.719

(B) Bağbaşı

2.175

1.065

1.110

Çataldere

15

9

6

Derinpınar

343

165

178

Dikmen

479

229

250

Gökdere

204

112

92

(B) Pehlivanlı

1.371

664

707

(B) Serdarlı

2.563

1.253

1.310

Suyatağı

182

91

91

(B) Şenyurt

2.977

1.458

1.519

Uzunkavak

434

207

227

Yazyurdu

59

34

25

Bucak toplamı

10.802

5.287

5.515

İlçe toplamı

20.078

9.929

10.149

2008'DE NASILDI TIKLAYINIZERZURUM'UN, TORTUM'UN TORTUM'UN KÖYLERİNİN NUFUSU (2008)

DEREAĞZI HAVUZ YAPIMI 2010